🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Abdullah b. Selâm: Rivayet Ettiği Hadisler ve İlmî Mirası

Muhacir SahabilerGüncelleme: 21 Nisan 20269 dk okuma

Abdullah b. Selâm'ın Müslüman oluşu, cennet müjdesi, Cuma saati ve selam hadisi gibi rivayetleri, yaklaşık rivayet sayısı ve ilmî mirası hakkında bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kimdir ve nasıl Müslüman olmuştur?
  • Cennet müjdesi
  • Meşhur rivayetleri

Abdullah b. Selâm (r.a.), Medine’deki Yahudi âlimlerden olup Peygamber’in hicretinden sonra Müslüman olan sahabîdir. Kaynaklarda yirmi beş civarında hadis rivayet ettiği belirtilir. Cuma günü dua saati, selamı yaymak ve yemek yedirmek gibi konulardaki rivayetleriyle bilinir; kendisine cennet müjdesi verildiği Buhârî ve Müslim’de nakledilir.

Kimdir ve nasıl Müslüman olmuştur?

Asıl adı Hüseyin olan Abdullah, Kaynuka oğulları kabilesine mensup, Hz. Yûsuf’un soyundan geldiği söylenen bir ailedendi. Medine Yahudilerinin âlimi ve efendisi olarak saygı görürdü. Peygamber Medine’ye geldiğinde Abdullah, onun yüzünü görünce “Bu yüz yalancı yüzü olamaz” dediği, ardından Peygamber’e üç soru sorduğu rivayet edilir: Kıyamet’in ilk alameti, cennetliklerin ilk yiyeceği ve çocuğun anne ya da babaya benzemesinin sebebi. Peygamber’in cevaplarını duyunca Abdullah Müslüman olmuştur. Bu anlatı Buhârî’de geçer.

Müslüman olduktan sonra Peygamber’e, Yahudilerin onun hakkında yalan söyleyeceğini, bu yüzden önce kendisi hakkında sorulmasını önermiştir. Yahudiler onu “bizim efendimiz, efendimizin oğlu, en âlimimiz” diye övmüş, Müslüman olduğunu öğrenince ise iftira etmişlerdir. Bu olay, ilimle gelen hakikat bilgisine rağmen toplumsal önyargının nasıl işlediğini gösteren örnek olarak aktarılır.

Cennet müjdesi

Sa’d b. Ebî Vakkâs’tan nakledilen ve Buhârî ile Müslim’de yer alan rivayete göre, Peygamber hayatta iken Abdullah b. Selâm’dan başka kimse için “O cennetliktir” dememiştir. Abdullah, bu müjdeye rağmen kendisini güvende hissetmemiş, ibadete devam etmiştir. Ahkâf Suresi’nin 10. ayetinde geçen “İsrailoğulları’ndan bir şahit” ifadesinin onunla ilgili olduğuna dair görüşler de tefsirlerde yer alır; ancak bu yorum tartışmalıdır, çünkü sure Mekke’de nazil olmuştur.

Abdullah’ın cennet müjdesi, sahabe topluluğunda “dünyada cennetle müjdelenenler” gibi bir kategorinin sınırlarını da gündeme getirir. Yaygın görüş, on sahabîye verilen müjdenin yanında başka kişilere de benzer müjdeler verildiği yönündedir. Cennet nimetleri hakkındaki bilgiler için ilgili yazı okunabilir.

Meşhur rivayetleri

Abdullah’tan nakledilen en bilinen hadislerden biri, Peygamber’in Medine’ye ilk geldiği zaman yaptığı konuşmadır: “Ey insanlar, selamı yayın, yemek yedirin, akrabalık bağlarını gözetin, insanlar uykudayken namaz kılın; cennete selametle girersiniz.” Hadis Tirmizî ve İbn Mâce’de yer alır ve derecesi hasen-sahih olarak değerlendirilir. Medine toplumunun inşasında bu dört ilkenin önemi, birçok vaaz ve ahlak kitabında vurgulanmıştır.

Bir diğer meşhur rivayet, Cuma günü duanın kabul edildiği saatle ilgilidir. Abdullah, Ebû Hüreyre ile yaptığı sohbette, bu saatin Cuma günü ikindiden sonra, gün batımından önceki son saat olduğunu söylemiş, Ebû Hüreyre ise o saatte namaz kılınmaz diye itiraz edince “Peygamber, namaz bekleyen kişi namaz içindedir demedi mi?” diye karşılık vermiştir. Bu konuşma Mâlik’in Muvatta’sı ile Ebû Dâvûd ve Tirmizî’de yer alır. Cuma saati hakkında farklı görüşler bulunmakla birlikte, bu rivayet en meşhur olanlardandır. Daha fazla bilgi için Cuma gününün önemi yazısı da okunabilir.

Hz. Osman’ın kuşatılması ve vefatı

Abdullah, Hz. Osman’ın evi kuşatıldığında ona destek vermeye çalışan, isyancıları sakinleştirmeye uğraşan sahabîler arasında bulunur. Hz. Osman’a gelip “Sana yardım etmeye hazırım” dediği, Hz. Osman’ın ise kan dökülmesini istemediği, onu evine gönderdiği anlatılır. Ayrıca Hz. Osman’ın şehadeti öncesinde Peygamber’den işittiği bir haberi aktardığı da rivayet edilir. Hicrî 43 yılı civarında Medine’de vefat ettiği kabul edilir.

Abdullah’ın Tevrat bilgisinin tefsir rivayetlerinde “İsrailiyat” olarak anılan bilgilere etkisi de vardır. Bazı tefsir kaynaklarında onun Tevrat’a dayanarak verdiği bilgiler yer alır; ancak bu tür rivayetler, ancak Kur’an ve sahih sünnetle çelişmediği ölçüde dikkate alınır. Bu konuda hadis ilminin tarihi yazısındaki yöntem tartışmaları yararlı olacaktır.

Talebeleri ve mirası

Abdullah b. Selâm’dan rivayet edenler arasında Enes b. Mâlik, Ebû Hüreyre, Abdullah b. Ömer, oğlu Yûsuf ve Saîd b. el-Müseyyeb gibi isimler vardır. Yahudi âlimi kimliğinden gelen biriktirmiş olduğu bilgi, İslam’ın ilk toplumunda Ehl-i Kitap ile diyalog konusunda önemli bir köprü görevi görmüştür. Nuaym b. Mes’ûd gibi aynı dönemdeki başka sahabîlerin ilişkileriyle karşılaştırıldığında, onun Medine Yahudileri içindeki konumu ayrıca dikkat çeker.

Adının değişmesi ve ilmi kimliği

Kaynaklara göre Abdullah’ın cahiliye döneminde adı Hüseyin idi; Müslüman olunca Peygamber ona Abdullah adını vermiştir. Bu isim değişimi, sahabîlerin yeni kimliklerine geçişin sembolik bir ifadesi olarak anılır. Tevrat’ı bilen bir âlim olması, Medine’de Ehl-i Kitap’la yapılan konuşmalarda ona ayrı bir itibar kazandırmıştır. Yine de onun ilmî kimliği, Müslüman olduktan sonra Kur’an ve sünnet çerçevesinde şekillenmiştir.

Hz. Ömer’in Kudüs’ün fethi sırasında Kâ’bü’l-Ahbâr gibi Yahudi asıllı Müslümanlarla yaptığı istişare düşünüldüğünde, bu çevrenin erken dönem İslam toplumunda ilmî bir kaynak olarak görüldüğü anlaşılır. Ancak hadis âlimleri bu bilgilerin sınırlarını net çizmiştir: Ehl-i Kitap’tan gelen haberler, doğrulanmadıkça ne tamamen kabul ne de tamamen reddedilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Abdullah b. Selâm kimdir?

Medine’de Yahudi âlimi iken Peygamber’in hicretinden sonra Müslüman olan ve cennetle müjdelenen sahabîdir.

Müslüman olurken Peygamber’e hangi soruları sormuştur?

Kıyamet’in ilk alametini, cennetliklerin ilk yiyeceğini ve çocuğun kime benzediğini sormuştur.

Kaç hadis rivayet etmiştir?

Kaynaklarda yaklaşık yirmi beş hadis rivayet ettiği belirtilir.

Selam hadisi nedir?

Peygamber’in Medine’ye gelişinde selamı yaymayı, yemek yedirmeyi, akrabayı gözetmeyi ve gece namazını tavsiye ettiğini bildiren rivayettir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Selâm" md.; Buhârî, Sahîh (Menâkıb ve Enbiyâ); Tirmizî, Sünen (Sıfatü'l-Kıyâme); İbn Mâce, Sünen (Et'ime ve İkâme)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Selâm" md.
  2. Buhârî, Sahîh (Menâkıb ve Enbiyâ)
  3. Tirmizî, Sünen (Sıfatü'l-Kıyâme)
  4. İbn Mâce, Sünen (Et'ime ve İkâme)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.