Abdullah b. Ümmü Mektûm: Rivayet Ettiği Hadisler ve İlmî Mirası
Abdullah b. Ümmü Mektûm'un az sayıdaki hadis rivayeti, Abese Suresi'nin nüzul sebebi, Nisâ 95 ile ilişkisi, cemaat hadisi, müezzinliği ve hakkında gelen rivayetlerin değerlendirmesi.
- Rivayet Hacmi ve Kaynaklardaki Yeri
- Abese Suresi'nin Nüzul Sebebi
- Nisâ 95 ve Özür Sahipleri
Abdullah b. Ümmü Mektûm, kendi adına nakledilen hadis sayısı az olan, ancak hakkında Abese Suresi’nin nüzul sebebi, Nisâ 95’in ibaresi ve cemaat hadisi gibi önemli rivayetler bulunan, gözleri görmeyen müezzin sahabîdir. İlmî mirası, bu rivayetlerin fıkıh ve tefsirdeki yeriyle ölçülür.
Rivayet Hacmi ve Kaynaklardaki Yeri
Abdullah b. Ümmü Mektûm’dan Hz. Peygamber’e nispetle az sayıda hadis rivayet edilir. Bunların bir kısmı Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Mâce ve Tirmizî’de yer alır. Bunun sebepleri arasında Hz. Peygamber’in vefatından sonra Kadisiye ve fetihlere katılması, hadis halkaları kurmaması sayılabilir. Ancak hakkında gelen rivayetler çok daha fazladır: Buhârî ve Müslim’de hem tefsir hem fıkıh açısından önemli hadisler onunla ilişkilidir. Hayatı için Abdullah b. Ümmü Mektûm’un örnek davranışları yazısı okunabilir.
Bu durumda “rivayet ettiği hadisler” ile “hakkında rivayet edilen hadisler” arasında fark gözetmek gerekir. Birincisi sahabînin kendi aktarımı, ikincisi başkalarının onunla ilgili naklidir. Her iki grup da hadis literatürünün önemli parçalarıdır.
Abese Suresi’nin Nüzul Sebebi
Tirmizî’de Hz. Aişe’den gelen rivayete göre Abese Suresi, Abdullah b. Ümmü Mektûm hakkında indi: Abdullah, Hz. Peygamber’e geldi ve “Ya Resûlallah! Beni irşat et” demeye başladı. O sırada Resûlullah Mekke’nin ileri gelenlerinden biriyle görüşüyordu ve onun İslam’a girmesini umuyordu. Abdullah’a önem vermeyip diğer kişiyle ilgilenmeye devam etti. Bunun üzerine “Yüzünü ekşitti ve çevirdi; kendisine âmâ geldi diye” (Abese 80/1-2) âyetleri indi (Tirmizî, Tefsîr; hadis hasen-garîb kabul edilir). Hadis ilminde bu rivayetin senedi hakkında farklı değerlendirmeler yapılmıştır. Bu olay, tebliğde zayıf ve fakir kişilere de önem verilmesi gerektiğini öğretir.
Hz. Peygamber’in bu olaydan sonra Abdullah’a özel ilgi gösterdiği, onu gördüğünde “Rabbimin beni onun yüzünden uyardığı kimse, hoş geldin” dediği rivayeti zayıftır; ancak sahabenin ilmî dersleri açısından bu tür rivayetler ahlâkî değer taşır. Müfessirler, âyetlerin Hz. Peygamber’in şahsını yermek değil, tebliğ önceliklerini hatırlatmak amacı taşıdığını belirtmiştir.
Nisâ 95 ve Özür Sahipleri
Buhârî’de Zeyd b. Sâbit’ten gelen rivayete göre, Nisâ Suresi’nin 95. âyeti (“Müminlerden özürsüz olarak evlerinde oturanlar ile Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler bir olmaz”) inince Abdullah b. Ümmü Mektûm “Ya Resûlallah! Ben âmâyım, ne yapabilirim?” dedi. Bunun üzerine âyete “özür sahipleri hariç” anlamındaki “gayru ûli’d-darar” ibaresi eklendi (Buhârî, Cihâd 31; Tirmizî, Tefsîr). Bu rivayet sahihtir ve engellilerin cihad sorumluluğundan muaf tutulduğunu bildirir. Bu hükmün genelleştirilmesi, İslam hukukunun engelli bireylere yaklaşımını gösterir.
Ayrıca bu rivayet, vahyin sahabe ile diyalog sürecinde şekillenen yönünü gösterir. Âyetlerin gelişi sırasında sahabenin soruları ve ihtiyaçları dikkate alınmıştır. Bu bağlamda Ebû Mûsâ el-Eş’arî’nin rivayetleri yazısında da benzer nüzul sebeplerine yer verilir.
Cemaat Hadisi ve Fıkhî Tartışma
Müslim’de Ebû Hureyre’den gelen rivayete göre bir âmâ Hz. Peygamber’e gelip, “Beni mescide getirecek bir kılavuzum yok” diyerek evinde namaz kılmak için izin istedi. Resûlullah önce izin verdi, sonra çağırıp “Namaza çağrıyı (ezanı) duyuyor musun?” diye sordu. “Evet” deyince “O hâlde icabet et” buyurdu (Müslim, Mesâcid 255). Rivayetin bazı yollarında âmânın Abdullah b. Ümmü Mektûm olduğu belirtilir (Ebû Dâvûd, Salât 47; İbn Mâce). Bu rivayet, cemaatle namazın önemine delil olarak sunulur.
Fıkıh âlimleri hadisi farklı yorumlamıştır: bazıları cemaati farz-ı ayn, bazıları vacip, çoğunluk sünnet-i müekkede kabul eder; Hanefîlerin görüşü vâcip ya da sünnet-i müekkede yönündedir. Özür sahipleri için ruhsat ise ayrı hükümdür. Hadiste Hz. Peygamber’in önce izin verip sonra geri çekmesi, nesih ihtimali veya farklı olayların varlığı gibi yorumlara konu olmuştur. Fıkhî sonuçlar için Diyanet kaynaklarına başvurulabilir.
Müezzinlik ve Sabah Ezanı Hadisi
Abdullah’ın müezzinliği ile ilgili en meşhur hadis, Buhârî’de İbn Ömer ve Âişe’den gelir: “Bilâl gece ezan okur; siz İbn Ümmü Mektûm okuyana kadar yiyip için” (Buhârî, Ezân 13; Müslim, Sıyâm 36). Bu hadis, sahurun sabah ezanına kadar devam edebileceğini ve iki müezzinin görevlerini gösterir. Fıkhî açıdan bu hadis, sahur ve sabah namazı vakitlerinin tespitinde temel delildir. Abdullah, sabah ezanını okurken fecrin doğduğuna dair emin olduğunda ezan okurdu. Bilâl hakkında Bilâl-i Habeşî yazısı okunabilir.
Mirasın Değerlendirilmesi
Abdullah b. Ümmü Mektûm’un ilmî mirası, kendi aktardığı hadislerden çok, ismi üzerinden belirlenen fıkhî ve tefsir ilkelerle sürmektedir. Abese Suresi, Nisâ 95 ve cemaat hadisi, İslam’ın engelli bireylere ve ilim talebine yaklaşımını belirleyen temel rivayetler arasındadır. Hadis âlimleri, onun güvenilirliğini kabul etmiştir. Medine’de vekil olarak görevlendirilmesi, onun güvenilir bir yönetici olduğunu gösterir. Mirasın en önemli dersi, engelin hizmette ve ilimde bir engel olmadığıdır; ayrıntı için Huzeyfe b. Yemân’ın rivayetleri yazısı da okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Abdullah b. Ümmü Mektûm hadis rivayet etti mi?
Az sayıda hadis rivayet ettiği belirtilir; bunlar Ebû Dâvûd, Nesâî ve İbn Mâce gibi Sünen kitaplarında yer alır. Hakkında gelen rivayetler ise Buhârî ve Müslim’de bulunur.
Abese Suresi’nin nüzul sebebi rivayeti nedir?
Hz. Aişe’den gelen rivayete göre Abdullah, Resûlullah’tan bir şey öğrenmek isterken Mekke’nin ileri gelenleriyle meşgul olan Hz. Peygamber yüzünü ekşitti ve ilk âyetler indi (Tirmizî, Tefsîr).
Nisâ 95 ile ilişkisi nedir?
Zeyd b. Sâbit’ten gelen rivayete göre Abdullah, “Ben görmüyorum, nasıl cihad edeyim” deyince âyete “özür sahipleri hariç” ibaresi eklendi (Buhârî, Cihâd 31).
Cemaat hadisi neyi anlatır?
Abdullah, evi uzak ve kılavuzu olmadığı için evde namaz kılmak için izin istedi; Hz. Peygamber ezanı duyup duymadığını sordu ve “icabet et” dedi (Müslim, Mesâcid 255).
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Ümmü Mektûm" md.; Tirmizî, Tefsîr (Abese); Buhârî, Cihâd 31; Müslim, Mesâcid 255
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Ümmü Mektûm" md.
- Tirmizî, Tefsîr (Abese)
- Buhârî, Cihâd 31
- Müslim, Mesâcid 255
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.