🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ahmed er-Rifâî Kimdir? Hayatı, Tasavvuf Anlayışı ve Eserleri

Sufiler ve Tasavvuf BüyükleriGüncelleme: 28 Ekim 20269 dk okuma

Ahmed er-Rifâî kimdir? Irak'ın Vâsıt bölgesindeki doğumu, Şâfiî fıkhı eğitimi, Ümm Abîde'deki irşadı, Rifâîyye tarikatının oluşumu, tevazu ve hizmet anlayışı anlatıldı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Tevazu ve Hizmet
  • Şeriata Bağlılık

Ahmed er-Rifâî (yaklaşık 1118-1182), Irak’ın Vâsıt bölgesinde doğup Ümm Abîde köyünde yaşamış, Şâfiî fıkıhçısı ve sufidir. Rifâîyye tarikatının kurucusu olarak anılır; tevazu, hizmet ve şeriata bağlılık vurgusuyla tanınır.

Hayatı

Ahmed b. Alî er-Rifâî, Irak’ın Betâih (Bataih) bölgesindeki Ümm Abîde köyünde yaşadı. Rifâî nisbesinin kökeni konusunda farklı görüşler vardır; soyunu Hz. Hüseyin’e ulaştıran bir seyyid ailesine mensup olduğu da anlatılır. Küçük yaşta babasını kaybetti ve dayısı Mansûr el-Betâihî’nin himayesinde yetişti. Dayısı ve Ebü’l-Fadl Alî el-Vâsıtî’den Kur’an, fıkıh ve hadis dersleri aldı. Şâfiî fıkhını Vâsıt’ta öğrendi. Genç yaşta icazet aldı ve Ümm Abîde’de kendi zaviyesini kurdu. Hayatı boyunca burada yaşayıp müridlerine ders verdi. 1182’de Ümm Abîde’de vefat etti. Doğum ve ölüm tarihleri konusunda kaynaklarda küçük farklılıklar vardır.

Tevazu ve Hizmet

Rifâî hakkında anlatılan menkıbelerin ortak teması tevazu ve hizmettir. Hasta ve yoksullara bizzat hizmet ettiği, cüzzamlılara bakım yaptığı, hayvanlara merhamet gösterdiği anlatılır. Bir köpeğin yarasını tedavi ettiği, bir kedinin uyuduğu elbisesinin parçasını kesip onu uyandırmadığı gibi hikâyeler yaygındır. Bu menkıbeler İbn Hallikân ve sonraki kaynaklarda bulunur ve tarikatın ahlak anlayışını yansıtır. Bu bağlamda Peygamberimizin hayvanlara ve kullara merhamet hakkındaki hadisleri hatırlanır (Buhârî, Edeb 27; Müslim, Selâm 153). Rifâî’nin ahlakı, sade yaşam ve gösterişten uzak durmaya dayanır.

Şeriata Bağlılık

Kaynaklar, Rifâî’nin şeriatın zahirine sıkı bağlı olduğunu belirtir. Ona nispet edilen sözlerde, tarikatın şeriattan ayrı olamayacağı, kerametlerin ölçü sayılmaması gerektiği ve müridin önce ilmi öğrenmesi gerektiği vurgulanır. Rifâî’nin kitap yazmaktan çok sohbet ve mektuplaşmaya önem verdiği, sözlerinin öğrencileri tarafından derlendiği anlaşılır. Ona atfedilen el-Bürhânü’l-müeyyed ve el-Hikem gibi eserlerin metin yapısı ve aitliği konusunda araştırmacılar farklı kanaattedir. Bu çizgi, Abdülkâdir Geylânî ile aynı dönemde yaşayan ve aynı bölgeden gelen Sünnî tasavvuf anlayışına paraleldir. İki zat arasında görüşmeler yapıldığına dair rivayetler vardır; bunlar menkıbe kaynaklıdır.

Rifâîyye Tarikatı

Rifâî’nin vefatından sonra yeğenleri ve müridleri tarikatı organize etti. Rifâîyye Irak’ta ortaya çıkıp Suriye, Mısır, Anadolu ve Balkanlar’a yayıldı. Osmanlı döneminde İstanbul’da ve Anadolu’da Rifâî tekkeleri açıldı. Rifâîyye’nin ayırıcı özelliği, bazı kollarda ortaya çıkan olağanüstü gösteriler (ateşe girme, vücuda şiş batırma gibi) olmuştur. Bu uygulamaların Rifâî’nin kendi öğretisinde bulunmadığı, sonraki dönemlerde (özellikle Moğol sonrası dönemde) geliştiği düşünülür. İslam âlimlerinin çoğunluğu bu uygulamaları şeriata uygun görmez. Rifâî kollarının Türkiye’deki uzantıları, 20. yüzyıldaki tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla sınırlandı.

Dönemin Irak’ı ve Çağdaşları

Rifâî’nin yaşadığı 12. yüzyıl, Abbâsî halifeliğinin siyasi gücünü büyük ölçüde yitirdiği, Büyük Selçuklu Devleti’nin ve ardından atabeylerin etkili olduğu bir dönemdi. Bağdat hâlâ ilim merkeziydi; Abdülkâdir Geylânî Bağdat’ta vaaz veriyor, İbnü’l-Cevzî hadis ve vaaz geleneğini sürdürüyordu. Rifâî ise kalabalık şehirlerden uzak, kırsal bir bölgede yaşamayı tercih etti. Betâih bölgesinin köylü ve çiftçi halkı arasında yetişti; bu nedenle tarikatın halk tabanlı bir karakter kazandığı söylenir. Rifâî’nin Bağdat’a bazı ziyaretler yaptığı, halifenin ve ileri gelenlerin onu karşıladığı rivayet edilir; ancak bu anlatılar sonraki kaynaklarda genişletilmiş olabilir.

Rifâî’nin halifeleri ve yeğenleri, tarikatı kısa sürede Mısır’a ve Suriye’ye taşıdı. Selahaddîn-i Eyyûbî döneminde Eyyûbîler Rifâîyye’ye ilgi gösterdi, bazı zaviyeler kuruldu. Bu yayılma sırasında yerel kültürlerin etkisiyle farklı uygulamalar ortaya çıktı. Moğol istilasıyla Irak’taki merkez zayıfladı, Anadolu ve Mısır’daki kollar önem kazandı. Osmanlı döneminde Rifâî tekkeleri İstanbul’da Üsküdar, Fatih ve Eyüp gibi semtlerde kurulmuş, tarikat bürokrat ve esnaf arasında yer edinmiştir.

Rifâî’nin vefatı hakkında da menkıbeler anlatılır: Hastalandığı ve yakınlarına vasiyet bıraktığı, cenazesine kalabalık bir topluluğun katıldığı aktarılır. Bu bilgiler genel çerçeve bakımından kabul edilir; ayrıntıları kaynaklara göre değişir.

Rifâîyye tarihçileri, Rifâî ailesinin Irak ve Mısır’da yüzyıllar boyunca tarikatın başında kaldığını, “Rifâî seyyidleri” olarak sosyal saygınlık taşıdığını kaydeder.

Rifâî hakkında yazılan klasik eserlerde dikkat çeken bir nokta, onun ilim ve takva yönünün öne çıkarılmasıdır. Şâfiî fıkhına dair dersler verdiği, hadis rivayet ettiği ve çevresindekilere şeriat bilgisini öğrettiği belirtilir. Bu yönü, tarikatın sonraki görünümünden farklı bir tablo çizer ve tarihî Rifâî’yi anlamak için önemlidir.

Ehl-i Sünnet Çizgisi ve Değerlendirme

İbn Teymiyye gibi âlimler, Rifâî’nin kendisinin şeriata bağlı bir şeyh olduğunu kabul eder ancak sonraki dönemde Rifâîyye’ye eklenen uygulamaları eleştirir. Zehebî de benzer bir tavır takınır. Bu nedenle tarihî Rifâî ile tarikatın sonraki hâli arasında ayrım yapmak gerekir. Sözleri için Ahmed er-Rifâî: Meşhur Sözleri, Öğretileri ve Etkisi, türbesi için Ahmed er-Rifâî Türbesi yazılarına bakılabilir. Aynı dönemde yaşamış bir başka büyük şeyh için Abdülkâdir Geylânî’nin öğretileri yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ahmed er-Rifâî ne zaman yaşadı?

Yaklaşık 1118’de Irak’ın Vâsıt bölgesinde doğdu, 1182’de Ümm Abîde’de vefat etti. Tarihler kaynaklarda küçük farklılıklarla verilir.

Hangi mezhepteydi?

Fıkıhta Şâfiî mezhebine bağlı bir âlim olarak tanınır.

Rifâîyye tarikatı nedir?

Ahmed er-Rifâî’ye nispet edilen, tevazu, hizmet ve şeriata bağlılığı vurgulayan tarikattır; dünyanın birçok yerine yayılmıştır.

Rifâîyye’nin bazı uygulamaları tartışmalı mıdır?

Evet. Sonraki dönemlerde bazı kollarda ortaya çıkan olağanüstü gösteriler (ateşe girme, şiş batırma gibi) hakkında âlimler farklı değerlendirmeler yapmış ve çoğunluk bunları şeriata aykırı görmüştür.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Ahmed er-Rifâî'ye nispet edilen el-Bürhânü'l-müeyyed ve Hikem; İbn Hallikân, Vefeyâtü'l-a'yân; Zehebî, Siyer-i a'lâmi'n-nübelâ; Safedî, el-Vâfî bi'l-vefeyât

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Ahmed er-Rifâî'ye nispet edilen el-Bürhânü'l-müeyyed ve Hikem
  2. İbn Hallikân, Vefeyâtü'l-a'yân
  3. Zehebî, Siyer-i a'lâmi'n-nübelâ
  4. Safedî, el-Vâfî bi'l-vefeyât

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.