🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Bankadaki Faizi Ne Yapmalı? Faiz Gelirinin Durumu

İslami Finans ve EkonomiGüncelleme: 23 Nisan 20268 dk okuma

Bankadaki faizi ne yapmalı? Faiz gelirinin durumu: sevap umulmadan fakire vermek, hesaba bırakmamak, vergi ve masraf ödemek ve farklı görüşler hakkında bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Mesele Neden Ortaya Çıkar?
  • Çoğunluk Görüşü: Sevap Umulmadan Fakire Vermek
  • Neye Harcanabilir, Neye Harcanamaz?

Bankadan faiz geliri elde edilmişse, çoğu alime göre bu gelir kişinin helal malı sayılmaz; kendisi için kullanılmaz ve sevap umulmadan, mülkiyetten kurtulmak niyetiyle ihtiyaç sahibine verilir. Faizi bankada bırakmak ise tavsiye edilmez. Bu konuda farklı fetvalar da bulunmaktadır.

Mesele Neden Ortaya Çıkar?

Bazı kişiler bilgisizlik, zorunluluk veya vadeli hesap gibi nedenlerle faiz geliri elde eder. Maaş hesabı, ticari hesap veya dövizli mevduatlara bağlı olarak küçük miktarlar oluşabilir. Kişi bunu fark edince, elde edilen faiz için ne yapacağını sorar. Faiz Kur’ân’da kesin yasaklanmıştır: “Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı” (Bakara, 2/275). Bu nedenle faiz geliri, kazanılması yasak bir gelirdir ve kişi bu gelirden nasıl kurtulacağını sorgular.

Çoğunluk Görüşü: Sevap Umulmadan Fakire Vermek

Fakihlerin çoğu, haram yolla elde edilen malın asıl sahibine iade edilmesi gerektiğini, sahibine ulaşılamıyorsa veya mal sahibi belli değilse fakirlere sadaka edilmesi gerektiğini söyler. Bankadaki faiz için ise “asıl sahip” belirsiz ve toplumsaldır; bu yüzden faiz gelirinin ihtiyaç sahiplerine verilmesi tavsiye edilir. Burada dikkat edilen şey, bunun sevap niyetiyle sadaka sayılmamasıdır; çünkü hakkı olmayan mal, sevap için verilemez. Kişi yalnızca bu gelirden kurtulmak niyetiyle verir. Hanefî ve diğer mezheplerde bu uygulamaya “tasadduk” adı verilir. Diyanet de bu doğrultuda, faizin kendi ihtiyaçlarına harcanmamasını belirtmektedir.

Neye Harcanabilir, Neye Harcanamaz?

  • Fakir ve muhtaç kişilere: Faiz geliri ihtiyaç sahiplerine verilebilir. Zekât ve diğer farz ibadetlerin yerine geçmez.
  • Kamusal hizmetler ve yardım kuruluşları: Bazı alimler, yol, köprü, çeşme gibi kamu yararına hizmetlerde kullanılabileceğini söyler.
  • Zekât veya kurban yerine: Verilemez; çünkü helal mal şartı aranır.
  • Kendi ihtiyacı için: Kişi muhtaç ise tartışmalıdır; çoğu alim buna cevaz vermez, bazıları yoksulluk hâlinde ruhsat tanır.
  • Vergi ve harç ödemek: Bu konuda ihtilaf vardır; bazı alimler vergi ödemeyi caiz görür, diğerleri ise kişinin kendi borcundan kurtulmasının “yararlanma” sayılacağını söyleyerek kaçınılmasını ister.

Bankada Bırakmak Doğru mu?

Alimler, faiz gelirinin bankada bırakılmasının faizli kurumu desteklemek anlamına gelebileceğini ve gelirin tekrar faizli işlemlere dönüşebileceğini belirtir. Bu nedenle, ödenmiş faizin çekilerek hayır yoluna aktarılması tavsiye edilir. Çok küçük miktarlarda bile aynı ilke geçerlidir. Başka bir yaklaşım, faizin alınmaması yönündedir: bazı kişiler “faiz getirisi olmayan” hesap açarak veya katılım bankasına geçerek bu sorunu baştan çözer. Katılım alternatifleri için faizsiz konut kredisi ve ev alma yolları ile tasarruf finansman şirketleri yazılarına bakılabilir.

Karşı Görüşler ve Eleştiriler

Hanefî mezhebinde bazı alimlerin, faizin gerçek sahibinin bulunmaması durumunda bu parayı bankaya terk etmenin “faizli bir kurumu desteklemek” olduğunu söylediği görülür. Modern dönemde ise bazı alimler, devlet bankalarında faiz gelirinin devlete zarar vermemek için bankada bırakılabileceğini savunmuştur; bu görüş genellikle azınlıkta kalmıştır. Ayrıca “faiz alıp sadaka vermek yerine hiç faiz almamak daha iyidir” yaklaşımı yaygındır. Fetva makamlarına başvururken kişisel durumu ayrıntılı anlatmak önemlidir. Yüksek enflasyon ortamında faiz gelirinin değer kaybını telafi ettiği iddiası için enflasyon farkı yazısı okunabilir.

Kredi Kartı ve Gecikme Faizi

Faizin sadece mevduat tarafında değil, borç tarafında da ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Kredi kartında gecikme faizi ödemek zorunda kalan kişi, bu faizi ödemek yerine borcunu zamanında kapatmaya özen göstermelidir. Bu konuda kredi kartında taksit ve gecikme faizi yazısı ayrıntı sunar. Daha önce faizli kredi kullanan kişiler için faizli krediyle ev almak yazısındaki tartışmalar da yol gösterici olabilir.

Özetle, faiz geliri elde edenin yapacağı şey; bu geliri kendi malına katmamak, mümkünse sevap beklemeden ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak ve bir daha faiz almamak için gerekli tedbirleri almaktır. Kişisel durumlarda bir fetva makamına danışmak en doğrusudur.

Pratik Adımlar

Bankadan faiz geliri varsa önce hesap hareketlerinden toplam tutar tespit edilir. Ardından bu miktar, kişisel harcamalara karışmayacak şekilde ayrı tutulur ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılır. Aynı hesapta faiz getirisi tekrarlanıyorsa, hesap türünü değiştirmek ya da katılım hesabına geçmek çözüm olabilir. Banka dekontlarını saklamak, tutarın doğru hesaplanmasına yardımcı olur. Fakirlere veya yardım kuruluşlarına verilirken “faiz gelirinden kurtulma” niyeti belirtilmesi önerilir; bu, sevap beklentisinden ayrı bir tasarruftur.

Bu işlemlerde dikkat edilecek bir başka nokta, faiz gelirinin vergi kesintisi sonrası net tutarının hesaplanmasıdır. Kesintiye uğrayan kısım ayrıca bir yükümlülük doğurmaz; kişi eline geçen faiz tutarından sorumludur. Emin olunamayan durumlarda, hesaplama konusunda bir muhasebeciden ve dinî açıdan bir fetva makamından yardım alınabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Banka faizini hayır kurumuna verebilir miyim?

Çoğu alime göre faiz geliri sevap umulmadan, yalnızca bu gelirden kurtulmak niyetiyle fakirlere veya hayır kuruluşlarına verilebilir.

Faizi bankada bırakmak olur mu?

Tavsiye edilmez; çünkü faizli kurumu desteklemek anlamına gelebilir. Alınan faizin hesaptan çekilerek hayra aktarılması önerilir.

Faizle vergi ödenebilir mi?

Bu konuda ihtilaf vardır; bazı alimler caiz görürken bazıları kişinin kendi borcundan yararlanmasına benzetip kaçınılmasını ister.

Faiz gelirini zekât yerine verebilir miyim?

Hayır. Zekât helal maldan verilir; faiz geliri zekâtın yerine geçmez.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Faiz" ve "Haram" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu kararları, diyanet.gov.tr; Bakara Suresi (2/275-279)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Faiz" ve "Haram" maddeleri
  2. Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu kararları, diyanet.gov.tr
  3. Bakara Suresi (2/275-279)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.