Faizli Krediyle Ev Almak Zaruret Sayılır mı?
Faizli krediyle ev almak zaruret sayılır mı? Zaruret ve hâcet kavramları, Hanefî dârülharb görüşü, Avrupa Fetva Konseyi kararı ve Diyanet çizgisi tarafsız biçimde.
- Zaruret ve Hâcet Ne Demektir?
- Barınma İhtiyacı Zaruret midir?
- Farklı Görüşler
Faizli krediyle ev almanın zaruret sayılıp sayılmadığı, İslam hukukçuları arasında tartışmalıdır. Çoğunluk görüşü bunu normal şartlarda caiz görmez ve zaruret için barınma ihtiyacının hayati boyuta ulaşmasını arar. Bazı çağdaş kurullar ise, azınlık olarak yaşanan ülkelerde belirli şartlarla ruhsat tanır. Bu yazı farklı görüşleri aktarır, fetva vermez.
Zaruret ve Hâcet Ne Demektir?
İslam hukukunda zaruret, kişinin canı, aklı, nesli, malı veya dini gibi temel değerlerinin yok olma tehlikesiyle karşılaşması durumudur. “Zaruretler yasakları mübah kılar” (Mecelle, madde 21) kaidesi, bu hâllerde istisna tanır; ancak “Zaruret kendi miktarınca takdir olunur” (madde 22) kuralı sınırı belirler. Hâcet ise zaruret derecesine ulaşmayan, ihtiyacın genel ve süreğen hâlidir. Fakihler hâcetin bazı durumlarda zaruret gibi kabul edilebileceğini söylese de, kesin yasaklar için bu kuralı genişletmek konusunda temkinlidir. Faiz, Kur’ân’da kesin biçimde yasaklanmıştır (Bakara, 2/275-279).
Barınma İhtiyacı Zaruret midir?
Barınma temel bir ihtiyaçtır; fakat kira, aile yanında kalma, kooperatif gibi alternatifler varken ev satın almak, çoğunlukla zaruret olarak değerlendirilmez. Fakihlerin çoğu, ev sahibi olmanın tercih edilebilir bir ihtiyaç olduğunu, ancak kiralama imkânı varken zarurete girmediğini söyler. Diyanet’in yayımladığı fetvalarda genel çizgi, konut için faizli kredi kullanmanın zaruret sayılmadığı, bu nedenle faizsiz yöntemlerin aranması gerektiği yönündedir. Faizsiz alternatifler için faizsiz konut kredisi ve ev alma yolları yazısı okunabilir.
Farklı Görüşler
- Çoğunluk görüşü: Faizli konut kredisi caiz değildir; zaruret ancak kiralama, barınma veya faizsiz yöntem imkânı bulunmadığında gündeme gelebilir.
- Hanefî dârülharb görüşü: İmam Ebû Hanîfe ve Muhammed’e nispet edilen bir görüşe göre, İslam hâkimiyetinde olmayan ülkede Müslümanla gayrimüslim arasında faizli işlem caiz görülmüştür. Ebû Yûsuf ve çoğunluk bu görüşe katılmamış, çağdaş alimlerin birçoğu da dârülharb kavramının günümüz Batı ülkelerine uygulanmasında farklı değerlendirmeler yapmıştır.
- Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi: Batı’daki Müslüman azınlığın ev sahibi olma ihtiyacı gerekçesiyle, yaklaşık 1999-2000 yıllarındaki kararında, belirli şartlarla (ilk ev, kiranın aşırı yüksek olması, faizsiz alternatifin bulunmaması gibi) ruhsat tanımıştır. Karar eleştirilmiş, birçok alim bu görüşe katılmamıştır.
Ruhsat Savunanların Dayandığı Şartlar
Ruhsat veren görüşler genellikle şu şartları bir arada arar: Evin zorunlu ihtiyaç niteliğinde olması, kiranın aşırı yük getirmesi, faizsiz alternatifin bulunmaması, krediyle yalnızca ihtiyaç kadar ev alınması ve mümkün olan en düşük faizin tercih edilmesi. Yatırım, ikinci ev veya lüks konut için faizli kredi kullanmak ise bu ruhsatın kapsamına girmez. Bu yüzden “zaruret” söylemi, herkesin her koşulda başvurabileceği bir gerekçe olarak değerlendirilmez. Türkiye’de ise katılım bankaları bulunduğu için ruhsatın şartları pek gerçekleşmiş sayılmaz.
Katılım Bankası Alternatifi Varken
Türkiye’de katılım bankaları ve tasarruf finansman şirketleri gibi seçenekler bulunduğu için, çoğu alim “zaruret” şartının oluşmadığı kanaatindedir. Ancak bu alternatiflere dair şüpheleri olanlar da vardır; murâbaha ve benzeri yöntemlerin faize benzerliği tartışması İslami finans eleştirileri yazısında anlatılır. Tasarruf finansman modeli için tasarruf finansman şirketleri yazısına bakılabilir.
Ödemeyi Zorlaştıran Durumlar: Faizli Kredi Alınmışsa
Faizli krediyi daha önce alan kişiler için fakihler tevbe, yükümlülüğün mümkünse sonlandırılması ve helal alternatifle değiştirilmesini tavsiye eder. Mevcut krediyi kapatıp katılım finansmanına geçmek mümkünse bu tercih edilebilir; ancak yeniden yapılandırmanın maliyeti hesaplanmalıdır. Elde edilen faiz gelirleri için ise bankadaki faiz geliri yazısında ayrı bir tartışma vardır. Sigorta zorunluluğu için tekâful alternatifine de bakılabilir.
Sonuç Yerine: Ölçü ve Sorumluluk
Konuda net bir “evet” ya da “hayır” demek, kişinin koşullarını bilmeden mümkün değildir. Yine de genel prensip, faizden mümkün olduğunca kaçınmak, alternatifleri tüketmek ve ancak gerçek bir zaruret varsa istisnaya başvurmaktır. Kişi kendi durumunu güvendiği bir ilim adamına anlatarak, vicdanıyla karar vermelidir. Bu yazı genel bilgi içindir ve kişisel fetva yerine geçmez.
Tarihî ve Güncel Gerekçelerin Karşılaştırması
Ruhsat tanıyan görüşlerin dayandığı gerekçeler arasında “meşakkat kolaylığı getirir” kaidesi, azınlık fıkhı (fıkhu’l-ekalliyyât) ve toplumsal entegrasyon sayılır. Karşı görüşler ise ruhsatın geniş yorumlanması hâlinde yasağın anlamsızlaşacağını, kolaycılığın faizli sistemi kalıcı hâle getireceğini ve alternatif geliştirme çabalarını zayıflatacağını savunur. Her iki yaklaşımın da kamuoyunda taraftarı vardır. Bu yüzden konu, “kolay ruhsat” ile “ihtiyatlı kaçınma” arasındaki denge arayışı olarak okunmalıdır.
Kısacası, tartışmanın iki ucu arasında ölçülü bir yol izlemek, hem dinî hassasiyeti hem de aile bütçesini gözeten bir yaklaşımdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Faizli krediyle ev almak caiz midir?
Çoğunluk görüşü caiz görmez. Bazı çağdaş kurullar, azınlık olarak yaşanan ülkelerde belirli şartlarla ruhsat tanımıştır; bu görüş eleştirilmektedir.
Barınma ihtiyacı zaruret sayılır mı?
Barınma temel bir ihtiyaçtır, ancak kira veya faizsiz yöntem varken faizli kredi için çoğu alim zaruret şartını aramaktadır.
Avrupa Fetva Konseyi ne demiştir?
Batı ülkelerindeki Müslümanlar için, belirli şartlarla ilk ev edinme amacıyla faizli konut kredisine ruhsat tanıyan bir karar almıştır; bu kararın kapsamı ve gerekçesi tartışılmıştır.
Türkiye’de de bu ruhsat geçerli midir?
Türkiye’de katılım bankaları gibi alternatifler bulunduğu için ruhsat gerekçesinin geçerli olmadığı görüşü yaygındır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mecelle, Külliyyât-ı Kavâid (21-22. maddeler); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zarûret" ve "Dârülharb" maddeleri; Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi (ECFR) kararları, e-cfr.org
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Mecelle, Külliyyât-ı Kavâid (21-22. maddeler)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zarûret" ve "Dârülharb" maddeleri
- Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi (ECFR) kararları, e-cfr.org
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.