🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Engellilere Karşı Ahlaki Sorumluluklar

İslam Ahlakı ve ErdemlerGüncelleme: 6 Ağustos 20268 dk okuma

Engellilere karşı ahlaki sorumluluklar: Abese Suresi olayı, Peygamber'in yaklaşımı, erişilebilirlik, eşit muamele, alay yasağı ve engellilerin toplumsal.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Abese Suresi ve Abdullah b. Ümmü Mektûm
  • Alay yasağı ve onurlu muamele
  • Fıkhi kolaylıklar ve toplumsal haklar

İslam, engelli bireyleri toplumun eşit ve onurlu üyeleri olarak görür. Kur’an, Abese Suresi’ndeki uyarıyla, hiçbir bireyin fiziksel durumu nedeniyle ikinci planda tutulamayacağını öğretir. Engellilere yardım, alaydan kaçınmak ve erişilebilirliği sağlamak toplumsal bir ahlak sorumluluğudur.

Abese Suresi ve Abdullah b. Ümmü Mektûm

Abese Suresi’nin ilk on ayeti, İslam’da engelli bireylere yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biridir. Rivayete göre Peygamber Efendimiz Kureyş’in ileri gelenleriyle ilgilenirken, âmâ olan Abdullah b. Ümmü Mektûm gelmiş ve ondan bir şey öğrenmek istemiştir. Peygamber o an, önemli gördüğü sohbete devam ederken yüzünü ekşitmiş ve ondan yüz çevirmiştir. Bunun üzerine “Yüzünü ekşitti ve çevirdi; çünkü ona âmâ geldi” ayetleriyle başlayan sure inmiştir. Müfessirler, bu olayı Peygamber’in dahi uyarıldığı bir ölçü olarak yorumlar ve sonrasında Peygamber’in İbn Ümmü Mektûm’a büyük saygı gösterdiği, onu Medine’de bazı seferlerde vekil olarak bıraktığı nakledilir.

Bu olay iki ders verir: Önce, insanın değeri fiziksel durumuyla ya da toplumsal mevkisiyle ölçülemez. İkincisi, ilim talep eden ve ihtiyacı olan kişiye öncelik tanımak gerekir.

Alay yasağı ve onurlu muamele

Hucurât Suresi’nin 11. ayeti, kimsenin kimseyle alay etmemesini ister; çünkü alay edilenin, alay edenden daha hayırlı olabileceği belirtilir. Engelli bireylere acıma ya da küçümseme yerine saygı ve eşitlik içinde davranılmalıdır. “Zavallı”, “kusurlu” gibi ifadeler yerine kişiyi tanıyarak, yeteneklerine ve ihtiyaçlarına göre konuşmak gerekir. Soru sorarken de kişinin rızasına dikkat edilmeli, bir gösteri veya merak konusu hâline getirilmemelidir.

Fıkhi kolaylıklar ve toplumsal haklar

Nûr Suresi’nin 61. ayetinde âmâ, topal ve hasta için bir sakıncanın bulunmadığı bildirilir; Fetih Suresi’nin 17. ayetinde de cihad gibi yük gerektiren sorumluluklarda engelliler için bir güçlük olmadığı belirtilir. Fıkıh kitapları, namaz, oruç ve haccın engelli bireyler için kolaylaştırılmış şekillerini ayrıntılı olarak ele alır. Oturarak ya da yatarak namaz kılmak, yardımcı eşliğinde hacca gitmek, görme engelli kişinin abdest ve kıble tayininde yardım almak gibi hükümler vardır.

Bu hükümler, dinin bireye imkânı ölçüsünde sorumluluk yüklediği ilkesine dayanır. Bakara Suresi’nin 286. ayeti (“Allah kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez”) ve dinde kolaylık ilkesi bu konunun temelidir.

Erişilebilirlik toplumsal bir görevdir

Ahlaki sorumluluk, yalnızca kişisel nezaketle sınırlı değildir. Camilerin, okulların, hastanelerin, yolların ve dijital platformların engelli bireylere uygun olması, toplumun ortak sorumluluğudur. Hadislerde yolda zarar verici bir şeyi kaldırmak imanın bir şubesi sayılır (Müslim, Îmân); bu ilke, erişilebilirliği engelleyen unsurların ortadan kaldırılmasına genişletilebilir. Engelli bireyleri istihdam etmek, onlara eğitim imkânı sağlamak ve karar süreçlerine katmak da bu sorumluluğun parçasıdır. İşçi-işveren ilişkileri ve meslek ahlakı burada devreye girer.

Aile ve toplum içinde destek

Engelli çocuğu olan aileler, hem maddi hem manevi zorluklar yaşayabilir. Komşuların, akrabaların ve toplumun bu ailelere destek olması, sabırlarını artırır. Bu desteği vermek, kul hakkı bilinciyle yetim ve himayeye muhtaçlara sahip çıkma ahlakıyla uyumludur. Engelli bireylerin kendi seslerini duyurması, taleplerini ifade etmesi ve toplumsal hayatta söz sahibi olması da teşvik edilmelidir.

Engelli bireylerin katkısı ve örnek şahsiyetler

İslam tarihinde engelli birçok kişi ilim, yönetim ve ibadet alanında öne çıkmıştır. Abdullah b. Ümmü Mektûm, Medine’de Hz. Bilâl ile birlikte ezan okuyan müezzinlerden biri olmuş, Peygamber’in yokluğunda Medine’de namaz kıldırmakla görevlendirildiği rivayet edilmiştir. Amr b. el-Cemûh gibi topal bir sahabinin de Uhud’da savaşa katılma isteği ve şehadeti kaynaklarda anlatılır. Bu örnekler, engelin kişiyi topluma katkıdan alıkoymadığını, imkân tanındığında engellilerin güçlü rol üstlenebildiğini gösterir. Günümüzde de görme engelli hâfızlar, işitme engelli öğretmenler ve fiziksel engelli girişimciler aynı gerçeği teyit eder. Bu nedenle toplumun görevi, acımak değil imkân tanımaktır; eğitim, istihdam ve sosyal hayatta engelleri kaldırmak, bu görevin başında gelir.

Dil kullanımı da önemlidir. “Özürlü” yerine “engelli”, “sakat” yerine “bedensel engelli” gibi kişiyi öne çıkaran ifadeler seçmek, onurlu bir dilin parçasıdır. Engelli bireylerin yardım talep etmeden önce yardım teklif edilmesi, ancak ısrar edilmemesi gerektiği; yardımın kişinin kararına saygı gösterecek biçimde yapılması da adabın bir gereğidir. Sokakta, camide ve işyerinde onlarla göz teması kurarak, doğrudan kendilerine hitap etmek de saygının bir göstergesidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Abese Suresi hangi olay üzerine inmiştir?

Rivayete göre Peygamber Efendimiz Kureyş büyükleriyle konuşurken, âmâ sahabi Abdullah b. Ümmü Mektûm gelip soru sormuş, Peygamber hafifçe yüzünü ekşitmiş ve bu sure indirilmiştir.

Engellilere alay etmek günah mıdır?

Evet. Hucurât Suresi’nin 11. ayeti insanların birbiriyle alay etmesini yasaklar; fiziksel özellikler üzerinden alay etmek bu yasağın kapsamındadır.

Engelli olmak imtihan mıdır?

Kur’an ve hadislerde hastalık ve yeti kaybı bir imtihan olarak da değerlendirilir; ancak bu, engelli bireylerin tamamen pasif ve acınacak olarak görülmesi anlamına gelmez. Onların hakları ve onurları korunur.

Engelli bireylerin dini sorumluluğu var mıdır?

Fıkıhta sorumluluk akıl ve gücün yeterliliğine göre belirlenir. Güç yetmeyen yükümlülükler hafifletilir; Nûr Suresi 61. ayet, engelliler için bazı zorlukların kaldırıldığını belirtir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Abese Suresi (80/1-10), Nûr Suresi (24/61), Fetih Suresi (48/17), Hucurât Suresi (49/11); Tirmizî, Tefsîr (Abese Suresi bölümü); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Özürlüler" ve "Abdullah b. Ümmü Mektûm" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Abese Suresi (80/1-10), Nûr Suresi (24/61), Fetih Suresi (48/17), Hucurât Suresi (49/11)
  2. Tirmizî, Tefsîr (Abese Suresi bölümü)
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Özürlüler" ve "Abdullah b. Ümmü Mektûm" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.