🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Evzâî Kimdir? Hayatı, İlmi ve Hikmetli Sözleri

Tâbiîn ve Etbâu't-TâbiînGüncelleme: 1 Ağustos 20269 dk okuma

Evzâî kimdir? Şam'ın fıkıh imamı, Beyrut'ta yaşayan Abdurrahman el-Evzâî'nin hayatı, mezhebi, Endülüs'e yayılışı, adaletli tavrı ve siyer-cihat hukukuna katkısı anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Doğumu ve yetişmesi
  • Hocaları ve ilmi
  • Evzâî mezhebi

Evzâî (Abdurrahman b. Amr, yaklaşık 707-774), Şam bölgesinin fıkıh ve hadis imamıdır. Ba’lebek’te doğmuş, Beyrut’ta yaşamış ve orada vefat etmiştir. Kurduğu Evzâî mezhebi uzun süre Şam ve Endülüs’te yaygın olmuş, sonra yerini diğer mezheplere bırakmıştır. Adaletli tavrı ve yöneticilere cesur nasihatleriyle bilinir.

Doğumu ve yetişmesi

Abdurrahman b. Amr b. Yühmid el-Evzâî, 88 (707) yılında Ba’lebek’te doğdu. Evzâ’a nispet, Dımaşk yakınlarındaki bir mahalleden veya Yemen kökenli Evzâ’ kabilesinden gelir; kaynaklarda farklı açıklamalar vardır. Yetim büyüdü; annesi onu Beyrut’a götürdü. Çocukken Yemâme’de ilim tahsil ettiği, burada hadis ve Arapça öğrendiği anlatılır. Sonra Şam ve Beyrut’ta ders verdi. Beyrut, Evzâî için bir ribat (sınır karakolu) şehriydi ve burada hem ilimle hem sınır nöbetiyle meşgul oldu. Bu özelliği, onu ilim ve cihat bağını kuran diğer âlimlerle, özellikle Abdullah b. Mübârek ile benzer bir çizgiye yerleştirir.

Hocaları ve ilmi

Evzâî; Atâ b. Ebû Rebâh, Katâde, Zührî, Yahyâ b. Ebî Kesîr, Nâfi’ ve başka birçok âlimden ilim aldı. Özellikle Zührî ile görüşmeleri ve rivayetleri dikkat çeker. Hadis ve fıkıhta çok geniş bir bilgiye sahipti; kaynaklara göre günde yüzlerce soruya cevap verirdi. Fetvalarını Şam halkının uygulamasına, sahabe sözlerine ve hadislere dayandırırdı. Kaynakların bir kısmı yetmiş bin mesele hakkında fetva verdiğini söyler; bu rakam mübalağalı olabilir. Dil bilgisi ve şiir bilgisi de vardı; Arapça’yı güzel ve fasih kullanırdı. Mâlik b. Enes ve Süfyân es-Sevrî ile yazışmaları olduğu belirtilir.

Evzâî mezhebi

Evzâî, kendi adıyla anılan bir fıkıh ekolü oluşturdu. Bu ekol, Şam fıkhını esas alan, hadis ve sahabe fetvalarına sıkı bağlı bir yöntem izledi. Evzâî mezhebi bir dönem Şam, Beyrut ve Endülüs’te resmî ve yaygın bir mezhep oldu. Endülüs’te Emevî emîri I. Abdurrahman (ö. 788) döneminde bir süre öne çıktı; sonra Mâlikî mezhebi kabul edildi (Hişâm b. Abdurrahman dönemi). Şam’da ise zamanla Şâfiî ve Hanefî mezhepleri öne çıktı. Evzâî mezhebinin kaybolmasının sebepleri arasında, kurucunun eser bırakmaması, öğrencilerin farklı mezheplere geçmesi ve devlet desteğinin azalması sayılır. Fıkıh tarihinde bu mezhep, erken dönemdeki mezhep çeşitliliğinin bir örneğidir. Leys b. Sa’d ve Süfyân es-Sevrî mezhepleri de benzer bir akıbete uğramıştır.

Abbâsîlerin gelişi ve Evzâî’nin tavrı

750’de Abbâsîler Emevî hanedanını devirdi. Bu süreçte Emevî soyundan binlerce kişi öldürüldü. Rivayete göre Abbâsî komutanı Abdullah b. Ali, Şam’ı ele geçirince Evzâî’yi huzuruna çağırdı. Evzâî korkusuzca ona hitap etti ve haksız kan dökülmemesi gerektiğini, bunun Kur’an ve sünnetle bağdaşmadığını söyledi. Abdullah, Emevîlerin mallarını iade ettirdiğini ve Şamlıları öldürmek istediğini söylerken Evzâî’nin yumuşak ama kararlı cevabıyla karşılaştığı anlatılır. Bu rivayet birçok kaynakta geçer ancak ayrıntıları farklılık gösterir; kimi kaynaklarda diyalogun sonunda bazı can kayıplarının önlendiği belirtilir. Bu olay, Evzâî’nin âlim olarak yöneticiye adalet konusunda nasihat etme cesaretini gösteren örnek olarak anılır. Hadiste “Cihadın en faziletlisi, zalim bir yöneticiye karşı hak söz söylemektir” buyrulur (Ebû Dâvûd, Melâhim; Tirmizî, Fiten; sağlamlık derecesi hakkında değerlendirmeler vardır).

Cihat ve siyer hukuku

Evzâî, siyer (devletler arası hukuk) alanında erken dönem görüşleriyle tanınır. Savaş hukuku, esirlere muamele, ganimet taksimi ve sınır güvenliği (ribat) hakkında fetvaları vardır. Ebû Yûsuf’un “er-Redd alâ siyeri’l-Evzâî” adlı eseri, Evzâî’nin siyer görüşlerine karşı yazılan ve Hanefî görüşünü anlatan bir eserdir. İmam Şâfiî de bu eser üzerine yorumlar yapmıştır. Bu çalışmalar, İslâm uluslararası hukukunun gelişim tarihinde önemlidir. Evzâî’nin bu konudaki görüşleri çoğunlukla gayrimüslimlerle ilişkilerde adaletli davranmayı, haksız kan dökülmemesini ve anlaşmalara uymayı öne çıkarır. Ancak cihat konusu tarihî bağlam içinde ve hukuk kitaplarının terminolojisiyle okunmalıdır.

Zühdü ve ahlâkı

Evzâî’nin mütevazı, sade ve ibadete düşkün bir yaşam sürdüğü belirtilir. Kaynaklarda şöyle anlatılır: Evinde pek az eşya vardı; geçimini bir çiftlikten sağlardı. Geceleri uzun süre namaz kılar, ağlayarak dua ederdi. Ona nispet edilen sözler arasında şu öğütler vardır: İlim, Hz. Peygamber’den gelen şeydir; gelmeyen şey ilim değildir. Sünnet’e sıkı sarılmak, nefsin arzusuna uymamak ve kendini beğenmemek gerekir. Bu sözlerin lafızları çeşitli kaynaklarda farklılık gösterir ve anlamı esas almak uygundur. Zühd yönüyle Fudayl b. İyâz gibi çağdaşlarla aynı ahlâkî çizgide anılır.

Vefatı ve mirası

Evzâî, 157 (774) yılında Beyrut’ta bir hamamda, kapısı kapanan bir odada vefat etti; bazı kaynaklar yıl konusunda farklı tarihler verir. Kabri Beyrut yakınlarında olup bugün de ziyaret edilen bir yer olarak anılır; Lübnan’daki Evzâî Camii ve çevresi onun adını taşır. Mirası, fıkıh ve siyer hukuku alanındaki katkılarıyla sürmektedir. İlk dönem fıkıh mezheplerinin çeşitliliğini anlamak için Evzâî, Leys ve Sevrî gibi kaybolmuş mezheplerin incelenmesi önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Evzâî kimdir?

Yaklaşık 707’de Ba’lebek’te doğan, 774’te Beyrut’ta vefat eden, Şam ve Endülüs’te bir süre yaygın olan Evzâî mezhebinin imamı, hadis ve fıkıh âlimidir. Tam adı Abdurrahman b. Amr el-Evzâî’dir.

Evzâî mezhebi neden kayboldu?

Şam ve Endülüs’te Mâlikî ve Şâfiî mezheplerinin yayılması, öğrencilerin mezhebi sürdürmemesi ve yazılı eser azlığı gibi sebeplerle zamanla ortadan kalktı. Kesin sebepler tarihçilerce tartışılır.

Abbâsî yönetimiyle ilişkisi nasıldı?

Abbâsî hilafetinin ilk yıllarında Emevîlere karşı yapılan katliamlar karşısında, Abdullah b. Ali’ye cesur ve adil nasihatler verdiği rivayet edilir; ayrıntıları kaynaklarda farklı anlatılır.

Cihat hukukuna katkısı nedir?

Siyer ve sınır savunması (ribat) konusunda görüşleri vardır. Savaş hukuku ve harp esirlerine muamele hakkındaki fetvaları fıkıh kitaplarında anılır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Evzâî" md.; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-kübrâ; Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ; Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Evzâî" md.
  2. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-kübrâ
  3. Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.