🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Gıybetin Caiz Olduğu Durumlar: Şikâyet ve Uyarı

İslam Ahlakı ve ErdemlerGüncelleme: 1 Temmuz 202610 dk okuma

Gıybet nedir, hangi durumlarda caiz görülür? Hucurât 12, hadislerdeki tanım ve âlimlerin saydığı altı istisna: şikâyet, yardım isteme, istişare, uyarı ve tanıtma.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Gıybetin Tanımı
  • Hucurât 12'nin Uyarısı
  • Gıybetin Caiz Olduğu Altı Durum

Gıybet, bir kimseyi arkasından hoşlanmayacağı bir şeyle anmaktır. Hucurât 12’de “Birbirinizin gıybetini yapmayın; biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” buyrulur. Gıybet genel olarak haramdır; ancak âlimler zulme uğrayanın şikâyeti, yetkiliden yardım istemek, fetva sormak ve uyarı gibi altı özel durumda caiz görür.

Gıybetin Tanımı

Müslim’de Ebû Hüreyre’den rivayet edilir: “Gıybet nedir biliyor musunuz?” Sahabe “Allah ve Resûlü bilir” dedi. Peygamber “Kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır” buyurdu. “Ya söylediğim onda varsa?” diye sorulunca “Eğer söylediğin onda varsa gıybet ettin; yoksa ona iftira atmış olursun” cevabını verdi. Bu tanım, gıybetin doğru bile olsa haram olduğunu, yalan ise iftira olacağını gösterir. Gıybet, söz, yazı, işaret, taklit ve ima ile olabilir; Hz. Âişe’nin bir kadın için “Boyu kısadır” işaretini yapması üzerine Peygamber “Öyle bir söz söyledin ki denize karışsa onu kirletirdi” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Dolayısıyla gıybetin her türlüsü sakıncalıdır.

Hucurât 12’nin Uyarısı

Hucurât 12, gıybeti ölmüş kardeşin etini yemeye benzetir: “Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz.” Bu benzetme, gıybetin ahlaki çirkinliğini ve insani onuru çiğneyen yönünü gösterir. Aynı ayet su-i zan ve tecessüsü de yasaklar (su-i zan ve tecessüs). Gıybet, kişiyi savunamayacağı bir ortamda hedef alma ve itibarını zedeleme açısından ağır bir haksızlıktır. Hadiste “Müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer Müslümana haramdır” buyrulur (Müslim). Bu çerçevede itibarın korunması, bir hak olarak görülür.

Gıybetin Caiz Olduğu Altı Durum

Nevevî, Riyâzü’s-sâlihîn‘de ve diğer âlimler, meşru bir ihtiyaç olduğunda gıybetin istisna sayıldığı altı durumu sıralar:

  1. Zulme uğrayanın şikâyeti: Nisâ 148’de “Allah, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan hariç” buyrulur. Mazlum, durumunu yetkiliye veya hâkime anlatabilir.
  2. Kötülüğü gidermek ve günahkârı doğru yola getirmek için yardım istemek: Bunu gidermeye gücü yetecek birine başvurmak.
  3. Fetva istemek: Hind bint Utbe’nin, kocası Ebû Süfyân’ın cimriliğini Peygamber’e şikâyet ederek fetva sorması (Buhârî, Müslim).
  4. Müslümanları şerden sakındırmak: Hadis ravilerinin zayıflığını bildirmek, evlilik ve ortaklık için danışılan kişinin kusurunu söylemek (Fâtıma bint Kays’ın evlilik istişaresi, Müslim).
  5. Açıkça fısk ve bid’at işleyeni anmak: Günahını gizlemeyen ve alenen yapan kişinin o yönüyle anılması.
  6. Lakapla tanınan kişiyi tanıtmak: Tanımak için başka çare yoksa ve niyet ayıplamak değilse (örneğin “A’rec”).

Bu istisnaların ortak şartı, niyetin sadece meşru amaç olması, gerektiğinden fazlasını söylememek ve başka yol bulunmamasıdır. Ayrıca bu ruhsatı gıybet yapmak için bahane yapmamak gerekir.

İstişare ve Uyarı Örneği

Müslim’de Fâtıma bint Kays’ın rivayetine göre, kendisine Muâviye ve Ebû Cehm evlenme teklif edince Hz. Peygamber’e danışmış, o da “Muâviye fakirdir, malı yoktur; Ebû Cehm asasını omzundan indirmez (kadını döver veya çok seyahat eder)” demiştir. Bu söz, danışılan konuda şahsı korumak amacıyla kusuru bildirmenin örneğidir. Böylece evlilik, ortaklık, iş ve emanet konularında danışılan kişi, bildiği kusuru söyleyebilir. Ancak bu dahi ölçülü ve gerekli olanla sınırlı olmalıdır. Aksi takdirde, kişi hakkında gereksiz yere ağır bir hüküm vermek haksızlık olur.

Hadis İlminde Cerh-Ta’dil

Hadis râvilerinin güvenilirliğini inceleyen cerh ve ta’dil ilmi, gıybetin caiz olduğu alanlardan biri olarak kabul edilir. Dinin korunması için râvilerin yalan söyleyip söylemediği, hafızasının zayıf olup olmadığı belirtilir. Bu ilmî eleştiri, kişisel kin veya öfkeden değil, dinin hükümlerini koruma amacından kaynaklanmalıdır. Âlimler, bu ilmin kişileri ayıplamak değil, nakli korumak için olduğunu vurgular. Aynı şekilde mahkemelerde şahitlik ve tanıklık da meşru bir kullanım alanıdır.

Gıybetin Zararları ve Kefareti

Gıybet, kul hakkını ihlal eder. Hadiste müflis olarak anılan kimsenin, başkalarına sövüp haksızlık yapan kişi olduğu bildirilir (Müslim; güzel ahlak yazısında anılmıştır). Gıybet eden kişi pişman olup tövbe etmeli ve mümkünse hakkını ihlal ettiği kimseden helallik istemelidir. Ancak helallik almak daha büyük sorun çıkaracaksa (gıybetin haberi yoksa), onun için istiğfar etmek ve hayırla anmak yeterli kabul edilir. Hasan-ı Basrî’den “Sevabını artırmayı isteyen, gıybet edenin yüzüne bakmasın” gibi sözler aktarılır; bu sözler, gıybet ile sevap devri arasındaki ilişkiyi vurgular.

Gıybetten Korunma Yolları

  • Konuşmadan önce düşünmek: “Bu söz hayır mı, şer mi?”
  • Başkalarının kusurlarıyla uğraşmak yerine kendi kusurlarına bakmak.
  • Gıybet yapılan meclisten ayrılmak veya konuyu değiştirmek.
  • Gıybeti dinlerken onaylamamak, kardeşinin ayıbını örtmek (Müslim: “Kim bir Müslümanın ayıbını örterse Allah da onun ayıbını örter”).
  • Bir meclis kapanırken “Allah’ım! Seni tesbih ederim, hamd ederim; affını dilerim” gibi keffâret-i meclis duasını okumak.

Dijital Çağda Gıybet

Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları, gıybetin yeni ortamlarıdır. Grup sohbetleri, yorumlar ve paylaşımlar yoluyla başkalarının kusurlarını anmak veya ekran görüntüsü yayınlamak da gıybet ve iftira kapsamına girebilir. “Bildiği her şeyi anlatma” tavrı (Müslim: “Kişiye yalan olarak yetmesi duyduğu her şeyi anlatmasıdır”) dijital ortamda daha büyük zararlar doğurabilir. Bu nedenle paylaşım yapmadan önce doğruluk, gereklilik, fayda ve niyet gözetilmelidir. Gıybetin akraba, çevre ve iş hayatındaki etkileri düşünülerek dikkatli olunmalıdır.

Sonuç olarak gıybet konusunda temel ilke haramlıktır; ruhsat ise ihtiyaç ve ölçü ile sınırlıdır. Kişi, “Bu sözü neden söylüyorum, kime söylüyorum, ne kadarını söylüyorum?” sorularını sorarak niyetini ve ölçüsünü denetlemelidir. Bu bilinç, dil ahlakının en önemli korunma yollarından biridir ve toplumsal güveni korur.

Özet ve İlgili Konular

Gıybet, bir kimseyi arkasından hoşlanmayacağı bir şeyle anmaktır ve haramdır. Zulme uğrayanın şikâyeti, uyarı, istişare ve fetva gibi meşru ihtiyaç durumlarında istisna kabul edilir. İlgili yazılar: koğuculuk ve laf taşımak, iftira atmak, su-i zan ve tecessüs ve dilin afetleri.

Sıkça Sorulan Sorular

Gıybet nedir?

Hadise göre kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmaktır; söylenen şey onda varsa gıybet, yoksa iftiradır (Müslim).

Gıybet ne zaman caiz olur?

Nevevî’nin sayımına göre altı durumda: zulme uğrayanın şikâyeti, kötülüğü gidermek için yetkiliden yardım istemek, fetva sormak, Müslümanları uyarmak, açıkça günah işleyeni anmak ve lakapla tanınanı tanımlamak.

Dedikodu ile gıybet aynı mı?

Dedikodu genelde gıybeti de içeren geniş kullanımdır; gıybet, bulunmayan kişiyi kötülükle anmaktır. Söylenmemiş bir şeyi atmak ise iftiradır.

Gıybet dinlemek de günah mıdır?

Evet. Gıybeti dinleyip onaylamak veya engellemeye gücü yettiği hâlde susmak da sorumluluk doğurur. Engelleyememişse oradan ayrılmak tavsiye edilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Hucurât Suresi (49/12), Nisâ Suresi (4/148); Müslim, Birr ve Sıla (gıybet tanımı hadisi); Buhârî, Edeb; Nevevî, Riyâzü's-sâlihîn (Gıybet bölümü ve altı istisna); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Gıybet" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Hucurât Suresi (49/12), Nisâ Suresi (4/148)
  2. Müslim, Birr ve Sıla (gıybet tanımı hadisi); Buhârî, Edeb
  3. Nevevî, Riyâzü's-sâlihîn (Gıybet bölümü ve altı istisna)
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Gıybet" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.