Hz. Lût’un Duası: Kur’an’daki Duaları, Okunuşu ve Anlamı
Hz. Lût'un Kur'an'da aktarılan duaları: Şu'arâ 26/169 ve Ankebût 29/30. Arapça metin, okunuş, anlam, tefsir ve günlük hayatta sığınma duası olarak okunuşu.
- Şu'arâ 26/169: Kurtuluş Duası
- Ankebût 29/30: Yardım Duası
- Hûd 11/80: Çaresizlik ve Sığınma İfadesi
Hz. Lût’un Kur’an’da aktarılan iki duası vardır. Birincisi Şu’arâ 26/169’daki “Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar” duasıdır. İkincisi Ankebût 29/30’daki “Rabbim! Bozguncu kavme karşı bana yardım et” yakarışıdır. Bu yazıda duaların Arapça metnini, okunuşunu, anlamını ve tefsirdeki yorumlarını bulacaksınız.
Şu’arâ 26/169: Kurtuluş Duası
Arapça: رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ
Okunuşu: Rabbi neccinî ve ehlî mimmâ ya’melûn.
Anlamı: Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.
Bu dua, Lût’un kavmine yaptığı uzun uyarılardan ve onların “Ey Lût! Eğer vazgeçmezsen kesinlikle sürülenlerden olacaksın” tehdidinden sonra gelir (Şu’arâ 26/167). Lût, tehdit karşısında kavmiyle tartışmayı sürdürmek yerine Allah’a yönelir. “Onların yaptıkları” ifadesi, kavmin kötü fiillerini ve bunların sonucunu kapsar. Yani dua, hem günaha karışmaktan hem de günahın sebep olacağı azabın bulaşmasından korunmayı ister. Allah, bu duaya hemen cevap verir: “Biz de onu ve bütün ailesini kurtardık; geride kalanlar arasındaki bir yaşlı kadın hariç” (Şu’arâ 26/170-171). Bu yaşlı kadın, Lût’un karısıdır.
Ankebût 29/30: Yardım Duası
Arapça: رَبِّ انصُرْنِي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِدِينَ
Okunuşu: Rabbi’nsurnî ale’l-kavmi’l-müfsidîn.
Anlamı: Rabbim! Bozgunculuk yapan topluma karşı bana yardım et.
Bu dua, Lût’un kavmini uzun süre davet edip sabrının tükendiği bir anı yansıtır. Kavmi, “Eğer doğru söyleyenlerden isen bize Allah’ın azabını getir” diyerek meydan okuyunca (Ankebût 29/29) Lût bu yakarışı yapar. Peygamberler genellikle kavimleri için hidayet ister; fakat çağrılarına rağmen inkâr ve zulümde ısrar eden toplumlara karşı yardım istedikleri de olur. Burada “müfsidîn” kelimesi, sadece günahkârları değil, toplumda bozgunculuk yapan, düzeni ve ahlakı çökerten kimseleri ifade eder. Bu da duanın bir intikam arzusu değil, toplumsal fesada karşı adalet ve yardım talebi olduğunu gösterir.
Bu dua ile Nûh’un benzeri bir duası (Kamer 54/10: “Ben yenik düştüm, bana yardım et”) birlikte düşünüldüğünde, peygamberlerin sabrının sonunda Allah’a sığındıklarını görürüz. Peygamberlerin daha çok örnek duaları için Hz. Âdem’in duası ve Hz. Eyyûb’un duası yazılarına göz atabilirsiniz.
Hûd 11/80: Çaresizlik ve Sığınma İfadesi
Lût’un kavmi misafirlerinin üzerine geldiğinde söylediği şu söz, bir dua olmasa da yakarış tonunu taşır: “Keşke size karşı koyacak bir gücüm olsaydı ya da sağlam bir desteğe sığınabilseydim.” Hz. Peygamber bu söz hakkında “Allah Lût’a rahmet etsin; o gerçekten sağlam bir desteğe, yani Allah’a sığınıyordu” buyurmuştur (Buhârî, Enbiyâ 11; Müslim, Îmân). Bu hadis, Lût’un çaresizlik hâlinde bile Allah’a olan bağlılığının, İslam anlayışında nasıl yorumlandığını gösterir.
Duaların Tefsirdeki Ortak Mesajı
Müfessirler bu iki duadan şu dersleri çıkarır:
- Peygamberler bile kavimleri karşısında zayıf kalabilir; asıl güç Allah’tadır.
- Dua, yalnız kendi kurtuluşunu değil, ailenin kurtuluşunu da kapsar (“beni ve ailemi”).
- Fesada karşı duran müminin son sığınağı Allah’tır.
- Allah, samimi duaya cevap verir; fakat kurtuluş iman şartına bağlıdır (karısı örneği).
Duada Aileyi Anmanın Önemi
Lût’un “ehlî” (ailem) kelimesini kullanması, dua ederken ailenin de hatırlanması gerektiğini öğretir. İbrâhim de “Rabbim! Beni ve soyumdan gelenleri namazı dosdoğru kılanlardan eyle” demişti (İbrâhîm 14/40). Aile, hem sevinçte hem sıkıntıda ortak bir kader taşır. Dua ederken eş ve çocukları anmak, onlara karşı sorumluluğun bilinciyle yapılır. Fakat unutulmamalıdır ki aile fertlerinin kurtuluşu da kendi imanlarına bağlıdır; dua, bu çabanın yerine geçmez.
Günlük Hayatta Nasıl Okunur?
Bu duaları şu niyetlerle okumak mümkündür: Kötü ortamlardan ve ahlaki sapkınlıktan korunmak, ailenin imanı ve güvenliği için, haksızlık ve zulüm karşısında yardım dilemek. Okurken şu hususlara dikkat edilir: Dua kimseye beddua etmek için değil, adalet ve korunma talebi için yapılmalıdır. İslam ahlakı, insanlar için hidayet dilemeyi esas alır; hatta Hz. Peygamber Uhud’da yüzü yaralandığında kanını silerken “Allah’ım kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar” diye dua etmiştir (Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Cihâd). Sığınma ve korunma için sabah-akşam zikirlerinin düzenli okunması da tavsiye edilir.
Lût’un kıssası ve hayatındaki mesajlar için Hz. Lût hayatından dersler yazısına, kıssanın ayetlerini incelemek için Hz. Lût Kur’an’da nerede geçer? yazısına başvurabilirsiniz.
Lût’un Duasının Bağlamı: Sabrın Sonu Değil, Tevekkülün Zirvesi
Lût’un “Rabbim! Beni ve ailemi kurtar” duası, sabrın tükendiği bir yakarış gibi görünse de aslında tevekkülün zirvesidir. Lût yıllarca kavmini uyarmış, onlarla tartışmış, nasihat etmiş ve sonunda sonucu Allah’a bırakmıştır. İslam âlimleri, peygamberlerin kavimleri aleyhine dua etmelerinin ancak Allah’ın izin ve işaretiyle olduğunu, bu yüzden bu duaların bireysel öfke değil ilahi adalet çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Nitekim Nûh da uzun yıllar sabırla davette bulunmuş, ancak vahiyle “Kavminden iman edecek olanlar dışında kimse iman etmeyecek” haberini alınca onlara karşı dua etmiştir (Hûd 11/36; Nûh 71/26).
Bu bağlam, müminin dua ederken sabırlı, merhametli ve ölçülü olması gerektiğini hatırlatır. Kişisel öfke, kıskançlık ya da intikam duygusuyla başkaları aleyhine dua etmek İslam ahlakına uygun değildir. Hz. Peygamber, mazlumun duasının Allah katında perdesiz olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Zekât 63; Müslim, Îmân); bu müjde, haksızlığa uğrayanlara umut verirken, zulmedenlere de uyarıdır.
Duada “Ehlim” Kelimesinin Anlamı
“Ehl” kelimesi Arapçada aile, eş, çocuklar ve bir kişiye bağlı olan topluluk anlamına gelir. Lût’un “ehlî” kelimesini kullanması, kendisiyle birlikte iman eden yakınlarını da kapsar. Tefsirlerde Lût’un ailesinin, iki kızı ve imanlı birkaç kişiden oluştuğu, karısının bu gruptan sayılmadığı belirtilir. Zâriyât 51/35-36’da “Orada bulunan müminleri çıkardık; orada Müslümanlardan bir ev halkından başkasını bulmadık” buyrulur. Bu ifade, kıssanın ilk bakışta büyük bir şehir halkını kapsarken, iman edenlerin çok az olduğunu gösterir.
Dua eden müminin “ehlim” kelimesini kullanması, ailesini sorumluluk bilinciyle Allah’a emanet etmesidir. Bu, ailenin dini ve ahlaki bakımdan korunması gerektiği düşüncesiyle de uyumludur: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun” (Tahrîm 66/6).
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Lût’un Kur’an’daki duası hangisidir?
İki dua aktarılır: Şu’arâ 26/169’da “Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar” ve Ankebût 29/30’da “Rabbim! Bozguncu kavme karşı bana yardım et”.
Lût’un duası kabul edildi mi?
Evet. Kur’an Allah’ın Lût’u ve ailesini (geride kalan yaşlı kadın, yani karısı hariç) kurtardığını (Şu’arâ 26/170-171) ve kavmi helak ettiğini bildirir.
Bu dua hangi durumlarda okunabilir?
Zulüm, baskı, fesat ve ahlaki sıkıntı içeren ortamlarda sığınma ve kurtuluş niyetiyle okunabilir. Başkalarına beddua amacıyla kullanılmamalıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali (kuran.diyanet.gov.tr); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lût" md.; Buhârî, Enbiyâ
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali (kuran.diyanet.gov.tr)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lût" md.
- Buhârî, Enbiyâ
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.