Hz. Yûsuf (a.s.)
Kur'an'ın 'kıssaların en güzeli' dediği Hz. Yûsuf'un rüyası, kuyu, köle pazarı, iffet imtihanı, zindan, Mısır'da yönetici oluşu ve affediciliği.
- Kıssaların En Güzeli
- Rüya ve Kuyu
- Azîz'in Evi ve İffet İmtihanı
Kıssaların En Güzeli
Hz. Yûsuf, Hz. Yakup’un oğlu, İshak’ın torunu ve İbrâhîm’in torununun oğludur. Hz. Peygamber onu “kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm” diye anmıştır (Buhârî, Enbiyâ). Kur’an’da onun adını taşıyan sure, hayatını baştan sona bütünlüklü biçimde anlatan tek suredir ve Allah bu kıssayı “kıssaların en güzeli” olarak nitelendirir (Yûsuf Suresi, 12/3). Yûsuf’un hayatı; kıskançlık, iftira, iffet, sabır, iktidar ve affetme temalarını bir arada işler.
Rüya ve Kuyu
Yûsuf küçükken rüyasında on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisine secde ettiğini görmüş, babası da ona rüyasını kardeşlerine anlatmamasını söylemiştir (Yûsuf Suresi, 12/4-5). Babalarının Yûsuf’a ve kardeşine daha çok sevgi gösterdiğini düşünen kardeşleri onu ortadan kaldırmak için plan yapmış, sonunda onu bir kuyunun dibine atmışlardır (Yûsuf Suresi, 12/8-15). Oradan geçen bir kervan onu bulmuş ve Mısır’da birkaç dirheme satmıştır (Yûsuf Suresi, 12/19-20).
Azîz’in Evi ve İffet İmtihanı
Yûsuf’u satın alan Mısırlı yönetici (Azîz), eşine ona iyi bakmasını söylemiştir (Yûsuf Suresi, 12/21). Yûsuf yetişip olgunluk çağına gelince Azîz’in eşi ona sahip olmak istemiş, kapıları kapatıp onu davet etmiştir. Yûsuf ise “Allah’a sığınırım! Kocan benim efendimdir, bana güzel davrandı” diyerek karşı çıkmış ve kaçmıştır (Yûsuf Suresi, 12/23-25). Gömleğinin arkadan yırtılmış olması onun masumiyetinin delili olmuştur (Yûsuf Suresi, 12/26-28). Kadının adının Züleyha olduğu, sonradan Yûsuf ile evlendiği gibi anlatımlar Kur’an’da yoktur; tefsir ve halk hikâyelerinde geçen rivayetlerdir.
Şehirdeki kadınların dedikodusu üzerine Azîz’in eşi onları davet edip ellerine bıçak vermiş; Yûsuf’u görünce kadınlar ellerini kesmiş ve “Bu bir insan değil, ancak değerli bir melektir” demişlerdir (Yûsuf Suresi, 12/30-31). Yûsuf ise şöyle dua etmiştir: “Rabbim! Zindan bana, bunların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir.” (Yûsuf Suresi, 12/33).
Zindan ve Rüya Tabirleri
Yûsuf suçsuz olduğu hâlde zindana atılmıştır. Zindanda iki arkadaşının rüyasını yorumlamadan önce onları tevhide davet etmiştir: “Ey zindan arkadaşlarım! Birbirinden ayrı birçok ilah mı daha iyidir, yoksa kahhâr olan bir tek Allah mı?” (Yûsuf Suresi, 12/39). Daha sonra hükümdarın yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediği rüyasını, yedi bolluk yılının ardından yedi kıtlık yılı geleceği şeklinde yorumlamış ve buna karşı alınacak tedbirleri de anlatmıştır (Yûsuf Suresi, 12/43-49). Rüya tabiri, Yûsuf’a verilen bir ilim ve mucizedir (Yûsuf Suresi, 12/6, 101).
Hükümdar onu çağırdığında Yûsuf, önce masumiyetinin ortaya çıkmasını istemiş ve zindandan hemen çıkmamıştır (Yûsuf Suresi, 12/50). Kadınlar gerçeği itiraf edince aklanmış (12/51), “Beni ülkenin hazinelerinin başına getir; ben iyi korurum ve bilirim” diyerek görev talep etmiştir (Yûsuf Suresi, 12/55).
Kardeşleriyle Buluşma ve Affetme
Kıtlık yıllarında erzak için Mısır’a gelen kardeşlerini Yûsuf tanımış, onlar ise onu tanımamıştır. Olaylar sonunda kendini tanıttığında kardeşleri hatalarını itiraf etmiş, Yûsuf ise onlara şöyle demiştir: “Bugün size bir kınama yok. Allah sizi bağışlasın; O merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yûsuf Suresi, 12/92). Hz. Peygamber de Mekke’nin fethinde Kureyş’e bu sözlerle hitap etmiştir. Ardından anne babası ve kardeşleri Mısır’a gelmiş, çocukluk rüyası gerçekleşmiştir (Yûsuf Suresi, 12/99-100).
Duası
Yûsuf’un kıssanın sonundaki duası, bir ömrün özeti gibidir: “Rabbi kad âteytenî mine’l-mülki ve allemtenî min te’vîli’l-ehâdîs. Fâtıra’s-semâvâti ve’l-ard, ente veliyyî fi’d-dünyâ ve’l-âhirah. Teveffenî müslimen ve elhıknî bi’s-sâlihîn.” “Rabbim! Bana mülk verdin ve rüyaların yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada ve ahirette benim velim sensin. Canımı Müslüman olarak al ve beni salihler arasına kat.” (Yûsuf Suresi, 12/101).
Surenin İniş Ortamı
Yûsuf Suresi, Hz. Peygamber’in eşi Hz. Hatice’yi ve amcası Ebû Tâlib’i kaybettiği, Mekke’de baskının arttığı hüzünlü bir dönemde inmiştir. Kardeşleri tarafından kuyuya atılan, yurdundan uzaklaştırılan ve sonunda yücelerek kardeşlerini affeden Yûsuf’un hikâyesi, Hz. Peygamber’in hicretine ve Mekke’nin fethine adeta bir işaret olmuştur. Sure, “Onların kıssalarında akıl sahipleri için bir ibret vardır” ayetiyle sona erer (Yûsuf Suresi, 12/111).
Alınacak Dersler
- Kıskançlık, kardeşleri bile büyük bir zulme sürükleyebilir.
- İffet, en ağır şartlarda dahi korunması gereken bir değerdir; Allah’a sığınmak en güçlü korunma yoludur.
- Haksızlığa uğrayan kimse sabreder ve masumiyetinin ortaya çıkmasını ister.
- Ehliyet ve dürüstlük, yönetimde görev almanın şartıdır.
- Güçlü olunca affetmek, en yüksek ahlaki erdemdir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Yûsuf Suresi (12/1-111); Mü'min Suresi (40/34); Buhârî, Enbiyâ; İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Yûsuf" bölümü; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yûsuf" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Yûsuf Suresi tefsiri
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Yûsuf Suresi (12/1-111); Mü'min Suresi (40/34)
- Buhârî, Enbiyâ
- İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Yûsuf" bölümü
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yûsuf" md.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Yûsuf Suresi tefsiri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.