🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. Yakup (a.s.)

Peygamberler TarihiGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

İsrâiloğullarının atası Hz. Yakup'un soyu, oğlu Yûsuf'un kaybıyla gelen imtihanı, 'sabr-ı cemîl'i, oğullarına vasiyeti ve dersler.

Soyu ve Lakabı

Hz. Yakup, Hz. İshak’ın oğlu, Hz. İbrâhîm’in torunudur. Kur’an, İbrâhîm’e İshak ile birlikte Yakup’un da müjdelendiğini bildirir (Hûd Suresi, 11/71; Enbiyâ Suresi, 21/72). Lakabı İsrâil’dir; bu kelime “Allah’ın kulu” anlamında yorumlanır. Kur’an’da “İsrâiloğulları” diye anılan topluluk onun on iki oğlunun soyundan gelir. Âl-i İmrân Suresi, Tevrat indirilmeden önce İsrâil’in (Yakup’un) kendisine bazı yiyecekleri haram kıldığını haber verir (Âl-i İmrân Suresi, 3/93).

Tarih kaynaklarına göre Yakup, Ken’ân diyarında yaşamış, bir dönem dayısının yanına, Harran’a gitmiş ve orada evlenmiştir. Bu ayrıntılar Tevrat ve tarih kaynaklarına dayanır.

Yûsuf’un Kaybı ve Sabr-ı Cemîl

Hz. Yakup’un hayatındaki en büyük imtihan, çok sevdiği oğlu Yûsuf’un kardeşleri tarafından kuyuya atılmasıdır. Yûsuf küçükken gördüğü rüyayı babasına anlatınca Yakup, rüyanın yüce bir geleceğe işaret ettiğini anlamış ve onu kardeşlerine anlatmamasını tembihlemiştir (Yûsuf Suresi, 12/4-6). Kardeşler Yûsuf’u götürüp kuyuya attıktan sonra akşam ağlayarak gelmiş, gömleğini sahte bir kana bulayıp onu kurdun yediğini söylemişlerdir. Yakup onlara inanmamış ve şöyle demiştir: “Hayır, nefisleriniz sizi bir işe sürükledi. Artık bana düşen güzel bir sabırdır (fe-sabrun cemîl). Anlattıklarınız karşısında yardımına sığınılacak olan Allah’tır.” (Yûsuf Suresi, 12/18).

“Sabr-ı cemîl”, şikâyet ve isyan içermeyen, Allah’a teslimiyetle dolu sabır demektir. Yakup yıllarca oğlunun hasretini çekmiş, üzüntüden gözlerine ak düşmüştür (Yûsuf Suresi, 12/84). Ancak derdini insanlara değil Allah’a açmıştır: “Ben derdimi ve hüznümü yalnızca Allah’a arz ediyorum. Ben Allah’tan sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.” (Yûsuf Suresi, 12/86). Bu ayet, üzülmenin ve ağlamanın sabra aykırı olmadığını; sabrı bozanın isyan ve şikâyet olduğunu gösterir.

Ümitsizliğe Düşmemek

Kıtlık yıllarında oğullarını Mısır’a erzak almaya gönderen Yakup, küçük oğlu Bünyamin de Mısır’da alıkonulunca onlara şöyle demiştir: “Oğullarım! Gidin, Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” (Yûsuf Suresi, 12/87). Kardeşin adının Bünyamin olduğu Kur’an’da geçmez, tarih ve tefsir kaynaklarında yer alır.

Sonunda Yûsuf gömleğini babasına göndermiş, gömlek Yakup’un yüzüne konulunca gözleri yeniden görmeye başlamıştır (Yûsuf Suresi, 12/93-96). Kervan Mısır’dan ayrıldığında Yakup’un “Yûsuf’un kokusunu alıyorum” demesi de (Yûsuf Suresi, 12/94) bir mucize olarak değerlendirilmiştir. Oğulları babalarından af dileyince Yakup onlar için Rabbinden bağışlanma dileyeceğini söylemiştir (Yûsuf Suresi, 12/97-98). Aile Mısır’da bir araya gelmiş ve Yûsuf’un çocukken gördüğü rüya gerçekleşmiştir (Yûsuf Suresi, 12/99-100).

Oğullarına Vasiyeti

Yakup’un ölüm anındaki vasiyeti Kur’an’da nakledilir: “Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. Siz de ancak Müslümanlar olarak can verin.” Ardından onlara benden sonra neye kulluk edeceklerini sormuş, onlar da atalarının ilahı olan tek Allah’a kulluk edeceklerini söylemişlerdir (Bakara Suresi, 2/132-133). Bu vasiyet, anne babanın evlatlarına bırakabileceği en değerli mirasın iman olduğunu gösterir.

Yakup’un Mısır’da vefat ettiği ve naaşının Ken’ân’a götürülerek babalarının yanına defnedildiği tarih kaynaklarında geçer; Kur’an’da bu ayrıntı yoktur.

Rüyaya ve Takdire Teslimiyet

Yakup, oğlu Yûsuf’un rüyasının anlamını daha baştan sezmiş ve ona “Rabbin seni seçecek, sana rüyaların yorumunu öğretecek ve nimetini sana ve Yakup ailesine tamamlayacaktır” demiştir (Yûsuf Suresi, 12/6). Buna rağmen Yûsuf’u kaybetmenin acısını yıllarca yaşamıştır. Bu durum, Allah’ın vaadine inanmanın, beklemenin zorluğunu ortadan kaldırmadığını, ancak ona anlam kazandırdığını gösterir. Oğullarını Mısır’a gönderirken şehre tek kapıdan değil, ayrı kapılardan girmelerini tavsiye etmiş, ardından da “Ben Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam; hüküm yalnızca Allah’ındır. O’na tevekkül ettim” demiştir (Yûsuf Suresi, 12/67). Bu, tedbir ile tevekkülün birlikte nasıl yaşanacağının Kur’an’daki en güzel örneklerindendir.

Yakup’un hayatı, bir babanın evlatları arasındaki ilişkileri gözetmesinin ne kadar önemli olduğunu da gösterir. Hz. Peygamber de çocuklar arasında adaletli davranılmasını emretmiştir (Buhârî; Müslim). Yakup, kendisine haksızlık eden oğullarından yüz çevirmemiş, onların tövbesini kabul edip onlar için dua etmiştir.

Alınacak Dersler

  • Musibetlere karşı sabr-ı cemîl, yani şikâyetsiz ve teslimiyetli sabır göstermek.
  • Hüznü ve derdi insanlara değil, Allah’a açmak.
  • Ne olursa olsun Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek.
  • Evlatlar arasında kıskançlığa yol açacak davranışlara dikkat etmek ve hatalı evlatları affetmek.
  • Evlatlara bırakılacak en büyük mirasın tevhid inancı olduğunu unutmamak.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Yûsuf Suresi (12/4-18, 83-100); Bakara Suresi (2/132-133); Âl-i İmrân Suresi (3/93); Hûd Suresi (11/71); Enbiyâ Suresi (21/72-73); Meryem Suresi (19/49-50); İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Yakup" bölümü; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yâkub" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Yûsuf Suresi tefsiri

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Yûsuf Suresi (12/4-18, 83-100); Bakara Suresi (2/132-133); Âl-i İmrân Suresi (3/93); Hûd Suresi (11/71); Enbiyâ Suresi (21/72-73); Meryem Suresi (19/49-50)
  2. İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Yakup" bölümü
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yâkub" md.
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Yûsuf Suresi tefsiri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.