İman Tanımında Matüridî ve Eş’arî Görüşleri
İman nedir ve nasıl tanımlanır? Matüridî ve Eş'arî ekollerinin iman tanımı, tasdik ve ikrar ilişkisi, imanın artıp eksilmesi ve amelin yeri tarihî ve akademik bakışla karşılaştırılıyor.
- İmanın Sözlük ve Terim Anlamı
- Matüridî Görüşü
- Eş'arî Görüşü
Matüridî ekoline göre iman, kalple tasdik ve dille ikrardır; amel imanın aslî parçası değil, kemalidir. Eş’arî ekolünde ise çoğu âlim imanı kalple tasdik olarak tanımlar. İki ekolün iman tanımı yakın olsa da, ikrarın konumu ve imanın artıp eksilmesi gibi ayrıntılarda farklar bulunur.
İmanın Sözlük ve Terim Anlamı
Arapçada “iman”, bir şeye güvenmek ve onu doğrulamak anlamına gelir. Kelam terimi olarak ise Hz. Peygamber’in Allah katından getirdiği ve zorunlu olarak bilinen şeyleri kalpten tasdik etmek anlamına gelir. Kur’an’da imanla birlikte salih amel sık sık zikredilir; bu, imanın amelle ilişkisi tartışmasının temelini oluşturur. Bu tartışmanın tarihî çerçevesi için Mürcie ve Selef anlayışı birlikte düşünülmelidir.
Matüridî Görüşü
Matüridî kelamının iman tanımı, Ebû Hanîfe’ye nispet edilen anlayışı yansıtır. İman kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Pezdevî ve Nesefî gibi Matüridî âlimlere göre ikrar, bazı rivayetlerde imanın aslî rüknü, bazı rivayetlerde ise dünyevî hükümlerin uygulanması için gerekli bir şart olarak yorumlanır. Bu fark, Hanefî-Matüridî içinde de ince yorumlara yol açar. Amel ise imanın bir parçası olmaktan çok, imanın kemalini tamamlayan unsur olarak ele alınır. Bu nedenle günah işleyen kişi imandan çıkmaz, ancak imanının kemaline zarar verir. Matüridîlere göre tasdikin kendisi artıp eksilmez; çünkü tasdik ya vardır ya yoktur. Amel ve nur gibi unsurlar açısından ise fark söz konusu olabilir.
Eş’arî Görüşü
Eş’arî kelamında iman çoğunlukla “tasdik” olarak tanımlanır. Bâkıllânî ve Cüveynî bu tanımı benimsemiştir. İkrar ise, dünyada Müslümanlık hükümlerinin uygulanması için gerekli görülür. Eş’arî âlimler arasında imanın artıp eksilmesi konusunda değişik görüşler vardır. Bazılarına göre tasdikin gücü artıp eksilir; bazılarına göre ise artma ve eksilme yalnızca ameller ve sonuçlar bakımındandır. Gazzâlî’nin el-İktisâd fi’l-İ’tikād adlı eserinde bu konuya ilişkin ayrıntılı bir tartışma bulunur. Eş’arî çizginin geneline bakıldığında, iman tanımı Matüridî tanımına çok yakın kalır (Eş’arî âlimler).
Selef ve Ehl-i Hadis Karşılaştırması
Selef çizgisi ve Ehl-i Hadis, imanı söz, amel ve itikad olarak tanımlar; iman artar ve eksilir. Kelamcılar ise ameli imanın aslından saymayarak, imanın tanımını daha dar tutar. Bu fark çoğu zaman terim ve yöntem farkı olarak yorumlanır; çünkü iki taraf da amelsiz imanı kurtuluş için yeterli saymaz ve günahın ciddiyetini vurgular. Tahâvî Akidesi gibi metinler iki çizgi arasında bir köprü kurar (Tahâvî akidesi).
İlgili Konular: İstisna ve Taklit
İman tanımıyla bağlantılı iki konu daha tartışılmıştır. Birincisi, “İnşallah müminim” demenin (istisna) yerindeliği meselesidir; Matüridîler bunu şüphe işareti sayıp tasdikte kesinliği vurgularken, Selef ve bazı Eş’arîler akıbet kaygısıyla caiz görür (istisna meselesi). İkincisi, delile dayanmadan inananın imanının geçerliliğidir (mukallidin imanı). Her iki konuda da çoğu kelamcı, kişinin imanını geçerli sayma yönünde hoşgörülü bir tavır benimser.
Değerlendirme
İman tanımındaki farklılıklar, Ehl-i Sünnet içinde bir ayrılık değil yöntem çeşitliliği olarak görülür. Bütün ekoller büyük günah işleyeni tekfir etmez ve ümmetin birliği için ortak bir zemin korur. Akademik çalışmalar, bu tartışmaların hem dinî hem tarihî boyutunu birlikte ele alır ve karşılaştırmalı okuma önerir.
Kur’an ve Hadislerdeki Dayanaklar
Her iki ekol de iman tanımını Kur’an ve hadislerle temellendirir. Hucurât Suresi’ndeki (49/14) “Bedeviler, iman ettik dediler. De ki: İman etmediniz, fakat boyun eğdik deyin; henüz iman kalplerinize girmedi” ayeti, imanın kalple ilişkisini gösteren delil olarak kullanılır. Enfâl Suresi’ndeki (8/2) ayette, Allah anıldığında kalpleri titreyen ve ayetler okunduğunda imanları artan müminlerden söz edilir; bu ayet, imanın artıp eksilmesini savunanlar tarafından delil gösterilir. Matüridîler ise buradaki artışı, kemal derecesinde veya ayet sayısı arttıkça tasdik edilen unsurların çoğalması şeklinde yorumlar.
Hadis tarafında Cibrîl hadisi, imanı Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kadere inanmak olarak sayar; İslam ise amelî rükünlerle ilişkilendirilir. Buhârî’nin Îmân bölümünde “İman altmış küsur şubedir” anlamında bir rivayet de yer alır. Selef ve Eş’arî çizgisindeki bazı âlimler bu rivayeti imanın amelle ilişkisi için delil kabul ederken, Matüridîler bunu imanın kemali veya semeresi olarak yorumlar.
İman ve İslam Ayrımı
Kelam literatüründe iman ve İslam ilişkisi de ayrıca tartışılmıştır. Matüridî çizgide iman ve İslam, aynı hakikatin iki ifadesi gibi düşünülebilir. Bazı Selef ve Eş’arî âlimler ise iki kavramı birbirinden ayırır: iman kalbî tasdik, İslam ise zâhirî teslimiyet ve ameller şeklinde ele alınır. Bu ayrım hadislerdeki bağlamlara göre değişir ve tek bir kesin tanım yerine bağlama duyarlı bir okuma gerektirir. Dolayısıyla iman tanımını öğrenirken hangi metnin, hangi bağlamda kullanıldığını bilmek önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Matüridî iman tanımı nedir?
İman, kalpten tasdik ve dille ikrardır; amel imanın aslından değil, kemalinden sayılır.
Eş’arî iman tanımı nedir?
Çoğu Eş’arî âlime göre iman kalple tasdiktir; ikrar dünyevî hükümler için gereklidir.
İman artar ve azalır mı?
Matüridîlere göre tasdikin kendisi artıp eksilmez, ancak ameller ve nuranî etkiler bakımından artış söz konusu olabilir; Eş’arîlerde ve Selef’te artıp eksilme kabul edilir.
Büyük günah işleyen mümin midir?
Her iki ekole göre mümin kalır, fâsık olur ve âkıbeti Allah’ın dilemesine bağlıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İman" md.; Ebû Hanîfe'ye nispet edilen el-Fıkhü'l-Ekber; Gazzâlî, el-İktisâd fi'l-İ'tikād; Taftazânî, Şerhu'l-Akāid
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İman" md.
- Ebû Hanîfe'ye nispet edilen el-Fıkhü'l-Ekber
- Gazzâlî, el-İktisâd fi'l-İ'tikād
- Taftazânî, Şerhu'l-Akāid
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.