🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Allah’ın Sıfatları Konusunda Mezheplerin Görüşleri

İtikadi MezheplerGüncelleme: 23 Ağustos 20269 dk okuma

Allah'ın sıfatları konusunda mezhepler nasıl ayrılır? Selef, Eş'arî, Matüridî, Mu'tezile, Cehmiyye ve Müşebbihe'nin zâtî ve fiilî sıfat anlayışları tarihî ve akademik bakışla karşılaştırılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Temel Kavramlar
  • Selef ve Ehl-i Hadis
  • Eş'arî ve Matüridî Yaklaşımı

Allah’ın sıfatları konusunda mezhepler; sıfatların zâtla ilişkisi, sayısı ve naslarda geçen müteşabih ifadelerin yorumu bakımından ayrılır. Ehl-i Sünnet sıfatları gerçek ve ezelî kabul ederken, Mu’tezile zâttan ayrı saymaz; Müşebbihe benzetme yapar, Cehmiyye ise nefyeder.

Temel Kavramlar

Kelamda sıfatlar genel olarak şu gruplara ayrılır: Zâtî/sübûtî sıfatlar (hayat, ilim, kudret, irade, semi’, basar, kelam); selbî sıfatlar (kıdem, bekā, vahdâniyet gibi eksiklikleri nefyeden sıfatlar); fiilî sıfatlar (yaratma, rızık verme gibi). Tenzih, Allah’ı yaratılmışların niteliklerinden arındırmayı; teşbih, benzetmeyi; ta’tîl ise sıfatları boşa çıkarmayı ifade eder. Ehl-i Sünnet’in temel ilkesi, sıfatları kabul etmekle birlikte benzetmeden kaçınmak, yani Şûrâ Suresi’ndeki (42/11) “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur, O işitendir, görendir” ayetinin her iki yönünü korumaktır.

Selef ve Ehl-i Hadis

Selef çizgisi sıfatları Kur’an ve sahih hadislerde geldiği gibi kabul eder. İstivâ, yed, vech gibi ifadeler Allah’a layık biçimde, teşbihsiz ve keyfiyetsiz sabit görülür. Te’vil yoluna girilmez. Bu yaklaşımın örnekleri Hanbelî akidesi ve Ehl-i Hadis akidesi yazılarında anlatılır. Sıfat-ı haberiyye denilen bu naslar, akıl yoluyla değil, haber yoluyla bilinir.

Eş’arî ve Matüridî Yaklaşımı

Eş’arî kelamı yedi zâtî sıfat (hayat, ilim, kudret, irade, semi’, basar, kelam) kabul eder ve bunların zâtla ne aynı ne gayrı olduğunu söyler. Matüridî kelamı bunlara tekvin sıfatını ekler (tekvin sıfatı). Her iki ekol de müteşabih naslar konusunda iki yola izin verir: tefvîz ve gerektiğinde te’vil. Bu yaklaşım Selefiyye ve kelamcılar arasındaki yöntem tartışmasının zeminidir.

Mu’tezile ve Cehmiyye

Mu’tezile tevhid ilkesi gereği sıfatları zâttan ayrı bir varlık olarak kabul etmez. Onlara göre Allah âlimdir ama bir ilim sıfatına sahip değildir; çünkü ayrı sıfat kabul etmek çokluğa yol açar. Bu görüşün sonucu olarak Kur’an’ın yaratılmış olduğunu savunmuşlardır (Mu’tezile’nin tevhid ilkesi). Cehmiyye ise sıfatları tümüyle nefyeden ve bazı sıfatları yaratılmışlara özgü sayan daha katı bir yaklaşım benimsemişti (Cehm b. Safvân).

Müşebbihe ve Mücessime

Sıfatlarda aşırıya kaçarak Allah’ı yaratılmışlara benzetenler ve ona cisimlik nispet edenler ise Müşebbihe ve Mücessime olarak anılır. Ehl-i Sünnet hem Cehmiyye’nin ta’tîlini hem Müşebbihe’nin teşbihini reddeder. Müşebbihe ve Mücessime yazısında bu grupların görüşleri ve Ehl-i Sünnet’in cevabı ele alınır.

Karşılaştırma Tablosu (Özet)

  • Mu’tezile: Sıfatlar zâtın aynıdır; ayrı sıfat yoktur.
  • Eş’arî: Yedi sıfat; zâtla ne aynı ne gayrı.
  • Matüridî: Sekiz sıfat (tekvin dahil); zâtla ne aynı ne gayrı.
  • Selef/Hanbelî: Sıfatlar nasta geldiği gibi, keyfiyetsiz sabit.
  • Cehmiyye: Sıfatların nefyi.
  • Müşebbihe: Sıfatlarda benzetme.

Değerlendirme

Sıfatlar konusu, insan aklının Allah’ı kavrama sınırlarını gösteren en hassas kelam başlıklarındandır. Ehl-i Sünnet’in ortak ilkesi, hem Allah’ın sıfatlarının gerçekliğini hem de yaratılmışlara benzemezliğini korumaktır. Yöntemdeki farklar, bu ortak amaç içindeki çeşitli yollardır.

Sıfat-ı Haberiyye ve Müteşabih Nasların Yorumu

Kur’an ve sünnette Allah’a nispet edilen bazı ifadeler akıl yoluyla değil, yalnızca haber yoluyla bilinir. Bunlar “sıfat-ı haberiyye” adıyla anılır: yed (el), vech (yüz), ayn (göz), istivâ, nüzul, mecî’ (gelme) ve benzerleri. Bu ifadelerin nasıl anlaşılacağı mezhepler arasındaki başlıca ihtilaf alanıdır. Selef çizgisi bu sıfatları keyfiyetsiz sabit görür. Eş’arî ve Matüridî çizgide ise ya anlam Allah’a bırakılır (tefvîz) ya da Allah’ın kudret ve ikramını ifade edecek şekilde yorumlanır (te’vil). Mu’tezile ise bunları mecaz olarak yorumlar ve zâhir anlamı reddeder.

Örneğin “Rahmân arşa istivâ etti” (Tâhâ 20/5) ayetini Selef “istivâ bilinir, keyfiyeti meçhuldür” der; Eş’arî-Matüridî kelamcılar ise çoğunlukla “hâkimiyet kurmak” gibi bir anlam verir. Bu yorum farkı, her iki tarafın da teşbihi reddettiğini ortaya koyar ve tartışmanın büyük ölçüde yöntemle ilgili olduğunu gösterir.

Fiilî Sıfatlar ve Hadis Sıfatlar

Fiilî sıfatlar (yaratma, rızık verme, diriltme, öldürme gibi) konusunda Matüridî kelamı bunların hepsini tekvin sıfatına bağlar. Eş’arî kelamı ise bunları kudret ve iradenin taallukuyla açıklar. Selef çizgisi bu fiillerin Allah’ın dilemesine bağlı olduğunu söyler ve “sıfat-ı fiil” ile “sıfat-ı zât” ayrımına gider; fiil sıfatlarının Allah’ın dilediği zamanda gerçekleşebileceğini kabul eder. Bu da hâdis olaylarla Allah’ın zâtı arasındaki ilişkiyi açıklama biçimlerinden birini oluşturur.

Esmâ-i Hüsnâ ve Sıfatlar

Esmâ-i hüsnâ (güzel isimler), Allah’ın sıfatlarını ifade eden isimlerdir. Hadis kaynaklarında doksan dokuz ismin sayıldığı rivayet edilir (Buhârî, Müslim). Ancak isimlerin tam listesi hadislerde tek tek verilmez; liste Tirmizî ve İbn Mâce’de geçen bir rivayetle bilinir ve bu liste ravi açısından tartışmalıdır. Âlimler isim sayısının doksan dokuzla sınırlı olmadığını, hadisin “bunları sayan cennete girer” anlamına geldiğini belirtir. İsimlerin sıfatlarla ilişkisi, kelamda ayrıca ele alınan bir konudur. Mezhepler arasında isimlerin tevkîfî (şer’î delile bağlı) olup olmadığı da tartışılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Allah’ın sıfatları kaç tanedir?

Sayıları ekollere göre değişir; Eş’arîlerde yedi, Matüridîlerde sekiz sübûtî sıfat sayılır; ayrıca selbî sıfatlar ve fiilî sıfatlar vardır.

Mu’tezile sıfatları nasıl görür?

Sıfatları zâttan ayrı görmez; Allah’ın zâtının aynı kabul eder ve ilim sahibi yerine alîm olduğunu söyler.

Selef çizgisi nasıl yaklaşır?

Sıfatları naslarda geldiği gibi, keyfiyetini sormadan ve teşbihsiz kabul eder.

Tenzih ve teşbih nedir?

Tenzih Allah’ı yaratılmışlara benzemekten arındırmak, teşbih ise yaratılmışlara benzetmektir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sıfât" md.; Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, Makâlâtü'l-İslâmiyyîn; Taftazânî, Şerhu'l-Akāid; Şûrâ Suresi (42/11)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sıfât" md.
  2. Ebü'l-Hasan el-Eş'arî, Makâlâtü'l-İslâmiyyîn
  3. Taftazânî, Şerhu'l-Akāid
  4. Şûrâ Suresi (42/11)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.