🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Muhammed bin Abdülvehhâb ve Kitâbü’t-Tevhîd

İtikadi MezheplerGüncelleme: 2 Mayıs 20269 dk okuma

Muhammed b. Abdülvehhâb kimdir? 18. yüzyıl Nec'd'inde yaşamış ıslahçı âlimin hayatı, Kitâbü't-Tevhîd'in içeriği, savunduğu görüşler ve çağdaşlarının eleştirileri tarihî ve akademik bakışla anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Kitâbü't-Tevhîd'in İçeriği
  • Temel Görüşler ve Tartışma Noktaları

Muhammed b. Abdülvehhâb (1703-1792), Nec’d bölgesinde yaşamış Hanbelî âlim ve ıslahçıdır; tevhid ve şirk konularını ele alan Kitâbü’t-Tevhîd adlı eseri ve Muhammed b. Suûd ile yaptığı ittifakla kurulan hareket, İslam dünyasında geniş etkiler ve tartışmalar doğurmuştur. Görüşleri tarihte hem savunulmuş hem eleştirilmiştir.

Hayatı

Muhammed b. Abdülvehhâb, Nec’d’in Uyeyne kasabasında Hanbelî bir âlim ailede doğdu. Babası Abdülvehhâb ve dedesi kadılık yapmış âlimlerdendi. Gençliğinde Medine, Basra ve başka merkezlerde eğitim gördü; bu seyahatlerin ayrıntıları kaynaklarda farklı aktarılır. Hanbelî fıkıh ve İbn Teymiyye ile İbn Kayyim’in eserlerinden etkilendi. Nec’d’e döndüğünde yerel inanç ve uygulamalara itiraz eden bir ıslah çağrısı başlattı. Uyeyne’de yerel yönetimle sorun yaşayınca Dır’iyye’ye gitti ve Muhammed b. Suûd’un himayesine girdi. 1744 civarında yapılan bu ittifak, hareketin siyasi gücünü oluşturdu. 1792’de Dır’iyye’de vefat etti.

Kitâbü’t-Tevhîd’in İçeriği

Kitâbü’t-Tevhîd, “Allah’ın sizden istediği hak” anlamında bir giriş ve onlarca kısa bölümden oluşur. Her bölümde bir başlık, ardından ilgili ayetler ve hadisler sıralanır. Başlıca konular şunlardır:

  • Tevhidin fazileti ve şirkten sakınma.
  • Allah’tan başkasına dua etmenin, adak adamanın ve kurban kesmenin hükmü.
  • Şefaat, tevessül ve kabir ziyareti ile ilgili uygulamaların sınırları.
  • Sihir, kehanet ve tılsım gibi inanç ve uygulamalar.
  • Allah’ın isim ve sıfatlarına imanın gereği (Hanbelî akidesi).

Eser kısa, sade ve ayet-hadis merkezli yapısıyla geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Bu sebeple medrese ve camilerde okutulan temel metinlerden biri hâline geldi.

Temel Görüşler ve Tartışma Noktaları

Muhammed b. Abdülvehhâb tevhidi üç kısma ayıran Selefî tasnifi kullandı ve özellikle ulûhiyyet tevhidine (ibadetin yalnızca Allah’a yapılması) vurgu yaptı. Allah’tan başkasına dua, adak ve istiğâse gibi uygulamaları şirk kapsamında değerlendirdi. Bu yorumun genişliği, çağdaşlarıyla ihtilafın ana sebebi oldu. Birçok Osmanlı ve Hicaz âlimi, tevessül, kabir ziyareti ve veli saygısı gibi uygulamaların bütün hâlinde şirk sayılamayacağını savundu. Tekfir ve cihad konusundaki uygulamalar ise ayrıca tartışma konusuydu. Bu konuyla ilgili ayrıntılar Vehhabilik: doğuşu, tarihi ve temel görüşleri yazısında işlenir.

Çağdaşlarının Eleştirileri

Muhammed b. Abdülvehhâb’ın kardeşi Süleyman b. Abdülvehhâb, es-Savâ’ikü’l-İlâhiyye adlı reddiyesinde bu görüşleri eleştirdi. Mekke ve Medine âlimlerinden, Mısır ve Şam âlimlerinden çeşitli reddiyeler yazıldı. Osmanlı yönetimi, hareketi siyasi bir tehdit olarak gördü ve Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’nın 19. yüzyıl başındaki seferleri bu çatışmanın sonucudur. Ancak hareketin taraftarları bu eleştirilerin yanlış anlamaya dayandığını, ilk neslin tevhid anlayışına dönüşü amaçladıklarını söylemiştir.

Etkisi ve Akademik Değerlendirme

Hareket, 20. yüzyılda Suudi Arabistan Devleti’nin kuruluşuyla kurumsal bir temel kazandı. Kitâbü’t-Tevhîd, dünya genelinde çok sayıda dile çevrildi ve birçok Selefî çevrede temel eser oldu. Akademik araştırmalar, hareketi hem dinî ıslah hem siyasi birleşme bağlamında inceler. Tarihî değerlendirmelerde taraflı kaynakların bulunduğu, bu yüzden hem destekçi hem muhalif kaynakların birlikte okunması gerektiği vurgulanır. Yeni Selefilik yazısı hareketin sonraki gelişmelerini tamamlar.

Dır’iyye İttifakı ve Siyasi Boyut

Muhammed b. Abdülvehhâb ile Muhammed b. Suûd arasındaki ittifak, dinî çağrı ile siyasi iktidarın birleşmesi olarak tarif edilir. Bu ittifakın sonucunda ortaya çıkan Dır’iyye Emirliği, birkaç on yıl içinde Nec’d’in büyük kısmına ve ardından Hicaz’a doğru genişledi. Hareketin yayılması sırasında yaşanan savaşlar ve fetihler hakkında kaynaklar iki gruba ayrılır: Taraftar kaynaklar bunu dinî ıslah ve cihad olarak sunarken, muhalif kaynaklar şiddet ve tekfir uygulamalarını vurgular. Modern tarihçiler bu iki anlatıyı da kritik biçimde değerlendirir ve olayları siyasi, ekonomik ve dinî boyutlarıyla birlikte inceler.

Osmanlı Devleti, 1818’de Dır’iyye’nin Mısır valisi Mehmed Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa tarafından yıkılmasıyla birinci Suudi devletini sona erdirdi. Ancak hareket Nec’d’de varlığını sürdürdü ve sonraki yüzyılda ikinci ve üçüncü Suudi devletleri olarak yeniden güç kazandı. Bu tarihsel süreç, hareketin dinî ve siyasi unsurlarının iç içe olduğunu gösterir.

Kitâbü’t-Tevhîd’in Şerhleri ve Yayılması

Eser üzerine çok sayıda şerh yazılmıştır. Bunların arasında Süleyman b. Abdullah’ın Teysîrü’l-Azîzi’l-Hamîd‘i ve Abdurrahman b. Hasan’ın Fethu’l-Mecîd‘i en bilinenlerdendir. Ayrıca çeşitli dillere çevrilmiş, Türkçe baskıları da yapılmıştır. Eserin kısa ve ayet-hadis merkezli yapısı, onu geniş kitlelere ulaştıran bir etken olmuştur. Bununla birlikte, kitapta kullanılan hadislerin sıhhat derecesi ve şirk kavramının kapsamı konusunda farklı çevrelerden eleştiri gelmiştir.

Akademik açıdan eserin değerlendirilmesinde, onun yazıldığı dönemin Nec’d’deki dinî uygulamaları ve yerel inanç yapısı göz önünde bulundurulur. Eserin hitap ettiği kitle ve yöneldiği uygulamalar, bu tarihsel bağlama göre okunduğunda daha iyi anlaşılır.

Konuyu daha geniş bir çerçevede görmek isteyen okurlar için şu yazılar da yararlı olabilir: İtikadi Mezheplerde İmamet Görüşleri.

Sıkça Sorulan Sorular

Muhammed b. Abdülvehhâb kimdir?

1703 civarında Nec’d’in Uyeyne kasabasında doğan, 1792’de Dır’iyye’de vefat eden Hanbelî âlimdir.

Kitâbü’t-Tevhîd nedir?

Tevhid ve şirk konularını ayet ve hadislerle işleyen, kısa bölümlerden oluşan ve geniş bir şerh literatürüne konu olan eseridir.

Görüşleri neden tartışmalıdır?

Tevessül, ziyaret, adak ve türbe uygulamaları gibi konularda şirk kavramını geniş yorumlaması çağdaşları tarafından eleştirilmiştir.

Osmanlı âlimleri nasıl karşıladı?

Çoğunlukla eleştirel yaklaşmış, hareketi Osmanlı otoritesine karşı bir isyan ve itikadî sapma olarak değerlendirmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muhammed b. Abdülvehhâb" ve "Vehhâbîlik" md.; Muhammed b. Abdülvehhâb, Kitâbü't-Tevhîd; İbn Ğannâm, Târîhu Necd; Süleyman b. Abdülvehhâb'ın reddiyesi, es-Savâ'ikü'l-İlâhiyye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muhammed b. Abdülvehhâb" ve "Vehhâbîlik" md.
  2. Muhammed b. Abdülvehhâb, Kitâbü't-Tevhîd
  3. İbn Ğannâm, Târîhu Necd
  4. Süleyman b. Abdülvehhâb'ın reddiyesi, es-Savâ'ikü'l-İlâhiyye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.