Müslümanların İstanbul Kuşatmaları: Ebû Eyyûb’dan Fatih’e
Müslümanların İstanbul kuşatmaları nelerdir? Emevîlerin 669, 674-678 ve 717-718 kuşatmaları, Yıldırım ve II. Murad girişimleri ile 1453 Fethi'nin kronolojisi.
- Hadis Müjdesi ve Motivasyon
- İlk Kuşatma: 669 ve Ebû Eyyûb el-Ensârî
- Muâviye Dönemi Kuşatması (674-678)
Müslümanların İstanbul’u (Konstantiniyye) almak için yaptığı girişimler yaklaşık sekiz yüzyıl sürdü. Emevîler 669, 674-678 ve 717-718 yıllarında şehri kuşattı; Osmanlılar da Yıldırım Bayezid ve II. Murad döneminde deneme yaptı. Nihayet 29 Mayıs 1453’te Fatih Sultan Mehmed şehri fethetti.
Hadis Müjdesi ve Motivasyon
İstanbul’un Müslümanlar için taşıdığı manevi önem, Peygamberimize nispet edilen bir hadise dayanır. Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde ve Hâkim’in el-Müstedrek’inde geçen rivayete göre “Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir; onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” Hadisin senedi hakkında âlimler farklı değerlendirmeler yapmıştır; bazıları hasen sayarken bazıları tenkit etmiştir. Ancak bu müjde, yüzyıllar boyunca Müslüman komutanlar için güçlü bir motivasyon oluşturdu. Aynı zamanda İstanbul, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olarak jeopolitik bakımdan da hedefti: Boğazlar, Avrupa ile Asya’yı bağlıyor, ticaret yollarını kontrol ediyordu.
İlk Kuşatma: 669 ve Ebû Eyyûb el-Ensârî
Kaynaklar, Halife Muâviye döneminde Yezid b. Muâviye komutasında bir ordunun 669 civarında (hicri 49) İstanbul önlerine geldiğini aktarır. Bu orduda Peygamberimizin Medine’deki ev sahibi Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin de bulunduğu, yaşlı olmasına rağmen cihada katıldığı ve hastalanarak vefat ettiği rivayet edilir. Vasiyeti üzerine kalenin surları dibine defnedildiği anlatılır. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed döneminde kabrinin Akşemseddin tarafından bulunduğu söylenir. Bu bilgi, halk hafızasında güçlü olsa da tarihî ayrıntılar kaynaklar arasında farklılaşır.
Muâviye Dönemi Kuşatması (674-678)
Muâviye, Marmara’daki Kızıl Ada’yı ve Kyzikos yarımadasını üs olarak kullanarak deniz kuşatması uyguladı. Birkaç yıl süren bu mücadelede Bizans, Rum ateşi (Grek ateşi) adı verilen yanıcı silahı kullandı. Bu silah, Müslüman gemilerine ağır zarar verdi. Sonunda Müslümanlar kuşatmayı kaldırdı. Yine de bu seferler donanma tecrübesi bakımından önemliydi; Zâtü’s-Savârî Deniz Savaşı yazısında anlatılan deniz geleneğinin devamı sayılır.
Süleyman b. Abdülmelik Kuşatması (717-718)
Emevî halifesi Süleyman b. Abdülmelik, Mesleme b. Abdülmelik komutasında geniş bir kuşatma başlattı. Kara ordusu Trakya’ya geçip şehri çevirdi; deniz kuvvetleri Boğaz’ı kapamaya çalıştı. Bizans İmparatoru III. Leon, tahkimatı güçlendirdi. Kışın çok sert geçmesi, erzak sıkıntısı, salgın hastalıklar ve Bizans’ın Bulgar hanı Tervel ile ittifakı Müslümanların başarısızlığına yol açtı. Süleyman’ın ölümü ve Ömer b. Abdülaziz’in halife olması üzerine kuşatma kaldırıldı. Bu başarısızlık, Emevîlerin Avrupa’ya yönelik büyük bir kara-deniz harekâtının sonu olarak kabul edilir.
Osmanlı Girişimleri
Osmanlılar Anadolu’da yükselirken İstanbul’u Balkanlar ile Anadolu’nun arasında kalan bir engel olarak gördü. Yıldırım Bayezid 1394-1402 yılları arasında şehri abluka altına aldı, Anadolu Hisarı’nı inşa ettirdi. Ankara Savaşı‘ndaki yenilgi bu planı yarıda bıraktı. II. Murad da 1422’de İstanbul’u kuşattı ancak Bizans’ın Osmanlı hanedanındaki taht rekabetini desteklemesi ve şehrin surlarının sağlamlığı sonucu geri çekildi.
1453 Fethi
Fatih Sultan Mehmed, tahta ikinci kez çıktıktan sonra İstanbul’u almak için hazırlık yaptı. Rumeli Hisarı’nı 1452’de inşa ettirdi. Macar mühendis Orban’ın döktüğü büyük toplar surları dövdü. Kuşatma 6 Nisan 1453’te başladı. Haliç girişi zincirle kapatıldığı için Osmanlı gemileri karadan Haliç’e indirildi. 29 Mayıs 1453’te yapılan genel saldırıyla şehir alındı. Bizans İmparatoru XI. Konstantinos Palaiologos savaşırken hayatını kaybetti. Fatih, Ayasofya’yı camiye çevirdi, şehri İstanbul adıyla Osmanlı başkenti yaptı ve farklı dinî cemaatlerin haklarını korudu. Fethin sonuçları için İstanbul’un fethinin sonuçları yazısı okunabilir.
Fetih Sonrası Etkiler
İstanbul’un alınması Osmanlı Devleti’ni imparatorluk statüsüne taşıdı. Balkanlar, Karadeniz ve Doğu Akdeniz ticareti yeni bir düzenle şekillendi. Batı dünyasında ise Rönesans’ın hızlanmasına etkisi tartışılır. Müslümanlar için ise yüzyıllarca süren hedefin gerçekleşmesi manevi bir anlam taşıdı. Şehir sonraki dönemlerde Malazgirt’ten beri süren Türk-İslam yerleşiminin parçası oldu.
Abbâsîler Dönemi ve Anadolu Akınları
Emevîlerden sonra Abbâsîler de Bizans sınırında düzenli seferler yaptı. Harun Reşid 806’da Herakleia (Ereğli) civarına sefer düzenleyip Bizans’tan vergi aldı. Bu akınlar yaz ve kış seferleri (savâif ve şevâtî) olarak düzenleniyordu ve amaç şehir almaktan çok sınır bölgesini baskı altında tutmaktı. Seyyid Battal Gazi’nin 740’taki Akroinon (Afyon) savaşında şehit düştüğü rivayeti, bu dönemin halk hafızasına yansıyan örneklerinden biridir. Abbâsîler İstanbul’u doğrudan hedeflememiş olsa da, Anadolu’daki bu mücadele sonraki Türk fetihlerinin zeminini hazırladı. Malazgirt’ten sonra Selçuklular ve Türkmen beylikleri bu sınır geleneğini yeni bir güçle sürdürdü.
Fatih’in Hazırlığı ve Şahsiyetler
Fatih Sultan Mehmed’in hocaları Akşemseddin ve Molla Gürânî, genç padişahın İstanbul fikrini besleyen ilim adamlarıdır. Akşemseddin’in kuşatma sırasında askerin maneviyatını güçlendirdiği ve Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrini işaret ettiği rivayet edilir. Ulubatlı Hasan’ın surlara ilk bayrak diken asker olarak şehit düştüğü anlatılır; tarihî ayrıntıları kaynaklarda farklıdır. Saldırının gün doğmadan başladığı, önce başıbozuk birliklerin, sonra Anadolu askerlerinin, en sonunda Yeniçerilerin dalga dalga hücum ettiği aktarılır. Bu bilgiler Osmanlı kronikleri (Tursun Bey, Aşıkpaşazade) ile Bizans kaynakları (Dukas, Kritobulos, Sphrantzes) arasında karşılaştırmalı olarak okunmalıdır.
Fetih Sonrasında Şehrin İmarı
Fatih, kuşatmadan sonra şehrin yeniden imarı için Anadolu ve Rumeli’den nüfus getirdi. Rum Ortodoks cemaati için Patrik Gennadios Scholarios’u seçtirdi ve dini özgürlüklerini fermanla güvence altına aldı; Yahudi ve Ermeni cemaatleri de aynı çerçevede yer aldı. Külliyeler, hanlar ve çarşılar inşa ettirildi. Bu uygulama, İslam fetih geleneğindeki eman anlayışının devamı olarak yorumlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul kaç kez kuşatıldı?
Müslümanlar tarafından yaklaşık yedi sekiz kez kuşatıldığı kabul edilir; önemlileri 669, 674-678, 717-718 ve 1453’tür.
Ebû Eyyûb el-Ensârî neden İstanbul’da?
Rivayete göre ilk kuşatmaya katılmış, hastalanarak vefat etmiş ve surların yakınına defnedilmiştir; kabri Fatih döneminde bulunmuştur.
Fatih’in hadisle ilişkisi nedir?
Müsned’de geçen “Konstantiniyye fethedilecek” hadisi Fatih’e atfen anılır; hadisin senedi tartışmalı olsa da yaygın bir müjde olarak bilinir.
1453 kuşatması kaç gün sürdü?
Yaklaşık 53 gün sürdü; 6 Nisan’da başlayıp 29 Mayıs 1453’te sona erdi.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Taberî, Târîhu'r-rusul ve'l-mülûk; Ahmed b. Hanbel, Müsned (İstanbul'un fethi hadisi); TDV İslâm Ansiklopedisi, "İstanbul" ve "İstanbul'un Fethi" md.; Halil İnalcık, Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Taberî, Târîhu'r-rusul ve'l-mülûk
- Ahmed b. Hanbel, Müsned (İstanbul'un fethi hadisi)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İstanbul" ve "İstanbul'un Fethi" md.
- Halil İnalcık, Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.