🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kızıldeniz’in Yarılması Mucizesi ve Firavun’un Boğulması

Ülü'l-Azm PeygamberlerGüncelleme: 21 Haziran 202610 dk okuma

Hz. Mûsâ'nın asasını denize vurması, denizin yarılması, İsrâiloğulları'nın geçişi ve Firavun'un boğulması; Âşûrâ günüyle ilişkisi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Gecenin Yolculuğu
  • Denizin Yarılması
  • Firavun'un Son Sözü

Hz. Mûsâ Allah’ın emriyle İsrâiloğulları’nı geceleyin Mısır’dan çıkarmış, Firavun ordusuyla yetişince asasını denize vurmuş, deniz yarılarak dağ gibi iki parça olmuş; Mûsâ ve kavmi geçerken Firavun ve askerleri suya gömülmüştür (Şuarâ, 26/60-66).

Gecenin Yolculuğu

Allah, Mûsâ’ya vahyeder: “Kullarımı geceleyin yürüt; çünkü takip edileceksiniz” (Şuarâ, 26/52; Dühân, 44/23). Firavun şehirlere toplayıcılar gönderir ve “Bunlar küçük bir topluluktur” diyerek ordu toplar (26/53-55). İsrâiloğulları sabahleyin Firavun’un ordusunun kendilerine yetiştiğini görünce telaşa kapılır: “Yakalandık!” derler (26/61). Mûsâ ise tevekkülle cevap verir: “Hayır! Rabbim benimle beraberdir, bana yol gösterecektir” (26/62). Bu cevap, çaresiz görünen anda bile Allah’a güvenin örneği olarak ayetin merkezindedir.

Denizin Yarılması

Allah, Mûsâ’ya: “Asanla denize vur” buyurur. Deniz yarılır ve “her parça kocaman bir dağ gibi olur” (26/63). Tâhâ Suresi’nde, “Onlara denizde kuru bir yol aç; yakalanmaktan korkma, endişe de etme” ifadesi yer alır (20/77). Firavun ve ordusu da peşlerinden denize girer ve boğulur: “Onları suya gömdük” (26/66; 20/78). Kur’an burada “yem” (deniz) kelimesini kullanır ve ismini vermez. Geleneksel anlayış bu denizi Kızıldeniz olarak yorumlar; bazı çağdaş araştırmacılar ise Süveyş bölgesindeki göllerden birini veya sığ bir geçidi gündeme getirir. Bu tartışmalar tarihî-coğrafî yorumlardır ve mucizeye dair ayetlerin anlamını değiştirmez. Rüzgârın ve gelgitin rolünü savunan “doğal açıklama” teorileri de ileri sürülmüştür; ancak Kur’an olayı olağanüstü bir mucize olarak sunar.

Firavun’un Son Sözü

Yunus Suresi’nde, boğulurken Firavun’un “İsrâiloğulları’nın iman ettiği ilâhtan başka ilâh olmadığına iman ettim ve ben müslümanlardanım” dediği anlatılır. Cevap şudur: “Şimdi mi? Oysa daha önce isyan ediyordun ve bozguncuların yolundaydın” (10/90-91). Ayrıca “Bugün senin bedenini kurtaracağız ki, senden sonrakilere bir ibret olsun” buyrulur (10/92). Bu ayetten hareketle bazı çevrelerde Firavun’un mumyasının bulunduğu iddia edilir. Tarihçiler ve ilahiyatçılar arasında bu iddia tartışmalıdır; hangi hükümdarın kastedildiği belli olmadığı için bu eşleştirmelerde ihtiyat gerekir. Hz. Mûsâ ile Firavun kıssasının tamamında bu temel mesaj vurgulanır: tövbenin vakti ölüm anına kadar değildir; can boğaza gelince kabul edilmez.

İsrâiloğulları’nın Kurtuluşu ve Sonraki Davranışları

Kurtulan İsrâiloğulları, yol üstünde putlara tapan bir topluluk gördüklerinde Mûsâ’dan kendilerine de bir ilâh yapmasını isterler (A’râf, 7/138). Mûsâ, onlara “Siz cahil bir topluluksunuz” der. Bu, büyük bir mucizeye şahit olmuş olsalar bile imanın kalpte kök salması için sürekli bir eğitime ihtiyaç olduğunu gösterir. Daha sonra Tûr’a gidişi ve buzağıya tapma olayı gelir; bu bölüm Tûr Dağı ve Tevrat’ın verilmesi yazısında anlatılmıştır.

Âşûrâ Günü ve Oruç

Buhârî ve Müslim’in rivayetine göre Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde Yahudilerin Âşûrâ günü oruç tuttuğunu görür ve sebebini sorar. “Bu, Allah’ın Mûsâ’yı ve İsrâiloğulları’nı düşmanlarından kurtardığı güzel gündür; Mûsâ şükür için oruç tutmuştur” derler. Peygamberimiz: “Biz Mûsâ’ya sizden daha yakınız” buyurur ve hem kendisi oruç tutar hem de Müslümanları oruç tutmaya teşvik eder (Buhârî, Savm; Müslim, Sıyâm). Daha sonra Ramazan orucu farz olunca Âşûrâ orucu nâfile kabul edilmiş; Yahudilere benzememek için bir gün öncesi veya sonrası ile birlikte (9-10 veya 10-11. günler) tutulması tavsiye edilmiştir (Müslim). Bu uygulama, Müslümanların Mûsâ’yı peygamber olarak sevdiğini ve onun kurtuluşunu şükürle andığını gösterir.

Kıssadan Dersler

  • Çaresizlikte tevekkül: “Rabbim benimle beraberdir” sözü, en dar anda bile güven kaynağıdır.
  • İlâhî adalet: Zulmün kullandığı güç, yine Allah’ın dilediği bir sebeple yenilir.
  • Ölçülü çıkarım: Mucizeleri doğal olaylara indirgemek yerine Kur’an’ın ifade ettiği olağanüstülüğü korumak.
  • Şükür: Kurtuluşun ardından teşekkür amacıyla ibadet.

Mûsâ’nın hayatındaki sonraki aşamalar için Hz. Mûsâ ve Hızır kıssası, mucizeleri hakkında Mûsâ’nın asası yazıları ve Tevrat ile karşılaştırma için Hz. Mûsâ Tevrat ve İncil’de okunabilir. Bu kıssa, Âşûrâ gününün anlamı ve şükür bilinciyle günümüz Müslümanlarının dinî takvimine de ışık tutar.

Tevrat’taki Anlatımla Farklar

Tevrat’ın Çıkış kitabı (14. bölüm) olayı bulut ve ateş sütunu, doğu rüzgârı ve duvar gibi iki yana yığılan sular ile anlatır. Kur’an ise “dağ gibi” iki parça ifadesini kullanır ve ayrıntıya girmez. Tevrat’ta denizin “Kamış Denizi” (Yam Süf) olduğu belirtilir; bu isim, Kızıldeniz’den çok kamışlı bir göl bölgesi olarak da yorumlanır. Böylece geleneksel Kızıldeniz kabulü ile modern araştırma arasında farklı yorumlar ortaya çıkar. Müslümanlar için bağlayıcı olan Kur’an’ın bildirdiği mucizenin kendisidir; coğrafi tartışmalar ikincil kalır.

Mucizenin İtikadî Boyutu

İslâm itikadında mucize, peygamberlik iddiasını doğrulayan ve alışılmış düzenin Allah’ın izniyle değiştiği olağanüstü bir olaydır. Kızıldeniz’in yarılması, bu tanıma uyan en belirgin örneklerden biridir. Kelâm âlimleri, doğa yasalarının Allah’ın âdetullahı olduğunu, dilediğinde bunun dışına çıkabileceğini kabul eder. Bu nedenle mucizeyi rüzgâr ve gelgit gibi yalnızca doğal sebeplere bağlamaya çalışmak, ayetin vurgusunu zayıflatabilir; ancak Allah’ın doğal sebepleri de kullanarak mucize yaratması mümkündür. Hangi açıklamayı benimserse benimsesin, müminin esas aldığı nokta, olayın tam zamanında, Mûsâ’nın duasıyla ve ilâhî emirle gerçekleşmesidir.

Bu mucize Kur’an’da dört-beş surede tekrar anılır; her seferinde vurgu farklıdır. Bakara’da nimet hatırlatılır (“Sizi Firavun hanedanından kurtardık”, 2/49-50), Şuarâ’da tevekkül öne çıkar, Yunus’ta Firavun’un son sözü ibret olarak sunulur, Tâhâ’da ise Mûsâ’ya verilen güvence vurgulanır. Böylece aynı olay farklı hikmetlerle zenginleşir.

Sıkça Sorulan Sorular

Deniz hangi denizdir?

Kur’an “yem” ve “bahr” der, Kızıldeniz demez. Geleneksel yorum Kızıldeniz’i (Süveyş çevresi) anar; bazı araştırmacılar bölgedeki göllerin olduğunu söyler.

Âşûrâ günüyle ilişkisi nedir?

Hadislere göre Peygamberimiz Medine’de Yahudilerin Âşûrâ günü Mûsâ’nın kurtuluşu dolayısıyla oruç tuttuğunu görünce Müslümanların da oruç tutmasını tavsiye etmiştir.

Firavun’un imanı neden kabul edilmedi?

Kur’an, ölüm anında yapılan imanın kabul edilmediğini bildirir; Firavun boğulurken iman ettiğini söylediğinde “Şimdi mi?” diye cevap verilir (Yunus, 10/91).

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm: Şuarâ (26/60-68), Yunus (10/90-92), Bakara (2/50), Tâhâ (20/77-79); Buhârî, Savm; Müslim, Sıyâm; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Âşûrâ" ve "Mûsâ" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm: Şuarâ (26/60-68), Yunus (10/90-92), Bakara (2/50), Tâhâ (20/77-79)
  2. Buhârî, Savm; Müslim, Sıyâm
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Âşûrâ" ve "Mûsâ" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.