Hz. Mûsâ ile Firavun Arasındaki Mücadele Nasıl Geçti?
Hz. Mûsâ'nın Firavun'a daveti, sihirbazlarla karşılaşması, dokuz âyet ve İsrâiloğulları'nın kurtuluşu: Kur'an'daki kıssanın aşamalı anlatımı.
- Görev ve Çağrı
- Firavun'un Tutumu
- Sihirbazlarla Karşılaşma
Hz. Mûsâ, Allah’ın emriyle kardeşi Hârûn’la birlikte Firavun’a gidip onu tevhide ve İsrâiloğulları’nı serbest bırakmaya çağırdı; Firavun kibirle reddetti, sihirbazlarla karşılaşma ve âyetler sonunda İsrâiloğulları kurtuldu, Firavun boğuldu. Kıssa, hak ile zulüm arasındaki mücadelenin örneğidir.
Görev ve Çağrı
Mûsâ (a.s.), Medyen’den dönerken Tûr tarafında Allah ile konuşur ve peygamber olarak Firavun’a gönderilir (Tâhâ, 20/9-24). Asa ve elin beyaz çıkması ona ilk mucizeler olarak verilir. Konuşmasındaki ağırlık için Allah, kardeşi Hârûn’u yardımcı kılar. Allah, onlara Firavun’a yumuşak söz söylemelerini emreder: “Ona yumuşak söyleyin, belki öğüt alır veya korkar” (20/44). Bu, davette üslubun önemini gösteren çarpıcı bir örnektir. Mûsâ’nın Medyen yolculuğu için Medyen’e kaçışı yazısına bakılabilir.
Firavun’un Tutumu
Firavun, Mûsâ’nın çağrısını reddeder: “Ben sizin en yüce Rabbinizim” ve “Sizin için benden başka tanrı bildiğimi sanmıyorum” der (Nâzi’ât, 79/24; Kasas, 28/38). Ona göre Mûsâ, sarayında büyüttüğü ve sonradan bir kişiyi öldürmüş olan bir kimsedir (Şuarâ, 26/18-19). Mûsâ, bu suçlamaya karşılık gençliğinde yanlışlıkla gerçekleşen olayı kabul etmiş, ancak Allah’ın kendisine hüküm ve peygamberlik verdiğini bildirmiştir. Firavun, onun mucizelerini “açık bir sihir” ilan eder ve sihirbazları toplatır.
Sihirbazlarla Karşılaşma
Mûsâ, bayram gününde kuşluk vakti halkın önünde sihirbazlarla buluşmayı kabul eder (Tâhâ, 20/59). Sihirbazlar ipleri ve değnekleri atar; halkın gözüne bunlar koşan yılanlar gibi görünür. Mûsâ içinde bir korku duyar, ancak Allah ona “Korkma, sen üstünsün; sağındakini at, onların yaptıklarını yutacaktır” der (20/68-69). Asa, onların hilelerini yutar ve sihirbazlar secdeye kapanarak “Hârûn ve Mûsâ’nın Rabbine iman ettik” derler (20/70). Firavun, onları ellerini ve ayaklarını çaprazlama keserek ve hurma kütüklerine asarak tehdit eder; onlar ise “Bize gelen açık delillere ve bizi yaratana karşı seni seçmeyiz” derler (20/71-73). Bu sahne, sihir bilgisinin imanı nasıl güçlendirdiğini gösterir: Sihri bilen, mucizeyi sihirden ayırabilir.
Dokuz Âyet ve İnatçılık
Allah, Firavun hanedanına bir dizi uyarı gönderir. Kur’an bu uyarıları “dokuz âyet” olarak anar (İsrâ, 17/101; Neml, 27/12). A’râf Suresi’nde şunlar zikredilir: kıtlık ve ürün azlığı (7/130), tûfan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan (7/133). Mûsâ’nın asası ve eli de dokuz mucize içinde sayılır. Her uyarıda Firavun’un adamları “bizden belayı kaldır, iman edeceğiz” derler, bela kalkınca sözlerinden dönerler (7/134-135). Kıssanın bu bölümü, zorda kalınca sığınıp rahata erince unutma tavrını eleştirir. Mûsâ’nın asasıyla ilgili ayrıntılar için Hz. Mûsâ’nın asası yazısı faydalıdır.
Çıkış ve Firavun’un Sonu
Allah, Mûsâ’ya İsrâiloğulları’nı geceleyin yola çıkarmasını bildirir (Şuarâ, 26/52). Firavun ordusuyla takip eder; deniz yarılır, İsrâiloğulları geçer, Firavun ve askerleri boğulur. Boğulurken “İsrâiloğulları’nın iman ettiği ilâhtan başka ilâh olmadığına iman ettim” demesi kabul edilmez (Yunus, 10/90-91); Allah onun cesedinin sonradan gelenler için bir ibret olarak kurtarılacağını bildirir (10/92). Bu olayın ayrıntıları Kızıldeniz’in yarılması yazısında ele alınmıştır. Firavun’un cesedinin bulunduğu iddiaları ise tarihî olarak tartışmalıdır; bu konuda kesin bir kimlik tespiti yoktur.
Kıssanın Mesajı
- Zulüm kalıcı değildir: Güç ve servet, ilâhî adalet karşısında koruma sağlamaz.
- Dayanışma: Mûsâ yalnız değildir; Hârûn ve sihirbazlar onunla birlikte olur.
- Yumuşak üslup: Zalimle konuşurken bile kaba söz önerilmez.
- Tövbenin vakti vardır: Ölüm anında yapılan iman, kabul edilmez.
Mûsâ’nın Tûr’daki buluşması ve Tevrat’ın verilmesi için Tûr Dağı ve Tevrat’ın verilmesi yazısı, Hızır ile kıssası için Hz. Mûsâ ve Hızır yazısı incelenebilir. Bu kıssalar birlikte, Mûsâ (a.s.)’ın hem bir lider hem de öğrenci kimliğini ortaya koyar.
Firavun’un Kimliği ve Tarihî Zemin
Kur’an Firavun’un şahıs adını vermediği gibi çağını da belirtmez. Modern araştırmacılar arasında, Mûsâ’nın dönemine ilişkin farklı tahminler bulunur; bazıları II. Ramses dönemini, bazıları daha erken veya geç bir hükümdarı işaret eder. Bu tartışmalar Mısır kronolojisinin belirsizliklerine dayanır. Dinî açıdan önemli olan, Firavun’un kibir, istibdat ve ilâhlık iddiasının sembolü olmasıdır; kıssanın hükmü, belirli bir kralı teşhis etmeye bağlı değildir. Müslüman ilim geleneği de konuyu bu şekilde ele alır, kesin isim vermekten kaçınır.
Kıssada dikkat çeken bir başka husus, Firavun’un hanımı Âsiye’nin imanıdır. Kur’an, onu müminlere örnek gösterir ve “Rabbim, bana katında cennette bir ev yap, beni Firavun’dan ve işinden kurtar” duasını aktarır (Tahrîm, 66/11). Böylece en zalim bir sarayın içinde bile iman edenlerin olabileceği ve kişisel sorumluluğun geçerliliği vurgulanır.
Haman, Karun ve Saray Düzeni
Kur’an Firavun’un yanında Hâmân ve Kârûn’u da zikreder (Kasas, 28/6; Ankebût, 29/39). Hâmân, Firavun’un devlet işlerini yürüten yakın adamı; Kârûn ise serveti ile böbürlenen, İsrâiloğulları’ndan çıkıp Firavun’un safına geçen bir kimse olarak anılır. Kasas Suresi’nde Kârûn’un hazinelerinin anahtarlarını bir topluluğun güçlükle taşıyabildiği, kendisine “Şımarma, Allah şımarıkları sevmez” öğüdü verildiği, ancak onun “Bu bana bildiğim bir ilimle verildi” dediği ve sonunda yerin dibine geçirildiği bildirilir (28/76-82). Bu üç figür, siyasi iktidarın, ekonomik gücün ve kibrin birbirini beslediği bir düzeni resmeder. Kıssa, servet ve iktidarın tek başına kötü olmadığını, fakat Allah’a şükür ve kul hakkı bilinciyle birlikte olmadığında insanı helake sürükleyebileceğini gösterir.
Sıkça Sorulan Sorular
Firavun kimdir?
Kur’an Firavun’un adını vermez; unvan olarak anar. Hangi tarihî firavun olduğu konusunda farklı görüşler vardır ve kesin bir hüküm yoktur.
Dokuz âyet nelerdir?
İsrâ Suresi 101’de dokuz âyetten söz edilir; tefsirlerde asa, yed-i beyzâ, kıtlık, meyve azlığı, tûfan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan şeklinde sayılır.
Sihirbazlar neden iman etti?
Mûsâ’nın asasının onların uydurduklarını yutması, sihirden ayrı bir mucize olduğunu anlamalarını sağlamış ve secdeye kapanarak iman etmişlerdir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm: A'râf (7/103-141), Tâhâ (20/9-79), Şuarâ (26/10-68), Kasas (28/1-43); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mûsâ" ve "Firavun" md.; İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm: A'râf (7/103-141), Tâhâ (20/9-79), Şuarâ (26/10-68), Kasas (28/1-43)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mûsâ" ve "Firavun" md.
- İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.