🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. Nûh Hadislerde Nasıl Anılır? Peygamberimizin Sözleri

Ülü'l-Azm PeygamberlerGüncelleme: 8 Temmuz 20269 dk okuma

Hz. Nûh'un şefaat hadisindeki yeri, kavminin putlarına dair rivayet, vasiyeti ve Deccâl uyarısı: Buhârî, Müslim ve diğer kaynaklarda Nûh'a dair hadisler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Şefaat Hadisinde Nûh
  • "İlk Resul" Meselesi
  • Kavminin Putları Hakkındaki Rivayet

Hadis kaynaklarında Hz. Nûh özellikle kıyamet günü şefaat sahnesinde, kavminin putlarını anlatan rivayetlerde ve ahir zaman uyarılarında anılır. Bu rivayetler Kur’an’daki kıssayı tamamlar; ancak her rivayetin sıhhat derecesi farklıdır ve ihtiyatla aktarılması gerekir.

Şefaat Hadisinde Nûh

En bilinen rivayet, Buhârî ve Müslim’de Ebû Hüreyre ve Enes b. Mâlik’ten gelen şefaat hadisidir. Kıyamet günü insanlar büyük bir sıkıntı içinde şefaat için önce Âdem’e giderler; Âdem özür diler ve onları Nûh’a yönlendirir. Nûh’a “Ey Nûh! Sen yeryüzü ehline gönderilen ilk resulsün; Allah seni çok şükreden bir kul diye adlandırdı. Bak halimize, Rabbine bizim için şefaat et” derler. Nûh ise “Bugün Rabbim, hiç gazap etmediği ve etmeyeceği kadar gazaplıdır. Benim kabul edilen bir duam vardı, onu kavmime beddua olarak kullandım. Nefsim, nefsim! Başkasına gidin” der ve onları İbrâhîm’e gönderir (Buhârî, Enbiyâ ve Tefsîr; Müslim, Îmân). Hadiste üç dikkat çeken husus vardır: Nûh’un “ilk resul” olarak anılması, “çok şükreden kul” (abden şekûrâ) olarak nitelenmesi (İsrâ, 17/3) ve kavmine yaptığı bedduanın bir hata olarak kendisine hatırlanması. Bu son nokta, peygamberlerin ahirette bile edep ve haşyet içinde olduklarını gösterir. Şefaat hadisinin devamında insanlar sırasıyla İbrâhîm, Mûsâ ve Îsâ’ya gider, en sonunda Hz. Muhammed şefaat eder. Bu nedenle Ülü’l-azm peygamberler sıralamasını anlamada bu rivayet önemlidir.

“İlk Resul” Meselesi

Hadiste Nûh için kullanılan “ilk resul” ifadesi, Âdem’in peygamber olduğu bilgisiyle çelişmez. Âdem’in nebî olduğu başka rivayetlerle belirtilir (İbn Hibbân, Ahmed b. Hanbel; Ebû Zer hadisi). Nûh’un “ilk resul” olması, müşrik toplumlara şeriat ve tevhid daveti ile gönderilen ilk elçi olması şeklinde anlaşılır. Çünkü Âdem ile Nûh arasındaki dönemde tevhid inancı sürerken, putperestlik daha sonra ortaya çıkmış ve Nûh bu sapmaya karşı gönderilmiştir. Bu yorum, kavmin putlarını anlatan rivayetle de örtüşür.

Kavminin Putları Hakkındaki Rivayet

Nûh Suresi’nde kavminin “Ilâhlarınızı bırakmayın; Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğûs’u, Ya’ûk’u ve Nesr’i bırakmayın” dediği bildirilir (71/23). Buhârî’de İbn Abbâs’tan şöyle bir açıklama aktarılır: Bu isimler Nûh kavminin salih kişilerinin adlarıydı; ölünce şeytan kavmine onların oturduğu yerlere heykeller dikmelerini ve adlarını vermelerini telkin etti; bilgi unutulunca bu heykeller tapınma nesnesi haline geldi. Daha sonra aynı isimler Arap yarımadasında da putlar olarak yaşadı (Buhârî, Tefsîr, Nûh Suresi). Bu rivayet, tevhidden sapmanın nasıl başladığını anlatması bakımından önemlidir: Salihlere aşırı saygı zamanla ibadete dönüşebilir. İslâm’da kabir ve heykel etrafındaki aşırılıklara karşı koruyucu önlemlerin hikmeti de buradan açıklanır. Bu konuya İbrâhîm’in putları kırması kıssasında da değinilmiştir.

Vasiyet Hadisi

Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde Abdullah b. Amr’dan rivayet edilen bir hadise göre Nûh ölüm döşeğinde oğluna şöyle vasiyet eder: “Sana iki şeyi emrediyorum, iki şeyden de seni sakındırıyorum. Emrettiğim: ‘Lâ ilâhe illallah’ ve ‘Sübhânallahi ve bihamdihi’… Sakındırdığım: Şirk ve kibir.” Bu rivayet, bazı hadis âlimlerince sahih, bazılarınca senedi bakımından tenkide uğramıştır. Sıhhati konusunda farklı değerlendirmeler olduğundan, hükümlerde delil yapılmamalı, ancak ahlaki öğüt olarak aktarılabilir. Bu tür rivayetlerde ihtiyat, Hz. Nûh hakkında yanlış bilinenler yazısında açıklanan ilkelerle uyumludur.

Deccâl ve Nûh

Hadislerde Deccâl’e karşı uyarı yapmayan hiçbir peygamberin olmadığı belirtilir. Buhârî ve Müslim’in rivayetinde Peygamberimiz şöyle buyurur: “Nûh’tan sonra hiçbir peygamber yoktur ki kavmini Deccâl’den uyarmış olmasın” (Buhârî, Fiten; Müslim, Fiten). Bu söz, Nûh’un tarihte tevhid uyarılarının sembolü olduğunu gösterir. Ayrıca bu uyarı, ahir zaman fitnesinin ciddiyetini vurgular. Bunun yanında Tirmizî’de aktarılan ve Nûh’un oğullarından yeni toplumların türediğini bildiren hadis (Sam, Ham, Yafes) senedi bakımından tartışmalı olduğundan genelleme yapmaya elverişli değildir.

Nûh’un Şükrü ve Sabrı

Kur’an’da Nûh “çok şükreden kul” olarak anılır (17/3). Müfessirler bu sıfatı, Nûh’un yemek yerken, giyerken, ihtiyacını giderirken Allah’a hamd etmesi şeklinde yorumlar. Bu yorum, Selmân-ı Fârisî’ye nispet edilen bir rivayete dayanır ve tefsir kaynaklarında yer alır; sahih hadis niteliği kesin değildir. Yine de şükür, sabır ve davet bilinci Nûh’un hayatının ortak çizgisidir. Peygamberimiz de zorluklarla karşılaştığında Nûh gibi peygamberlerin sabrını Kur’an’dan öğrenmiştir. Buradaki gemi ve tûfan kıssası, hadislerle birlikte okunduğunda bütünlük kazanır.

Hadis Rivayetlerini Okurken Dikkat Edilecekler

  • Kur’an’da bulunan bilgi ile hadislerde bulunan bilgi birbirinden ayırt edilmelidir.
  • Rivayetin kaynağı (Buhârî, Müslim, Müsned) ve senedi mümkün olduğunca belirtilmelidir.
  • Sahih olmayan ya da isrâiliyat kökenli ayrıntılar kesin bilgi gibi sunulmamalıdır.
  • Peygamberlerin ahirette gösterdiği edep, bir eksiklik değil, Allah’a saygının ifadesi olarak anlaşılmalıdır.

Nûh’un Tevrat’taki anlatımı için Hz. Nûh Tevrat ve İncil’de yazısı, diğer peygamberlerin hadislerdeki yeri için Hz. İbrâhîm hadislerde yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Nûh’tan hadislerde en çok hangi bağlamda söz edilir?

Kıyamet günü şefaat hadisinde insanların ilk gittiği peygamberlerden biri olarak ve kavminin putlarını anlatan rivayetlerde.

Hadislerde Nûh’a “ilk resul” denir mi?

Evet; şefaat hadisinde insanlar ona “Yeryüzü ehline gönderilen ilk resulsün” diye hitap eder (Buhârî, Müslim).

Nûh’un vasiyeti nedir?

Rivayete göre oğluna Allah’ın birliğini ve tesbihi vasiyet etmiştir; hadis Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde geçer, tahrici ve sıhhati farklı değerlendirilmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Enbiyâ ve Tefsîr bölümleri; Müslim, Îmân ve Fiten bölümleri; Ahmed b. Hanbel, Müsned; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nûh" md.

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Enbiyâ ve Tefsîr bölümleri
  2. Müslim, Îmân ve Fiten bölümleri
  3. Ahmed b. Hanbel, Müsned
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nûh" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.