🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ülü’l-Azm Peygamberler Kimlerdir? Beş Büyük Peygamber

Ülü'l-Azm PeygamberlerGüncelleme: 6 Haziran 20269 dk okuma

Ülü'l-azm kavramının anlamı, Ahkâf Suresi 35. ayet, beş büyük peygamberin kim olduğu ve neden bu sıfatla anıldıklarına dair açıklamalar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kavramın Dayanağı: Ahkâf 35
  • Beş Peygamberin Belirlenmesi
  • Farklı Görüşler

Ülü’l-azm, “azim, sebat ve kararlılık sahibi” anlamına gelir. Müslüman âlimlerin çoğunluğuna göre Ülü’l-azm peygamberler Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, Îsâ ve Hz. Muhammed’dir. Bu beş peygamber, büyük zorluklara rağmen tebliğ görevini sürdürmeleriyle bilinir.

Kavramın Dayanağı: Ahkâf 35

Kur’an’da Peygamberimiz’e şöyle hitap edilir: “Öyleyse sen de peygamberlerden azim sahiplerinin sabrettiği gibi sabret; onlar için acele etme” (Ahkâf, 46/35). Bu ayet “ülü’l-azm mine’r-rusul” ifadesini içerir. Ayetin bağlamı, Hz. Muhammed’in kavminden gördüğü eziyet karşısında sabra çağrılmasıdır. Ayette bu peygamberlerin isimleri verilmez; bu yüzden kimlerin kastedildiği hakkında tefsirlerde farklı görüşler ortaya çıkmıştır.

Beş Peygamberin Belirlenmesi

Çoğunluk, Ahzâb Suresi 7. ayet ve Şûrâ Suresi 13. ayeti dayanak alır. Ahzâb’da: “Hani peygamberlerden söz almıştık; senden, Nûh’tan, İbrâhîm’den, Mûsâ’dan ve Meryemoğlu Îsâ’dan” (33/7). Şûrâ’da: “Dinde, Nûh’a tavsiye ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrâhîm’e, Mûsâ’ya ve Îsâ’ya tavsiye ettiğimizi sizin için de şeriat kıldı” (42/13). Her iki ayette de aynı beş isim geçer; bu nedenle ülü’l-azm peygamberlerin bu beş olduğu görüşü yaygın kabul görmüştür. Peygamberimiz’in şefaat hadisinde de kıyamet gününde insanların şefaat için sırasıyla Âdem, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Îsâ’ya gittiği, sonunda Hz. Muhammed’e geldiği bildirilir (Buhârî, Tefsîr; Müslim, Îmân). Bu rivayet, bazı âlimlerce ülü’l-azm sıralamasını destekleyen bir delil olarak okunur.

Farklı Görüşler

Bazı müfessirler ülü’l-azm kavramını daha geniş yorumlamıştır. Örneğin, Ahkâf 35’teki “mine’r-rusul” ifadesindeki “min” edatını beyaniye (açıklama) olarak alırlarsa, “bütün peygamberler azim sahibidir” anlamı çıkar. Başka bir görüşe göre bu sıfat, yeni bir şeriat ile gelen veya zorluklarla karşılaşıp sabreden belirli peygamberler için kullanılır. İsimlerin sayısı konusunda da Hz. Âdem veya Hz. Yûnus’un (yeniden) sayılıp sayılmayacağı tartışılmıştır; fakat bunlar zayıf kalan görüşlerdir. Bu ihtilaf, ayetlerin açıkça isim vermemesinden kaynaklanır ve imanın bir şartı değildir.

Beş Peygamberin Ortak Yönü

  • Hz. Nûh: Yaklaşık dokuz yüz elli yıl davet etti ve tûfanla sınandı. Bkz. Nûh’un gemisi ve tûfan.
  • Hz. İbrâhîm: Putları kırdı, ateşe atıldı, oğlunu kurban etmekle sınandı. Bkz. ateşe atılması.
  • Hz. Mûsâ: Firavun’a karşı mücadele etti, kavmini kurtardı. Bkz. Mûsâ ve Firavun.
  • Hz. Îsâ: Babasız doğdu, iftiraya uğradı, kavminin inkârıyla karşılaştı. Bkz. Îsâ’nın doğumu.
  • Hz. Muhammed: Mekke’de eziyet gördü, hicret etti, son peygamber olarak dini tamamladı.

Beşinin ortak noktası, uzun süreli ve zorlu bir davet yürütmeleri, şeriat getirmeleri veya mevcut düzenle büyük bir imtihana girmeleridir. Hepsinin getirdiği temel mesaj tevhiddir.

Peygamberler Arasında Üstünlük ve İman

Kur’an’da Allah, “Şu peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık” buyurur (Bakara, 2/253; İsrâ, 17/55). Bu nedenle peygamberler arasında derece farkı bulunduğu kabul edilir. Buna rağmen Müslümanlar, “Onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmayız” (Bakara, 2/285) ilkesi gereği, peygamberlerin hepsine iman eder ve hiçbirini küçümsemez. Peygamberimiz de “Beni Yûnus b. Mettâ’dan üstün tutmayın” ve “Peygamberler arasında üstünlük tartışması yapmayın” yönünde uyarılarda bulunmuştur (Buhârî, Enbiyâ; Müslim, Fezâil). Bu uyarılar, üstünlüğün bir kibir veya mezhep taassubu aracı olmaması gerektiğini hatırlatır. Ayrıca Hz. Muhammed’in en üstün peygamber olduğu yönündeki Ehl-i Sünnet görüşü, onun şefaat makamı, genel risalet ve peygamberlerin sonuncusu oluşu gibi delillere dayanır.

Sonuç

Ülü’l-azm kavramı, peygamberliğin ağır sorumluluğunu ve sabrın merkezî rolünü vurgular. Müslümanlar için bu beş peygamber, tevhid mücadelesinin evrensel örnekleridir. Hz. İbrâhîm’in halîl sıfatı için Hz. İbrâhîm’e neden Halîlullah denir?, İsmâil ve İshak tartışması için kurban edilen kimdi? yazıları okunabilir.

Ortak Mesaj: Tek Din, Ortak Çağrı

Şûrâ Suresi’ndeki ayet, ülü’l-azm peygamberlerin getirdiği mesajın özünü verir: “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin” (42/13). Buradaki “din” kavramı, ibadet ve hukuk ayrıntılarından önce tevhid, ahiret, adalet ve ahlak gibi evrensel ilkeleri ifade eder. Şeriatların ayrıntıları farklı olsa bile temel inançlar aynıdır. Bu nedenle İslâm, kendisini yeni bir din olarak değil, İbrâhîm’in “hanîf” dininin son ve tamamlanmış hali olarak sunar. Müslümanın peygamberlere bakışı, bir arada hürmet ve iman çizgisinde şekillenir.

Peygamberlerin ortak bir diğer vasfı, mesajı ücret karşılığı değil, sadece Allah rızası için duyurmalarıdır. Kur’an’da Nûh, Hûd, Sâlih ve Şuayb gibi peygamberlerin kavimlerine “Ben bunun karşılığında sizden bir ücret istemiyorum” dedikleri tekrar tekrar anlatılır (Şuarâ suresindeki kıssalar). Ülü’l-azm peygamberlerin bu ilke etrafındaki sebatı, davetin samimiyetini gösterir.

Sabrın Sınırları ve Peygamberimiz’e Hitap

Ahkâf 35’teki “sabret” emri, Peygamberimiz’e yöneliktir ve bir teselli niteliği taşır. Mekke’de gördüğü eziyetler, Tâif yolculuğu, Şi’b-i Ebî Tâlib’deki abluka gibi olaylar siyer kaynaklarında ayrıntılı anlatılır (İbn Hişâm, es-Sîre). Bu hitabın ardından kâfirlerin karşılaşacakları azabı görünce dünyada sadece bir saat kaldıklarını sanacakları bildirilir (46/35). Bu ifade, ahiret bilincinin sabır için bir güç kaynağı olduğunu gösterir. Müminin kendi hayatında yaşadığı zorluklar karşısında sabrı, peygamberlerin örnek tavrıyla beslenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ülü’l-azm ne demektir?

“Azim ve sebat sahipleri” anlamına gelir; büyük zorluklara göğüs gererek tebliği sürdüren peygamberleri ifade eder.

Ülü’l-azm peygamberler kimlerdir?

Çoğunluğa göre Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, Îsâ ve Hz. Muhammed’dir (Ahzâb, 33/7 ve Şûrâ, 42/13 ayetlerinden çıkarılır).

Diğer peygamberler daha mı aşağıdır?

Hayır. Peygamberler arasında sıralama yapılması inanç gereği hepsine eşit iman etmeyi ortadan kaldırmaz; “Onların hiçbiri arasında ayrım yapmayız” (Bakara, 2/285).

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm: Ahkâf (46/35), Ahzâb (33/7), Şûrâ (42/13); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ülü'l-azm" md.; Taberî, Câmiu'l-beyân; İbn Kesîr, Tefsîr

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm: Ahkâf (46/35), Ahzâb (33/7), Şûrâ (42/13)
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ülü'l-azm" md.
  3. Taberî, Câmiu'l-beyân; İbn Kesîr, Tefsîr

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.