🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Lohusalık Döneminde Eşlerin Durumu

Nikâh, Evlilik ve Boşanma FıkhıGüncelleme: 29 Nisan 202610 dk okuma

Lohusalık döneminde eşlerin durumu: Nifas süresi, cinsel birleşme yasağı, namaz ve oruç hükümleri, eşin sorumlulukları, anneye destek ve doğum sonrası ruh sağlığı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Nifas Nedir?
  • İbadet Hükümleri
  • Eşler Arasındaki Cinsel Hükümler

Lohusalık (nifas), doğum sonrası gelen kanın devam ettiği dönemdir ve Hanefîlere göre en çok kırk gün sürer. Bu dönemde kadın namaz kılmaz, oruç tutmaz; eşler arasında cinsel birleşme yasaktır. Koca ise eşine yardım ve destek olmakla sorumludur.

Nifas Nedir?

Nifas, çocuğun doğumundan sonra kadının rahminden gelen kana verilen isimdir. Doğum eylemi gerçekleştiği anda başlar; kan kesilince lohusalık sona erer. En az süresi için bir sınır yoktur; kan kesilirse kadın gusledip ibadete döner. Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre en uzun süre kırk gündür; Şâfiîlere göre altmış gündür. Kırk günden sonra gelen kan, nifas değil, istihaze (hastalık hali) sayılır ve kadının ibadetini engellemez. Bu hüküm, Ümmü Seleme’den rivayet edilen “Peygamber zamanında lohusa kadınlar kırk gün beklerdi” hadisine dayanır (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Âdet ve nifas arasındaki farklar, kadının ibadet düzenini belirlemede önemlidir.

İbadet Hükümleri

Lohusalık süresince namaz kılmak ve oruç tutmak yasaktır. Namazlar kaza edilmez; çünkü tekrarlı ve zorluk doğurur. Oruç ise ramazan sonrası kaza edilir. Lohusa kadın Kur’an okuyamaz (Hanefî görüşüne göre), ancak zikir, dua, istiğfar ve salavat getirebilir. Kur’an’ı ezbere okumak konusunda mezhepler farklıdır; Mâlikîler lohusa ve âdetli kadına ezbere Kur’an okumayı caiz görür. Camiye girmek ve tavaf yapmak ise yasaktır. Kan kesildiğinde ya da kırk gün dolduğunda kadın gusül abdesti alır ve ibadetlerine devam eder. Gusül konusunda ayrıntılı bilgiler fıkıh kitaplarında bulunur.

Eşler Arasındaki Cinsel Hükümler

Bakara Suresi’nde âdet hali için “Kadınlar âdet halinde iken onlardan uzak durun, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın” (2/222) buyrulur. Fakihler, bu hükmün nifas dönemi için de geçerli olduğu konusunda ittifak etmiştir. Lohusalık süresince cinsel birleşme haramdır. Ancak Peygamber Efendimiz, bu dönemde eşlere karşı dışlayıcı davranmamış; “Cinsel birleşme dışında her şeyi yapın” buyurmuştur (Müslim). Yani sarılmak, öpmek, sohbet etmek gibi sevgi gösterileri serbesttir. Bu hüküm, hem kadının dinlenmesi ve iyileşmesi hem de sağlık açısından hikmetlidir. Gusülden sonra ise birleşme caiz hale gelir. Cinsel hayata dair edepler için eşlerin cinsel hakları ve mahremiyet adabı yazısına bakılabilir.

Kocanın Sorumlulukları

Doğum sonrası dönem, kadının hem bedenen hem ruhen en hassas olduğu zamandır. Koca, bu dönemde eşine destek olmalı; ev işlerini paylaşmalı, bebeğin bakımını üstlenmeli, eşinin dinlenmesini sağlamalı ve ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Peygamber Efendimiz’in evde ailesine yardım ettiği rivayet edilir (Buhârî). Aile büyükleri de yardımcı olabilir; fakat çiftin mahremiyeti gözetilmelidir. Bu dönemde nafaka yükümlülüğü ve sağlık harcamaları kocaya aittir. Kocanın eşine karşı şefkatli, sabırlı ve anlayışlı olması, ailenin yeni üyesine hazırlanmasında büyük rol oynar. Bu konuyla ilgili evlilikte erkeğin hakları ve kocanın sorumlulukları yazısı okunabilir.

Doğum Sonrası Ruh Sağlığı

Doğum sonrası dönemde hormonal değişimler, uykusuzluk ve yeni sorumluluklar nedeniyle bazı kadınlarda duygusal dalgalanmalar, kaygı ve doğum sonrası depresyon görülebilir. Bu durum bir zayıflık ya da imansızlık göstergesi değildir; tıbbi bir durumdur ve tedavi edilebilir. İslam, tedaviyi teşvik eder: “Ey Allah’ın kulları, tedavi olun” (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Eşlerin birbirine karşı anlayışlı olması, profesyonel destek alması ve çevrenin suçlayıcı olmaması çok önemlidir. Lohusa dönemi ibadetlerden uzak kalmak, kadını manevi olarak kopmuş hissettirmemelidir; zikir, dua ve Kur’an dinlemek, kalbi güçlendirir.

Emzirme ve Bebek Bakımı

Bakara Suresi’nde “Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlamak isteyenler için tam iki yıl emzirirler” (2/233) buyrulur. Anne sütü bebek için en değerli gıdadır; fakat anne sağlığı el vermiyorsa veya başka sebepler varsa süt anne veya mama seçenekleri meşrudur. Emzirme sürecinde kadının ihtiyaçlarının gözetilmesi, yeterli beslenme ve dinlenme imkânı sağlanması gerekir. Baba, bebeğin nafakasından ve annenin bakımından sorumludur. Çocuk yetiştirme konusunda ilkeler için çocuk eğitiminde İslami ilkeler yazısı faydalı olabilir.

Bebeğin Dinî Karşılanması

Yeni doğan bebeğe yönelik sünnet uygulamaları arasında ezan okumak, tahnik yapmak (hurma çiğneyip damağına sürmek), güzel isim koymak, akika kurbanı kesmek ve saçını tıraş edip ağırlığınca sadaka vermek yer alır. Bu uygulamalar lohusalık dönemi boyunca da ailece sevinçle gerçekleştirilebilir. Kadının nifas halinde olması, bu uygulamalara engel değildir. Bebeğin kulağına ezan okunması ve ilgili edepler için bebeğin kulağına ezan okunması ve kamet getirilmesi yazısına bakılabilir.

Sonuç

Lohusalık dönemi, İslam’da hem ibadet hükümleri hem de aile dayanışması bakımından özel bir yere sahiptir. Cinsel birleşme yasağı ve ibadetlerden muafiyet, kadının dinlenmesi ve iyileşmesi için konmuş hikmetli hükümlerdir. Eşlerin birbirine şefkat ve sorumlulukla yaklaşması, yeni bebeğin ve ailenin huzuru için temel şarttır.

Kan Kesilmesi, Gusül ve Düzensiz Durumlar

Kan kırk günden önce kesilirse kadın gusül abdesti alır, namaza ve oruca başlar; sonradan kan yeniden gelirse, bu kan kırk gün içinde ise Hanefîlere göre yine nifas sayılır. Kırk günü aşan kan ise istihaze kabul edilir ve kadın abdest alarak ibadetini sürdürür. Düşük yapan kadında ise, çocuğun organları belirmişse nifas hükümleri uygulanır; belirmemişse gelen kan istihaze sayılır. Bu ayrımlarda kadınların hekim görüşü ve müftülük bilgisiyle hareket etmesi önerilir. Sağlık sorunu bulunan kadınlarda uzun süren kanamalar için mutlaka doktora başvurmak gerekir. Dinî hüküm bilgisi ile tıbbi destek birlikte yürütülmelidir.

Aile Büyüklerinin ve Çevrenin Rolü

Doğum sonrası dönemde anne, kayınvalide, komşu ve akraba desteği çok değerlidir; ancak ziyaretlerin yorucu hale gelmemesi, lohusaya ve bebeğe dinlenme alanı bırakılması gerekir. Toplumumuzda “kırkı çıkmadan” bebeğin dışarı çıkarılmaması gibi bazı gelenekler vardır; bunlar dinî bir hüküm değil, kültürel alışkanlıklardır. Enfeksiyon riskini azaltmak için tedbirli davranmak elbette makuldür, fakat batıl inançlara dönüşmemelidir. Hz. Peygamber’in “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın” (Buhârî, Müslim) ilkesi bu dönemde de rehberdir. Çevrenin kadına yargısız, sevecen ve destekleyici yaklaşması, doğum sonrası uyum sürecini kolaylaştırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Lohusalık (nifas) süresi ne kadardır?

Doğum sonrası gelen kan süresidir. Hanefîlere göre en çok kırk gündür; kan daha önce kesilirse kadın gusledip ibadete başlar. En az süre için bir sınır yoktur.

Lohusa kadın namaz kılar mı, oruç tutar mı?

Lohusalık süresince namaz ve oruç yasaktır. Namazlar kaza edilmez, oruçlar ise sonradan kaza edilir.

Eşler lohusalık süresinde birleşebilir mi?

Hayır. Kan devam ettiği sürece cinsel birleşme haramdır. Sevgi ve şefkat gösterileri, dokunma gibi diğer yakınlıklar devam edebilir.

Koca lohusa eşine nasıl destek olmalı?

Ev işlerine yardım etmeli, bebeğin bakımını paylaşmalı, eşinin dinlenmesini sağlamalı ve ruhsal durumunu gözetmelidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nifas" maddesi; Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi (2/222, 2/233); Tirmizî ve Ebû Dâvûd, Tahâret (Ümmü Seleme hadisi: nifas süresi)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nifas" maddesi
  2. Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi (2/222, 2/233)
  3. Tirmizî ve Ebû Dâvûd, Tahâret (Ümmü Seleme hadisi: nifas süresi)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.