Peygamberimizin Tebessümü ve Şakaları: Mizah Örnekleri
Peygamberimiz'in gülümseyen yüzü, ölçülü gülmesi, ashabıyla şakalaşması, doğruyu söyleyen mizah örnekleri ve İslam'da şaka adabı hakkında hadis kaynaklı bilgi.
- Tebessüm Sadakadır
- Kahkaha Atmama
- Şaka Örnekleri
Peygamberimiz çoğu zaman gülümseyen bir yüze sahipti; kahkaha atmaz, gülerken ön dişlerinin görünmesiyle yetinirdi. Ashabıyla şakalaştığı ve şakalarında yalnızca doğruyu söylediği sahih rivayetlerle bildirilir. Bu, İslam’da mizahın ölçülü, doğru ve kırıcı olmayan biçimde meşru olduğunu gösterir.
Tebessüm Sadakadır
Tirmizî’de Ebû Zer’den rivayet edilen hadiste “Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır” buyrulur (Tirmizî, Birr). Başka bir rivayette “İyiliğin hiçbirini küçümseme, kardeşini güler yüzle karşılaman da olsa” denir (Müslim, Birr). Abdullah b. Hâris, Peygamberimiz’den daha çok tebessüm eden birini görmediğini söyler (Tirmizî, Menâkıb). Câbir’in rivayetinde Peygamberimiz Müslüman olduğundan beri kendisinden kaçınmadı, ne zaman görse tebessüm etti.
Kahkaha Atmama
Hz. Âişe, Peygamberimiz’i damağı görünecek şekilde güldüğünü hiç görmediğini, onun gülmesinin tebessümden ibaret olduğunu söyler (Buhârî, Edeb). Bazı rivayetlerde ön dişleri (nevâcizi) görünene kadar güldüğü belirtilir; örneğin bir bedevînin sorusuna ya da Hz. Ömer’in söylediği bir söze karşı. Bu iki rivayet, genel olarak ölçülü güldüğünü, nadiren dişlerinin göründüğünü ifade ettiği şeklinde uzlaştırılmıştır. “Çok gülmek kalbi öldürür” uyarısı da vardır (Tirmizî, Zühd; İbn Mâce); hadis zayıf-hasen arasındadır.
Şaka Örnekleri
- Yaşlı kadın: Peygamberimiz bir yaşlı kadına “Yaşlılar cennete girmeyecek” demiş, kadın üzülünce “Cennete gençleşerek girecekler” ayetini (Vâkıa) hatırlatmıştır (Tirmizî, Şemâil; rivayetin senedi hakkında değerlendirmeler farklıdır).
- İki kulaklı: Enes’e “Ey iki kulaklı!” diye hitap etmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî). Bu hitap, dinleme zekâsına işaret eden hafif bir takılmadır.
- Devenin yavrusu: Binek isteyen bir adama “Seni devenin yavrusuna bindirelim” demiş; adam “Yavru ne yapar?” deyince “Deveyi deve doğurmaz mı?” buyurmuştur (Ebû Dâvûd; Tirmizî). Burada söylenen sözün doğruluğu şakanın sınırını gösterir.
- Zâhir b. Harâm: Pazarda arkasından sarılıp “Bu kölenin kim satın alacak?” demiştir; Zâhir “Ben değersizim” deyince “Allah katında sen değersiz değilsin” cevabını almıştır (Ahmed b. Hanbel; Beyhakî).
İslam’da Şaka Adabı
Sahabîler “Sen bizimle şakalaşıyorsun” deyince Peygamberimiz “Ben ancak hakkı söylerim” cevabını vermiştir (Tirmizî, Birr; hasen). Dolayısıyla şaka, yalan, iftira ve alay içermemelidir. “Adamlar insanları güldürmek için konuşur da yalan söylerse vay hâline” (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî) hadisi bu sınırı çizer. Kur’an da alay etmeyi yasaklar: “Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın” (Hucurât, 49/11). Ayrıca insanları korkutmak ve ürkütmek de şakanın sınırlarını aşan bir davranıştır; Peygamberimiz bir Müslümanı ürkütmenin helal olmadığını bildirmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb).
Neşe ve Ciddiyet Dengesi
Peygamberimiz çoğu zaman ciddi ve düşünceli görünse de ashabıyla sohbet ederken güler yüzlü, rahat ve doğaldı. Cahiliye dönemine dair konuşulurken sahabenin güldüğü, Peygamberimiz’in de tebessüm ettiği rivayet edilir (Müslim, Fezâil). Çocuklarla oynaması, torunlarını sırtına alması ve onlarla şakalaşması da bu neşenin bir yanıdır. Ancak kıyamet, ölüm ve ahiret konuşulurken yüzünün değiştiği, sesinin yükseldiği bildirilir. Bu denge, güler yüzlülüğün ahlakî bir değer olduğunu ve ciddiyetle çelişmediğini gösterir.
Peygamberimiz’in merhameti ve tevazusuna dair Merhameti, güzel kokusu ve eşyalarına dair Güzel Kokusu, Eşyaları, Uyku Adabı ve Mukaddes Emanetler yazılarına bakılabilir.
Ashabın Anlatımlarından Güler Yüz
Sahabîler Peygamberimiz’in yüzüne baktıklarında huzur duyduklarını anlatır. Cerîr b. Abdullah, Müslüman olduğundan beri Peygamberimiz’in kendisini görünce tebessüm ettiğini söyler (Buhârî, Edeb). Bu güler yüz, kişiye değer verildiğinin işaretiydi ve insanları ürkütmek yerine yaklaştırıyordu. Peygamberimiz’in öfkelendiğinde bile sözünü ölçülü tuttuğu, kızgınlığın yüzüne yansıdığı ama haksız söz çıkmadığı aktarılır.
Mizah anlayışının ahlakî sınırları da net çizilmişti. Birisini küçük düşürmek, taklidini yapıp alay etmek ve gıybet kapsamına giren espriler yasaklanmıştır. Hz. Âişe bir defasında bir kadının kısa boyundan söz edince Peygamberimiz “Öyle bir söz söyledin ki denize karışsa onu bulandırırdı” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî). Güler yüzlülük ile alay arasındaki farkı gösteren bu rivayet, şakanın kişiye değil, durumun doğal güzelliğine ve doğruluğuna dayanması gerektiğini hatırlatır.
Çocuklarla şakalaşması da dikkat çeker: Enes’in küçük kardeşi Ebû Umeyr’in ölen kuşuna üzülmesine, “Ey Ebû Umeyr, serçe ne yaptı?” diye takılarak onu neşelendirdiği Buhârî’de bildirilir (Buhârî, Edeb). Bu, mizahın şefkatle birleştiğinin güzel bir örneğidir.
Q: Peygamberimiz kahkaha atar mıydı? ## Hz. Âişe’nin rivayetine göre damağı görünecek şekilde gülmezdi; gülmesi çoğunlukla tebessümden ibaretti.
Q: Peygamberimiz şaka yapar mıydı? ## Evet; ancak şakalarında yalnızca doğruyu söylerdi.
Q: Tebessüm hadiste nasıl geçer? ## “Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır” (Tirmizî, Birr).
Sıkça Sorulan Sorular
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Tirmizî, Birr ve eş-Şemâil; Buhârî, Edeb; Müslim, Fezâil; Ebû Dâvûd, Edeb; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mizah" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Tirmizî, Birr ve eş-Şemâil
- Buhârî, Edeb
- Müslim, Fezâil
- Ebû Dâvûd, Edeb
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mizah" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.