Şems-i Tebrîzî Kimdir? Hayatı, Tasavvuf Anlayışı ve Eserleri
Şems-i Tebrîzî kimdir? Hayatı, Konya'da Mevlânâ ile karşılaşması, kayboluşu, Makâlât adlı eseri ve hakkında dolaşan rivayetlerin tarihî değeri anlatıldı.
- Kaynakların Durumu
- Hayatı
- Konya'da Mevlânâ ile Karşılaşma
Şems-i Tebrîzî (13. yüzyıl), Tebriz doğumlu gezgin sufidir. 1244’te Konya’ya gelerek Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ile karşılaşmış, onun manevi dönüşümünde etkili olmuştur. Sohbetlerinin derlemesi Makâlât, Mevlânâ’nın şiirlerinde de adı çokça geçer. Kayboluşu hakkında kesin bilgi yoktur.
Kaynakların Durumu
Şems-i Tebrîzî hakkındaki bilgiler, ağırlıklı olarak Mevlevî kaynaklarına dayanır: Sultan Veled’in Veled-nâme’si, Ferîdûn b. Ahmed Sipehsâlâr’ın Risâle’si ve Eflâkî’nin Menâkıbü’l-ârifîn’i. Bunlar Şems’in ölümünden onlarca yıl sonra yazılmış, menkıbe niteliği taşıyan eserlerdir. Şems’in kendi sözlerinin yer aldığı Makâlât ise sonradan derlenmiştir. Dolayısıyla biyografik ayrıntılar kesin tarihî olgu olarak değil, kaynakların aktardığı rivayetler olarak sunulmalıdır.
Hayatı
Tam adı Şemseddin Muhammed b. Ali b. Melikdâd et-Tebrîzî’dir. Tebriz’de (bugün İran) doğdu. Doğum yılı bilinmemektedir. Gençliğinde Tebriz’de ve çevresinde Ebû Bekir-i Sellebâf gibi sufilerden eğitim aldığı belirtilir. Gezgin bir derviş olduğu için “Şems-i Perende” (uçan Şems) lakabıyla anılırdı. Sürekli seyahat etmesi, tek bir şeyhe bağlanmaması ve sohbetin sert, doğrudan üslubu kendine has bir dervişlik tarzı oluşturdu. Tasavvuf ehli arasında bazen aykırı bulunan bir kişiliği vardı. Kaynaklarda “Allah’tan bir veli talep etti, ‘Mevlânâ’ denilen zata gönderildi” şeklinde anlatılan hikâye menkıbevî bir ifadedir.
Konya’da Mevlânâ ile Karşılaşma
Şems 26 Cemâziyelâhir 642 (30 Kasım 1244) tarihinde Konya’ya geldi. Mevlânâ ile karşılaşmaları hakkında çeşitli anlatılar vardır: Eflâkî’ye göre Şems, Mevlânâ’ya “Bayezid mi büyük, Muhammed mi?” diye sordu; Mevlânâ’nın cevabı üzerine etkilendi. Başka bir anlatıma göre Mevlânâ’nın kitapları havuza attığı, kitapların ıslanmadığı ve Şems’in “Bu, zevk ve hâl ilmidir” dediği anlatılır. Bu menkıbeler tarihî olarak sorgulanmış, daha çok sembolik değer taşıyan anlatımlar olarak değerlendirilmiştir. Mevlânâ’nın bu karşılaşmadan sonra derslerini ve vaazlarını bırakıp Şems’le sohbet etmeye yöneldiği, bunun çevresindeki müritlerde rahatsızlık yarattığı kaynaklarda geçer. Mevlânâ’nın öğretileri hakkında Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî: Meşhur Sözleri ve Öğretileri yazısına bakılabilir.
Konya’dan Ayrılış ve Kayboluş
Şems, çevredeki tepkiler üzerine 1246’da Konya’dan ayrılıp Şam’a gitti. Mevlânâ onu geri getirmesi için oğlu Sultan Veled’i gönderdi ve Şems yeniden Konya’ya döndü. Ancak 5 Aralık 1247 tarihinde (kaynaklarda farklı tarihler vardır) tekrar ortadan kayboldu. Bazı kaynaklar (Eflâkî) onun müritlerden bir grup tarafından öldürüldüğünü ve bir kuyuya atıldığını söyler; ancak bu anlatım diğer erken kaynaklarda (Sultan Veled) bu açıklıkla yer almaz ve tarihçiler arasında tartışmalıdır. Şems’in nerede öldüğü, nereye gittiği ve mezarının yeri bilinmemektedir. Mevlânâ, Şems’i Şam’da aradı; aramadan sonuç alamayınca, Şems’in aşkını içinde bulduğunu söyleyerek manevi bir dönüşüm yaşadı ve şiirlerinde Şems’in adını mahlas olarak kullandı. Dîvân-ı Kebîr’in bir diğer adı “Dîvân-ı Şems-i Tebrîz”dir.
Tasavvuf Anlayışı ve Makâlât
Makâlât, Şems’in sohbetlerinden, bazılarını talebelerin kaydettiği ifadelerden oluşur. Şems, ilim ve zahirî çabanın yanında “kalpten gelen tecrübe”yi öne çıkarır. Mevlânâ gibi bir âlimin ilim satmaktan çok aşkı yaşamasını sağladığı kabul edilir. Şems’in üslubu bazen sert ve alaycıdır; kibir, riyakârlık ve taklit eleştirilir. İlmin kibre dönüşmesi, ibadette gösteriş ve tasavvuf adına yapılan şekilcilik eleştirilen noktalardandır. Şeriata bağlılığı reddetmediği, ancak onu hâl ile birleştirmek gerektiğini söylediği yorumlanır. Makâlât’ın bazı bölümlerinde ise Kur’an ayetleri ve hadisler hakkında yorumlar bulunur.
Mevlânâ’nın Çevresindeki Tepkiler ve Sultan Veled
Şems’in Konya’daki varlığı, Mevlânâ’nın müritleri arasında huzursuzluk doğurdu. Mevlânâ’nın ders ve vaaz faaliyetlerini bırakıp günlerce Şems’le halvete girmesi, öğrencilerinin kıskançlık ve kaygı duymasına yol açtı. Sultan Veled, Veled-nâme’de bu dönemi şiirsel biçimde anlatır; babası ile Şems arasındaki bağın çevre tarafından anlaşılamadığını belirtir. Şems’in ikinci kez ortadan kayboluşunda bu gerilimin payı olduğu bir olasılık olarak yorumlanır, ancak kesin hüküm verilemez. Mevlânâ, Şems’in yokluğunda derin bir üzüntü yaşadı ve bu dönemde şiir söylemeye, sema yapmaya yöneldi. Daha sonra Selahaddin-i Zerkûb ve Hüsâmeddin Çelebi ile kurduğu manevi dostluklar Mesnevî’nin ortaya çıkmasına zemin hazırladı.
Şems’in kimliği hakkında modern araştırmalarda iki eğilim öne çıkar: Birincisi onu Mevlânâ’nın hayatında ilahi bir vesile olarak sunan Mevlevî anlayışıdır. İkincisi ise onu zamanının sosyal ve dinî atmosferine yerleştirerek, Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden dervişlerden biri olarak ele alan tarihî yaklaşımdır. Her iki yaklaşım da Şems’in Mevlânâ’nın gelişiminde belirleyici bir figür olduğunu kabul eder; fark, bu etkinin niteliğinin nasıl yorumlanacağındadır.
Şems Etrafındaki Efsane ve Gerçek
Şems-i Tebrîzî günümüzde popüler kültürde çok bilinen bir figür olmuştur. Bazı romanlar ve filmler, onun hayatını kurgusal ögelerle anlatmıştır. “Aşkın Kırk Kuralı” adlı roman bunlardan biridir; romandaki kurallar kurmacadır ve Şems’e ait kabul edilmemelidir. Bu nedenle Şems’ten alıntı yaparken Makâlât ve Mevlevî kaynaklarına bakmak gerekir. Şems-i Tebrîzî’nin sözleri ve öğretileri için Şems-i Tebrîzî: Meşhur Sözleri, Öğretileri ve Etkisi, kabri iddia edilen yerler için Şems-i Tebrîzî Türbesi yazılarına bakılabilir. Konya’daki diğer önemli sufi Sadreddîn Konevî hakkında da bilgi edinilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şems-i Tebrîzî ne zaman Konya’ya geldi?
Kaynaklarda 1244 (Cemâziyelâhir 642) yılı verilir. Mevlânâ ile bu yılın sonunda karşılaştığı kabul edilir.
Şems nasıl kayboldu?
1247’de Konya’dan ayrıldı veya kayboldu. Bazı menâkıp kitapları onun öldürüldüğünü anlatır, bazıları kayboluşunu bir gizem olarak bırakır. Kesin bilgi yoktur.
Makâlât nedir?
Şems’in sohbetlerinden, konuşmalarından ve notlarından derlenen eser. Farsça yazılmıştır ve aslı Şems’in kendi kaleminden çıkmamıştır.
Aşkın Kırk Kuralı Şems’in sözü müdür?
Hayır. ‘Aşkın Kırk Kuralı’ Elif Şafak’ın romanıdır ve oradaki kurallar kurgusaldır; Şems’in sözü olarak aktarılması yanlıştır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Şems-i Tebrîzî, Makâlât; Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn; Sipehsâlâr, Risâle; Sultan Veled, Veled-nâme
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Şems-i Tebrîzî, Makâlât
- Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn
- Sipehsâlâr, Risâle
- Sultan Veled, Veled-nâme
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.