🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Tacikler Tarihi: Müslüman Kimliğinin Oluşumu ve Gelişimi

Araplar, Farslar ve KürtlerGüncelleme: 8 Haziran 20269 dk okuma

Taciklerin Samanîlerden Timurlulara, Buhara Hanlığı ve Rus egemenliğinden Sovyet dönemine, bağımsız Tacikistan ve iç savaşa uzanan tarihi; Hanefî-Mâtürîdî ve İsmâilî kimliklerin gelişimi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Samanî Altın Çağı
  • Türk Hanedanlar, Moğollar ve Timurlular
  • Şeybanîler, Buhara Hanlığı ve Rus Egemenliği

Tacikler Samanîler döneminde İslam dünyasında parlak bir siyasi ve kültürel konuma ulaştı. Daha sonra Türk hanedanlar, Moğollar, Timurlular ve Buhara Hanlığı yönetiminde yaşadı; XIX. yüzyılda Rus egemenliği, XX. yüzyılda Sovyet dönemi ve 1991 bağımsızlığı sonrasında iç savaş ve yeniden yapılanma yaşandı.

Samanî Altın Çağı

Samanîler (819-999) döneminde Buhara ve Semerkant, İslam dünyasının önemli kültür merkezleri hâline geldi. Hükümdarlar Yeni Farsça edebiyatı, bilimi ve sanatı destekledi: Rûdekî (ö. 940 civarı) Farsça şiirin kurucusu sayılır; Belâmî, Samanî veziri Belâmî Tabarî’nin Farsçaya çevirisini yaptı. İbn Sînâ, Samanî sarayının kütüphanesinden faydalandı. Buhara’da medrese, hastane ve kütüphaneler kuruldu. Samanî mezar anıtı (Buhara) İslam mimarisinin erken örneklerindendir. Bu dönem, Taciklerin tarihî bellekte “altın çağ” olarak andığı bir dönemdir. Fars dünyasında benzer kültürel gelişme için Farslar tarihi yazısına bakılabilir.

Türk Hanedanlar, Moğollar ve Timurlular

Samanîlerin yıkılışının (999) ardından Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular ve Harezmşahlar bölgeye hâkim oldu. Bu hanedanlarda Türk yöneticiler ile Fars/Tacik vezir ve âlimler birlikte yer aldı. 1220’de Cengiz Han’ın Moğol ordusu Buhara’yı ve Semerkant’ı yıktı; şehirler büyük zarar gördü. Daha sonra Çağatay Hanlığı ve 1370’ten itibaren Timurlular (Timur, Uluğ Bey) yönetimini kurdu. Timurlular döneminde Semerkant ve Herat’ta sanat, mimari ve bilim parladı; Uluğ Bey Rasathanesi ve Registan medreseleri bu dönemin eserleridir. Bu yüzyıllarda Tacikler şehirli bürokrat, tüccar, âlim ve zanaatkâr olarak varlığını sürdürdü, Türk yöneticilerle iç içe yaşadı.

Şeybanîler, Buhara Hanlığı ve Rus Egemenliği

XVI. yüzyılda Özbek Şeybanî hanedanı Maveraünnehir’e hâkim oldu; Buhara Hanlığı (ve sonra Buhara Emirliği) Orta Asya’nın dinî ve ilim merkezi hâline geldi. Buhara medreseleri (Mir-i Arab, Kökeltaş) Sünnî-Hanefî ilim geleneğinin büyük merkezleri olarak bölgeye öğrenci çekti. Kuzeydoğu Tacik toprakları Kokand Hanlığı’na bağlıydı; dağlık Tacik bölgeleri (Karategin, Darvaz, Badahşan) yarı bağımsız beyliklerle yönetildi. XIX. yüzyılın ikinci yarısında Rus İmparatorluğu Orta Asya’yı ele geçirdi (Taşkent 1865, Semerkant 1868); Buhara Emirliği Rus himayesine girdi. Ahmed Donish (ö. 1897) gibi Buharalı aydınlar reform ve modernleşme önerdi. Cedidizm (Yenilikçilik) hareketi Taciklerin ve Türklerin eğitim ve din reformu hareketiydi.

Sovyet Dönemi (1917-1991)

1920’de Buhara Emirliği’ne son verildi, 1924’te Özbekistan SSC içinde Tacik Özerk Cumhuriyeti kuruldu, 1929’da Tacik SSC müstakil cumhuriyet oldu. Sovyet yönetimi din karşıtı kampanyalar yürüttü: Camiler ve medreseler kapatıldı, vakıflar kamulaştırıldı, âlimler ve dindarlar sürgün ve baskıya uğradı. Buhara ve Semerkant’ın Tacik nüfusu Özbekistan sınırları içinde kaldı; bu durum Tacik kimliği açısından hassas bir mesele olmuştur. Resmî din dışında “paralel İslam” adıyla anılan gayriresmî dinî hayat, ailelerde, mezar ziyaretlerinde ve gizli mollalar aracılığıyla devam etti. Sovyet eğitimi okuryazarlığı artırmış, Kiril alfabesine geçiş (1940) sonrasında klasik Fars-Arap yazılı mirasla bağları zayıflamıştır.

Bağımsızlık, İç Savaş ve Barış

Tacikistan 1991’de bağımsızlığını ilan etti. Kısa süre sonra siyasi, bölgesel ve ideolojik farklılıklar 1992-1997 iç savaşına yol açtı; yaklaşık yüz bin kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yerinden edildi. 1997’de BM arabuluculuğunda barış anlaşması imzalandı; anlaşma İslami Rönesans Partisi (İRP) gibi muhalefet gruplarının siyasi hayata katılmasını öngördü. Sonraki yıllarda siyasi ortam değişti. Din ve devlet ilişkisi hassas bir alan olmuştur; devlet dinî faaliyetleri denetleyen düzenlemeler yapmıştır. Bu gelişmeler hakkındaki değerlendirmeler farklılık gösterir: Devlet, aşırıcılığa karşı tedbir olduğunu belirtirken, bazı insan hakları örgütleri ve dinî çevreler bunları din özgürlüğüne kısıtlama olarak eleştirir. Güncel durum için Tacikler günümüzde yazısı okunabilir.

Tarihî Süreklilikler

  • Hanefî-Mâtürîdî çizgi yüzyıllardır Tacik dinî kimliğinin temelidir.
  • Pamir bölgesinde İsmâilî topluluk farklı bir dinî gelenek yaşatır.
  • Farsça edebiyat ve ilim geleneği Tacik kimliğinin ana unsurlarındandır.
  • Nakşibendî tarikatı Buhara’dan dünyaya yayılmıştır.

İslam’a giriş sürecini anlamak için Tacikler İslam’la nasıl tanıştı?, âlimler için Tacikler arasından yetişen âlimler yazıları okunabilir.

Cedidizm ve Eğitim Reformları

XIX. yüzyılın sonlarında Rus egemenliği altındaki Orta Asya’da Cedidizm adı verilen eğitim ve toplumsal yenilik hareketi doğdu. Ahmed Donish, Sadriddin Ayni ve Abdurrauf Fıtrat gibi Tacik ve Özbek aydınlar, medrese eğitiminin yenilenmesi, yeni usul okulların açılması ve dinî-toplumsal reformları savundu. Hareket, geleneksel ulemanın bir kısmınca eleştirilirken, bir kısmınca desteklendi. Cedidiler arasındaki farklı eğilimler, Sovyet yönetimiyle ilişkilerinde de farklı yollar izledi. Bu dönem, Taciklerin modernleşme ve din arasındaki ilişkiyi yeniden düşündüğü bir dönem olarak değerlendirilir.

Din ve Kimlik: Çağdaş Bakış

Bağımsızlık sonrası Tacikistan’da din, ulusal kimliğin yeniden inşasında önemli bir yer tuttu. Camiler yeniden açıldı, Kur’an kursları yaygınlaştı, hac ve umre ziyaretleri arttı. Aynı zamanda devlet, dinî eğitimi ve faaliyetleri düzenleyen yasalar çıkardı; çocukların dinî eğitimi ve kıyafet gibi konularda uygulamalar tartışma konusu oldu. Tacik toplumunda Hanefî-Mâtürîdî gelenek, Nakşibendî mirası ve Sovyet sonrası laik yapı arasında bir denge arayışı sürmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Taciklerin tarihî başkentleri hangileridir?

Buhara ve Semerkant tarih boyunca Tacik kültürünün başlıca merkezleri olmuş; günümüzde Duşanbe Tacikistan’ın başkentidir.

Sovyet dönemi dinî hayatı nasıl etkiledi?

Camiler ve medreseler kapatıldı, din görevlileri baskı gördü; din gizli biçimde aile içinde ve “resmî olmayan” mollalar aracılığıyla sürdü.

Tacikistan iç savaşı ne zaman yaşandı?

1992-1997 yılları arasında; 1997’de Barış Anlaşması imzalandı.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tacikistan", "Buhara Hanlığı", "Samanîler" md.; Akademik Orta Asya tarihi çalışmaları (genel kaynak); Nerşahî, Târîh-i Buhârâ

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Tacikistan", "Buhara Hanlığı", "Samanîler" md.
  2. Akademik Orta Asya tarihi çalışmaları (genel kaynak)
  3. Nerşahî, Târîh-i Buhârâ

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.