Taziye ve Yas Adabı
Taziye nasıl yapılır, ne söylenir, yas süresi, cenaze evine yemek götürme, ölü için Kur'an okuma ve kaçınılması gereken uygulamalar.
- Taziye Nedir?
- Taziye Nasıl Yapılır?
- Taziye Adabı
Taziye Nedir?
Taziye, yakınını kaybetmiş kimselere sabır tavsiye etmek, acılarını paylaşmak ve onları teselli etmektir. Hz. Peygamber, “Musibete uğrayan bir mümin kardeşine taziyede bulunan kimseye, Allah kıyamet gününde ikram elbiselerinden giydirir” buyurmuştur (İbn Mâce, Cenâiz). Taziye sünnettir ve müslümanlar arasındaki kardeşlik bağının en somut göstergelerinden biridir.
Taziye Nasıl Yapılır?
Taziye cenaze evinde, cenaze sırasında, defin sonrasında veya uygun bir zamanda yapılabilir. Âlimler, taziyenin üç gün içinde yapılmasını daha uygun görmüştür; uzakta olanlar veya haberi geç alanlar için bu süre geçtikten sonra da taziye yapılabilir. Telefonla, mesajla veya mektupla taziyede bulunmak da mümkündür, ancak imkân varsa yüz yüze taziye daha değerlidir.
Taziyede Ne Söylenir?
Hz. Peygamber, kızının oğlunun vefatı üzerine ona şu anlamda bir haber göndermiştir: “Alan da Allah’tır, veren de O’dur. O’nun katında her şeyin belirli bir süresi vardır. Sabret ve sevabını Allah’tan bekle” (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz). Bu söz taziyenin en güzel örneğidir. Toplumumuzda yaygın olan şu ifadeler de uygundur:
- “Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.”
- “Başınız sağ olsun, Allah sabır versin.”
- “Allah geride kalanlara uzun ömür versin.”
Musibete uğrayan kişinin de “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” (Biz Allah’a aitiz ve O’na döneceğiz) demesi Kur’an’ın öğüdüdür (Bakara Suresi, 2/156). Hz. Peygamber, bu sözü söyleyip “Allah’ım musibetimde beni ecirlendir ve bana ondan daha hayırlısını ver” diye dua eden kimseye Allah’ın daha hayırlısını vereceğini bildirmiştir (Müslim, Cenâiz).
Taziye Adabı
- Cenaze evinde uzun süre oturmamak, aileyi yormamak.
- Vefat edenin iyiliklerini anmak; kusurlarını konuşmamak. Hz. Peygamber, “Ölülerinizin iyiliklerini anın” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb; Tirmizî, Cenâiz).
- Dünya işleriyle ilgili konuşmalardan, yüksek sesle gülmekten kaçınmak.
- Aile bireylerinin ihtiyaçlarını gözetmek, resmî işlemler, çocukların bakımı gibi konularda yardımcı olmak.
- Kederli kişiye “Neden bu kadar üzülüyorsun?” gibi incitici sözler söylememek.
Cenaze Evine Yemek Götürmek
Hz. Ca’fer b. Ebû Tâlib şehit düştüğünde Hz. Peygamber, “Ca’fer’in ailesi için yemek yapın; çünkü başlarına onları meşgul edecek bir iş geldi” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Cenâiz; Tirmizî, Cenâiz). Buna göre komşuların ve akrabaların, cenaze evine yemek götürmesi sünnettir. Buna karşılık yas tutan ailenin, taziyeye gelenler için külfetli ziyafetler hazırlaması uygun görülmemiştir. Özellikle mirasçılar arasında yetim ve küçük çocuklar varsa, onların payına düşen maldan bu tür masraflar yapılması caiz değildir.
Yas ve Ağlamak
Sevilen birinin ardından gözyaşı dökmek, üzülmek insanın fıtratıdır ve dinen serbesttir. Hz. Peygamber, oğlu İbrâhim vefat ettiğinde ağlamış ve “Göz yaşarır, kalp hüzünlenir; ancak Rabbimizin razı olacağı şeyden başkasını söylemeyiz” buyurmuştur (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Fezâil).
Yasaklanan ise feryat edip bağırarak ağlamak, üstü başı yırtmak, saçını yolmak, yüzünü tırmalamak ve kadere isyanı ifade eden sözler söylemektir (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Îmân). Para karşılığı ağıt yakıcı tutmak da câhiliye âdetlerindendir.
Yas Süresi
Hz. Peygamber, bir kadının kocası dışında bir yakını için üç günden fazla yas tutmasının helal olmadığını, kocası için ise dört ay on gün yas tutacağını bildirmiştir (Buhârî, Cenâiz; Müslim, Talâk). Kocası vefat eden kadın bu süre içinde süslenmekten kaçınır ve zorunlu durumlar dışında evinden ayrılmaz. Bu, hüznün yasaklandığı anlamına gelmez; yasın gösterişli ve hayatı durduran bir şekle dönüşmemesi kastedilir.
Ölüye Kur’an Okumak ve Hayır Yapmak
Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğunluğuna göre, sevabını ölüye bağışlamak niyetiyle Kur’an okumak, dua etmek, sadaka vermek ve hayır işleri yapmak caizdir ve sevabı ona ulaşır. Hanefî mezhebi bu konuda geniş bir kabule sahiptir. Özellikle vefat edenin adına sadaka-i câriye niteliğinde hayır yapmak, onun için yapılabilecek en güzel iyiliklerdendir.
Ancak ölünün yedinci, kırkıncı ve elli ikinci gecelerine özel dinî bir anlam yüklemek, bu günleri zorunlu gibi görmek doğru değildir; bunlar örfe dayalı uygulamalardır. Bu vesilelerle Kur’an okumak ve dua etmek caizdir, ancak ücret karşılığı Kur’an okutmak ve gösterişli masraflar yapmak uygun görülmez.
Çocuklara Ölümü Anlatmak
Ailede bir kayıp yaşandığında çocuklara durumu yaşlarına uygun, sade ve dürüst bir dille anlatmak gerekir. Onları üzüntüden tamamen uzak tutmaya çalışmak yerine, duygularını ifade etmelerine izin vermek ve ölümün Allah’a dönüş olduğunu sevgiyle açıklamak daha sağlıklıdır.
Taziye ve yas ile ilgili sorularınız için fetva.diyanet.gov.tr adresine veya Alo 190 hattına başvurabilirsiniz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/155-157); Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz; Müslim, Cenâiz; Buhârî, Cenâiz; Müslim, Fezâil; Buhârî, Cenâiz; Müslim, Îmân; Buhârî, Cenâiz; Müslim, Talâk; Ebû Dâvûd, Cenâiz; Tirmizî, Cenâiz; İbn Mâce, Cenâiz; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/155-157)
- Buhârî, Cenâiz; Müslim, Cenâiz
- Müslim, Cenâiz
- Buhârî, Cenâiz; Müslim, Fezâil
- Buhârî, Cenâiz; Müslim, Îmân
- Buhârî, Cenâiz; Müslim, Talâk
- Ebû Dâvûd, Cenâiz; Tirmizî, Cenâiz
- İbn Mâce, Cenâiz
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I: İman ve İbadetler
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.