Tevazu Hadisleri: Alçakgönüllülük ve Kibirden Sakınma
Allah için tevazu gösterenin yükseltileceği, Iyâd b. Himâr hadisi, Peygamberimizin mütevazı hayatı ve kibirin hadislerdeki tanımı.
- Hadislerin kaynağı
- Tevazuun anlamı
- Peygamberimizin mütevazı hayatı
Tevazu, kişinin Allah’ın verdiği nimetlerin kendi gücünden olmadığını bilerek insanlara karşı alçakgönüllü davranmasıdır. Müslim’de Iyâd b. Himâr’dan gelen hadiste Allah, tevazu göstermeyi emreder; hiç kimsenin diğerine üstünlük taslamamasını ve zulmetmemesini ister.
Hadislerin kaynağı
Iyâd b. Himâr hadisi Müslim’in Cennet ve Nimetleri bölümünde, Ebû Dâvûd’un Edeb bölümünde yer alır. “Kim Allah için tevazu gösterirse Allah onu yükseltir” anlamındaki rivayet ise Müslim’de Ebû Hüreyre’den gelir ve “sadaka malı eksiltmez, affetmek kuldan ancak izzeti artırır, Allah için tevazu gösteren kimseyi Allah yükseltir” cümlesinin bir parçasıdır. Bu hadis aynı zamanda affetmenin ve sadakanın fazileti ile tevazuyu bir arada anar. Ebû Hüreyre bu rivayetin kaynağı olan sahabidir.
Tevazuun anlamı
Tevazu, Arapçada “vad’ ” kökünden gelir ve kendini alçaltmak, yere indirmek anlamını taşır. Terim olarak ise, hakkı kabul etmek, kendisinden aşağıda görünenlere karşı bile saygılı davranmak, nimet sahibi olduğunda insanlara üstünlük taslamamak demektir. Tevazuun karşıtı kibirdir. Müslim’de İbn Mes’ûd’dan nakledilen hadiste kibir, hakkı reddetmek ve insanları küçük görmek diye tanımlanır. Bu tanım, kibrin hem Allah’ın hükmüne karşı inatçılık hem de insanlara karşı küçümseme olarak ortaya çıktığını gösterir.
Peygamberimizin mütevazı hayatı
Hz. Peygamber, insanların en şerefli olmasına rağmen ev işlerine yardım eder, ayakkabısını ve elbisesini yamar, hizmetçiyle birlikte yemek yer, çocuklarla ilgilenir, yolda karşılaşan herkese selam verirdi. Hz. Aişe’den gelen bir rivayette Peygamberimizin aile fertlerinin hizmetinde bulunduğu, ezan okununca namaza çıktığı anlatılır (Buhârî, Nafakât). Bir köylünün ürpererek huzuruna çıkması üzerine “Kendini sıkma, ben kuru et yiyen bir kadının oğluyum” dediği de rivayet edilir; bu rivayetin senedi hakkında değerlendirmeler farklıdır. Peygamberimizin ahlakı için ahlakı ve şemaili yazısı okunabilir.
Sahabeden örnekler
Halife olmasına rağmen Hz. Ömer’in sırtında yama bulunan elbiseler giydiği, gece bekçilik yaptığı, fakir bir kadının ihtiyacını bizzat karşıladığı kaynaklarda anlatılır. Hz. Ebû Bekir’in halife seçildikten sonra da mahalledeki kadınların koyunlarını sağmaya devam ettiği bilinir. Bu örnekler, makam ve itibarın alçakgönüllülüğü bozmadığını gösterir. Hz. Ömer’in hayatı için Hz. Ömer biyografisi yazısına göz atılabilir. Anlatımlardaki bazı ayrıntıların menkıbevî nitelik taşıyabileceği de hatırlanmalıdır.
Tevazuun sınırı: izzet ve haysiyet
Tevazu, zillete düşmek veya haksızlığa boyun eğmek değildir. Müslüman, Allah’tan başkasının önünde eğilmez, haksızlığa karşı hakkını arar ve onurunu korur. Furkan Suresi’nde Rahmân’ın kulları yeryüzünde tevazu ile yürüyenler, cahiller kendilerine laf attığında “selam” diyenler olarak anılır (25/63). Bu ayet, tevazuyu zayıflık değil, vakar ve olgunluk olarak gösterir. Mütevazı kişi hem Allah’a kul olduğunu bilir hem de insanlara karşı saygılıdır.
Tevazuyu kazanmanın yolları
Âlimler tevazuyu kazanmak için nimetin Allah’tan olduğunu hatırlamayı, kendi eksiklerini düşünmeyi, başkalarının üstün yönlerini görmeyi, ölümü ve hesap gününü anmayı, evde ve toplumda sıradan hizmetlerde bulunmayı önerir. Bunlar ahlak eğitimi açısından da etkilidir. İslam ahlakının temelleri yazısında tevazu diğer erdemlerle birlikte ele alınır. Tevazu sahibi kişi eleştiriyi kabul eder, yanlışı itiraf eder ve öğrenmeye açık kalır; bu nitelikler ilimde ve işte ilerlemenin de anahtarıdır.
Tevazu ve ilim ilişkisi
İlim sahibi kişiler için tevazu özellikle önemlidir. Selef âlimlerinin “ilim, tevazu sahibine fayda verir, kibirliden kaçar” anlamındaki öğütleri ilim ahlakının bir parçası olarak anılır. Öğrenci hocasına saygı gösterir, hoca ise öğrencisine karşı mütevazı olur. Bilmediği konuda “bilmiyorum” diyebilmek, en yüksek ilmî olgunluk göstergelerinden biridir. Müslim’deki Cibrîl hadisinde bile Peygamberimizin kıyametin vakti sorusuna “sorulan sorandan daha bilgili değildir” diyerek sınırını belirtmesi, ilimdeki tevazuya örnek gösterilir. İş hayatında yöneticinin çalışanlarına, öğretmenin öğrencilerine ve ebeveynin çocuklarına karşı mütevazı davranması da bu erdemin sosyal yansımalarıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tevazu kendini küçük görmek midir?
Hayır. Tevazu, kişinin kendisine verilen nimetlerin Allah’tan olduğunu bilerek insanlara karşı mütevazı olmasıdır; özgüvensizlik veya aşağılık duygusu değildir.
Kibir nedir?
Müslim’deki hadise göre kibir, hakkı reddetmek ve insanları küçük görmektir.
Zenginlik ve başarı tevazu ile bağdaşır mı?
Evet. Hz. Süleyman, Zülkarneyn ve sahabeden zengin kimseler büyük imkânlarına rağmen mütevazı olmuşlardır. Başarıyı Allah’ın lütfu bilmek tevazuyu besler.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Müslim, Birr ve Sıla ve Cennet; Ebû Dâvûd, Edeb; Buhârî, Nafakât; Furkan Suresi (25/63)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Müslim, Birr ve Sıla ve Cennet
- Ebû Dâvûd, Edeb
- Buhârî, Nafakât
- Furkan Suresi (25/63)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.