🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hilfü’l-Fudûl Nedir? Peygamberimizin Katıldığı Erdemliler Birliği

Siyer ve İslam TarihiGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Hilfü’l-Fudûl Nedir? Peygamberimizin Katıldığı Erdemliler Birliği

Hilfü'l-Fudûl, Mekke'de zulme uğrayanın hakkını almak için kurulan yeminli birliktir. Peygamberimiz gençliğinde katıldı ve ömür boyu övgüyle andı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Birliğin Kurulmasına Yol Açan Olay
  • Yeminin İçeriği
  • Peygamberimizin Hilfü'l-Fudûl Hakkındaki Sözü

Hilfü’l-Fudûl, İslam’dan önce Mekke’de, yerli veya yabancı, kim olursa olsun zulme uğrayan kişinin yanında durmak ve hakkı sahibine geri verilinceye kadar zalime karşı birlik olmak üzere kurulmuş yeminli bir topluluktur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yaklaşık yirmi yaşlarındayken bu birliğe katılmış, peygamberliğinden sonra da onu övgüyle anarak “İslam’da da böyle bir şeye çağrılsam, icabet ederim” buyurmuştur. Türkçede “Erdemliler İttifakı” veya “Faziletliler Antlaşması” diye de anılır.

Birliğin Kurulmasına Yol Açan Olay

Câhiliye Mekkesi’nde güvenlik, kabile dayanışmasına bağlıydı. Arkasında güçlü bir kabile olmayan kişi, özellikle de dışarıdan gelen tüccar, haksızlığa uğradığında başvuracağı bir merci bulamazdı. Ficâr savaşlarının hemen ardından yaşanan bir olay bu yarayı görünür kıldı.

Yemen’in Zebîd kabilesinden bir tüccar, mallarını Mekke’nin ileri gelenlerinden Âs b. Vâil’e sattı. Âs malı teslim aldı, fakat bedelini ödemedi. Tüccar, Mekke’deki bazı kabilelere başvurdu, ancak Âs’ın nüfuzundan çekinen kimse ona sahip çıkmadı. Bunun üzerine Ebû Kubeys Dağı’na çıkıp, Kureyşlilerin Kâbe çevresinde toplandığı bir saatte uğradığı haksızlığı yüksek sesle, şiirle ilan etti.

Bu feryat, vicdan sahibi Mekkelileri harekete geçirdi. İlk adımı Peygamberimizin amcası Zübeyr b. Abdülmuttalib attı. Hâşimoğulları, Muttaliboğulları, Zühreoğulları, Esedoğulları ve Teymoğulları’ndan temsilciler, şehrin yaşlı ve saygın isimlerinden Abdullah b. Cüd’ân’ın evinde toplandılar.

Yeminin İçeriği

Toplananlar Allah adına şu esaslar üzerine yemin ettiler:

  • Mekke’de yerli-yabancı, hür-köle hiç kimsenin zulme uğramasına göz yumulmayacak,
  • Mazlumun hakkı zalimden alınıncaya kadar tek vücut hâlinde hareket edilecek,
  • Bu ahde, “denizde bir kıl parçasını ıslatacak kadar su kaldıkça ve Hira ile Sebîr dağları yerinde durdukça” bağlı kalınacak,
  • Mali konularda da birbirlerine destek olunacak.

İlk iş olarak Âs b. Vâil’in kapısına gidildi ve Yemenli tüccarın hakkı eksiksiz alınarak kendisine teslim edildi. Birlik sonraki yıllarda da benzer haksızlıklara müdahale etti.

“Fudûl” İsmi Nereden Geliyor?

İsimlendirme hakkında iki açıklama yapılır. Birincisine göre, çok daha eski bir dönemde Mekke’de Cürhümlüler zamanında adlarında “Fazl” kelimesi bulunan kişilerin kurduğu benzer bir antlaşmaya nispetle bu ad verilmiştir. İkincisine göre “fudûl”, “faziletler, erdemler” anlamındadır ve birlik üyelerinin üstlendiği erdemli işi ifade eder.

Peygamberimizin Hilfü’l-Fudûl Hakkındaki Sözü

Hz. Peygamber, bu toplantıda amcalarıyla birlikte hazır bulunmuş ve yemine katılmıştır. Yıllar sonra Medine’de şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“Abdullah b. Cüd’ân’ın evinde öyle bir antlaşmada bulundum ki, onun yerine bana kızıl develer verilse istemem. İslam döneminde de böyle bir antlaşmaya çağrılsam, kabul ederim.” (İbn Hişâm, es-Sîre; benzeri Ahmed b. Hanbel, Müsned)

“Kızıl develer” o günün Arap toplumunda en kıymetli servet anlamına gelir. Bu ifade, adaletin dünyalık her şeyden değerli olduğunu anlatır.

Bu Olaydan Çıkarılan İlkeler

İyilikte iş birliği için inanç birliği şart değildir

Hilfü’l-Fudûl üyeleri müşrikti. Buna rağmen Peygamberimiz yaptıkları işi övmüştür. Bu, Kur’an’ın “İyilik ve takvâ üzere yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın” (Mâide, 5/2) ilkesiyle uyumludur. Müslüman; adalet, mazlumu koruma, yoksula yardım gibi meşru ve hayırlı işlerde farklı inanç ve görüşten insanlarla birlikte çalışabilir.

Hak, güçlünün değil haklının yanındadır

Birlik, nüfuzlu bir Mekkeliye karşı kimsesiz bir yabancının hakkını savunmuştur. İslam’ın adalet anlayışı da budur: “Kendinizin, ana-babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa adaleti titizlikle ayakta tutun” (Nisâ, 4/135).

Peygamberlik öncesi hayat da örnektir

Hz. Peygamber’in “Muhammedü’l-Emîn” (güvenilir Muhammed) olarak tanınması tesadüf değildir. O, vahiy gelmeden önce de toplumun vicdanını temsil eden girişimlerin içindeydi.

Birliğin Sonraki Yankıları

Kaynaklar, Emevîler döneminde Hz. Hüseyin’in, Medine valisiyle yaşadığı bir mal anlaşmazlığında “Hakkımı vermezse kılıcımı alır, Mescid-i Nebî’de Hilfü’l-Fudûl’a çağırırım” dediğini ve bunun üzerine birçok sahâbî çocuğunun onun yanında yer alacağını bildirdiğini, valinin de hakkı teslim ettiğini aktarır. Bu, birliğin hatırasının nesiller boyu canlı kaldığını gösterir.

Sık Sorulan Sorular

Peygamberimiz Hilfü’l-Fudûl’a kaç yaşında katıldı?

Kaynakların çoğuna göre yaklaşık yirmi yaşındaydı. Antlaşma, Ficâr savaşlarının bitiminden kısa süre sonra, Zilkade ayında yapılmıştır.

Hilfü’l-Fudûl İslam’dan sonra devam etti mi?

Kurumsal olarak devam etmemiştir; çünkü İslam, mazlumun hakkını korumayı bütün Müslümanların ve devletin görevi hâline getirmiştir. Ancak Peygamberimiz ilkeyi onaylamış ve geçerliliğini bildirmiştir.

Bu antlaşma günümüz için ne ifade eder?

Haksızlığa karşı örgütlü ve barışçıl dayanışmanın, sivil inisiyatifin ve mazlumdan yana tavır almanın sünnetteki dayanağıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mâide Suresi (5/2); Nisâ Suresi (4/135); İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye; Ahmed b. Hanbel, Müsned; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hilfü'l-Fudûl" maddesi

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Mâide Suresi (5/2)
  2. Nisâ Suresi (4/135)
  3. İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
  4. Ahmed b. Hanbel, Müsned
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hilfü'l-Fudûl" maddesi

İlgili Yazılar