İslam’da Kadına Şiddetin Yeri Yok: Ayetler, Hadisler ve Ölçüler
İslam kadına şiddete izin verir mi? Nisâ 34 nasıl anlaşılmalı? Peygamberimizin örnekliği, sahih hadisler ve aile içi güven ilkeleri ışığında cevaplıyoruz.
İslam, kadına yönelik her türlü şiddeti, zulmü ve aşağılamayı reddeder; Kur’an, eşlerle iyilik ve güzellikle geçinmeyi emreder (Nisâ 4/19). Peygamber Efendimiz (s.a.s.) hayatı boyunca hiçbir kadına ve hizmetçiye el kaldırmamış, “Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır” buyurmuştur. Aile içi şiddet, dinî, ahlaki ve hukuki açıdan kabul edilemez bir zulümdür.
Kur’an’da Evlilik: Sevgi ve Merhamet
Kur’an evliliği bir sükûnet, sevgi ve merhamet ilişkisi olarak tanımlar: “Kendileriyle huzura kavuşasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun ayetlerindendir” (Rûm 30/21). Başka bir ayette eşler birbirinin elbisesi olarak nitelendirilir (Bakara 2/187); yani birbirini örten, koruyan, ısıtan ve süsleyen iki kişi.
Nisâ Suresi’nde erkeklere şöyle buyrulur: “Onlarla iyilikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır takdir etmiştir” (Nisâ 4/19). Bu ayet, hoşnutsuzluk durumunda bile eşe iyi davranmayı bir yükümlülük olarak ortaya koyar.
Peygamber Efendimiz’in Örnekliği
Hz. Âişe, Resûlullah’ın Allah yolunda cihad dışında hiçbir zaman eliyle kimseye, ne bir kadına ne de bir hizmetçiye vurmadığını bildirir (Müslim, Fezâil). Peygamber Efendimiz ev işlerinde ailesine yardım eder, eşleriyle sohbet eder, onların duygularını gözetirdi. Kendisine kadınlara nasıl davranılması gerektiği sorulduğunda, yediğinden yedirmeyi, giydiğinden giydirmeyi, yüzüne vurmamayı ve onu çirkinleştirici sözler söylememeyi öğütlemiştir (Ebû Dâvûd, Nikâh).
Resûlullah’ın bu konudaki sözleri son derece açıktır:
Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır; ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım. (Tirmizî, Menâkıb 63)
Veda Hutbesi’nde de kadınlar hakkında Allah’tan korkulmasını, onların Allah’ın emaneti olarak alındığını hatırlatmıştır (Müslim, Hac 147). Bir başka rivayette, Allah’ın kadın kullarını dövmeyin buyurduğu, ardından eşlerinden şikâyet eden kadınların gelişi üzerine, eşlerini dövenlerin hayırlılarınızdan olmadığını söylediği nakledilir (Ebû Dâvûd, Nikâh 42).
Nisâ Suresi 34. Ayet Nasıl Anlaşılmalı?
Kadına şiddeti savunmak isteyenler ya da İslam’ı eleştirenler sıklıkla Nisâ Suresi’nin 34. ayetini gündeme getirir. Bu ayette, evlilik birliğini tehlikeye sokan ciddi bir geçimsizlik (nüşûz) durumunda sırasıyla öğüt vermek, yatakta ayrı durmak ve “darb” tedbirlerinden söz edilir. Ayetin doğru anlaşılması için şu hususlar önemlidir:
- Ayet, bir ceza veya öfke boşaltma aracı değil, evliliği kurtarmaya yönelik kademeli bir süreci anlatır. Hemen ardından gelen ayet, aileden hakemler gönderilerek arabuluculuk yapılmasını emreder (Nisâ 4/35).
- Klasik müfessirler bile, eğer başvurulacaksa, bunun iz bırakmayan, acı vermeyen, yüze vurulmayan, sembolik bir uyarı olması gerektiğini söylemiş; İbn Abbas gibi sahabilerden bunun misvak gibi bir şeyle yapılabileceği nakledilmiştir.
- Âlimlerin çoğu, bu tedbire başvurmamanın daha faziletli olduğunu, çünkü Peygamber Efendimiz’in asla böyle bir şey yapmadığını vurgulamıştır.
- Kadına zarar veren, onu aşağılayan, korkutan her türlü davranış, ayetin amacına ve “iyilikle geçinin” emrine aykırıdır. Zarar vermek İslam’da haramdır; “Zarar vermek de zarara zararla karşılık vermek de yoktur” (İbn Mâce, Ahkâm).
Günümüz âlimlerinin önemli bir kısmı ayetteki “darb” kelimesinin farklı anlamlarına da dikkat çekmiş, bunun geçici olarak uzaklaşma veya ayrılma şeklinde anlaşılabileceğini ileri sürmüştür. Hangi yorum benimsenirse benimsensin, sonuç açıktır: Bu ayet, aile içi şiddete meşruiyet kazandırmak için kullanılamaz.
Şiddetin Türleri
Şiddet yalnızca fiziksel değildir. İslam ahlakı, eşe yönelik her türlü incitici davranışı yasaklar:
- Fiziksel şiddet: Vurmak, itmek, yaralamak.
- Sözlü ve duygusal şiddet: Hakaret, aşağılama, tehdit, küçük düşürme. Kur’an, alay etmeyi ve kötü lakap takmayı yasaklar (Hucurât 49/11).
- Ekonomik şiddet: Nafakayı vermemek, kadının kendi malına el koymak.
- Sosyal şiddet: Kadını ailesinden ve yakınlarından koparmak, yalnızlaştırmak.
Şiddete Maruz Kalan Kadın Ne Yapmalı?
Şiddete maruz kalan kadının bunu sabırla katlanması gereken bir kader gibi görmesi doğru değildir. İslam, zulme razı olmayı istemez. Kadın, ailesinden ve güvendiği kişilerden destek istemeli, hakem müessesesini işletmeli, can güvenliği tehlikedeyse resmî kurumlara başvurmalıdır. Türkiye’de ALO 183 Sosyal Destek Hattı ve kolluk kuvvetleri bu konuda yardım sağlar. Fıkıhta da kocasının zararına maruz kalan kadının hâkime başvurarak ayrılık (tefrik) talep etme hakkı tanınmıştır.
Toplumun ve çevrenin sorumluluğu
Aile içi şiddeti “aile meselesi” diyerek görmezden gelmek, zulme sessiz kalmak demektir. Peygamber Efendimiz, zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım etmeyi emretmiş; zalime yardımın onu zulümden alıkoymak olduğunu açıklamıştır (Buhârî, Mezâlim). Aile büyüklerinin, komşuların, din görevlilerinin ve arkadaşların şiddete karşı açık bir tavır alması, mağduru desteklemesi ve saldırganı uyarması bu hadisin gereğidir. Öfkesine hâkim olamayan kişilerin de profesyonel destek alması teşvik edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
İslam’da eşini döven günahkâr olur mu?
Evet. Eşine zarar vermek, onu incitmek ve aşağılamak kul hakkı içeren büyük bir haksızlıktır. Tövbe etmek ve eşinden helallik istemek gerekir.
Kadın şiddet gördüğü için boşanma isteyebilir mi?
Evet. Şiddet ve zarar görme, kadının hâkim kararıyla evliliğin sona erdirilmesini talep etmesi için geçerli bir sebeptir.
Sabretmek şiddete katlanmak mıdır?
Hayır. Sabır, zulme boyun eğmek değil, zorluklar karşısında Allah’a dayanarak doğru olanı yapmaktır. Zulmü önlemek için tedbir almak da sabrın gereğidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/19, 34-35); Rûm Suresi (30/21); Bakara Suresi (2/187); Hucurât Suresi (49/11); Müslim, Fezâil (Resûlullah'ın kimseye vurmaması); Tirmizî, Menâkıb 63; Müslim, Hac 147; Ebû Dâvûd, Nikâh 42; İbn Mâce, Ahkâm
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Nisâ Suresi (4/19, 34-35)
- Rûm Suresi (30/21)
- Bakara Suresi (2/187)
- Hucurât Suresi (49/11)
- Müslim, Fezâil (Resûlullah'ın kimseye vurmaması)
- Tirmizî, Menâkıb 63
- Müslim, Hac 147
- Ebû Dâvûd, Nikâh 42
- İbn Mâce, Ahkâm
İlgili Yazılar
AileMehir Nedir? Kadının Mehir Hakkı, Çeşitleri ve Miktarı
Mehir nedir, kime aittir, ne kadar olmalıdır? Mehr-i muaccel ve müeccel farkı, mehirsiz nikâh ve boşanmada mehrin durumu…
AileNikâhta Şart Koşmak Caiz mi? Kadının İleri Sürebileceği Şartlar
Nikâh sırasında eğitim, çalışma, ayrı ev veya şehir değiştirmeme gibi şartlar koşulabilir mi? Mezheplere göre nikâhta şart koşmanın…
Soru – Cevapİslam’da Kadının Miras Hakkı: Paylar Neden Farklıdır?
İslam miras hukukunda kadın her zaman yarım pay mı alır? Kadının mirasçı olduğu durumlar, payların hikmeti ve kız…
AileKadının Nafaka Hakkı: Evin Geçimi Kimin Sorumluluğunda?
Nafaka nedir, neleri kapsar? Evli kadının, boşanmış kadının ve annenin nafaka hakkı; cimri kocanın malından almak hakkındaki hadis…
Soru – CevapKadının Boşanma Hakkı Var mı? Muhâlaa, Tefvîz ve Tefrîk
İslam'da kadın boşanabilir mi? Muhâlaa (hul'), boşama yetkisinin devri (tefvîz) ve mahkeme kararıyla ayrılık (tefrîk) yollarını kaynaklarıyla açıklıyoruz.
Soru – Cevapİslam’da Kadının Mülkiyet Hakkı ve Mali Bağımsızlığı Nedir?
İslam'da kadın kendi malına sahip midir? Kadının kazancı, maaşı, ziyneti ve mirası üzerindeki tasarruf hakkını ayet ve hadislerle…