🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Mütevâtir ve Âhâd Hadis Nedir? Aralarındaki Farklar ve Hükümleri

Hadis ve SünnetGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Peygamberimiz Nasıl Uyurdu? Uyku Sünnetleri ve Yatma Adabı

Mütevâtir hadis, yalan üzere birleşmeleri mümkün olmayan kalabalıkların aktardığı hadistir; âhâd ise bu sayıya ulaşmayandır. Çeşitleri ve delil değerleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Mütevâtir Hadisin Şartları
  • Mütevâtirin Çeşitleri
  • Âhâd Hadisin Çeşitleri

Mütevâtir hadis, her nesilde yalan üzerinde birleşmeleri aklen mümkün olmayan kalabalık bir topluluğun, yine böyle bir topluluktan alarak aktardığı hadistir ve kesin bilgi ifade eder. Bu dereceye ulaşmayan, bir veya birkaç ravinin aktardığı hadislere ise âhâd (haber-i vâhid) denir. Elimizdeki hadislerin büyük çoğunluğu âhâd haberdir; bunların sahih olanlarıyla amel etmek gerektiği konusunda âlimler görüş birliği içindedir.

Mütevâtir Hadisin Şartları

  1. Hadisi kalabalık bir topluluk rivayet etmelidir. Âlimler belirli bir sayı üzerinde birleşmemiştir; önemli olan, bu kadar kişinin bir yalan üzerinde anlaşmasının aklen ve âdeten imkânsız görülmesidir.
  2. Bu çokluk senedin her tabakasında bulunmalıdır. Yalnızca sonraki nesillerde yaygınlaşan bir hadis mütevâtir sayılmaz.
  3. Ravilerin haberi duyuya dayanmalıdır: “işittik”, “gördük” demeleri gerekir; akıl yürütmeyle ulaşılan bir kanaat tevâtürle sabit olmaz.

Mütevâtir haberde ravilerin tek tek adalet ve zabt durumu araştırılmaz; çünkü kesinlik ravilerin bireysel güvenilirliğinden değil, sayılarının çokluğundan doğar.

Mütevâtirin Çeşitleri

Lafzî mütevâtir

Bütün ravilerin aynı veya birbirine çok yakın sözlerle aktardığı hadistir. En meşhur örneği şudur:

“Kim bile bile bana yalan isnat ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Buhârî, İlim 38; Müslim, Mukaddime 3)

Bu hadisi, aralarında cennetle müjdelenen on sahabinin de bulunduğu çok sayıda sahabi rivayet etmiştir. Lafzî mütevâtir hadislerin sayısı azdır.

Mânevî mütevâtir

Lafızları farklı olmakla birlikte ortak bir anlamda birleşen çok sayıda rivayetin oluşturduğu tevâtürdür. Örneğin Peygamberimizin dua ederken ellerini kaldırdığı, birbirinden farklı pek çok olayı anlatan rivayetlerde geçer; tek tek her olay âhâd haberle gelmiş olsa da “duada el kaldırma” ortak noktası tevâtür derecesine ulaşmıştır. Mest üzerine mesh, kabir azabı, şefaat ve havz-ı kevser ile ilgili hadisler de bu türe örnek gösterilir.

Bunlara ek olarak âlimler amelî tevâtürden söz ederler: Namazın beş vakit oluşu, rekât sayıları, ezanın şekli gibi hususlar, Müslümanların nesilden nesle kesintisiz uygulamasıyla sabittir.

Âhâd Hadisin Çeşitleri

Âhâd hadisler, ravi sayısı bakımından üçe ayrılır:

  • Meşhur: Her tabakada en az üç ravinin rivayet ettiği, ancak tevâtür derecesine ulaşmayan hadistir. Hanefî usulünde ise meşhur, ilk nesilde âhâd iken ikinci ve üçüncü nesilde tevâtür derecesinde yayılan hadistir ve âhâddan ayrı, daha güçlü bir kategori sayılır.
  • Azîz: Senedin herhangi bir tabakasında ravi sayısı ikiye düşen hadistir.
  • Garîb (ferd): Senedin bir tabakasında tek bir ravinin rivayet ettiği hadistir.

Garîb olmak bir hadisin zayıf olduğunu göstermez. Buhârî’nin Sahih’ini açan “Ameller niyetlere göredir” hadisi bunun en güzel örneğidir: Onu Peygamberimizden yalnızca Hz. Ömer, ondan yalnızca Alkame b. Vakkâs, ondan yalnızca Muhammed b. İbrâhim et-Teymî, ondan da yalnızca Yahyâ b. Saîd el-Ensârî rivayet etmiştir. Sonrasında ise çok sayıda ravi tarafından aktarılmıştır. Hadis bu hâliyle garîbdir, ama aynı zamanda sahihtir ve İslam’ın temel ilkelerinden birini ifade eder.

Burada bir inceliğe dikkat etmek gerekir: Hadis terimi olarak “meşhur” ile halk arasında meşhur olmak aynı şey değildir. Dillerde dolaşan nice söz vardır ki hadis ilmi bakımından zayıf, hatta asılsızdır.

Bilgi ve Amel Değeri

Mütevâtir hadis kesin bilgi ifade eder; Peygamberimize aidiyetinde şüphe yoktur. Bu sebeple inanç esasları da dâhil olmak üzere dinin her alanında delildir.

Sahih âhâd hadis ise âlimlerin çoğunluğuna göre güçlü bir kanaat (zann-ı gālib) ifade eder. Amelî konularda, yani ibadet ve hukuk alanında onunla amel etmek gerekir; bu konuda sahabeden itibaren görüş birliği vardır. Nitekim Peygamberimiz tek tek sahabileri kabilelere öğretmen ve elçi olarak göndermiş, insanlar da onların tek başlarına aktardıkları bilgiyle amel etmiştir. Kıblenin değiştiğini tek bir kişiden duyan Kubâ halkının namaz içinde Kâbe’ye yönelmesi de (Buhârî, Salât 32; Müslim, Mesâcid 13) buna delil gösterilir.

İnanç konularında ise kelâm âlimlerinin çoğunluğu, bir hususun iman esası sayılabilmesi için kesin delil gerektiğini, âhâd haberin ise bu konuda destekleyici olduğunu söylemiştir. Bazı hadis âlimleri ise karinelerle desteklenen, özellikle Buhârî ve Müslim’in ittifak ettiği sahih hadislerin kesinlik ifade edeceği görüşündedir. Her iki yaklaşımda da sahih hadisi reddetmek söz konusu değildir; tartışma, onun ifade ettiği bilginin derecesiyle ilgilidir.

Mütevâtir Hadisleri Toplayan Eserler

Süyûtî, el-Ezhârü’l-mütenâsire adlı eserinde en az on sahabinin rivayet ettiği hadisleri mütevâtir sayarak yüz küsur hadis derlemiştir. Kettânî’nin Nazmü’l-mütenâsir‘i ise bu alandaki en geniş çalışmadır ve üç yüzü aşkın hadisi içerir. Âlimlerin tevâtür ölçüsü farklı olduğu için bu sayılar da değişmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Mütevâtir olmayan hadisle amel edilmez mi?

Edilir. Hadislerin büyük çoğunluğu âhâd haberdir ve sahih veya hasen olanlarıyla amel etmek gerektiğinde âlimler birleşmiştir. İbadetlerin ayrıntıları ve pek çok hukuki hüküm âhâd hadislerle bilinir.

Mütevâtir olması için kaç ravi gerekir?

Kesin bir sayı yoktur. Dört, on, yirmi, kırk, yetmiş gibi sayılar ileri sürülmüşse de tercih edilen görüş, ölçünün sayı değil, ravilerin yalan üzerinde birleşmelerinin imkânsız görülmesi olduğudur.

Garîb hadis zayıf hadis demek midir?

Hayır. Garîb, hadisin senedinin bir yerinde tek ravi bulunduğunu belirtir; sıhhat hükmü değildir. O ravi güvenilirse hadis sahih olabilir. Bununla birlikte garîb hadisler içinde zayıf olanların oranı yüksek olduğu için âlimler tek kalan rivayetleri daha dikkatle incelemiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, İlim 38; Müslim, Mukaddime 3; Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1; Buhârî, Salât 32; Müslim, Mesâcid 13; İbn Hacer el-Askalânî, Nüzhetü'n-nazar; Süyûtî, el-Ezhârü'l-mütenâsire; Kettânî, Nazmü'l-mütenâsir; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mütevâtir" ve "Haber-i Vâhid" maddeleri

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Buhârî, İlim 38; Müslim, Mukaddime 3
  2. Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1
  3. Buhârî, Salât 32; Müslim, Mesâcid 13
  4. İbn Hacer el-Askalânî, Nüzhetü'n-nazar
  5. Süyûtî, el-Ezhârü'l-mütenâsire
  6. Kettânî, Nazmü'l-mütenâsir
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mütevâtir" ve "Haber-i Vâhid" maddeleri

İlgili Yazılar