🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Amr b. Abese (r.a.) Kimdir? Hayatı, İslam’a Girişi ve Vefatı

Muhacir SahabilerGüncelleme: 24 Ağustos 20269 dk okuma

Amr b. Abese kimdir? Mekke'de Müslümanlığı dördüncü sırada kabul ettiğini söyleyen, namaz vakitleri hadisini rivayet eden ve Şam'a yerleşen Süleymli sahabînin hayatı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Soyu ve Cahiliye'de Hakikat Arayışı
  • Mekke'de Hz. Peygamber ile Buluşması
  • Medine'ye Gelişi

Amr b. Abese, Sülem kabilesine mensup, Cahiliye döneminde putları kınayan, Mekke’de Hz. Peygamber’i dinleyip erken Müslüman olan, namaz vakitleri ve gece ibadetine dair hadisleri rivayet eden, sonra Şam bölgesine yerleşen sahabîdir. Mekke’deki ilk karşılaşması, Hz. Peygamber’in gizli tebliğ döneminin canlı bir tanıklığı olarak anılır.

Soyu ve Cahiliye’de Hakikat Arayışı

Amr, Sülem kabilesine mensuptur. Sülem, Mekke’nin kuzeydoğusunda yaşayan, savaşçılığıyla ünlü bir Arap kabilesiydi. Amr’ın kendi anlatımına göre, Cahiliyede insanların batıl üzere olduğunu düşünür, putlara tapmayı akla uygun bulmazdı. Müslim’deki rivayette şöyle der: “Cahiliyede insanların sapıklık üzere olduklarını sanır, putlara hiçbir değeri olmadığını düşünürdüm. Sonra Mekke’de bir adamın haberlerini veren birinden duydum; devemi bindim ve Mekke’ye geldim” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn 294). Bu ifade, hanif eğilimli bir kişi olduğunu gösterir.

Amr’ın hakikat arayışı, Cahiliye döneminde tevhid eğiliminde olan Zeyd b. Amr b. Nüfeyl gibi hanifleri hatırlatır. Ancak Amr, bu arayışı Hz. Peygamber ile buluşunca sonuçlandırdı. Bu anlatımın ayrıntıları kaynaklara göre değişir.

Mekke’de Hz. Peygamber ile Buluşması

Amr Mekke’ye vardığında Hz. Peygamber gizli tebliğ yapıyordu ve kavmi onu zorluyordu. Amr, Resûlullah’ı bulup kim olduğunu sordu. “Ben Nebîyim” cevabını aldı. “Nebi nedir?” diye sorunca “Allah beni gönderdi” dedi. “Seni ne ile gönderdi?” sorusuna “Akrabalık bağlarını gözetmek, putları kırmak ve Allah’ın tek olarak bilinmesi ile gönderdi” buyurdu. Amr “Bu iş için seninle kim var?” diye sorunca “Hür ve köle” cevabını aldı; yani Ebû Bekir ve Bilâl. Amr “Ben de sana uyarım” dedi. Hz. Peygamber “Bugün buna güç yetiremezsin; durumumu ve insanların hâlini görmüyor musun? Memleketine dön; benim zafer kazandığımı duyunca gel” buyurdu (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn 294). Bu rivayet sahihtir. Bilâl hakkında Bilâl-i Habeşî yazısı okunabilir.

Bu karşılıklı diyalog, Hz. Peygamber’in tebliğ stratejisini ve gerçekçiliğini gösterir. Amr’ı Mekke’de tutmak yerine güvenliğini düşünerek geri gönderdi.

Medine’ye Gelişi

Amr kabilesine dönüp Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinden sonra haber beklemeye başladı. Medine’ye hicret ettiğini duyunca yola çıktı ve Medine’ye geldi. Hz. Peygamber’in huzuruna çıkıp “Beni tanıyor musun?” diye sorduğunda Resûlullah “Evet, sen Mekke’de bana gelip ‘İsmini ve görevini söyle’ diyen kişisin” buyurdu. Amr Müslüman olduğunu ilan etti. Müslim’deki rivayette Amr, namaz vakitleri hakkında Hz. Peygamber’e sorular sormuş ve ibadetlerle ilgili öğretiler almıştır. Bu rivayet ayrıntılı olarak aşağıda ele alınacaktır. Medine’ye geldikten sonra Bedir, Uhud gibi savaşlara katıldığına dair kaynak bilgisi sınırlıdır.

Gece Namazı ve Dua Zamanı

Amr b. Abese’den gelen önemli bir hadis, gecenin son bölümünün fazileti hakkındadır. Hz. Peygamber, “Kulun Rabbine en yakın olduğu an gecenin son yarısıdır. Eğer o saatte Allah’ı zikredenlerden olabilirsen ol” buyurmuştur (Tirmizî, Deavât; Nesâî, Mevâkît; hadis sahih kabul edilir). Bu hadis, seher vaktinde namaz, dua ve istiğfarın önemini öğretir. Kur’an’da da “Seherlerde istiğfar edenler” övülmüştür (Âl-i İmrân 3/17; Zâriyât 51/18). Amr’ın bu hadisi aktarması, Mekke’deki ilk karşılaşmasından beri ibadet bilincine sahip olduğunu gösterir.

Günümüzde gece ibadetini düzenli yapmak isteyenler için Amr’ın rivayeti bir teşvik kaynağıdır. Ancak ibadet, kişinin gücünü aşmamalı, Hz. Peygamber’in “Gücünüzün yettiği ölçüde amel edin” (Buhârî, Îmân 32) öğüdüne uygun olmalıdır.

Namaz Vakitleri Hadisi

Amr’ın Müslim’de rivayet ettiği uzun hadis, namazın hangi vakitlerde mekruh olduğunu açıklar. Amr, Hz. Peygamber’e namaz hakkında sorduğunda Resûlullah, sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğup yükselene kadar namaz kılmaktan kaçınmasını, çünkü güneşin şeytanın iki boynuzu arasında doğduğunu ve o sırada kâfirlerin ona secde ettiğini bildirdi. Öğle vaktinde güneş tam tepede iken ve akşam güneş batmaya yaklaşırken de benzer bir uyarıda bulundu (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn 294). Bu hadis, fıkıhta “mekruh vakitler” konusunun temel delillerindendir.

Hadisin yorumu mezheplere göre farklılık gösterir: Hanefîler bu vakitlerde farz olmayan namazı yasak sayarken Şâfiîler sebebi olan namazlara izin verir. Namaz vakitleri ve mekruh vakitler hakkında Diyanet kaynaklarına başvurmak faydalıdır. Aynı rivayette abdest ve günahların dökülmesine dair uzun bir bölüm de yer alır; bu, hadisin değerini artırır.

Şam’a Yerleşmesi ve Vefatı

Amr, Hz. Peygamber’in vefatından sonra Şam’a yerleşti. Hims civarında yaşadığı, hicri 60’lı yıllarda orada vefat ettiği rivayet edilir. Oğlu Süleym ve diğer çocukları da hadis rivayetinde yer alır. Amr b. Abese’den rivayet edilen hadis sayısı azdır; ancak rivayetleri ibadet adabına dair önemli bilgiler taşır. Faziletleri için örnek davranışları, ilmî mirası için rivayetleri yazısı okunabilir. Aynı dönemden Ebû Ümâme el-Bâhilî yazısı da faydalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Amr b. Abese kimdir?

Sülem kabilesine mensup, Cahiliye döneminde bile putları reddeden, Mekke’de Hz. Peygamber’in tebliğini işitip Müslüman olan, sonra kabilesine dönüp hicretten sonra Medine’ye gelen sahabîdir.

Amr, İslam’a kaçıncı sırada girdi?

Kendi ifadesiyle “İslam’a dördüncü” olarak girdi (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn 294). Bu sıra rivayet farklı olsa da erken dönemde Müslüman olduğu kabul edilir.

Amr’ın meşhur hadisi nedir?

Namaz kılınması mekruh olan vakitlere dair rivayeti ile Hz. Peygamber’in “Kulun Rabbine en yakın olduğu an gecenin son yarısıdır” hadisi onun rivayetiyle meşhurdur.

Amr nerede vefat etti?

Şam’a (Hims civarı) yerleşip hicri 60’lı yıllarda orada vefat ettiği rivayet edilir; kesin tarih belli değildir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Amr b. Abese" md.; Müslim, Salâtü'l-müsâfirîn 294; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-kübrâ; İbn Hacer, el-İsâbe

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Amr b. Abese" md.
  2. Müslim, Salâtü'l-müsâfirîn 294
  3. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-kübrâ
  4. İbn Hacer, el-İsâbe

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.