🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ashâbü’l-Karye: Yâsîn Suresindeki Şehir ve Habîb-i Neccâr

Kur'an Kıssaları ve KavimlerGüncelleme: 26 Ekim 20268 dk okuma

Yâsîn Suresi'nde anlatılan şehir halkına gönderilen üç elçi, şehrin ucundan koşup gelen mümin ve kavmin tek bir sayha ile helak edilişi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kıssanın Anlatımı
  • Şehrin Ucundan Gelen Adam
  • Helak

Ashâbü’l-Karye, “şehir halkı” demektir. Yâsîn Suresi’nde bir şehre peş peşe gönderilen elçilerin yalanlanması, şehrin uzak bir köşesinden koşarak gelen bir müminin kavmini uyarması ve bu kavmin tek bir sayha ile helak edilmesi anlatılır. Müfessirlerin çoğu şehri Antakya olarak yorumlar.

Kıssanın Anlatımı

Yâsîn Suresi’nin 13-14. ayetleri şöyle der: “Onlara şu şehir halkını örnek ver; hani oraya elçiler gelmişti. İkisini göndermiştik, onları yalanladılar. Biz de üçüncüyle destek verdik, ‘Biz size gönderilmiş elçileriz’ dediler.” Halk, “Siz de bizim gibi beşersiniz, Rahmân hiçbir şey indirmedi, siz sadece yalan söylüyorsunuz” diyerek cevap verdi (36/15). Elçiler ise “Rabbimiz bilir ki biz size gönderilmiş elçileriz, bize düşen sadece açık bir tebliğdir” dediler (36/16-17).

Halk elçilere uğursuzluk atfetti, onları taşlamakla ve acı bir azaba uğratmakla tehdit etti. Elçiler ise “Uğursuzluğunuz kendinizdendir; size öğüt verilmesi mi uğursuzluk sayıldı? Siz aşırı giden bir topluluksunuz” dediler (36/18-19).

Şehrin Ucundan Gelen Adam

Ardından şu ayet gelir: “Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: ‘Ey kavmim, elçilere uyun! Sizden karşılık istemeyen ve doğru yolda olanlara uyun'” (36/20-21). Bu adamın adı Kur’an’da geçmez; hadis ve tefsir kaynaklarında genellikle “Habîb-i Neccâr” olarak anılır. Adı konusunda rivayetler farklıdır; mesleğinin marangoz olduğu da bazı kaynaklarda bulunur. Bu bilgilerin sağlamlık derecesi tartışmalıdır, bu yüzden isim ve meslek kesin hüküm olarak aktarılmamalıdır.

Adam, “Beni yaratana ibadet etmeyeyim mi? Hepiniz O’na döneceksiniz” diyerek kavmini uyarmış, “Ben sizin Rabbinize inandım, beni dinleyin” demiştir (36/22-25). Tefsirlere göre kavmi onu öldürmüş, o ise ölürken veya öldükten sonra cennete girerken “Keşke kavmim bilseydi, Rabbimin beni bağışladığını ve ikram edilenlerden kıldığını” demiştir (36/26-27).

Helak

Allah, kavmin üzerine gökten bir ordu indirmediğini, helakın tek bir çığlıkla gerçekleştiğini bildirir: “Sadece bir çığlık oldu, hepsi sönmüş kül oldu” (36/28-29). Kıssa, “Kullara yazıklar olsun! Onlara bir peygamber gelmez ki onunla alay etmiş olmasınlar” ayetiyle kapanır (36/30). Bu ifade, tarihin farklı dönemlerinde peygamberlerin benzer tepkilerle karşılaştığını gösterir.

Şehir ve Elçiler Hakkındaki Görüşler

İbn Abbas’a atfedilen bir rivayete göre şehir Antakya’dır ve elçiler Îsâ’nın gönderdiği havârîlerdir. Bu yorum tefsirlerde yaygındır; fakat birkaç sebeple eleştirilmiştir. Kur’an’ın “Biz onlara iki elçi gönderdik” ifadesi doğrudan Allah’a nisbet edilir, ve Antakya’nın helak edildiğine dair tarihî bilgi yoktur. Bu nedenle bazı âlimler, şehir ve elçilerin kimliğini Allah’ın bilgisine bırakmak gerektiğini söyler. Ayrıca Antakya’daki Habîb-i Neccâr Camii’nin ve türbesinin ziyaret edilmesi, halk kültürünün bir parçasıdır.

Dersler

  • Tebliğin sorumluluğu: Elçilerin görevi sadece açık bir tebliğdir; sonuç Allah’a aittir.
  • Nasihatin ısrarı: Elçilerin yalanlanmasına rağmen üçüncü bir elçiyle desteklenmesi.
  • Şehrin kıyısından gelen ses: Hakkın bazen toplumun en kenar kesimlerinden çıktığı.
  • Uğursuzluk inancı: Elçilere uğursuzluk atfetmek, bir toplumun hakikati reddetme bahanesidir.

Bu kıssayı Kârûn kıssası, Firavun’un veziri Hâmân, Bahçe Sahipleri, Ashâbü’l-Fîl ve Ye’cûc-Me’cûc’ün anlatıldığı Zülkarneyn Seddi yazısıyla birlikte okumak, Kur’an’daki ibret zincirinin bütünlüğünü görmeyi kolaylaştırır.

Yâsîn Suresi’ndeki Yeri

Yâsîn Suresi, Mekke döneminde inen bir sûredir ve Peygamberimiz’in risaletinin hak olduğunu, dirilişin kaçınılmazlığını ve tevhid delillerini ele alır. Bu kıssa, surenin başında Peygamberimiz’e yapılan tebliğ görevinin geçmişteki örneklerle desteklenmesi olarak okunur. Mekke müşrikleri de elçilere “Siz bizim gibi beşersiniz” diyen şehir halkı gibi bir tavır sergilemişti. Dolayısıyla ayetler, Peygamberimiz’e teselli ve sabır mesajı verir.

Müfessirler, şehrin ucundan gelen mümin için “Bir adam” yerine “uzak” kelimesinin seçilmesine dikkat çeker: hak çağrısı bazen merkezden değil, uzaktaki kimselerden gelir ve bu kimseler hakikate ilk koşanlar olabilir. Ayrıca adamın şu cümlesi öğreticidir: “Sizden bir karşılık istemeyenlere uyun” (36/21). Bu, tebliğ edenlerin menfaat gütmediğinin bir kanıtı olarak değerlendirilir.

Adamın ölümünden sonra cennete girmesi ve kavmi için iyilik dilemesi de dikkat çekicidir. Kavminin kendisini öldürmesine rağmen, onların hâlini bilmelerini ve doğru yola dönmelerini arzulaması, mümin kişinin kin gütmeyen ahlâkını gösterir. Peygamberimiz’in Uhud’da yaralandığında kavmi için “Allah’ım kavmimi bağışla, çünkü bilmiyorlar” demesi de benzer bir tutumdur; bu rivayet siyer kaynaklarında zikredilir ve müslim tefsirlerde sık sık hatırlatılır.

Q: Ashâbü’l-Karye hangi surede anlatılır? ## Yâsîn Suresi’nde (36/13-32) anlatılır.
Q: Şehir neresidir? ## Kur’an belirtmez. Tefsirlerde sık geçen görüş Antakya’dır; ancak bu bilgi rivayet niteliğindedir.
Q: Habîb-i Neccâr kimdir? ## Şehrin ucundan koşup gelerek elçilere uymayı öğütleyen mümindir. Adı Kur’an’da geçmez; tefsir kaynaklarında bu adla anılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Yâsîn Suresi (36/13-32); Taberî, Câmiu'l-Beyân; İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Habîb-i Neccâr" ve "Yâsîn Sûresi" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 5 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Yâsîn Suresi (36/13-32)
  2. Taberî, Câmiu'l-Beyân
  3. İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Habîb-i Neccâr" ve "Yâsîn Sûresi" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.