Cuma Hutbesi Dinleme Adabı ve Hutbede Konuşmak
Cuma hutbesi nasıl dinlenir? Hutbede konuşmanın hükmü, tahiyyetü'l-mescid, selam alıp vermek, dua sırasında amin demek ve mezhep farkları.
- Hutbenin Önemi ve Delili
- Hutbede Konuşmak ve Başka İşlerle Uğraşmak
- Camiye Hutbe Sırasında Girmek
Cuma hutbesi başladığında konuşmak, telefonla uğraşmak, selam vermek ve başka işlerle meşgul olmak hoş görülmez. Hutbeyi sessizce ve dikkatle dinlemek gerekir. Hz. Peygamber, imam hutbe okurken yanındakine “sus” demenin bile boş söz olacağını bildirmiştir. Hutbeyi dinlemek, cumanın bir parçasıdır.
Hutbenin Önemi ve Delili
Cuma Suresi’nin 9. ayeti, mü’minleri Allah’ı zikre koşmaya çağırır. Müfessirler buradaki zikri hutbe ve namaz olarak anlamıştır. Hz. Peygamber, “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına ‘sus’ dersen boş bir söz söylemiş olursun” buyurmuştur (Buhârî, Cum’a; Müslim, Cum’a). Müslim’deki bir rivayette ise hutbe sırasında çakıl taşlarına dokunan kimsenin boş iş yaptığı belirtilir. Bu rivayetler, hutbeye dikkatle kulak vermenin ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Hutbede Konuşmak ve Başka İşlerle Uğraşmak
Hanefî mezhebine göre imam hutbeye çıktığı andan itibaren konuşmak, yemek içmek, selam alıp vermek, namaz kılmak ve herhangi bir işle uğraşmak mekruhtur. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde, hutbe sırasında konuşma konusunda daha geniş ayrıntılar bulunur; zorunluluk halinde kısa uyarılar yapılabileceği belirtilmiştir. Örneğin bir çocuğun tehlikeye düşmesi ya da görme engelli birinin çukura yaklaşması gibi durumlarda uyarmak yasak sayılmaz.
Günümüzde telefonla mesajlaşmak, ekranlara bakmak ve sosyal medya kullanmak da hutbeyi dinlemeye engel olduğundan aynı kapsamda değerlendirilir. Hutbe sırasında uyuklamak ise insan tabiatı gereği zaman zaman olabilir; yine de dik oturmak ve dikkati canlı tutmak tavsiye edilir.
Camiye Hutbe Sırasında Girmek
Gatafân kabilesinden Süleyk adlı sahabinin hutbe sırasında camiye gelmesi üzerine Hz. Peygamber’in ona kalkıp iki rekat namaz kılmasını emrettiği rivayeti (Müslim, Cum’a) Şâfiî ve Hanbelîlerin delilidir. Bu mezheplere göre hutbe esnasında içeri giren kimse kısa iki rekat tahiyyetü’l-mescid kılar. Hanefîler ise hutbe başladıktan sonra namaz kılınmayacağını, Süleyk olayının kişiye özgü olduğunu ve hutbeyi dinleme emrinin önceliğini savunur. Dolayısıyla Hanefî çevrede gelen kişi, doğrudan oturup hutbeyi dinler.
Selam, Dua ve Amin
Hutbe sırasında gelenin selam vermesi veya selam alması Hanefî mezhebinde uygun görülmez. Hatip duaya başladığında cemaatin içinden dua etmesi ya da hatibin duasına gizlice “âmin” demesi ise genellikle caiz görülür. Hatibin Hz. Peygamber’in ismini andığı yerlerde içinden salavat getirmek de ilim ehlince tavsiye edilir. Bazı yörelerde hutbede yüksek sesle “âmin” demek adet olmuş olsa da, bu uygulamanın cemaat içinde karışıklık yaratmaması gerekir.
Hutbe Sırasında Oturuş ve Duruş
Cemaatin hatibe yönelmesi, dikkatle dinlemesi gibi adaplar kaynaklarda yer alır; ancak bunlar fıkhi bir zorunluluk değil, huşû için tavsiye edilen davranışlardır. Hutbe boyunca ayağa kalkmak, saf düzenini bozmak ya da insanların omuzlarının üzerinden aşarak ilerlemek hoş görülmez. Çocuklu ailelerin camiye gelmeden önce çocukları sakinleştirmesi, cemaatin huzuru açısından güzel bir davranıştır.
İlgili Konular
Cumanın kimlere farz olduğu cuma namazının farz olma şartları yazısında, kaçıran kişinin yapması gerekenler cuma namazını kaçıran ne yapmalı yazısında anlatılmıştır. Bayram namazındaki tekbirler ve hutbe için bayram namazı tekbirleri ve hatalar, cenaze namazı için cenaze namazında okunan dualar, gıyabi cenaze namazı için ise gıyabi cenaze namazı kılınır mı yazılarına bakılabilir.
- Cuma günü erken gitmek ve ön safta yer bulmak sünnettir.
- Hutbe başlamadan önce telefonu kapatmak, huşû için en iyi önlemdir.
- Hutbeden sonra kılınan farzı hatibe uyarak kılmak gerekir.
- Hutbe esnasında yan tarafla tartışmaya girmek yerine, sakin bir şekilde dinlemek gerekir.
Hutbenin Rükünleri ve Dili
Hutbe iki bölümden oluşur ve arada kısa bir oturuş vardır. Hanefî mezhebine göre hutbenin sahih olması için Allah’a hamd ve zikir içermesi yeterlidir; fakat sünnete uygun olanı hamd, şehadet, salavat, nasihat ve duayı barındırmasıdır. Hutbenin dili konusunda da ayrıntı vardır; Arapça okunması esas olmakla birlikte, nasihat bölümünün cemaatin anladığı dille yapılması yaygın bir uygulamadır. Bu sebeple Türkiye’de hutbeler Türkçe okunur. Cemaatin hutbeyi anlayarak dinlemesi, dinlemenin asıl amacını gerçekleştirir. Hutbe öğüdünü günlük hayata taşımak, hutbeyi sadece bir ritüel olmaktan çıkarıp kalıcı bir fayda hâline getirir.
Hutbeden Sonra Yapılacaklar
Hutbe bittiğinde cemaat saf düzenini toparlar, kamet getirilir ve farz namaz kılınır. Hutbede dinlenen nasihatleri günlük hayata yansıtmak, hutbenin asıl amacıdır. Konuyu aile içinde konuşmak, çocuklara anlatmak ve anlaşılmayan noktaları imama sormak, dinleme edebinin sonraki aşamasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hutbe sırasında konuşmak caiz mi?
Hayır. İmam hutbe okurken konuşmak, hatta “sus” demek bile hadiste boş söz olarak nitelenmiştir. Hutbeyi sessizce dinlemek gerekir.
Hutbe okunurken camiye giren iki rekat kılar mı?
Hanefîlere göre hutbe başladıktan sonra namaz kılınmaz. Şâfiî ve Hanbelîlere göre kısa iki rekat tahiyyetü’l-mescid kılınır.
Hutbede selam verilir mi?
Hutbe sırasında selam vermek ve almak uygun değildir. Gelen kişi sessizce oturur.
Hutbe dinlenirken uyumak veya telefonla oynamak ne olur?
Dinlemeye aykırıdır ve hutbenin faziletini azaltır. Telefonla uğraşmak, hadiste anlatılan boş işler kapsamında değerlendirilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Cuma Suresi (62/9); Buhârî, Cum'a; Müslim, Cum'a; Ebû Dâvûd, Salât; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hutbe" ve "Cuma" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Cuma Suresi (62/9)
- Buhârî, Cum'a; Müslim, Cum'a
- Ebû Dâvûd, Salât
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hutbe" ve "Cuma" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.