🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Dûmetülcendel Gazvesi Dersleri ve İslam Tarihindeki Önemi

Gazve Dersleri ve Tarihî ÖnemiGüncelleme: 29 Ağustos 20269 dk okuma

Dûmetülcendel Gazvesi: Hz. Peygamber'in Şam yolundaki bu seferinin sebebi, çatışmasız sonuçlanması, sonraki seriyye ve Hristiyan Kelb kabilesinin Müslüman olması.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Bölgenin önemi
  • Seferin sebebi
  • Gece yürüyüşü ve gizlilik

Dûmetülcendel Gazvesi, Hz. Peygamber’in Hicretin beşinci yılı başlarında Hicaz-Şam ticaret yolu üzerindeki Dûmetülcendel’e yaklaşık bin kişilik orduyla çıktığı, çatışma yaşanmadan sona eren seferdir. Sonraki yıl Abdurrahman b. Avf’ın seriyyesiyle bölgenin Hristiyan reisi Müslüman oldu.

Bölgenin önemi

Dûmetülcendel, kaynaklara göre Medine’den yaklaşık on beş günlük kervan mesafesinde, Hicaz ile Şam arasında stratejik bir noktadaydı. Çevresinde Arap kabilelerinin yaşadığı, ticaretin ve hacıların uğradığı bir su ve geçiş merkeziydi. Bölgede Kelb, Gassân ve Gatafan gibi kabileler yaşıyor, bir kısmı Bizans’a bağlı bulunuyordu. Bu yüzden Medine’nin kuzey güvenliği ve Şam ticareti açısından önem taşıyordu.

Seferin sebebi

İbn Hişâm’ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber, Dûmetülcendel çevresindeki kabilelerin yolculara saldırdığı ve Medine’ye karşı bir hazırlık yaptığı haberini aldı. Aynı bölgedeki kervan yollarının güvenliği de Müslüman tüccarlar için önemliydi. Hz. Peygamber, haberin doğruluğunu görmek ve caydırıcılık sağlamak için bin kişi kadar sahabiyle yola çıktı. Medine’de vekil olarak Sibâ’ b. Urfuta el-Gıfârî bırakıldığı rivayet edilir. Sefer, Ebvâ ve Zâtürrikâ gibi çatışmasız seferler arasında sayılır.

Gece yürüyüşü ve gizlilik

Hz. Peygamber, ordunun gündüz saklanıp geceleri yürümesini sağladı. Rehber olarak Benî Uzra’dan Mezkûr adlı bir kişi kılavuzluk etti. Kaynaklara göre bu tedbir, bölge halkının ordunun yaklaşmasından haberdar olmasını önlemeyi amaçlıyordu. Ancak ordu yaklaşınca bölge halkı Müslümanların geldiğini öğrenip hayvanlarını bırakarak dağılmıştı. Müslümanlar çevredeki sürülerden bir miktar hayvan elde etti; çatışma olmadı. Bu yöntem, sahabenin istihbarat ve gizlilik bilinciyle hareket ettiğini gösterir.

Medine’ye dönüş

Hz. Peygamber birkaç gün Dûmetülcendel civarında kaldı; çevreye küçük keşif birlikleri gönderdi. Bölgede kimseyi bulamayınca Medine’ye döndü. Dönüşte Uyeyne b. Hısn el-Fezârî ile bir antlaşma yapıldığı da rivayet edilir; ancak bu ayrıntı kaynaklara göre değişir. Böylece bu sefer yaklaşık yirmi gün içinde sona erdi. Gazve bakımından önemli olan nokta, askerî bir kazanımdan çok bölgede İslam devletinin varlığının hissettirilmesiydi.

Abdurrahman b. Avf’ın seriyyesi

Hicretin altıncı yılının Şaban ayında Hz. Peygamber, Abdurrahman b. Avf’ı Dûmetülcendel’e gönderdi. Başına siyah bir sarık sarıp onu uğurlayarak İslam’a davet etmesini, bölgede kabul edilirse reisin kızıyla evlenmesini söyledi. Abdurrahman, üç gün boyunca insanları İslam’a davet etti. Hristiyan reisi Esbağ b. Amr el-Kelbî ve beraberindekilerin çoğu Müslüman oldu; diğerleri cizye ödemeyi kabul etti. Abdurrahman, Esbağ’ın kızı Tümâdır ile evlendi ve Medine’ye döndü. Bu olay, silah kullanmadan yürütülen daveti ve cizye anlaşmasını gösteren örneklerden biri olarak anılır.

Sonraki dönem ve Tebük’le ilişkisi

Dûmetülcendel, Hicretin dokuzuncu yılında Tebük Seferi sırasında yeniden gündeme geldi. Hz. Peygamber, Hâlid b. Velîd’i bölgenin hükümdarı Ukeydir b. Abdülmelik’e gönderdi; Ukeydir yakalanarak Hz. Peygamber’e getirildi ve bir antlaşmayla bırakıldı. Bu gelişme, Dûmetülcendel’in Bizans etkisi altındaki bir Arap emareti olarak kuzey sınırının güvenliği bakımından önemini gösterir. Benî Mustalik ve Sevîk gibi diğer seferler de bu uzun güvenlik zincirinin parçalarıdır.

Gazveden çıkarılan dersler

Bu gazveden çıkarılan dersler şunlardır: İstihbaratın doğrulanması, caydırıcılık ve gücün gösterilmesi yoluyla savaşsız sonuç alma, gizlilik tedbirleri, diplomatik daveti silahlı çatışmanın önünde tutma ve geri çekilen düşmanı takip etmeme ölçülülüğü. Bu seferde kan dökülmemesi, Kurayza gibi yoğun çatışmalı olaylarla karşılaştırıldığında İslam’ın savaş yerine barışı tercih ettiği dönemleri gösterir.

Ayrıca bu sefer, İslam’ın Hicaz sınırlarının ötesine, Şam bölgesine doğru yayılma sürecinde atılan ilk adımlardan biri olarak da değerlendirilir. Sonraki yıllarda Mûte ve Tebük seferleriyle bu çizgi devam etti.

Kaynaklardaki farklılıklar

Dûmetülcendel seferinin tarihi için İbn İshak Rebîülevvel ayını verir; Vâkıdî Hicretin beşinci yılını anar. Sefere katılan sayının bin kişi olduğu çoğu kaynakta ortaktır. Abdurrahman b. Avf’ın seriyyesinin tarihi ise Hicretin altıncı yılı olarak anılır. Bazı araştırmacılar bu iki hareketi aynı bölgeye iki ayrı yılda yapılan seferler olarak değil, aynı sürecin parçaları olarak görür. Kelb reisinin Müslüman olması ve cizye anlaşması da farklı anlatılır: Bazı rivayetlerde Esbağ Müslüman olmuş, bazılarında Hristiyan olarak kalıp cizye vermiştir. Bu yüzden ayrıntılar kesinlik iddia etmeden, “rivayete göre” ifadesiyle aktarılmalıdır.

Bölgenin sonraki yıllardaki durumu da dikkat çekicidir: Tebük Seferi’nin ardından Dûmetülcendel hükümdarıyla barış yapıldı ve bölge, Medine’nin nüfuz alanına girdi. Hz. Ömer ve Hz. Osman dönemlerinde de ticaret ve fetih yollarının önemli bir durağı olarak kaldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Dûmetülcendel neresidir?

Hicaz ile Şam arasında yer alan, Medine’ye yaklaşık on beş günlük mesafedeki bir ticaret ve geçiş merkeziydi. Bugünkü Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki el-Cevf bölgesine karşılık gelir.

Gazvede savaş oldu mu?

Hayır. Hz. Peygamber’in yaklaşık bin kişilik ordusunun geldiğini duyan bölge halkı kaçtı; savaşsız dönüldü. Bazı hayvanlar ele geçirildi.

Sonraki seriyyenin önemi nedir?

Hicretin altıncı yılında Abdurrahman b. Avf bölgeye gönderildi; Kelb kabilesinin Hristiyan reisi Esbağ b. Amr Müslüman oldu ve Abdurrahman onun kızıyla evlendi.

Bu sefer neden önemlidir?

Medine’nin kuzey ticaret yollarının güvenliğini sağlama çabasının bir parçası olarak kabul edilir; ayrıca Hz. Peygamber’in uzak kabilelerle diplomatik ilişkileri kurmasının örneğidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; Vâkıdî, Kitâbü'l-Meğâzî; Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Dûmetülcendel" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
  2. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
  3. Vâkıdî, Kitâbü'l-Meğâzî
  4. Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Dûmetülcendel" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.