Hamrâülesed Gazvesi Dersleri ve İslam Tarihindeki Önemi
Hamrâülesed Gazvesi: Uhud ertesinde yaralı Müslümanların Kureyş'i takibi, Âl-i İmrân 172-174. ayetler, Ma'bed el-Huzâî'nin rolü ve Ebû Azze'nin akıbeti.
- Uhud'dan sonraki durum
- Hz. Peygamber'in çağrısı
- Hamrâülesed'e varış
Hamrâülesed Gazvesi, Uhud Savaşı’nın ertesi günü Hz. Peygamber’in yaralı sahabilerle Medine yakınlarından Kureyş ordusunu takibe çıkmasıdır. Çatışma olmadı; Âl-i İmrân Suresi’nin 172-174. ayetleri bu sahabilerin teslimiyetini över.
Uhud’dan sonraki durum
Uhud’da Müslümanlar ağır kayıp vermiş, Hz. Peygamber yaralanmıştı. Kureyş ordusu ise zafer elde ettiği düşüncesiyle Mekke yoluna koyulmuştu. Yolda Ebû Süfyân ve bazı müşrikler, “Neden Medine’ye dönüp işi bitirmedik?” diyerek yeniden dönmek istediler. Bu esnada Müslümanların morali düşmüştü. Uhud’da okçu tepesinin terk edilmesi, savaşın seyrini değiştirmişti. Böyle bir ortamda yeniden savaş çağrısı yapılması, Medine’nin psikolojik dayanıklılığının sınavı oldu.
Hz. Peygamber’in çağrısı
Uhud’un ertesi sabahı Hz. Peygamber, Bilâl’e düşmanı takip edeceklerini ilan etmesini söyledi. Ancak yalnızca Uhud’da savaşmış olanların katılabileceğini belirtti. Çağrıya yaralı sahabiler de uydu. Buhârî’de Hz. Âişe’nin rivayetine göre Zübeyr ve Ebû Bekir gibi Uhud yaralıları bu çağrıya katılanlardandır. Câbir b. Abdullah ise babası Uhud’da şehit olduğu ve kız kardeşlerine bakması gerektiği için Uhud’a katılamamıştı; Hz. Peygamber ona özel izin verdi. Böylece ordu Medine’den yola çıktı.
Hamrâülesed’e varış
Müslümanlar, Medine’ye yaklaşık sekiz mil uzaklıktaki Hamrâülesed’e vardı. Bölgede üç gün kalıp her gece büyük ateşler yaktılar; bu ateşler kaynaklarda düşmana güçlü bir ordunun varlığı izlenimini vermek amacıyla yakıldığı şeklinde anlatılır. Bu sırada Hüzâa kabilesinden Ma’bed el-Huzâî, henüz Müslüman olmadığı hâlde Hz. Peygamber’e iyi niyetliydi. Müslümanların kararlılığını görünce Ebû Süfyân’ın yanına giderek geri dönmeleri hâlinde Müslümanların çok güçlü bir ordu topladığını söyledi. Bu uyarı, Kureyş’in Medine’ye dönme kararından vazgeçmesinde etkili oldu.
Âl-i İmrân ayetleri
Âl-i İmrân Suresi’nin 172. ayeti, kendilerine yara isabet etmesinden sonra Allah ve Resûlü’nün çağrısına icabet edenleri, iyilik edip Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için büyük bir mükâfat olduğunu bildirir. 173. ayet ise insanların “Düşman sizin için toplandı, onlardan korkun” demesine karşılık müminlerin imanlarının arttığını ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” dediklerini anlatır. Buhârî’deki rivayete göre bu söz Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında ve Hz. Peygamber’in Hamrâülesed’de söylediği sözdür. Bu ayetler tevekkülün pratik karşılığını gösteren örnek olarak anılır.
Ebû Azze’nin akıbeti
Bedir’de esir düşen Ebû Azze el-Cumahî, fakir ve kızları bulunan bir şair olduğu için Hz. Peygamber tarafından fidyesiz bırakılmış, bir daha Müslümanlara karşı savaşmayacağına söz vermişti. Ancak Uhud’da Müslümanlara karşı savaşan ve insanları kışkırtan Ebû Azze, Hamrâülesed’de yakalandı. Hz. Peygamber’e af dilediğinde şu cevabı aldığı rivayet edilir: “Mümin aynı delikten iki defa ısırılmaz” (Buhârî, Müslim’de benzer anlatım). Bu sözün Ebû Azze’ye karşı söylenmiş olması, kaynaklarda anlatılır. Sonuçta Ebû Azze öldürüldü. Bedir sonrasındaki uygulama ve esirlere muamele konuları ayrı yazılarda ele alınmıştır.
Gazveden çıkarılan dersler
Hamrâülesed, yenilgi sonrasında morali toparlama, düşmanı caydıracak stratejik hamle ve tevekkülün çalışmayla birleştirilmesi dersini verir. Hz. Peygamber’in yaralı sahabilerle yola çıkması, liderin kriz anındaki cesaretini gösterir. Ayrıca ateşlerin yakılması gibi aldatıcı savaş tekniklerinin meşru savunma çerçevesindeki yeri de fıkıhta tartışılır. Bedrü’l-Mev’id ve Sevîk seferleri bu serinin diğer halkalarıdır. Ebvâ ise bu seferlerin ilkini oluşturur.
Olayın ayrıntılarında Ebû Süfyân’ın geri dönme kararının zamanı ve Ma’bed’in rolü rivayetlere göre değişir; bu yüzden ayrıntılar kesinlik iddia etmeden aktarılmıştır.
Seferin psikolojik savaş boyutu
Hamrâülesed’de yaktırılan ateşler, bugünkü terminolojiyle psikolojik harekât olarak yorumlanabilir. Kaynaklara göre Müslümanlar, hem gece boyunca hem de gündüz görünür bir şekilde güçlü olduklarını göstermeyi amaçladı. Bu uygulamanın şeri sınırı konusunda fıkıhçılar, savaşta hileyi (hud’a) genel olarak caiz görmüş, ancak sözleşmeyi bozmayı ve aldatma yoluyla emniyet verilmiş kimselere zarar vermeyi yasaklamıştır. Hz. Peygamber’in “Savaş hiledir” (Buhârî, Müslim) hadisi de bu çerçevede anılır. Ancak bu hileler, güvence verilen kişilere veya antlaşma yapılan taraflara yönelik olmamalıdır.
Ayrıca Hamrâülesed, yalnızca ordular arasında değil, morallerin de savaştığı bir aşamayı gösterir. Uhud’dan sonra Medine’de çıkan “Muhammed öldürüldü” söylentisi Müslümanları sarsmıştı; bu seferle toplum yeniden toparlandı.
Seferin bir diğer yönü, sahabenin fizikî yaralarına rağmen toplu hareket etmesidir. Buhârî’de Hz. Âişe, Zübeyr ve Ebû Bekir’in Uhud’da aldıkları yaralara rağmen bu çağrıya icabet ettiklerini hatırlatarak ayetin onlar hakkında indiğini söyler. Bu rivayet, ayetin kapsamının yalnızca bir sahabe grubuyla sınırlı kalmadığını da gösterir; sonraki dönemlerde tevekkül, zor anlarda okunan bir dua ve dayanıklılık ifadesi hâline gelmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hamrâülesed Gazvesi ne zaman yapıldı?
Uhud Savaşı’nın ertesi günü, Hicretin üçüncü yılının Şevval ayında gerçekleşti. Medine’den yaklaşık sekiz mil uzaklıktaki Hamrâülesed’e kadar gidildi.
Hangi ayetler bu olayla ilişkilidir?
Âl-i İmrân Suresi’nin 172-174. ayetleri, yaralı olmalarına rağmen Allah ve Resûlü’nün çağrısına uyan müminleri över. 173. ayetteki “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” sözü bu bağlamdadır.
Gazveye kimler katıldı?
Uhud’da bulunanlar katıldı; yalnızca Câbir b. Abdullah’a özel izin verildi. Yaralı olanlar da yürüyüşe katıldı.
Ebû Azze nasıl öldürüldü?
Bedir’de esir alınıp bir daha savaşmayacağına söz veren Ebû Azze, Uhud’da yeniden savaşmıştı; Hamrâülesed’de yakalanınca öldürüldü.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân Suresi (3/172-175); Buhârî, Megāzî ve Tefsîr; İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye; Vâkıdî, Kitâbü'l-Meğâzî; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hamrâülesed Gazvesi" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Âl-i İmrân Suresi (3/172-175)
- Buhârî, Megāzî ve Tefsîr
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
- Vâkıdî, Kitâbü'l-Meğâzî
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hamrâülesed Gazvesi" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.