İslam Felsefesinin Doğuşu: Meşşâîlik ve Temsilcileri
İslam felsefesi nasıl doğdu? Tercüme hareketi, Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, Gazzâlî eleştirisi ve İbn Rüşd ile Meşşâî geleneğin gelişimi ve temel tartışmaları.
- Zemin: Tercüme Hareketi
- Kindî: İlk Büyük Filozof
- Fârâbî: İkinci Muallim
İslam felsefesi, 8. ve 9. yüzyıllarda Yunan, Süryani ve Fars kaynaklı eserlerin Arapçaya çevrilmesiyle başlayan, Kur’an ve Sünnet’in sorularıyla Aristo ve Eflatun geleneğinin kavramlarının buluştuğu düşünce hareketidir. Meşşâîlik, Aristo çizgisini izleyen bu geleneğin en bilinen kolu olup Kindî, Fârâbî ve İbn Sînâ gibi filozoflarla temsil edilir.
Zemin: Tercüme Hareketi
İslam felsefesinin doğuşunu hazırlayan temel gelişme, Abbâsî döneminde Bağdat’ta yürütülen geniş tercüme faaliyetidir. Aristo’nun mantık ve fizik eserleri, Eflatun’un diyalogları, Plotinos’un özetleri (Aristo’nun Teolojisi adıyla dolaşan metin), Galen’in tıp kitapları ve Öklid ile Batlamyus’un matematik ve astronomi eserleri Arapçaya aktarıldı. Bu çevirilerde Beytülhikme ve çevresindeki çeviri grupları rol oynadı. Çeviriler sayesinde felsefe, Arapça düşünce dilinde kendine yer buldu ve terim hazinesi oluştu.
Felsefeye yönelik ilgi yalnızca saraya özgü değildi; kelâm tartışmaları (özellikle Mu’tezile), hukuk ve dil bilimleri de mantık ve kavram analizini kullanmaya başlamıştı. Bu nedenle felsefe, İslam düşünce hayatında hem bir dış etki hem de iç tartışmaların ürünü olarak gelişti.
Kindî: İlk Büyük Filozof
“Arapların filozofu” olarak anılan Kindî (yaklaşık 801-866), felsefenin dinle çatışmadığını, hakikatin nereden gelirse gelsin kabul edilmesi gerektiğini savundu. İlk Felsefe adlı eserinde Allah’ın birliği, âlemin sonluluğu ve nedenselliğe dair görüşlerini ortaya koydu. Kindî’nin bilimsel çalışmaları ile felsefi sistemi birlikte, İslam felsefesinin başlangıç adımı sayılır.
Fârâbî: İkinci Muallim
Fârâbî (870-950), Aristo’dan sonra “ikinci öğretmen” (el-Muallimü’s-sânî) olarak anıldı. Mantığı sistemli biçimde yeniden düzenledi, siyaset felsefesi ve ilimler tasnifi üzerine eserler yazdı. el-Medînetü’l-fâdıla (Erdemli Şehir) adlı eserinde ideal bir toplum modeli çizer. Aristo ve Eflatun arasında uyum kurmaya çalışan Fârâbî, felsefe ile dinin aynı hakikati farklı dillerle anlattığını ileri sürdü. Fârâbî’nin yazıları için Fârâbî eserleri maddesine bakılabilir.
İbn Sînâ: Sistemin Olgunlaşması
İbn Sînâ (980-1037), hem filozof hem hekim olarak İslam felsefesinin en etkili temsilcilerinden biridir. eş-Şifâ adlı geniş felsefe ansiklopedisinde mantık, tabiat bilimleri, matematik ve metafizik konularını ele aldı. Varlığın “zorunlu varlık” ve “mümkün varlık” ayrımı, nefsin yapısı ve “uçan adam” düşünce deneyi gibi kavramları ile bilinir. Eserleri Latinceye çevrilerek Avrupa Skolastik düşüncesini etkiledi. Tıp alanındaki katkısı için el-Kānûn fi’t-Tıb yazısına bakılabilir.
Gazzâlî ve Eleştiri
Gazzâlî (1058-1111), Tehâfütü’l-felâsife adlı eserinde filozofların bazı görüşlerini eleştirdi; özellikle âlemin ezeliliği, Allah’ın cüz’îleri bilmesi ve bedenlerin dirilişi konularında. Bu eleştiri, felsefenin İslam dünyasında bitmediğini, ancak yeni bir biçim aldığını gösterir. Detay için Gazzâlî ve filozoflar tartışması yazısına bakılabilir.
Endülüs’te Meşşâîlik: İbn Rüşd
Endülüs’te İbn Bâcce, İbn Tufeyl ve İbn Rüşd (1126-1198) felsefi geleneği sürdürdü. İbn Rüşd, Aristo’nun eserlerine yazdığı şerhlerle Latin dünyasında “Şârih” (Commentator) olarak tanındı; Tehâfütü’t-Tehâfüt adlı eserinde Gazzâlî’ye cevap verdi. İbn Rüşd’ün düşünceleri Avrupa’da Rönesans’ta büyük etki yaptı; İslam dünyasında ise sonraki yüzyıllarda farklı biçimde etkili oldu. İbn Tufeyl’in Hayy b. Yakzân adlı felsefi romanı, akıl yoluyla hakikate ulaşma temasını işler.
Meşşâîlik Sonrası
İbn Sînâ sonrası dönemde felsefe, kelâm ve tasavvufla iç içe geçerek yeni biçimler aldı: Sühreverdî’nin İşrâkî felsefesi, İbnü’l-Arabî’nin vahdet-i vücûd anlayışı ve Molla Sadrâ’nın “hikmet-i müteâliye” sistemi bu gelişmelerin örnekleridir. Aynı zamanda Nasîrüddîn-i Tûsî gibi bilginler felsefeyi astronomi ve kelâmla birleştirdi. Böylece İslam felsefesi, tek bir okul değil, çeşitli yöntem ve eğilimlerden oluşan geniş bir gelenek olarak sürdü. Kelâm alanındaki gelişmeler için kelâm ilmi ve mezhepleri maddesine bakılabilir.
Felsefenin Tartışılan Meşruiyeti
İslam felsefesi, doğuşundan itibaren dinî çevrelerle ilişkisi bakımından tartışmalı bir alandı. Bazı âlimler felsefeyi Kur’an’ın hikmet çağrısıyla uyumlu bulurken, bazıları inancı zedeleyeceğini düşünerek karşı çıktı. Kindî, Fârâbî ve İbn Rüşd gibi filozoflar felsefenin dinle çelişmediğini savunmak için çeşitli argümanlar geliştirdi. İbn Rüşd’ün Faslü’l-makâl’ı bu savunmanın en bilinen örneklerindendir. Karşı tarafta ise Hanbelî çevreler ve Gazzâlî gibi isimler felsefenin bazı iddialarını eleştirdi. Bu karşılıklı tartışma, felsefenin gelişimini şekillendirdi.
Felsefenin Kurumlar ve Bilimlerle İlişkisi
Felsefe İslam dünyasında yalnızca soyut düşünce olarak değil, tıp, astronomi, matematik ve mantık gibi bilimlerle iç içe yürüdü. İbn Sînâ aynı zamanda hekimdi; Fârâbî müzik teorisyeniydi; Nasîrüddîn-i Tûsî astronomdu. Bu durum, bilgi alanlarının modern anlamda bölünmediğini gösterir. Felsefe, bilimsel çalışmanın kavramsal çerçevesini sağladı. Bununla birlikte, felsefe eğitimi medreselerde sınırlıydı; çoğunlukla özel çevrelerde ve şahsi derslerle sürdü.
Sıkça Sorulan Sorular
İslam felsefesi nasıl doğdu?
8-9. yüzyıllarda Yunan, Süryani ve Fars kaynaklı eserlerin Arapçaya çevrilmesi ve bu birikimin Kur’an’ın ortaya koyduğu sorularla buluşması sonucu doğdu.
Meşşâîlik ne demektir?
Aristo’nun çizgisini izleyen felsefe geleneğidir; İslam dünyasında Kindî, Fârâbî ve İbn Sînâ gibi filozoflarla temsil edilir.
Fârâbî neden “ikinci muallim” diye anılır?
Aristo’dan sonra mantığı ve felsefeyi sistemli biçimde yeniden düzenlediği için “ikinci öğretmen” lakabı verilmiştir.
İbn Rüşd Avrupa’da nasıl tanındı?
Aristo şerhleri nedeniyle Latin dünyasında “Şârih” diye anıldı ve Rönesans düşüncesini etkiledi.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Felsefe" ve "Meşşâîlik" maddeleri; Majid Fakhry, A History of Islamic Philosophy; Dimitri Gutas, Greek Thought, Arabic Culture
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Felsefe" ve "Meşşâîlik" maddeleri
- Majid Fakhry, A History of Islamic Philosophy
- Dimitri Gutas, Greek Thought, Arabic Culture
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.