🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kadın ve Fıkıh Kapsamlı Rehber: İslâm’da Kadının Hakları, İbadet, Aile ve Toplumsal Hayat

Kadın ve Aile HayatıGüncelleme: 8 Ağustos 202626 dk okuma

Kadının Kur’an ve sünnetteki konumu, mülkiyet, miras, mehir, eğitim, çalışma, tesettür, ibadet, hayız–nifas hükümleri, şahitlik, yöneticilik tartışmaları ve mezhep farkları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kur’an’da kadının konumu
  • Mülkiyet, miras, mehir ve ekonomik haklar
  • Eğitim, ilim ve toplumsal rol

Kadın ve fıkıh, Kur’an ve sünnette kadına tanınan hakları, sorumlulukları ve ibadet–aile–toplum hayatındaki hükümleri kapsayan geniş bir alandır. İslâm kadını ibadet ve sorumlulukta erkekle ortak, bazı hukukî alanlarda ise farklı hükümlere tabi tutar. Bu rehber kadının haklarını, ibadet hükümlerini, aile ve toplumsal yaşamını mezhep farkları ve güncel tartışmalarla birlikte ele alır.

Kur’an’da kadının konumu

İslâm öncesi Arap toplumunda kız çocuklarının diri diri gömülmesi, kadının mirastan yoksun bırakılması ve eşin mal gibi devredilmesi yaygındı. Kur’an bu uygulamaları reddetti. Tekvîr 81/8-9, diri gömülen kız çocuğundan hesap sorulacağını bildirir. Nisâ 4/1 insanların tek bir nefisten yaratıldığını, Nahl 16/97 ise erkek ve kadından kim salih amel işlerse onu güzel bir hayatla yaşatacağını bildirir. Âl-i İmrân 3/195, Allah’ın erkek ya da kadın hiçbir amel sahibinin amelini boşa çıkarmayacağını söyler. Ahzâb 33/35 ise Müslüman erkek ve kadın, mümin erkek ve kadın, itaatkâr, sadık, sabreden, tasadduk eden, oruç tutan, namus ve iffetini koruyan ve Allah’ı çok anan erkek ve kadınlar için mağfiret ve büyük mükâfat hazırlandığını sıralar. Bu âyetlerde kadın ve erkek ibadet, ahlâk ve karşılık bakımından aynı kategoride sayılır.

Tevbe 9/71 mümin erkekler ve kadınların birbirinin velisi olduğunu, iyiliği emredip kötülükten sakındırdığını bildirir. Bu âyet kadının toplumsal sorumluluk almasının delili olarak anılır. İslâm’da kadının değeri ve hakları İslâm’da kadının değeri ve hakları yazısında özetlenir. Asr-ı Saadet’te kadınların sosyal hayattaki konumu Hz. Peygamber döneminde kadınların sosyal hayatı yazısında anlatılır. İlk Müslüman kadın Hz. Hatice, şehit sahabiye Hz. Sümeyye ve hadis rivayetinde öne çıkan Hz. Âişe gibi isimler bu dönemin güçlü kadın portreleridir; bkz. Hz. Hatice ile evlilik ve Hz. Sümeyye yazıları.

Mülkiyet, miras, mehir ve ekonomik haklar

Kadın evlenmeden önce ve sonra mal edinme, miras alma, ticaret yapma ve mülkünü yönetme hakkına sahiptir. Nisâ 4/32 “Erkeklere kazandıklarından, kadınlara da kazandıklarından pay vardır” der. Evlilik, kadının mal varlığı üzerindeki hakkını ortadan kaldırmaz. Mehir kadının hakkıdır (Nisâ 4/4) ve kocanın veya velinin kullanımına bırakılamaz. Kadının kendi kazancından zekât ve sadaka vermesi caizdir; hatta kocasının malından kocasının izniyle sadaka vermesinin sevabı da vardır. Bu hakları ayrıntılı işleyen yazılar: kadının kendi adına mülk edinmesi ve yönetmesi ve kadının kendi kazancından zekât ve sadaka vermesi.

Miras konusunda kadının payı çoğunlukla erkeğin yarısıdır; fakat bazı durumlarda eşit (anne–baba payı), bazı durumlarda erkekten fazla pay (kız kardeşin ana bir kardeş olarak payı vb.) alması söz konusudur. İslâm’da erkeğin evin geçimini üstlenmesi, kadının mal varlığının ise kendi hakkı olması dikkate alınarak pay oranları yorumlanır. Eleştiriler ve karşılıklar için kadın miras tartışmaları ve adalet kavramı ile miras hukukunda kadının konumu: eleştirilere cevap yazıları okunabilir. Tüm miras hükümleri için İslam miras hukuku kapsamlı rehber yazısına bakılmalıdır.

Eğitim, ilim ve toplumsal rol

İlim öğrenmek, erkek ve kadın her Müslüman için farz-ı ayındır; “İlim talep etmek her Müslümana farzdır” hadisi İbn Mâce’de sahih sayılan rivayetlerle yer alır. Peygamberimiz kadınlara özel ders günleri ayırmış, onların sorularını cevaplamıştır (Buhârî, İlim). Hz. Âişe, Hz. Ümmü Seleme ve diğer sahabiyeler fıkıh ve hadis rivayetinde önemli rol oynamıştır. Hz. Âişe’nin yaklaşık iki bin iki yüz hadis rivayet ettiği kaynaklarda aktarılır. İslâm medeniyetinde kadın muhaddis ve fakihler yetişmiş, hadis meclislerinde hocalık yapmış, medreselerde hizmet vermiştir. Günümüzde kadın vaizeler ve din görevlileri aktif biçimde dinî hizmet sunmaktadır; kadın vaizeler: din hizmetinde kadınlar yazısı bu konuyu ele alır.

Çalışma hayatına gelince, kadının çalışması şer‘an yasak değildir. Hz. Hatice ticaretle uğraşmış, Hz. Zeyneb bint Cahş el işi yapıp tasadduk etmiş, Şifâ bint Abdullah’ın çarşıda denetim görevi yaptığına dair rivayet bulunur. Dinî ölçü; işin helal olması, mahremiyet ve güvenliğin gözetilmesi, aile sorumluluklarının ihmal edilmemesi ve karşılıklı rıza olarak özetlenir. Detaylar kadınların çalışma hayatı: dinî ölçüler yazısında yer alır. Yöneticilik konusunda ise çoğunluk fakihler halifelik (imamet-i kübrâ) için erkek olmayı şart koşmuş, valilik ve hâkimlik gibi görevler hakkında mezhepler arası görüş ayrılığı yaşanmıştır; çağdaş araştırmacılar bu alanda daha geniş yorumlar yapar. Tartışmalar kadın yönetici olabilir mi: görüşler ve tartışmalar yazısında akademik biçimde aktarılır.

Örtünme ve avret hükümleri

Nûr 24/30-31 önce erkeklere sonra kadınlara bakışlarını sakınmalarını ve iffetlerini korumalarını emreder; kadınlardan süslerini açık etmemelerini, başörtülerini yakalarının üzerine salmalarını ister. Ahzâb 33/59 ise cilbâb (üst örtü) giyme çağrısını içerir. Fıkıhta avret, bedenin başkalarına gösterilmesi yasak olan kısmıdır. Mezheplere göre kadının yabancı erkeğe karşı avreti şöyledir:

Mezhep Yabancı erkeğe karşı avret Namazdaki avret
Hanefî Yüz ve eller (ve bazı görüşlerde ayaklar) hariç tüm beden Yüz, eller, ayaklar hariç
Mâlikî Yüz ve eller hariç; yüzün fitne durumunda örtülmesi görüşü Yüz ve eller hariç
Şâfiî Yüz ve eller dahil bütün beden (bazı görüşlerde yüz ve eller hariç) Yüz ve eller hariç
Hanbelî Yüz dahil bütün beden (bazı görüşlerde yüz hariç) Yüz hariç

Mezheplerde yüz ve eller konusu geniş ictihad alanı olmuştur; Diyanet, ana akım görüş olarak yüz ve ellerin açık kalmasını caiz görür. Tesettüre yeni başlayanlar için kademeli geçiş önerilir; tesettüre başlamak: yeni başlayanlar rehberi yazısı bu süreci anlatır. Yüz örtüsü konusu peçe, çarşaf ve yüzün örtülmesi meselesi yazısında; mezheplerde örtünün ölçüleri mezheplerde kadın avreti ve tesettür sınırları yazısında; ölçüler ve deliller kadınların tesettürü: ölçüler ve deliller yazısında detaylandırılır. Süslenme, kaş alma, güzellik salonu gibi güncel meseleler kaş aldırmak ve şekillendirmenin hükmü, kadınların güzellik salonuna gitmesi ve kadınların bayan kuaföre gitmesi ve mahremiyet yazılarında yer alır. Parfüm ile dışarı çıkma konusu ise kadının parfüm sürerek dışarı çıkması yazısında anlatılır.

Kadın ve ibadet

Kadın erkekle birlikte beş vakit namaz, Ramazan orucu, zekât ve hac ile yükümlüdür. Camide cemaate katılması caizdir; Peygamberimiz kadınların camiye gitmesini yasaklamamıştır (Buhârî ve Müslim). Ancak kadının cemaate katılması farz ya da vâcip kabul edilmez; evde kılması da geçerli olur. Kadının namazında erkeklerden farklar, cemaatteki saf düzeni, bayram namazına katılım, hayız–nifas hükümleri bu alanın başlıkları arasındadır. Namaz kapsamlı rehber, kadın ve erkek namazı arasındaki farklar, kadınların bayram namazına katılması ve kadınların camiye gitmesi ve Cuma namazı yazıları bu konuları açıklar.

Hayız (adet), nifas (doğum sonrası kanama) ve istihâze (özür kanaması) kadına özgü hükümlerdir. Hayızlı ve nifaslı kadın namaz kılmaz, oruç tutmaz, Kâbe’yi tavaf etmez ve Hanefî mezhebinde camiye girmez. Namaz borcu kaza edilmez, oruç kaza edilir. Hayız süresi Hanefî mezhebinde en az üç gün, en çok on gündür. Hanefî mezhebi hayızlıların camiye girmesini yasak sayarken, diğer mezhepler daha esnek davranır; hayızlı kadın camiye girebilir mi yazısı bu farkı anlatır. Adetle ilgili çeşitli meseleler: adet düzensizliği ve ara kanamaların hükmü, adet bittikten sonra gusül ve kaza namazları, hamilelikte gelen kanın hükmü, düşük ve kürtaj sonrası kanamanın hükmü ve menopoz sonrası kanamaların dinî hükmü. Hamile kadınlara tanınan ibadet kolaylıkları hamile kadınlar için ibadetlerde kolaylıklar yazısında; nifas dönemi için nifas hâlinde namaz, oruç ve gusül hükümleri yazısında anlatılır. Kadınların Kur’an okuması ve hâfızlık meselesi kadınların sesli Kur’an okuması ve hâfızlık yazısında işlenir.

Evlilik, boşanma ve aile içi haklar

Nikâh akdinde kadının rızası şarttır. Mehir hakkı, nafaka, mesken ve güzel muamele kadının evlilikteki temel hakları arasında sayılır. Bakara 2/228, kadınların erkekler üzerindeki hakları kadar yükümlülüklerinin de bulunduğunu bildirir. Nisâ 4/34’te geçen “kavvâm” kavramı yönetim hakkı değil, geçim ve koruma sorumluluğu olarak yorumlanır; çağdaş yorumlarda bu kavramın aile içi iş bölümüne ait olduğu vurgulanır. Boşanmada kadının hul‘ ve tefviz-i talak yoluyla hak sahibi olması ve iddet süresince nafaka hakkı bulunması bu çerçevenin parçasıdır. Bu konuların ayrıntısı için nikâh ve evlilik kapsamlı rehber ve boşanma kapsamlı rehber yazılarına bakılabilir.

Ev işleri kadının dinî bir yükümlülüğü değildir; hadiste Peygamberimizin ev işlerinde ailesine yardım ettiği bildirilir (Buhârî, Nefekât). Fıkıhta bu konu örfe bırakılmış ve eşlerin karşılıklı anlaşmasına bağlanmıştır. kadının ev işleri yapması farz mı ve kocanın eşine yardım etmesi: sünnetteki örnekler yazıları bu ilkeyi açıklar. Aile içi şiddet İslâm’da kabul edilmez; kadının korunması hakkında aile içi şiddet: İslâm’ın tutumu yazısı okunabilir. Kadının seyahatte mahrem koşulu konusu kadınların mahremsiz yolculuğu ve günümüz şartları yazısında; mahremiyet sınırları kayınpeder ve kayınbirader mahremiyeti yazısında anlatılır. Kadının kocanın izni olmadan nafile oruç tutması konusu kadının kocasının izni olmadan oruç tutması yazısında ele alınır.

Kadın sağlığı ve toplumsal hayat

Kadın sağlığı konusunda erkek doktor–kadın doktor tercihi, hamilelik ve doğum, kadınların sporu ve yüzmesi gibi alanlarda dinî ölçüler uygulamaya göre şekillenir. Zorunlu hâllerde tedavi için ruhsat verilir; imkân varsa aynı cinsten doktor tercih edilir. Konu kadın doktora, erkek doktora muayene olmak yazısında; yüzme ve hasema ise kadınların yüzmesi ve haşema kullanımı yazısında anlatılır. Dul kadınlarla evlilik sünnet kapsamında teşvik edilmiş, bekâr ve dul kadınların toplumdaki yeri dullarla evlenmenin sünnetteki yeri ve bekâr ve dul kadının toplumdaki yeri yazılarında ele alınır. Modern kadın–erkek ilişkilerindeki sınırlar karma ortamlar: kadın–erkek ilişkilerinde ölçüler yazısında karşılaştırılır. Feminizm ile İslâm arasındaki ilişkiye dair akademik değerlendirme için feminizm ve İslâm: akademik değerlendirme yazısı kullanılabilir.

Anne olarak kadının konumu ise İslâm kültüründe özellikle yücedir. Hadis, en çok hüsn-i muamele hak eden kişinin anne olduğunu üç kez tekrarlayarak bildirir (Buhârî ve Müslim, Edeb). “Cennet annelerin ayakları altındadır” ifadesi de bu bağlamda anılır; rivayetin sıhhat durumu cennet annelerin ayakları altındadır hadisi sahih mi yazısında incelenir. Çocuk eğitimi ve ebeveynlik rolleri için çocuk eğitimi kapsamlı rehber yazısına bakılabilir.

Tarihsel bağlam, ictihad ve güncel yorumlar

Fıkıh hükümlerinin bir kısmı Kur’an ve sünnetin kesin nasslarına, bir kısmı ise zamanın örf ve şartlarına dayalı ictihada dayanır. Kadınla ilgili birçok mesele (seyahat, çalışma, görev, şahitlik) klasik dönemin toplumsal koşullarında şekillenmiştir. Çağdaş âlimler, nassların maksadını (adalet, iffet, aile huzuru, mahremiyet, kadının korunması) esas alarak yeni sorulara cevap arar. Bu yaklaşım nassı değiştirmek değil, onun hikmetini günümüze uygulamaktır. Karşı tarafta ise geleneksel yorumların sabit olması gerektiğini savunan görüşler vardır. Müslüman bir kadın veya erkek, kaynakları doğru okuyarak güvenilir ilim sahiplerine başvurmalı, kolaylaştırıcı ve adaleti gözeten yaklaşımı tercih etmelidir.

Kadın, sağlık, hamilelik ve annelik

İslâm hukuku kadının sağlığını ve annelik rolünü özel bir korumaya almıştır. Hamilelik ve emzirme döneminde oruç, hac ve namaz gibi ibadetlerde kolaylıklar tanınır; hamile ve emzikli kadın kendisi veya çocuğu için zarar endişesi taşırsa orucunu erteler. Bakara 2/233 annelerin çocuklarını iki tam yıl emzirebileceğini, bu dönemde babanın nafaka yükümlülüğünün bulunduğunu bildirir. Emzirme hakkı çocuk için de anne için de korunmuş bir haktır; boşanma durumunda dahi ücret karşılığı emzirme düzenlemeleri vardır (Talâk 65/6). Doğum sırasındaki sancı ve ölüm şehitlik müjdesiyle ilişkilendirilmiştir (Ebû Dâvûd, Cenâiz). Doğum sonrası nifas dönemi ibadetlerden ruhsat içerir ve kadının dinlenme hakkını güvence altına alır. Kürtaj konusunda Diyanet ve çoğu âlim, ruhun üflendiği kabul edilen 120. günden sonra kürtajı haram sayar; bundan önce ise anne hayatı veya ciddi sağlık sebepleri gibi haklı gerekçeler aranır. Bu konular hassas olup ilgili uzman hekim ve müftüyle birlikte değerlendirilmelidir.

Kadınların tedavisinde mahremiyet ve kadın hekim tercihi önemsenir, zorunluluk hâlinde erkek hekimden de tedavi görülebilir. Aile planlaması, doğum kontrol yöntemleri ve tüp bebek gibi konular fıkıhta farklı hükümlere tabidir: Geçici yöntemler (azl, korunma) cumhur tarafından eşlerin rızasıyla caiz sayılır; kalıcı yöntemler ise sağlık zorunluluğu olmadıkça tavsiye edilmez. Evlilik içi tüp bebek, eşlerin gametleriyle gerçekleşiyorsa Din İşleri Yüksek Kurulu görüşüne göre caizdir; üçüncü kişi (gamet veya taşıyıcı anne) müdahalesi ise nesebin karışması gerekçesiyle caiz görülmez. Kadın sağlığı ile ilgili hükümlerin ayrıntısı hekim, müftü ve ilgili uzmanlarla görüşülerek belirlenmelidir.

Kadınlara dair sık duyulan sorular

Kadın tek başına seyahat edebilir mi? Hadislerde kadının mahremsiz üç günlük yolculuğundan sakındıran rivayetler vardır (Buhârî ve Müslim). Fakihler bu rivayeti emniyet endişesi bağlamında yorumlayarak, günümüz ulaşım ve güvenlik şartlarında güvenli kafile ya da toplu taşıma gibi koşullarda ruhsat tanıyabilir. Hac için mahrem şartı konusunda mezhepler farklı yaklaşır. Kadın evlenirken soyadını değiştirmek zorunda mıdır? İslâm’da kadın babasının soyadını taşır, evlilikte kocanın soyadını almak zorunlu değildir; ancak örf ve resmî mevzuat bu konuda belirleyici olabilir. Kadın eşinin izni olmadan evden çıkabilir mi? Fıkıh literatüründe zorunlu ihtiyaçlar, ebeveyn ziyareti, hastalık ve çalışma gibi meşru durumlarda çıkış için ayrıca izin aranmayabileceği; fakat aile düzeni için karşılıklı istişarenin esas olduğu belirtilir. Kadın boşanma talep edebilir mi? Hul‘, tefviz-i talak ve mahkeme yoluyla ayrılma mümkündür; zarar, nafaka verilmemesi, ağır ihmal veya şiddet durumlarında kadının hâkimden ayrılık talep etme hakkı fıkıhta kabul edilir.

Kadınların bilgiye erişimi ve dinî ilimleri öğrenmesi de önemlidir. Medrese ve Kur’an kursları, ilahiyat fakülteleri ve Diyanet’in kadın görevlileri (vaize, Kur’an kursu öğreticisi, müftü yardımcısı), kadınlara dinî rehberlik hizmeti sunar. Bu hizmetler, özellikle kadınların kendilerine özgü sorularını rahatça sorabilmesine imkân verir. Hz. Peygamber döneminde kadınların Peygamberimize doğrudan sorular sorduğu, Ensar kadınlarının “Utanmak ilim öğrenmeye engel değildir” diyerek hayız ve gusül gibi mahrem konuları dahi sormaktan çekinmediği Müslim’de nakledilir (Hayz). Bu örnek, dinî bilgiye ulaşmada kadınların önünde engel olmaması gerektiğini gösterir.

Kadın konusunda sık yapılan hatalar

  • Geleneksel uygulamaları dinî hüküm sanmak ya da dinî hükümleri gelenekle karıştırmak.
  • Kadının miras, mehir ve mülkiyet haklarını fiilen vermemek.
  • Kadının eğitim ve çalışma hakkını gelenek gerekçesiyle engellemek.
  • Tesettür ölçülerini baskıyla dayatmak veya hor görmek.
  • Hayız–nifas hükümlerini yanlış bilip ibadeti bırakmak ya da yersiz çekincelerle kadını ibadetten uzak tutmak.
  • Kadına karşı şiddeti dine dayandırmak.
  • Kadın hakkındaki zayıf ve uydurma rivayetleri delil göstermek.

Kadın ve fıkıh kontrol listesi

  • Kadının mal varlığı, miras ve mehir hakları ihlal ediliyor mu? Yazılı ve güvence altına alınmış mı?
  • Eğitim, çalışma ve sosyal hayata katılım konusunda aile içinde adil bir anlayış var mı?
  • Hayız–nifas–istihâze döneminde ibadet hükümlerini öğrendim mi?
  • Tesettür kararı özgür irade ve bilgiye dayanıyor mu?
  • Aile içinde hak ve sorumluluklar karşılıklı olarak belirlenmiş mi?
  • Şiddet ya da baskı yaşandığında başvurulacak yollar biliniyor mu? evlilikte şiddet ve kadının korunması yazısı bilgi verir.
  • Bu alandaki bilgi kaynaklarım güvenilir mi?

Kadının İslâm hukukundaki yeri; adalet, merhamet ve sorumluluk ilkelerini birlikte gözeten bir bakışla anlaşılmalıdır. Kaynaklara bağlı, tarihsel bağlamı bilen ve çağın sorularına cevap arayan bir yaklaşım, hem kadınların haklarını güvence altına alır hem de aile ve toplumun huzuruna katkı sağlar.

Kadın hakları: tarihsel gelişim ve fıkhî çerçeve

Alan İslâm öncesi durum İslâm’ın getirdiği
Miras Çoğu zaman pay verilmezdi Belirli paylar tanındı
Mehir Veli tarafından alınabilirdi Kadının kendi hakkı kabul edildi
Mülkiyet Sınırlıydı Kadın kendi malında tasarruf sahibidir
Eğitim Kısıtlıydı İlim öğrenmek kadın erkek her Müslümana farz

Gündelik hayattan örnekler

Çalışan kadın ve nafaka

Kadının maaşı kendi mülkiyetindedir; eşi veya ailesi onun rızası olmadan bu malı kullanamaz. Aile giderlerine katkıda bulunmak kadın için gönüllü bir iyiliktir ve sevap kazandırır. Nafaka yükümlülüğü ise esasen kocaya aittir.

Hamilelik ve ibadet

Hamilelikte ve loğusalıkta oruç, namaz ve hac gibi ibadetlerde ruhsatlar vardır. Bu dönemin sağlık şartlarına göre hekim önerileri dikkate alınır. Nifas dönemi doğumdan sonra en çok kırk gündür; kadın bu süre içinde kanın kesildiği anda gusül alarak namaza başlar.

Kadınların sosyal katılımı

İlk dönemde kadınlar ilim meclislerine, mescitlere ve ticarete katılmıştır. Hz. Âişe’nin hadis ve fıkıh alanındaki otoritesi, Hz. Hatice’nin ticareti, Şifa bint Abdillâh’ın pazar denetimi görevi kaynaklarda anılır. Günümüzde kadınların eğitim, iş ve toplumsal hayata katılımının fıkhî çerçevede nasıl değerlendirileceği ictihada açık bir alandır.

Fetva alırken dikkat edilecekler

Kadınlara ait fıkhî konularda fetva alırken Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu kararları, il ve ilçe müftülükleri ve akademik ilahiyat kaynakları esas alınabilir. Sosyal medyadaki kişisel yorumlar ise delil ve metodoloji açısından değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İslâm’da kadın erkek eşit midir?

Kur’an kadın ve erkeği insan olma, ibadet, sorumluluk ve karşılık bakımından eşit görür (Âl-i İmrân 3/195; Nahl 16/97). Miras, şahitlik, nafaka gibi bazı hukuki konularda farklı hükümler vardır. İslâm hukuku bunu adaletin “eşitlik” değil “hakkaniyet” olarak gerçekleşmesi şeklinde yorumlar.

Kadın çalışabilir mi?

Kadının çalışması caizdir; şer’î ölçüler, uygun iş, mahremiyet ve aile düzeninin gözetilmesidir. Hz. Hatice ticaret yapmış, Şifâ bint Abdullah gibi sahabiyeler toplumsal görevler üstlenmiştir. Kazancı kadının kendi mülkiyetindedir ve harcama hakkı da ona aittir.

Tesettür nedir, kimlere farzdır?

Tesettür, ergenliğe ulaşmış kadının belirli ölçülerde bedenini örtmesidir. Nûr 24/31 ve Ahzâb 33/59 âyetleri temel dayanaktır. Dört mezhepte kadının yüz, eller ve (Hanefî’de) ayaklar dışındaki bedeni yabancı erkeğe karşı avrettir. Örtünün biçimi örfe göre değişebilir, ölçü ise bedeni örtmek ve çekici olmamaktır.

Hayız ve nifas döneminde hangi ibadetler yapılmaz?

Hayızlı ve nifaslı kadın namaz kılmaz, oruç tutmaz, Kâbe’yi tavaf edemez ve Hanefî mezhebinde Kur’an okuyamaz. Namaz kaza edilmez, oruç ise kaza edilir. Dua, zikir, salavat ve Kur’an’ı duyma serbesttir. Bu hükümler kadına ruhsat olarak tanınmıştır.

Kadın imam olabilir mi?

Kadınlar yalnızca kadınlardan oluşan cemaate imamlık yapabilir; erkekler için kadın imam caiz değildir (dört mezhepte çoğunluk görüşü). Dinî hizmetlerde kadın vaizeler, müftü yardımcıları ve Kur’an kursu öğreticileri aktif görev alır. Bu uygulamalar çağdaş dinî hizmet anlayışında yaygındır.

Kadının şahitliği neden iki kadın bir erkek olarak anılır?

Bakara 2/282 borç senedi gibi mali belgelerde iki kadın bir erkek şahit usulünü bildirir. Âlimler bunun dönemin ticarî tecrübe ve şartlarıyla ilgili olduğunu, ancak hudud ve diğer konularda hükümlerin ayrıldığını söyler. Hanefî fıkhı kadın şahitliğini mali olmayan çoğu konuda geniş kabul eder.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm: Âl-i İmrân 3/195, Nisâ 4/1-4 ve 4/32, Nahl 16/97, Tevbe 9/71, Ahzâb 33/35, Nûr 24/30-31, Bakara 2/228 ve 2/282; Buhârî ve Müslim, Nikâh, İlim ve Hayz bölümleri; Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce, Nikâh ve Tahâret bölümleri; İbn Sa‘d, et-Tabakātü’l-kübrâ (sahabiyeler bölümü); Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi; TDV İslâm Ansiklopedisi: "Kadın", "Avret", "Hayız", "Tesettür" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı İlmihali (Aile bölümü)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 22 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur’an-ı Kerîm: Âl-i İmrân 3/195, Nisâ 4/1-4 ve 4/32, Nahl 16/97, Tevbe 9/71, Ahzâb 33/35, Nûr 24/30-31, Bakara 2/228 ve 2/282
  2. Buhârî ve Müslim, Nikâh, İlim ve Hayz bölümleri
  3. Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce, Nikâh ve Tahâret bölümleri
  4. İbn Sa‘d, et-Tabakātü’l-kübrâ (sahabiyeler bölümü); Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi: "Kadın", "Avret", "Hayız", "Tesettür" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı İlmihali (Aile bölümü)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.