🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Namaz Kapsamlı Rehber: Şartları, Vakitleri, Kılınışı ve Mezhep Farkları

Namaz FıkhıGüncelleme: 18 Mayıs 202626 dk okuma

Namazın farz, şart ve rükünleri; beş vakit, rekât sayıları, adım adım kılınışı, mezhep farkları, sık yapılan hatalar ve kontrol listesi tek rehberde.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Namaz nedir ve neden farzdır?
  • Kimlere farzdır? Mükellefiyet şartları
  • Namazın şartları ve rükünleri

Namaz, İslâm’ın beş şartından biri olan, mükellef her Müslümana günde beş vakit farz kılınan ve Kur’an’da vakitleri belirli bir ibadet olarak tanımlanan temel kulluk görevidir. Abdest, kıble ve vakit gibi şartlara bağlıdır; tekbirle başlar, selâmla biter. Bu rehber namazı şart, vakit, kılınış, mezhep farkı ve hatalar yönüyle bir arada ele alır.

Namaz nedir ve neden farzdır?

Sözlükte “dua, rahmet, bağışlanma dilemek” anlamına gelen salât kelimesi, terim olarak belirli söz ve hareketlerden oluşan, tekbirle başlayıp selâmla biten ibadeti anlatır. Kur’an’da namaz yüzlerce yerde geçer. Nisâ Suresi’nin 103. âyetinde namazın “müminler üzerine vakitleri belli bir farz” olduğu bildirilir. Ankebût Suresi’nin 45. âyeti namazın hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyduğunu söyler. Tâhâ Suresi’nin 14. âyetinde ise Allah’ı anmak için namaz kılma emri yer alır.

Hadislerde İslâm’ın beş şey üzerine kurulduğu bildirilir; bunlar kelime-i şehâdet, namaz, zekât, hac ve Ramazan orucudur (Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân). Günde beş vaktin farz kılınışı Mirâc olayıyla ilişkilendirilir; ilk dönemde sabah ve ikindi vakitlerinde ikişer rekâtlık namaz kılındığı, beş vakit düzeninin Mirâc sonrasında oturduğu rivayet edilir. Bu konuda geniş bilgi için hac ve diğer ibadetlerin delilleri gibi konu başlıklarına da bakılabilir, ancak namazın delillerini asıl olarak yukarıdaki âyet ve hadislerde aramak gerekir.

Namazın hikmeti birkaç başlıkta toplanır: kulun Rabbine günde beş kez yönelmesi, bedenin ve kalbin birlikte ibadete katılması, vaktin düzene bağlanması, toplum içinde saf tutarak eşitlik duygusunun yaşanması. Tirmizî ve Nesâî’de nakledilen bir rivayete göre kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği ibadet namazdır; ancak bu rivayet “ilk sorulacak şey” olarak anlaşılır, diğer ibadetlerin değersiz olduğu anlamına gelmez.

Kimlere farzdır? Mükellefiyet şartları

Namazın farz olması için kişinin Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış olması gerekir. Kadınlarda hayız ve nifas dönemleri namazı geçici olarak düşürür ve bu günlerin namazı kaza edilmez. Bayılma, akıl hastalığı gibi akıl yitimi durumlarında yükümlülük kalkar. Çocuklar için ise hadiste yedi yaşında namaza alıştırma, on yaşında ise yumuşak bir uyarıyla devam etme tavsiyesi bulunur (Ebû Dâvûd, Salât). Konuyu ayrıntılı işleyen çocuklara namaz ne zaman öğretilir yazısı ile ergenlikte namaz sorumluluğu yazısı ebeveynler için faydalıdır.

Hasta, yolcu, uyuyan ve unutan kişi için ise farzın şekli veya zamanı değişebilir, ama yükümlülük tümden kalkmaz. Hasta ayakta duramıyorsa oturarak, oturamıyorsa yatarak ve işaretle kılar; bu uygulamanın ayrıntıları hastanede yatan hasta nasıl namaz kılar yazısında anlatılır.

Namazın şartları ve rükünleri

Namaza başlamadan önce yerine getirilmesi gereken, namazın içinde de sürmesi beklenen koşullara şart denir. Hanefî ilmihallerinde altı şart sayılır. Namazın içindeki farzlara ise rükün denir. Aşağıdaki tablo, ana akım Hanefî anlatımını yanında Şâfiî sayımıyla birlikte özetler.

Başlık Hanefî anlatımı Şâfiî anlatımı
Namazdan önceki şartlar Hadesten taharet, necasetten taharet, setr-i avret, kıbleye yönelme, vakit, niyet Aynı konular ele alınır; niyet çoğunlukla rükünler arasında sayılır
İftitah tekbiri Şart olarak sayılır; bazı kaynaklarda rükün gibi anlatılır Rükündür
Kıyam Farz Rükün; gücü yetene farz
Kıraat Farz; en az bir uzun âyet ya da üç kısa âyet Fâtiha okumak her rekâtta rükün
Rükû ve secde Farz Rükün; tuma’nine ayrıca rükün
Son oturuş (ka’de-i ahîre) Farz; teşehhüt miktarı Rükün; teşehhüd, salavat ve selâm da rükün
Tuma’nine Vâcip (İmam Ebû Yusuf’a göre farz) Rükün

Şartların ayrıntıları için namazın şartları: hadesten ve necasetten taharet yazısı kapsamlı bir kaynaktır. Abdestle ilgili sorunlar için abdestin farzları ve mezhep farkı yazısına bakılabilir. Kolonya ve parfüm gibi gündelik konular ise alkollü parfüm, kolonya, necaset ve namaz başlığında işlenir.

Beş vakit namaz ve rekât sayıları

Vakitler güneşin konumuna göre belirlenir. Sabah vakti fecr-i sâdık denen gerçek şafakla başlar ve güneş doğana kadar sürer. Öğle vakti güneşin tepe noktasını geçmesiyle (zeval) başlar. İkindi vakti Hanefî mezhebinde bir cismin gölgesinin kendi boyunun iki katına ulaşmasından, diğer mezheplerde ve İmâmeyn’e göre bir katına ulaşmasından itibaren başlar. Akşam güneşin batmasıyla, yatsı ise şafağın kaybolmasıyla girer. Güncel saatler için Diyanet’in yayımladığı vakit takvimleri esas alınır. İkindi vaktindeki farkı ayrıca ikindi namazının vakti: Hanefî–Şâfiî farkı yazısı anlatır.

Vakit Sünnet (ilk) Farz Sünnet (son) Vitir
Sabah 2 (müekked) 2 – –
Öğle 4 (müekked) 4 2 (müekked) –
İkindi 4 (gayri müekked) 4 – –
Akşam – 3 2 (müekked) –
Yatsı 4 (gayri müekked) 4 2 (müekked) 3 (Hanefî’de vâcip)

Cuma günü öğle yerine Cuma namazı kılınır; bu namaz iki rekât farzdır ve hutbeyle birlikte bir bütündür. Cuma namazını kaçıran kişinin durumu Cuma namazını kaçıran ne yapmalı yazısında açıklanır. Hutbe sırasındaki davranışlar için de Cuma hutbesinde konuşmak yazısı faydalıdır.

Gece Güneş’in çok geç battığı ya da hiç batmadığı bölgelerde vakitlerin nasıl hesaplanacağı ayrı bir fıkıh meselesidir; kutuplarda ve geceleri uzun bölgelerde namaz vakitleri yazısında farklı yaklaşımlar anlatılır. Güneşin doğuş, zeval ve batış anlarında nafile ve kaza namazı kılmanın mekruh sayıldığı vakitler için kerahat vakitlerinde kaza namazı yazısına bakın.

Adım adım namaz nasıl kılınır?

Rasûlullah’ın “Beni nasıl namaz kılarken gördüyseniz öyle kılın” buyruğu (Buhârî, Ezân 18) namazın ölçüsünü verir. Peygamberimizin kılış biçimi için Hz. Peygamber’in namaz kılışı: Sıfatü’s-salâtin-Nebî yazısı ayrı bir kaynaktır. Aşağıdaki sıra, ana akım Hanefî uygulamasına göre iki rekâtlık bir namazı gösterir.

  1. Hazırlık: Abdest alınır, örtülmesi gereken yerler örtülür, temiz bir yerde kıbleye dönülür. Kalben hangi namazı kılacağınıza niyet edersiniz; niyetin dille söylenmesi şart değildir.
  2. İftitah tekbiri: “Allâhü ekber” denerek eller kaldırılır. Erkekler ellerini kulak hizasına, kadınlar omuz hizasına kaldırır.
  3. Kıyam: Eller bağlanır (Hanefî’de erkekler göbeğin altında, kadınlar göğüs üzerinde). Sübhâneke, eûzü-besmele, Fâtiha ve bir sûre okunur.
  4. Rükû: “Allâhü ekber” diyerek eğilinir, eller dizlere konur, sırt düz tutulur ve en az üç kez “Sübhâne rabbiye’l-azîm” denir.
  5. Kavme: “Semi’allâhü limen hamideh” diyerek doğrulunur, “Rabbenâ lekel-hamd” denir.
  6. Secde: “Allâhü ekber” diyerek secdeye varılır; alın, burun, eller, dizler ve ayak parmakları yere değer. En az üç kez “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ” denir.
  7. Celse: Kısa bir oturuş ve ikinci secde yapılır.
  8. İkinci rekât: Kalkılır; Fâtiha ve sûre okunur; rükû ve secdeler tekrarlanır.
  9. Ka’de: Ettehiyyâtü, salli-bârik ve rabbenâ duaları okunur.
  10. Selâm: Önce sağa, sonra sola “Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh” denerek namaz bitirilir.

Namazdan sonra okunan tesbihat ve duaların sünnet olduğu bilinir; bunların içeriğine ve sırasına dair ayrı yazılar sitenin dua bölümünde yer alır. İlk kez namaza başlayanlar için cemaatle namaza başlamak ve imama uymak ve kırk yaşından sonra namaza başlamak yazıları pratik yönlendirme sunar.

Mezhepler arasında başlıca farklar

Dört Sünnî mezhep namazın temel yapısında birleşir. Ayrılık, daha çok bazı hareket ve okumaların hükmünde ve ayrıntılarda ortaya çıkar. Bu farklar, aynı sahih rivayetlerin farklı yorumlanmasından ya da fiillerin farklı zamanlarda yapılmış olmasından kaynaklanır. Hiçbiri diğerini batıl kılmaz; kişi kendi mezhebine uyar, mezhebi dışında bir cemaatte imama uymak caizdir.

Konu Hanefî Mâlikî Şâfiî Hanbelî
Ellerin konumu Göbek altı (erkek) Salıvermek yaygın görüş Göğüs altı Göbek altı veya üstü
Âmin demek Gizli İmam demez, cemaat der Cehrî namazda yüksek sesle Cehrî namazda yüksek sesle
Besmele Sûre başında sessiz okunur Farz namazda okunmaz Fâtiha’nın âyeti sayılır, cehrî namazda sesli okunur Sessiz okunur
Rükûda ve doğrulurken el kaldırma Yalnız iftitahta Yalnız iftitahta Rükûya giderken ve kalkarken Rükûya giderken ve kalkarken
İmam arkasında kıraat Okumaz Sirrî namazda okuyabilir Fâtiha’yı okur Sirrî namazda okur
Sabah namazında kunut Okunmaz Sessizce okunur Okunur Okunmaz

Kadınların namazı ile erkeklerin namazı arasındaki farklar konusunda kadın ve erkek namazı arasındaki farklar yazısında mezhep görüşleri ayrıntılıdır. Aynı soruyu ele alan kadınların namazı erkeklerden farklı mı yazısı da vardır. Kadının cemaat içindeki yeri ise kadının namazda imamın arkasındaki yeri yazısında anlatılır.

Namazı bozan ve bozmayan durumlar

Namazı bozan durumlar şöyle özetlenir: abdestin bozulması, namazın içinde bilerek konuşmak, kahkahayla gülmek, yemek ve içmek, kıbleden göğsün dönmesi, amel-i kesîr sayılan çok hareket ve avret yerinin açılıp bir rükün süresince kapalı olmaması. Kasıtsız, kısa hareketler ve öksürmek, aksırmak gibi tabii hâller namazı bozmaz. Bozulan namaz yeniden kılınır.

Unutarak yapılan eksikliklerde secde-i sehiv devreye girer. Vâciplerden biri unutulur, bir rükün geciktirilir veya rekât sayısında şüphe edilirse selâmdan sonra iki sehiv secdesi yapılır. Farzın terk edilmesi ise secde-i sehiv ile telafi edilmez; farz yerine gelmemişse namaz yeniden kılınır. Namaz içinde abdestin bozulması hâlinde Hanefî mezhebinde “bina” imkânı vardır; yani kişi abdest alıp namazını kaldığı yerden sürdürebilir, bunun kuralları ayrıdır.

Namaz sırasında kimi kez çocukların tutulması, kaçırılan telefon sesi gibi durumlar da sorulur. Bunlarda ölçü, namazdan sayılmayan hareketin çok mu az mı olduğu ve ardışık olup olmadığıdır. Çok hareket namazı bozar; tek tek yapılan küçük hareketler bozmaz. Çocuğun namazda oynaması ile ilgili uygulamalı ipuçları çocuk namazda oynarsa ne yapılır yazısında bulunur.

Kaza namazı, yolculuk ve özel durumlar

Vakti geçen namaz kaza edilir. Kaza, ait olduğu namazın rekât sayısı kadar kılınır; vitir dışındaki nafileler kaza edilmez. Hanefî mezhebinde sırasıyla kılma (tertip) şartı vardır, ancak altı vakitten fazla borç birikmişse bu şart düşer. Pratik uygulama, niyet ve sıralama için kaza namazı nasıl kılınır: niyet ve sıralama yazısına, sünnetlerin yerine kaza kılma meselesi için kaza namazı yerine sünnetler kılınır mı yazısına bakınız. Adet bittikten sonra gusül ve kaza ilişkisi de adet bittikten sonra gusül ve kaza namazları başlığında anlatılır.

Yolcu (misafir) dört rekâtlık farzları iki rekât olarak kısaltır. Hanefî mezhebinde yaklaşık 90 kilometrelik bir yolculukta kısaltma gerekir ve yolcu 15 günden az kalacaksa kısaltmayı sürdürür. Öğle-ikindi ya da akşam-yatsı arasında cem (birleştirme) ise Hanefî’de belirli koşullar dışında kabul edilmez; diğer mezheplerde yolcu ve hasta için ruhsat olarak değerlendirilir.

Gece vardiyası, işyeri ve okul gibi günlük zorluklar için gece vardiyasında çalışanlar namazı nasıl kılar ve iş yerinde namaz kılmak yazılarında pratik çözümler yer alır. Canlı yayın ya da uzaktan cemaat gibi yeni sorular da canlı yayınla cemaat namazı ve uzaktan ibadet yazısında tartışılır.

Nafile, bayram ve cenaze namazları

Farz ve vâcip dışında kılınan nafile namazlar kulun Allah’a yakınlığını artırır. Teheccüd, duha, evvâbîn, tahiyyetü’l-mescid ve istihâre namazı bunlardandır. Duha namazının vakti ve rekât sayısı için kuşluk (duha) namazı kaç rekât, fazileti ve vakti yazısına, evvâbîn ile işrak namazlarının ayrımı için evvâbîn ve işrak namazı arasındaki fark yazısına bakılabilir.

Bayram namazı Hanefî mezhebinde vâcip, çoğunluk görüşünde müekked sünnettir. İki rekâttır ve ilk rekâtta üç, ikincide üç ek tekbir getirilir (Hanefî uygulaması). Bayram namazı hataları ve mezhep farkları bayram namazı tekbirleri ve kılınışındaki hatalar yazısında vardır. Kadınların bayram namazına katılımı da kadınların bayram namazına katılması yazısında tartışılır.

Cenaze namazı farz-ı kifâyedir; rükû ve secde yoktur, ayakta dört tekbirle kılınır. Okunacak dualar için cenaze namazında okunan dualar ve tekbirler yazısına, gıyabî cenaze namazının mezhep görüşleri için gıyabî cenaze namazı kılınır mı yazısına bakabilirsiniz.

Namazda sık yapılan hatalar

  • Acele etmek: Tuma’nine denen, her rükünde bir an durma kuralını gözetmeden namazı hızlı kılmak en yaygın hatadır. Hadiste namazını acele kılan kişiye “dön ve yeniden kıl, çünkü sen namaz kılmadın” denilir (Buhârî ve Müslim, “namazını kötü kılan adam” hadisi).
  • Vakit girmeden namaza durmak: Özellikle yolculukta veya telefondaki hatalı saat uygulamasıyla vakit girmeden kılınan namaz geçerli değildir ve yeniden kılınır.
  • Aşırı vesvese: Abdestin bozulup bozulmadığı konusunda sürekli şüphe etmek bir tür vesvesedir. Bozulduğundan emin olmadıkça abdest sürer. Abdestte vesvese: abdesti tekrar tekrar alma sorunu yazısı bu konuya ayrılmıştır.
  • Başkalarını rahatsız eden okuma: Cemaatte yüksek sesle okuyup yanındakini bölmek veya imamdan önce hareket etmek.
  • Yanlış örtünme: Erkekte göbekten dize kadar, kadında yüz ve eller dışında tüm vücudun örtülmesi gerektiğini unutmak.
  • Secdede ayakları yerden kaldırmak: Hanefî mezhebinde bir ayağın parmağının yere basması gerekir; ikisi de kalkarsa secde geçerli olmaz.
  • Dalgınlık: Namazı bir alışkanlık hâline getirip huşuyu unutmak. Mü’minûn Suresi’nin ilk âyetlerinde kurtuluşa eren müminlerin “namazlarında huşû içinde olanlar” olduğu bildirilir.

Huşû: namazın ruhu

Fıkhî şartlar namazın geçerliliğini, huşû ise kalitesini belirler. Huşû; bedenin sakin, gözün secde yerinde, kalbin okunan âyetlerle birlikte olması demektir. Âlimler huşûyu namazın ruhu sayar, ancak hukuken namazın sıhhatini huşûya bağlamaz; dalgın kılınan namaz da kaza gerektirmez. Yine de ideal olan, kişinin okuduğu her sözün anlamını bilerek namaza durmasıdır. Bu nedenle Fâtiha, Sübhâneke, ettehiyyâtü ve salavatların mealini öğrenmek, huşû yolunda atılacak en kolay adımdır.

Huşûyu artırmanın bazı pratik yolları vardır: namaza girmeden önce kısa bir hazırlık süresi bırakmak, telefonu ve dikkat dağıtan nesneleri uzaklaştırmak, aceleyle değil sakin kılmak, her ay bir sûrenin tefsirini okuyup namazda o sûreyi seslendirmek, secdede içten dua etmek. Hadiste kulun Rabbine en yakın olduğu an secde hâli olarak bildirilir (Müslim, Salât); bu yüzden secdede çokça dua etmek tavsiye edilir.

Namazın tarihî gelişimi

İslâm’dan önceki ilâhî dinlerde de namaza benzer ibadetler vardı; Kur’an, İbrâhim, İsmâil, Mûsâ ve Îsâ (aleyhimüsselâm) kıssalarında namazdan söz eder. Mekke döneminde Rasûlullah ve ilk müminler gün doğmadan ve batmadan önce kılınan namazlarla ibadet ediyordu. Mirâc gecesi beş vakit düzeninin yerleştiği rivayet edilir. Cebrâil’in iki gün boyunca Peygamberimize vakitleri öğrettiği, ilk gün vaktin başında, ikinci gün vaktin sonuna doğru kıldırdığı rivayeti Ebû Dâvûd ve Tirmizî’de yer alır. Medine döneminde ezan, saf düzeni, cuma ve bayram namazları şekillendi. Sonraki yüzyıllarda fakihler bu temeller üzerine mezhep ekollerini kurdular; bugün bile ana hatları aynı kalmıştır.

Namaz kontrol listesi

Namaza durmadan önce şu sorulara cevap verin; bu liste özellikle yeni başlayanlar ve çocuklarına namaz öğretenler için hazırlanmıştır.

  • Vakit girdi mi? Güncel vakit takvimini kontrol ettim mi?
  • Abdestim var mı? Son bir ya da iki saatte abdesti bozan bir durum yaşadım mı?
  • Elbisem ve namaz kılacağım yer temiz mi? Alkollü koku sürdüysem, bu koku konusunda mezhebimin ölçüsünü biliyor muyum?
  • Örtülmesi gereken yerlerim örtülü mü?
  • Kıbleyi doğru buldum mu? Yolculukta uygulama veya pusula kullandım mı?
  • Hangi namaza niyet ettiğimi biliyorum; farz mı, sünnet mi, kaza mı?
  • Okuyacağım sûre ve duaları ezberledim mi, yoksa öğrenene kadar kısa bir sûreyle mi başlayacağım?
  • Telefonumu sessize aldım mı?
  • Her rükünde sakin bir an durmaya özen gösteriyor muyum?

Namaza devam etmek için pratik öneriler

Namazı sürdürülebilir kılan en önemli etken düzendir. Günlük programı vakitlere göre planlamak, işyerinde kısa bir namaz alanı belirlemek, aile içinde birlikte kılmak ve çocuklara özendirici bir ortam hazırlamak bunlara örnektir. Aile içindeki alışkanlığı güçlendirme üzerine aile içinde namaz kılma alışkanlığı kazandırmak yazısı, eşi namaz kılmayan kadınlar için ise kocası namaz kılmayan kadın ne yapmalı yazısı yol gösterir.

Namaz, kulun günlük hayatında bir “ara verme” noktasıdır. Bu duraklama sabahın telaşında, öğle yorgunluğunda ve gece uykusundan önce kişiye durup toparlanma fırsatı verir. Araştırmacılar ve din bilginleri, bu etkinin namaza süreklilik kazandırmanın en güçlü yolu olduğunu sıkça vurgular. Yeni başlayanlar önce kısa sûrelerle başlamalı, ezberlenen sûre sayısını yavaş yavaş artırmalı, bir yandan da anlamını öğrenmeye çalışmalıdır; anlam bilinince huşu kendiliğinden artar.

Namazın kılınışında sorun yaşandığında Diyanet İlmihali ve TDV İslâm Ansiklopedisi gibi güvenilir kaynaklara başvurmak, rivayetler arasında kaybolmamak için önemlidir. Mezhep farkı gördüğünüzde kendi mezhebinize uyun, farklı uygulamayı eleştirmeyin; ihtilaf, ümmetin rahmeti olarak yorumlanan bir zenginliktir ve birlik içinde ibadet etmenin yolunu açık tutar.

İşyerinde ve okulda namaz: pratik çözümler

Çalışan veya öğrenci bir kişi için vakit daralması en büyük zorluktur. Öğle ve ikindi namazlarını işyerindeki mola saatine yerleştirmek mümkündür; sabah namazı için ise uyku düzenini erkene almak gerekir. Namaz için ayrı bir oda bulunmuyorsa temiz bir köşe veya sessiz bir toplantı odası kullanılabilir; namaz kılınacak yerin temiz olması yeterlidir, özel bir mekân şartı yoktur. Yöneticiyle kısa ve nazik bir konuşma, çoğu zaman sorunu çözer. Vaktin çıkacağı kesinse namazı kısa tutmak, ama farzları ve vacipleri eksiksiz yapmak esastır.

Namaz kılarken zihni toplamak için üç alıştırma

Birincisi, tekbirden önce kısa bir sessizlik bırakmaktır: Kimin huzurunda durulduğunu hatırlamak, ilk tekbirin ağırlığını artırır. İkincisi, okunan âyetlerin anlamına bir kez çalışmaktır; Fâtiha ve kısa surelerin mealini bilen kişi, okurken zihninin dağılmasını daha kolay engeller. Üçüncüsü, secde yerine bakmaktır; gözün gezinmesi dikkatin gezinmesine yol açar.

Sıkça Sorulan Sorular

Namazın farzları kaç tanedir?

Hanefî ilmihallerinde namazın dışındaki farzlar (şartlar) altı, içindeki farzlar (rükünler) ise kıyam, kıraat, rükû, secde ve son oturuştur. Bazı kaynaklar iftitah tekbirini de şartlar arasında sayar, bu yüzden “on iki farz” ifadesi de görülür. Şâfiî ve diğer mezheplerde sayım biçimi farklıdır.

Namazda Fâtiha okumak her rekâtta şart mı?

Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde Fâtiha her rekâtta okunur ve imamın arkasında da okunması istenir. Hanefî mezhebinde ise imama uyan kişi okumaz, sessizce bekler. Mâlikî mezhebinde imam yüksek sesle okuyorsa cemaat susar. Bu fark delillerin farklı yorumlanmasından doğar.

Namazda yanılıp rekât sayısını şaşırırsam ne yapmalıyım?

Sayıdan emin olamıyorsanız Hanefî mezhebine göre ilk defa şaşırdıysanız kesin bildiğinize göre devam eder ve secde-i sehiv yaparsınız. Şüphe sık tekrar ediyorsa az olana göre karar verilir. Şüpheye düştüğünüz yerde hemen karar vermek yerine kısa bir an düşünmek mezhebin ölçüsüdür.

Namaz vakti çıkmak üzereyken ne yapılır?

Önce farzı kılmak gerekir. Sünneti kısaltmak veya terk etmek vaktin geçmesinden iyidir. Mazeretsiz geciktirilen namaz kaza edilir ve geciktirme için tövbe gerekir. Vakit çıkma endişesi varsa abdest alacak zaman da yoksa, bulunduğunuz şartlara göre mezhebinizin teyemmüm ölçülerine bakmak gerekir.

Namazda dua ve zikirler Türkçe okunabilir mi?

Hanefî mezhebinde Ebû Hanîfe başlangıçta Fâtiha ve sûrenin Arapça okunmasının şart olmadığı görüşünü benimsemiş, İmâmeyn ise Arapça bilmeyen için bunu kabul etmiştir. Günümüz fetvasında Arapça okumak esastır; yalnızca Arapça okuyamayan bir yeni Müslüman dua ve tesbihleri ana dilinde söyleyip öğrenmeye devam eder.

Cemaatle kılınan namaz neden tek başına kılınandan üstün sayılır?

Buhârî ve Müslim’de geçen bir rivayete göre cemaatle namaz, yalnız kılınan namazdan yirmi yedi derece üstündür. Rivayetlerde derece sayısında yirmi beş ve yirmi yedi gibi ifadeler bulunur. Üstünlüğün nedeni birlik duygusu, mescid adabı, birbirini tanımak ve imamla uyum içinde ibadet etmektir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm: Nisâ 4/103, Ankebût 29/45, Bakara 2/238, Mü’minûn 23/1-2; Buhârî, Ezân 18; Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân; Tirmizî ve Nesâî, Salât bölümleri (namazın kıyamette ilk sorulacak amel olması rivayeti); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Namaz" maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler bölümü) ve diyanet.gov.tr vakit hesaplama sayfaları

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 22 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur’an-ı Kerîm: Nisâ 4/103, Ankebût 29/45, Bakara 2/238, Mü’minûn 23/1-2
  2. Buhârî, Ezân 18; Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân
  3. Tirmizî ve Nesâî, Salât bölümleri (namazın kıyamette ilk sorulacak amel olması rivayeti)
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Namaz" maddesi
  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (İbadetler bölümü) ve diyanet.gov.tr vakit hesaplama sayfaları

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.