Kubâ Mescidi: İslam’ın İlk Mescidinin İnşası ve Fazileti
Kubâ Mescidi İslam'ın ilk mescidi midir? Peygamberimizin hicrette Kubâ'da kurduğu mescit, Tevbe 108 ayeti, ziyaretin fazileti ve mescidin tarihî gelişimi.
- Hicret ve Kubâ'ya Varış
- Mescidin İnşası
- Tevbe 108. Ayet
Kubâ Mescidi, Peygamberimizin hicret yolculuğunda Medine’ye girmeden önce Kubâ köyünde temelini attığı mescittir. Tevbe Suresi 108. ayette “temeli ilk günden takva üzerine kurulan mescit” diye anılan yapının bu mescit olduğu kabul edilir. İslam’ın ilk mescidi olarak bilinir.
Hicret ve Kubâ’ya Varış
Peygamberimiz Hz. Ebû Bekir ile Mekke’den çıkıp Sevr Mağarası’nda üç gün kaldıktan sonra Medine yoluna koyuldu. Rivayetlere göre 8 Rebîülevvel (miladi 622 Eylül sonu) Pazartesi günü Medine’nin güneyinde yer alan Kubâ’ya ulaştı. Kubâ, Amr b. Avf oğullarının yurdu idi. Medineli Müslümanlar Peygamberimizi haftalarca beklemişti; her sabah şehir dışına çıkıp yolu gözlüyor, güneş sıcağı yükselince eve dönüyordu. Bir gün Yahudi bir adamın “Ey Kayla oğulları, beklediğiniz geldi!” diye bağırdığı rivayet edilir. Hicretin ayrıntıları ve Medine’ye giriş için Medine’ye varış ve Tala’al-Bedru karşılaması yazısı okunabilir.
Mescidin İnşası
Peygamberimiz Kubâ’da Külsüm b. Hidm’in evinde misafir oldu. Bu evde kaldığı dört gün (Pazartesi’den Perşembe’ye) içinde Amr b. Avf oğulları için bir mescit yapıldı. Rivayete göre mescidin kıble yönünü bizzat Peygamberimiz belirledi ve ilk taşı koydu. Peygamberimizin taş taşıdığı, sahabelerin “Resûlullah çalışırken bize rahat etmek yakışmaz” dediği aktarılır. Ammâr b. Yâsir bu işte büyük gayret gösterdi. Mescit sade bir yapıydı; duvarları taş, tavanı hurma dallarından oluşuyordu. Bu hâliyle Müslümanların hicretten sonra inşa ettiği ilk ibadet yeridir. Ardından Peygamberimiz Medine’ye ilerleyip Mescid-i Nebevî’yi yaptırdı.
Tevbe 108. Ayet
Tevbe Suresi 108. ayet, “Orada ibadet etmen için temeli ilk günden takva üzerine kurulan mescit daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven kimseler vardır. Allah da temizlenenleri sever” buyurur. Müfessirlerin çoğu bu mescidin Kubâ Mescidi olduğunu söyler. Bazı rivayetler ise mescidin Mescid-i Nebevî olduğunu bildirir. Müslim’de Ebû Saîd el-Hudrî’den gelen hadise göre Peygamberimiz Mescid-i Nebevî için “O mescit budur” demiştir. Âlimler iki görüşü şöyle uzlaştırır: Ayet her iki mescidi de kapsar; her ikisi de takva üzerine kurulmuştur. Aynı bölümdeki Tevbe 107, münafıkların Kubâ civarında kurduğu “Mescid-i Dırâr” (zarar mescidi) hakkındadır. Peygamberimiz Tebük dönüşünde bu yapının yıkılmasını emretti.
Kubâ Mescidi’nin Fazileti
Peygamberimiz her cumartesi, bazı rivayetlere göre yaya veya binekle Kubâ’yı ziyaret ederdi (Buhârî, Teheccüd 3; Müslim, Hac). Hadislerde “Kim evinde güzelce abdest alır, sonra Kubâ Mescidi’ne gelip orada namaz kılarsa, bir umre sevabı kazanır” buyurulur (Tirmizî, Salât 52; İbn Mâce, İkâme). Bu hadis hasen veya sahih kabul edilmiştir. Âlimler bu fazilete rağmen mescidin ziyaretinin hac veya umre yerine geçmeyeceğini, sadece sevap bakımından teşvik olduğunu belirtir. Bugün Medine’yi ziyaret eden hacılar için Kubâ Mescidi, uğranılan önemli yerlerden biridir.
Mescidin Sonraki Tarihi
Kubâ Mescidi, Emevî, Abbâsî, Memlûk ve Osmanlı dönemlerinde onarıldı ve genişletildi. Hz. Osman döneminde ve Ömer b. Abdülaziz’in valiliği sırasında tadilat gördü. Osmanlı Sultanı II. Mahmud (XIX. yüzyıl) mescidin yenilenmesini sağladı. Suudi Arabistan Krallığı döneminde 1980’lerde büyük bir genişletme yapıldı; mescit modern mimariyle yenilenerek yaklaşık binlerce kişilik kapasiteye ulaştı. Bugün mescidin çevresinde parklar ve ziyaret alanları vardır. Mescidin ilk haliyle bugünkü hali arasında büyük fark bulunmasına rağmen, yer olarak aynı konumda kaldığı kabul edilir.
Siyer Bakımından Önemi
Kubâ’nın önemi, Peygamberimizin Medine’deki kurucu çalışmalarının ilk adımı olmasıdır. Toplumun merkezî kurumu olarak mescit, hicretin hemen ardından inşa edildi. Mescidin ibadet, eğitim ve istişare işlevlerini birleştirmesi, İslam toplumunun yapısı bakımından önemli bir model oluşturdu. Kubâ’dan sonra gelen gelişmeler; Muâhât (kardeşleştirme) ve Medine Vesikası ile devam etti. Bütün bu gelişmeleri kapsayan dönemin genel çerçevesi için Asr-ı Saadet nedir yazısı okunabilir.
Hz. Ali’nin Kubâ’ya Gelişi ve Kubâ’daki Dört Gün
Peygamberimizin Mekke’den ayrılırken yatağında bırakıp emanetleri sahiplerine teslim etmek üzere görevlendirdiği Hz. Ali, üç gün sonra yaya olarak yola çıktı ve Kubâ’da Peygamberimize ulaştı. Ayaklarının yürüyüşten şiştiği anlatılır. Peygamberimiz onu görünce kucaklamış, ayaklarına şifa için tükürüğünü sürdüğü rivayet edilir. Bu anlatımın ayrıntıları kaynaklarda değişse de, Hz. Ali’nin hicretteki fedakârlığı ortaktır. Kubâ’da kalınan dört gün boyunca Peygamberimiz Amr b. Avf oğullarının ziyaretlerini kabul etti, Müslümanların iman ve sevinç dolu karşılamasını gördü. Cuma günü sabahı yola çıkıp Medine’ye yöneldi. Bu geçiş sırasında çıkılan yolun sonunda Rânûnâ vadisindeki ilk Cuma namazı kılındı. Böylece Kubâ’dan Medine’ye geçiş, Müslümanların toplu ibadet düzenine geçişinin de başlangıcı oldu.
Kubâ Ziyareti ve Edebi
Kubâ Mescidi’ni ziyaret edenlerin dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır: Abdestli gelmek, tahiyyetü’l-mescid niyetiyle iki rekât namaz kılmak, kalabalık ve mescit düzenine saygı göstermek. Ziyaretin sevabı hadislerle teşvik edilse de, bunun belirli bir ibadet biçimi ya da zorunlu bir menâsik olmadığını belirtmek gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı, Medine ziyaretini ve çevre mescitlerini ziyaret etmeyi mendup görür, ancak bunun hac ve umrenin bir şartı olmadığını da hatırlatır. Ziyaret sırasında dua, Kur’an okuma ve selam verme dışında bid’at sayılan uygulamalardan kaçınılması önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İslam’ın ilk mescidi hangisidir?
Kubâ Mescidi, Peygamberimizin hicrette inşa ettiği ilk mescit olarak kabul edilir.
Kubâ’da namaz kılmanın sevabı nedir?
Evinde abdest alıp Kubâ’da namaz kılanın umre sevabı kazanacağı bildirilir (Tirmizî, İbn Mâce).
Tevbe 108’deki mescit hangisidir?
Müfessirlerin çoğuna göre Kubâ Mescidi’dir; bazı rivayetler Mescid-i Nebevî’yi gösterir.
Mescid-i Dırâr nedir?
Münafıkların Kubâ civarında kurduğu, Peygamberimizin yıkılmasını emrettiği mescittir (Tevbe 107).
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye; Buhârî, Teheccüd 3; Tirmizî, Salât; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kubâ Mescidi" md.; Tevbe 107-110 (kuran.diyanet.gov.tr)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye
- Buhârî, Teheccüd 3; Tirmizî, Salât
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kubâ Mescidi" md.
- Tevbe 107-110 (kuran.diyanet.gov.tr)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.