Medine’ye Varış ve Tala’al-Bedru Karşılaması
Medine'ye varış nasıl oldu? Peygamberimizin hicretten sonra Medine'ye girişi, Tala'al-Bedru ilahisi rivayetinin değeri, devenin çöktüğü yer ve Ebû Eyyûb'un evi.
- Kubâ'dan Medine'ye Yolculuk
- Tala'al-Bedru Rivayeti
- Devenin Çöktüğü Yer
Peygamberimiz hicretin ardından Kubâ’da dört gün kaldıktan sonra Medine’ye girdi. Cuma günü Rânûnâ vadisinde ilk Cuma namazını kıldı. Halkın karşılaması, devenin çöktüğü yer ve Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evi siyer kaynaklarında ayrıntılı biçimde anlatılır. “Tala’al-Bedru” ilahisi rivayeti ise tarih ve hadis açısından tartışmalıdır.
Kubâ’dan Medine’ye Yolculuk
Peygamberimiz Kubâ’da kalışından sonra Cuma günü Medine’ye hareket etti. Devesi Kasvâ’nın üzerindeydi; Hz. Ebû Bekir yanında yürüdü. Yolda Benî Sâlim b. Avf yurdundaki Rânûnâ vadisinde Cuma vakti girmişti. Peygamberimiz burada yüz kişiye yakın Müslümanla birlikte ilk Cuma namazını kıldı ve hutbe okudu. Bu mevki sonradan “Cuma Mescidi” olarak anıldı. Ardından Medine’nin içlerine ilerledi. Medine halkı yollara, damlara dökülmüş, “Allah’ın Resûlü geldi!” diye sevinç çığlıkları atmıştı. Küçük kızların “Biz Neccaroğulları’nın kızlarıyız, Muhammed ne güzel komşudur!” diye şarkı söylediği rivayet edilir. Bu coşku, Ensarın Peygamberimize duyduğu sevginin göstergesi olarak anılır.
Tala’al-Bedru Rivayeti
“Tala’al-bedru aleynâ min seniyyâtil-vedâ” (Veda tepelerinden üzerimize ay doğdu) mısralarıyla başlayan ilahinin, Peygamberimiz Medine’ye girerken Medineli çocuklar ve kadınlar tarafından okunduğu yaygın biçimde anlatılır. Ancak hadis âlimleri bu rivayetin senedi hakkında farklı değerlendirmeler yapmıştır. Beyhakî’nin Delâilü’n-nübüvve’sinde bu anlatım mürsel bir isnadla geçer. Bazı âlimler, Veda tepelerinin Medine’nin güney tarafında değil kuzey tarafında (Tebük yönünde) olması nedeniyle bu ilahinin Medine’ye girişte değil, Tebük dönüşünde okunmuş olabileceğini söyler. İbn Kayyim ve başka âlimler bu görüşü dile getirmiştir. Bu nedenle ilahi, kesin tarihî olay olarak değil, siyer geleneğinde yaygın bir anlatı olarak nakledilmelidir.
Devenin Çöktüğü Yer
Medineli ileri gelenler Peygamberimizin devesinin yularını tutup kendi evlerinde misafir olmasını istedi. Peygamberimiz, “Devesini serbest bırakın, o emir almıştır” buyurdu. Kasvâ, Neccaroğulları mahallesinde, Mescid-i Nebevî’nin bugünkü arsası olan açık bir alanda çöktü. Sonra tekrar kalkıp biraz yürüdü ve aynı yere dönerek çöktü. Peygamberimiz buraya yakın Ebû Eyyûb Hâlid b. Zeyd el-Ensârî’nin evine misafir olmaya karar verdi. Bu konuyla bağlantılı olarak mescidin arsası ve inşası için Mescid-i Nebevî’nin inşası yazısına bakılabilir.
Ebû Eyyûb’un Evi
Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evi iki katlıydı. Peygamberimiz alt katta kalmayı tercih etti; çünkü ziyaretçilerin girip çıkmasını kolaylaştıracaktı. Ebû Eyyûb ve eşi üst katta kalmayı yakışıksız bulup, yer değiştirmeyi önerdi. Bir gece üst kattaki su kabı kırıldığında, Peygamberimizin üzerine damla düşmemesi için örtülerini kullanarak suyu emdirdikleri anlatılır. Sonunda Peygamberimiz üst kata geçti. Peygamberimiz bu evde yaklaşık yedi ay kaldı. Mescid ve Hücre-i Saadet tamamlanınca yeni evine taşındı. Ebû Eyyûb’un vefa göstergesi olarak, İstanbul’un ilk Emevî kuşatmalarına katıldığı ve orada öldüğü rivayet edilir; bunun ayrıntıları Müslümanların İstanbul kuşatmaları yazısında anlatılmıştır.
Yesrib’den Medine’ye
Hicretle birlikte şehrin adı Yesrib’den Medîne (Medînetü’n-Nebî, yani Peygamber Şehri) olarak değişti. Kur’an’da Ahzâb Suresi 13’te şehir Yesrib olarak anılır (münafıkların sözü olarak). Peygamberimiz sonradan şehri “Tâbe” ve “Taybe” gibi güzel adlarla anmıştır. Şehir halkı, Evs ve Hazrec kabilelerinden oluşuyordu ve aralarındaki Buâs savaşı sonrası uzun süren kan davaları yüzünden yorgundu. Peygamberimiz bu iki kabileyi birleştirecek barış ortamı sağlayacaktı. Dönemin ilk uygulamaları Muâhât ve Medine Vesikası yazılarında anlatılır. Medine’nin Yahudi kabileleri ile ilişkisi Asr-ı Saadet bağlamında ele alınır.
Siyer Bakımından Önemi
Medine’ye varış, İslam tarihinin dönüm noktasıdır. Mekke’de baskı altında olan Müslümanlar, burada kendi toplumsal düzenlerini kurma fırsatı buldular. Bu geçiş sonucunda Müslüman toplum hem sosyal hem hukuki bir organizasyon kazandı. İslam takvimi de bu olayı başlangıç olarak aldı (Hz. Ömer döneminde hicri takvim kuruldu). Medine’nin karşılaması, destanlaşmış bir anlatı olarak sonraki kuşakların bilincinde yer etti.
Ailenin Medine’ye Getirilmesi
Peygamberimiz mescit ve odalar tamamlanınca azatlısı Zeyd b. Hârise ile Ebû Râfi’yi Mekke’ye göndererek ailesini Medine’ye getirtti. Bu seyahatte kızları Fâtıma ve Ümmü Gülsüm, eşi Sevde ve Zeyd’in oğlu Üsâme ile Ümmü Eymen Medine’ye ulaştı. Peygamberimizin kızı Zeyneb ise eşi Ebü’l-Âs’ın Mekke’de kalması nedeniyle bir süre daha Mekke’de bekledi. Hz. Ebû Bekir’in ailesi de aynı seyahatte Medine’ye getirildi. Hz. Âişe ile nikâh hicretin ilk yıllarında gerçekleşti. Bu gelişmeler, Peygamber ailesinin Medine’de yerleşmesiyle şehirdeki ilk İslam toplumunun yaşantısını şekillendirdi.
Medine’nin İlk Haftaları
Peygamberimiz Medine’ye geldiği ilk haftalarda şehir halkının tamamına hitap eden bir söylem benimsedi. İlk hutbesinde selamı yaymak, yemek yedirmek, akrabaya iyilik yapmak ve insanlar uyurken namaz kılmak gibi öğütler verdiği nakledilir (İbn Mâce, İkâme; Tirmizî). Bu hadis “Ey insanlar, selamı yayın, yemek yedirin, akrabalık bağlarını gözetin, insanlar uykudayken namaz kılın; selametle cennete girersiniz” şeklinde rivayet edilir. Hadis hasen veya sahih kabul edilir. Medine’de bu ilke, hızla kurulan yeni toplum düzeninin ahlakî çerçevesini oluşturdu.
Sıkça Sorulan Sorular
Peygamberimiz Medine’ye ne zaman girdi?
Rebîülevvel ayında (miladi 622), Cuma günü Rânûnâ vadisinde namaz kıldıktan sonra Medine’ye girdi.
Tala’al-Bedru rivayeti sahih mi?
Senedi mürseldir; bazı âlimler ilahinin Tebük dönüşüne ait olabileceğini söyler. Bu nedenle ihtiyatla aktarılmalıdır.
Deve neden Ebû Eyyûb’un evi önünde çöktü?
Peygamberimiz “O emir almıştır” buyurdu; devenin çöktüğü yerin yanındaki ev Ebû Eyyûb’unkiydi.
Peygamberimiz Ebû Eyyûb’un evinde ne kadar kaldı?
Yaklaşık yedi ay boyunca kaldı; mescit ve odalar tamamlandığında oraya taşındı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye; Buhârî, Menâkıb-ı Ensâr; Müslim, Zühd; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hicret" ve "Medine" md.; Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye
- Buhârî, Menâkıb-ı Ensâr; Müslim, Zühd
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hicret" ve "Medine" md.
- Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.