🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Vefat Edenin Eşyaları Ne Yapılır? Kıyafet, Emanet ve Paylaşım

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Unutarak Yemek İçmek Orucu Bozar mı? Hatırlayınca Ne Yapılır?

Vefat eden yakının kıyafetleri, eşyaları ve emanetleri ne yapılmalı? Mirasa dahil olma, sadaka olarak verme, hatıra saklama ve eşya hakkındaki inanışlar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Eşyalar Terekeye Dahildir
  • Küçük Mirasçıların Hakkı
  • Kıyafetler Ne Yapılır?

Vefat eden kişinin kıyafetleri ve eşyaları, terekenin bir parçasıdır ve bütün mirasçıların ortak hakkıdır. Bu nedenle mirasçıların rızası olmadan dağıtılamaz, satılamaz veya tek bir kişi tarafından alınamaz. Mirasçılar rıza gösterirse eşyalar aralarında paylaştırılabilir, hatıra olarak saklanabilir veya merhum adına sadaka olarak muhtaçlara verilebilir. Merhumun yanında başkasına ait emanet varsa, bu emanet mirasa dahil edilmez ve sahibine iade edilir.

Eşyalar Terekeye Dahildir

İslam miras hukukunda kişinin vefat ettiği anda sahip olduğu her şey terekeyi oluşturur: Ev, araba, para gibi büyük varlıklar olduğu kadar kıyafet, saat, kitap, takı ve ev eşyası da terekeye dahildir. Kur’an-ı Kerim’de mirasın, “az olsun çok olsun” belirli bir pay olarak bırakılan her şeyi kapsadığı bildirilir (Nisâ Suresi 4/7). Bu ayet, küçük eşyaların da miras kapsamında olduğunu açıkça gösterir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Merhumun eşyalarını mirasçıların haberi olmadan dağıtmak
  • Değerli takı ve saatleri bir kişinin sahiplenmesi
  • Mirasçılar arasında küçük çocuk varken onların payını gözetmeden eşyaları sadaka olarak vermek
  • Merhumun başkalarından aldığı emanetleri tereke sanmak

Küçük Mirasçıların Hakkı

Mirasçılar arasında ergenlik çağına girmemiş çocuklar veya akıl hastalığı nedeniyle tasarruf ehliyeti olmayan kişiler varsa, onların payı özenle korunmalıdır. Kur’an-ı Kerim yetimlerin malını haksız yere yiyenleri ağır bir şekilde uyarır (Nisâ Suresi 4/10). Küçüklerin rızası hukuken geçerli olmadığından, onların payına düşen eşyaları sadaka olarak dağıtmak caiz değildir. Bu durumda eşyalar paylaştırılmalı, küçüklerin payı vasileri tarafından onların menfaatine korunmalıdır.

Kıyafetler Ne Yapılır?

Merhumun kıyafetleri konusunda aileler genellikle şu seçeneklerden birini tercih eder:

  1. Muhtaçlara vermek: Bütün mirasçıların rızasıyla kıyafetleri ihtiyaç sahiplerine vermek, merhum adına bir sadaka olur. Bu, en çok tercih edilen ve güzel bir yoldur.
  2. Aile içinde kullanmak: Mirasçılardan biri, diğerlerinin rızasıyla merhumun kıyafetlerini kullanabilir. Bunda dinen bir sakınca yoktur.
  3. Hatıra olarak saklamak: Birkaç parça eşyanın hatıra olarak saklanması caizdir.

Ölünün Kıyafetini Giymek Uğursuzluk mu?

Halk arasında ölünün kıyafetini giymenin uğursuzluk getirdiği, ölünün eşyalarının evde tutulmasının kötü olduğu gibi inanışlar vardır. Bu inanışların dinde bir yeri yoktur. İslam, uğursuzluk inancını reddeder. Peygamberimiz “Tıyere (uğursuzluk inancı) yoktur” buyurmuştur (Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm). Merhumun temiz kıyafetini giymek, onun eşyalarını kullanmak dinen caizdir.

Emanetler ve Başkasına Ait Eşyalar

Merhumun yanında başkasına ait bir eşya, para veya belge bulunabilir. Bu emanetler terekeye dahil değildir ve sahibine iade edilmelidir. Kur’an-ı Kerim, emanetlerin ehline verilmesini emreder (Nisâ Suresi 4/58). Mirasçılar, merhumun defterlerini, belgelerini ve kayıtlarını dikkatlice incelemeli, emanet olduğu anlaşılan şeyleri sahiplerine ulaştırmalıdır. Sahibi bilinmiyorsa, araştırma yapılır; bulunamazsa sahibi adına sadaka olarak verilir.

Kitaplar ve Dinî Eşyalar

Merhumun Kur’an-ı Kerim’leri, dinî kitapları, tespihleri ve seccadeleri de terekeye dahildir. Mirasçıların rızasıyla bunların bir camiye, Kur’an kursuna veya kütüphaneye bağışlanması, merhum için sadaka-i câriye niteliğinde bir hayır olabilir. Peygamberimiz, ölümden sonra da devam eden ameller arasında faydalanılan ilmi saymıştır (Müslim, Vasiyye). Merhumun kitaplarının okunması ve faydalanılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Dijital Varlıklar

Günümüzde vefat eden kişinin sosyal medya hesapları, e-posta adresleri ve dijital dosyaları da önemli bir konudur. Bu hesaplarda merhumun ve başkalarının mahremiyetini içeren bilgiler bulunabilir. Aile, bu hesapları kapatmak veya anma hesabına dönüştürmek için platformların sunduğu imkânları kullanabilir. Hesaplardaki özel yazışmaların okunması ve yayılması, merhumun ve yazıştığı kişilerin mahremiyetini ihlal edebilir; bu konuda dikkatli olunmalıdır.

Eşyaları Dağıtmanın Zamanı

Eşyaları dağıtmak için belirli bir süre beklemek dinen gerekli değildir. Bazı aileler ilk günlerde dağıtmayı tercih ederken bazıları zamana ihtiyaç duyar. Yas süreci kişiden kişiye farklıdır; eşyaları hemen dağıtmak için baskı yapmak da, yıllarca odayı dokunulmadan saklamak da sağlıklı olmayabilir. Önemli olan, mirasçıların hakkını gözetmek ve eşyaların israf edilmeden faydalı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.

Eşyalar ve Yas Süreci

Merhumun eşyaları, yakınları için çoğu zaman derin duygular taşır. Bir kıyafetin kokusu, bir kitabın kenarındaki notlar veya bir tespih, sevilen kişinin hatırasını canlı tutar. Bu duygular doğaldır ve eşyalara bağlılık duymakta bir sakınca yoktur. Ancak eşyaların yıllarca dokunulmadan saklanması, bazen yasın tamamlanmasını zorlaştırabilir. Aile bireylerinin bir araya gelerek eşyaları birlikte gözden geçirmesi, hatıraları paylaşması ve her birinin küçük bir hatıra seçmesi, hem mirasçıların hakkını koruyan hem de yas sürecini kolaylaştıran güzel bir yoldur. Kalan eşyaları muhtaçlara ulaştırmak ise merhum için hayırlı bir sadaka olur.

Sık Sorulan Sorular

Annemin altınlarını kız kardeşim alabilir mi?

Altınlar terekeye dahildir ve bütün mirasçıların hakkıdır. Kız kardeşiniz, ancak diğer mirasçıların rızasıyla veya paylaşım sonucunda kendi payına düşerse alabilir.

Merhumun eşyaları sadaka olarak verilince sevabı ona ulaşır mı?

Mirasçılar kendi paylarını merhum adına sadaka olarak verirlerse, sevabın ona ulaşması umulur. Bu, Sa’d b. Ubâde’nin annesi adına sadaka vermesine benzer bir hayırdır.

Ölünün yatağında yatmak veya odasını kullanmak caiz mi?

Caizdir. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Halk arasındaki olumsuz inanışların sahih bir dayanağı bulunmamaktadır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/7, 10, 58); Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm; Müslim, Vasiyye; Diyanet İlmihal, Cilt 2

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Nisâ Suresi (4/7, 10, 58)
  2. Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm
  3. Müslim, Vasiyye
  4. Diyanet İlmihal, Cilt 2

İlgili Yazılar