Ayasofya’nın 1453’te Camiye Çevrilmesi ve Fatih Vakfiyesi
Ayasofya 1453'te nasıl camiye çevrildi? İlk cuma namazı, Fatih'in vakfiyesi, eklenen minareler ve medreseler, sonraki restorasyonlar ve 20. yüzyıl tartışmaları.
- Yapının Tarihî Arka Planı
- Fetih ve Camiye Çevrilme
- Fatih Vakfiyesi
Ayasofya, Bizans İmparatoru Justinianus tarafından MS 537’de tamamlanan bir kilise olarak inşa edilmiş, İstanbul’un 29 Mayıs 1453’te Fatih Sultan Mehmed tarafından fethiyle birlikte camiye çevrilmiş ve vakfedilmiştir. Yaklaşık 481 yıl cami olarak kullanılan yapı, 1934’te müze oldu, 2020’de yeniden camiye dönüştürüldü.
Yapının Tarihî Arka Planı
Ayasofya, İstanbul’un Bizans döneminde en önemli dinî ve törensel yapısıydı. Justinianus, 532’deki Nika İsyanı’nda önceki kilisenin yanması üzerine mimar Anthemios ve İsidoros’a büyük bir yapı yaptırdı. Kubbesi yüzyıllarca mimari başarının simgesi sayıldı. Depremler nedeniyle kubbenin bir bölümü 558’de çöktü, sonradan yeniden yapıldı. Bizans döneminde taç giyme törenleri ve önemli dinî törenler burada yapılırdı.
1204’teki Dördüncü Haçlı Seferi’nde İstanbul işgal edildiğinde Ayasofya yağmalandı ve kısa süreyle Latin ayinleri için kullanıldı. Bizans’ın 1261’de şehri geri almasından sonra yapı onarılmaya çalışıldı, ancak imparatorluğun zayıflaması nedeniyle bakım sınırlı kaldı. Fetih sırasında Ayasofya’nın çevresinde yaşanan olaylar, Bizans tarafının ve Osmanlı kaynaklarının farklı anlatımlarıyla aktarılır; bu anlatımların bir kısmı efsane niteliği taşır.
Fetih ve Camiye Çevrilme
29 Mayıs 1453’te şehre giren Fatih Sultan Mehmed’in Ayasofya’ya gittiği, burada kısa bir dua yaptığı ve yapının camiye çevrilmesini emrettiği aktarılır. Fatih’in yapıya hürmet gösterdiği, tahrip edilmemesini istediği anlatılır. Osmanlı kaynaklarında, ilk cuma namazının fetihten kısa süre sonra, 1 Haziran 1453 civarında Ayasofya’da kılındığı yer alır. Yapı, Fatih’in kişisel mülkü olarak kayda geçirilmiş ve vakfedilmiştir.
Osmanlı fetih hukukuna göre, kuşatma sonucu alınan şehirlerdeki ibadethaneler, şehrin teslim olup olmadığına göre farklı hükümlere tabiydi. Teslim şartıyla alınan şehirlerde kiliseler genellikle korunurdu. İstanbul’un savaşla alınması nedeniyle Fatih’in Ayasofya üzerinde tasarruf hakkı olduğu kabul edilmiştir. Bu çerçevede Fatih’in Rum Ortodoks Patrikhanesi’ni yeniden düzenleyip Gennadios Scholarios’u patrik atadığı ve başka kiliselerin Hıristiyan cemaate bırakıldığı bilinir. Osmanlı’nın dinî çoğulculuğu yazısında bu yaklaşım genişçe ele alınmıştır.
Fatih Vakfiyesi
Fatih, Ayasofya’yı bir vakıf eseri olarak düzenlemiştir. Vakfiyede yapının bakımı için İstanbul ve Galata’daki dükkânlar, hamamlar, ahırlar, bahçeler ve çeşitli köylerin gelirleri tahsis edilmiştir. Gelirler müezzin, imam, hatip, kayyum ve temizlik görevlilerinin maaşları ile yapının onarımına ayrılmıştır. Vakfiye, Osmanlı vakıf kültürünün tipik örneklerindendir: vakfedenin şartları, mütevellinin görevleri ve gelirlerin kullanımı ayrıntılı olarak yazılır.
Vakfiyenin metni ve tarihi akademik tartışma konusudur. Bazı araştırmacılar belgenin orijinal olup olmadığı ve içeriğinde sonradan eklenmiş ibareler bulunup bulunmadığı üzerinde durmuştur. Ayasofya’nın satın alındığı yönünde dolaşımda olan iddialar ise güvenilir bir belgeye dayanmamakla eleştirilir. Bu konularda dikkatli kaynak kullanılması önerilir.
Camiye Eklenen Yapılar
Fetihten sonra Ayasofya’ya mihrap, minber ve ilk minare eklendi. Zamanla II. Bayezid dönemi, II. Selim ve III. Murad zamanlarında ek minareler yapıldı. Mimar Sinan, 16. yüzyılda yapının dayanıklılığını artırmak için payandalar ekledi ve iki minareyi inşa etti; bu müdahaleler Ayasofya’nın depremlere karşı ayakta kalmasına katkı sağladı. III. Murad döneminde Bergama’dan getirilen iki büyük mermer vazo ve çeşitli çeşme, sebil, kütüphane ve türbeler de yapının çevresini tamamladı.
Sultan Abdülmecid döneminde 1847-1849 yıllarında İsviçreli mimar Gaspare Fossati yönetimindeki kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirildi. Bu çalışmada kubbe ve duvarlar sağlamlaştırıldı, mihrap ve minber yenilendi. Mustafa İzzet Efendi’nin hat sanatıyla yazdığı büyük levhalar, Allah, Peygamber ve dört halife adlarını içeren çaplı yazılarla bina içi dekore edildi. Osmanlı hat sanatının en bilinen örneklerinden biri sayılan bu levhalar bugün de görülmektedir.
Cumhuriyet Dönemi ve Güncel Durum
Ayasofya, 1934’te Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürüldü ve 1935’te ziyarete açıldı. Müze döneminde Bizans mozaikleri ortaya çıkarıldı ve bilim insanları yapıyı inceledi. 10 Temmuz 2020’de Danıştay, müzeye dönüştürme kararını iptal etti ve aynı gün alınan Cumhurbaşkanlığı kararıyla yapı Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi; 24 Temmuz 2020’de ilk cuma namazı kılındı. Bu gelişme, dünya kamuoyunda farklı görüşlere yol açtı.
Ayasofya’nın tarihî kimliğine ilişkin tartışmalar, yapının hem dinî hem kültürel mirası bakımından önemini yansıtır. Cuma Selamlığı törenleri de yüzyıllar boyunca bu yapıda yapılan en görkemli dinî-devlet törenlerindendi. Bugün Ayasofya, ziyaretçilere ibadet zamanları dışında açık olup dünyanın en çok ziyaret edilen tarihî yapılarından biri olmaya devam etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ayasofya ne zaman camiye çevrildi?
İstanbul’un 29 Mayıs 1453’te fethedilmesinden hemen sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrilmiş ve vakfedilmiştir. İlk cuma namazının fetihten kısa süre sonra kılındığı rivayet edilir.
Ayasofya bin yıldan fazla neydi?
MS 537’de Bizans İmparatoru Justinianus döneminde inşa edilen yapı, fetihe kadar yaklaşık dokuz yüz yıl kilise olarak kullanılmış, sonra camiye çevrilmiştir.
Fatih vakfiyesi neyi düzenler?
Vakfiye, Ayasofya’nın bakımı, görevlilerin maaşları ve çevresindeki eğitim ve hayır kurumlarının geliri için tahsis edilen mülkleri belirler. Metnin bazı yönleri akademik tartışma konusudur.
Ayasofya ne zaman müze oldu?
1934’te alınan bir kararla müzeye çevrilmiş ve 1935’te ziyarete açılmıştır. 2020’de ise yeniden ibadete açılmıştır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ayasofya" md.; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fâtih Sultan Mehmed" md.; Halil İnalcık, "The Policy of Mehmed II toward the Greek Population of Istanbul"; Ayasofya Müzesi/Camii yayınları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtları
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ayasofya" md.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fâtih Sultan Mehmed" md.
- Halil İnalcık, "The Policy of Mehmed II toward the Greek Population of Istanbul"
- Ayasofya Müzesi/Camii yayınları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtları
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.