🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Osmanlı’nın 1492’de Endülüs Yahudilerini Kabulü ve Önemi

Osmanlı Devleti ve PadişahlarıGüncelleme: 18 Nisan 20268 dk okuma

1492'de İspanya'dan sürülen Sefarad Yahudileri Osmanlı'ya nasıl geldi? II. Bayezid'in tutumu, Kemal Reis rivayeti, yerleşim şehirleri ve Osmanlı'daki Yahudi cemaatinin katkıları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • 1492: Granada'nın Düşüşü ve Alhambra Fermanı
  • II. Bayezid'in Tutumu
  • Kemal Reis Rivayeti

1492’de Katolik Krallar’ın Alhambra Fermanı ile İspanya’dan sürülen Yahudilerin önemli bir bölümü, II. Bayezid döneminde Osmanlı topraklarına kabul edildi. İstanbul, Selanik ve İzmir gibi şehirlerde yerleşen Sefarad Yahudileri yüzyıllarca süren köklü bir cemaat oluşturdu.

1492: Granada’nın Düşüşü ve Alhambra Fermanı

1492, Endülüs tarihi bakımından bir kırılma yılıdır. 2 Ocak 1492’de Granada Emirliği’nin teslim olması ile İspanya’daki son Müslüman devlet sona erdi. Aynı yıl 31 Mart’ta Kral Ferdinand ve Kraliçe Isabella, Alhambra Fermanı’nı imzalayarak ülkedeki Yahudilerin dört ay içinde İspanya’dan ayrılmasını veya Hıristiyanlığı kabul etmesini emretti. Binlerce ve belki yüz binleri bulan insan yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Sürgünün tam rakamı kaynaklarda farklı verilmektedir.

Sürülenlerin bir kısmı Portekiz’e, kuzey Afrika’ya ve İtalya’ya gitti. Büyük bir bölümü ise Osmanlı topraklarına yöneldi. Müslümanlar da Endülüs’ün düşüşünden sonra baskı ve zorla din değiştirme politikalarıyla karşılaştı; bu süreç “Moriskolar” meselesine uzanır. Osmanlı kaynaklarında Endülüs Müslümanlarına yardım için gönderilen donanma ve kuşatma uygulamaları da yer alır. Konu ayrıca Osmanlı’nın İslam dünyasındaki sorumluluk anlayışı bağlamında ele alınabilir.

II. Bayezid’in Tutumu

Sultan II. Bayezid (hd. 1481-1512), sürgün edilen Yahudilerin Osmanlı topraklarına girmesine ve yerleşmesine izin veren fermanlar çıkardı. Kaynaklarda, sultanın bu kararı dinî hoşgörü ve devlete yararlı insan gücü kazanma gerekçelerine dayandırdığı ifade edilir. Ona atfedilen, “Ferdinand’a akıllı hükümdar diyorlar, kendi ülkesini fakirleştirip benimkini zenginleştiriyor” anlamındaki söz bir rivayet olup kaynağı kesin değildir.

Osmanlı idaresi, gelen cemaatlere kendi dinî önderlerini ve hukuk düzenini koruma imkânı verdi. Cemaatler çoğunlukla “millet” sistemi içinde yer aldı; vergi ve cizye yükümlülüğü karşılığında can ve mal güvenliğine sahip oldular. Bu düzen, Osmanlı’daki gayrimüslimlerin genel statüsünün parçasıydı. Kadı mahkemeleri ticaret ve mülkiyet anlaşmazlıklarında Yahudi tebaanın da başvurduğu yerlerdi.

Kemal Reis Rivayeti

Osmanlı denizcisi Kemal Reis, 1490’larda Akdeniz’de Osmanlı donanması komutanı olarak İspanya kıyılarına seferler yaptı. Popüler anlatımda II. Bayezid’in Yahudileri İspanya’dan kurtarmak için Kemal Reis komutasında bir donanma gönderdiği söylenir. Bu anlatının tarihsel temeli konusunda araştırmacılar temkinlidir. Kemal Reis’in 1487 ve sonrasındaki seferlerinde Endülüs Müslümanlarına yardım ettiği bilinir; Yahudileri taşıdığına dair bilgi ise sonradan şekillenmiş bir anlatı olarak değerlendirilebilir. Okurun bu konuda temkinli olması önerilir.

Tarihî olarak daha sağlam bilinen, Sefarad göçmenlerinin Osmanlı gemileriyle ve çeşitli yollarla Selanik, İstanbul ve İzmir limanlarına ulaşmasıdır. Ticaret gemileri ve Venedik, Cenova gibi limanlar üzerinden de geçişler olmuştur. Göç tek seferde değil, yıllara yayılan dalgalar halinde gerçekleşmiştir.

Yerleşim ve Cemaat Hayatı

Sefaradlar en çok İstanbul, Selanik, Edirne, İzmir, Bursa, Safed ve Kudüs’te yerleşti. Selanik, XVI. yüzyılın ilerleyen dönemlerinde nüfusunun büyük kısmını Yahudilerin oluşturduğu bir şehir hâline geldi. Safed ise Yahudi mistik ve ilmî hayatının önemli merkezlerinden biri oldu. Yeni gelenler, yerli Rabbani ve Karay Yahudileriyle birlikte yaşadı; kendi sinagoglarını ve cemaat kurumlarını kurdu.

Cemaatin dili Ladino (Yahudi-İspanyolcası) idi. Ladino, Osmanlı’daki Yahudi hayatının edebî ve günlük dili olarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürdü. Sefaradlar matbaa, ticaret, tıp, tercümanlık, bankacılık ve dokumacılık gibi alanlarda öne çıktı. 1493’te İstanbul’da Yahudi matbaacıların kurduğu matbaa, Osmanlı topraklarındaki ilk matbaalardan biri olarak anılır; Müslüman matbaacılığının geç başlamasıyla karşılaştırılırken bu bilgi de hatırlanmalıdır.

Katkılar ve Sınırlar

Osmanlı’ya gelen Sefaradlar, hekimlik alanında sarayda ve orduda görev aldı. Saray hekimliği ve darüşşifalardaki tıp hizmetleri, farklı kökenden hekimlerle zenginleşti. Dokumacılık ve silah sanayii gibi alanlarda yeni teknikler getirildi. Yahudi tüccarlar ve bankerler, Akdeniz ticaretinde etkin rol oynadı. Bazı kaynaklar bu faaliyetlerin Osmanlı ekonomisine katkılarını vurgular.

Öte yandan Osmanlı’daki gayrimüslim statüsünün dönemin hukuk sistemi içinde bir eşitsizlik taşıdığı, vergi ve giyim kuralları gibi sınırlamaların bulunduğu da kabul edilir. Dolayısıyla “hoşgörü” kavramı, modern eşitlik anlayışıyla değil, dönemin şartları ve çoğulcu bir imparatorluk yönetimi bağlamında değerlendirilmelidir. Tarihçilerin çoğu, Osmanlı’nın dönemin Avrupa’sına göre daha elverişli bir ortam sunduğu konusunda ortak görüştedir.

Sonuç ve Güncel Önemi

Sefarad Yahudileri bugün Türkiye’de hâlâ varlığını sürdüren bir cemaatin kökenini oluşturur. 1992’de İspanya’dan sürülmelerinin 500. yıldönümünde Türkiye’de çeşitli anma etkinlikleri düzenlendi. Bu olay, farklı din ve kültürlerin bir arada yaşayabilmesi bakımından tarihten alınabilecek örneklerden biri olarak anılır. Osmanlı’nın bu politikası, sonraki yüzyıllardaki siyasi dönüşümlerle birlikte tarihçilerin sürekli çalıştığı bir alandır.

Sıkça Sorulan Sorular

1492’de İspanya’dan Yahudiler neden sürüldü?

31 Mart 1492’de Katolik Krallar tarafından çıkarılan Alhambra Fermanı ile İspanya’daki Yahudiler dinlerinden dönmedikleri takdirde ülkeyi terk etmeye zorlandı.

II. Bayezid Yahudileri neden kabul etti?

Kaynaklar dinî hoşgörü, ticaret ve zanaat becerilerinden yararlanma ve devletin nüfusunu artırma gibi etkenlerden söz eder. Sultana atfedilen bazı sözler rivayet niteliğindedir.

Kemal Reis’in Yahudileri taşıdığı doğru mu?

Kemal Reis’in 1490’larda İspanya sahillerinde Osmanlı donanmasıyla faaliyet gösterdiği bilinir. Yahudileri kurtarmak için gönderildiği anlatımı ise kaynaklarda tartışmalıdır.

Sefaradlar hangi şehirlere yerleşti?

İstanbul, Selanik, İzmir, Edirne, Bursa, Safed ve Kudüs gibi şehirlerde önemli Sefarad cemaatleri oluşmuştur.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sefarad" ve "Yahudiler" maddeleri; Avigdor Levy (ed.), The Sephardim in the Ottoman Empire; Halil İnalcık, "Osmanlı İmparatorluğu'nda Gayrimüslimler" çalışmaları; Stanford J. Shaw, The Jews of the Ottoman Empire and the Turkish Republic

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sefarad" ve "Yahudiler" maddeleri
  2. Avigdor Levy (ed.), The Sephardim in the Ottoman Empire
  3. Halil İnalcık, "Osmanlı İmparatorluğu'nda Gayrimüslimler" çalışmaları
  4. Stanford J. Shaw, The Jews of the Ottoman Empire and the Turkish Republic

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.