Meşhur Osmanlı Şeyhülislamları: Ebüssuûd’dan Mustafa Sabri’ye
Şeyhülislamlık nedir? Zenbilli Ali Efendi, Kemalpaşazade, Ebüssuûd, Zekeriyyazade Yahya, Feyzullah Efendi ve Mustafa Sabri gibi şeyhülislamlar ve fetva makamının rolü.
- Şeyhülislamlık Makamının Kuruluşu
- Klasik Dönemin Önemli İsimleri
- 17. ve 18. Yüzyılın Şeyhülislamları
Şeyhülislam, Osmanlı Devleti’nde ilmiye sınıfının başında bulunan ve fetva verme yetkisini taşıyan en yüksek dinî ve hukukî makamdır. Resmî olarak 16. yüzyılın başında kurumsallaşan bu makama Ebüssuûd Efendi, Kemalpaşazade ve Mustafa Sabri gibi isimler damga vurmuştur.
Şeyhülislamlık Makamının Kuruluşu
“Şeyhülislam” unvanı İslam dünyasında erken dönemlerden beri büyük âlimler için kullanılan bir saygı ifadesiydi. Osmanlı’da ise İstanbul müftüsüne verilen unvan zamanla devletin en üst ilmî makamına dönüştü. II. Murad ve Fatih Sultan Mehmed devrinde Molla Fenarî ve Molla Gürânî gibi âlimler görev yaptı. Makam, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni dönemlerinde ilmiye teşkilatının başı olarak kurumsal yapısını kazandı.
Şeyhülislam, devlet protokolünde sadrazamdan sonra ya da onunla birlikte gelen üst makamlar arasında yer alırdı. Padişah tarafından atanır ve azledilirdi. Görevleri arasında fetva vermek, kadı ve müderris atamalarını yönlendirmek ve ilmiyenin içindeki terfi düzenini denetlemek vardı. Fetva, bağlayıcı bir mahkeme kararı değil, şer’î bir görüş bildirimiydi; ancak devletin uygulamalarına meşruiyet kazandırmak bakımından büyük ağırlık taşıyordu.
Klasik Dönemin Önemli İsimleri
Zenbilli Ali Cemâlî Efendi (ö. 1526), Yavuz Sultan Selim ve Kanuni’nin ilk yıllarında görev yaptı. Rivayete göre Yavuz’un gayrimüslimlere yönelik sert uygulamalarını önleyen kararlı bir duruş sergilemiştir; bu anlatının ayrıntıları kaynaklarda farklı aktarılır. Ardından gelen Kemalpaşazade (İbn Kemal, ö. 1534) hem fakih hem tarihçi hem de şair olarak tanınır; “Tevârîh-i Âl-i Osman” adlı eseri Osmanlı tarihyazımı için önemli bir kaynaktır.
En ünlü şeyhülislam kuşkusuz Ebüssuûd Efendi’dir (1490-1574). Kanuni Sultan Süleyman devrinde yaklaşık yirmi yıl (1545-1574) bu makamda kaldı. Hem şer’î hukuk hem örfî hukuk uyumunu sağlama çabasıyla tanınır. Toprak mülkiyeti, vakıflar, para vakıfları ve gayrimüslimlerle ilgili birçok meselede fetva vermiş, kanunnamelerin hazırlanışına katkıda bulunmuştur. Ayrıca “İrşâdü’l-Akli’s-Selîm” adlı tefsiri günümüze ulaşmıştır. Kanunî ve Ebüssuûd dönemi hukuku ayrı bir yazıda ele alınmaktadır.
17. ve 18. Yüzyılın Şeyhülislamları
17. yüzyılda şeyhülislamlık makamı siyasetin içine daha fazla girdi. Zekeriyyazade Yahya Efendi, IV. Murad döneminde birkaç kez görev yaptı ve padişahın yakın danışmanları arasında yer aldı; aynı zamanda şair olarak da bilinir. Çatalcalı Ali Efendi gibi isimler ise ilmiyle öne çıktı. Bu yüzyılda yeniçeri isyanları ve saray entrikaları sırasında şeyhülislamların fetvaları, padişahların tahttan indirilmesi gibi olaylarda meşruiyet aracı olarak kullanıldı.
1703’teki Edirne Vakası sırasında Şeyhülislam Feyzullah Efendi, II. Mustafa’nın hocası olarak devlet işlerinde fazlasıyla etkili olmakla eleştirildi ve isyancılar tarafından öldürüldü. Bu olay, makamın siyasi riskini ve ağırlığını gösteren bir örnek olarak anılır. Lâle Devri ve 1730 isyanı sırasında da şeyhülislamlar olayların seyrinde rol oynadı. Matbaa konusunda verilen fetva ise, kurumun yeniliklere kontrollü biçimde destek verebildiğini gösterir; bu konu İbrahim Müteferrika yazısında ayrıntılı işlenmiştir.
Son Dönem ve Makamın Kaldırılışı
19. yüzyılda Tanzimat’la birlikte şeyhülislamlığın görev alanı daraldı. Eğitim, adalet ve vakıf işleri yeni nezaretlere devredildi, şer’iye mahkemeleri dışında ilmiyenin rolü sınırlandı. Yine de fetva makamı, Vak’a-i Hayriye ve I. Dünya Savaşı gibi dönemlerde belirleyici kararlara meşruiyet sağladı. Örneğin I. Dünya Savaşı’ndaki cihad fetvası şeyhülislam makamından çıkmıştır.
Son dönem şeyhülislamlarından Mustafa Sabri Efendi (1869-1954), siyasi görüşleri ve Cumhuriyet döneminde yurt dışında yaşamasıyla tanınır; Mısır’da vefat etmiştir. Makam, 1924’te hilafetin kaldırılmasıyla birlikte tarihe karışmıştır. Aynı yıl çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu medreseleri de kapattı.
Fetva Usulü ve Fetvahane
Şeyhülislamlığın günlük işleyişi, Bâb-ı Meşîhat adı verilen dairede yürütülürdü. Fetvahane denen bölümde müftülük görevlileri, halkın ve devlet kurumlarının sorduğu soruları yazılı olarak cevaplardı. Soru, kısa ve olaya dair kurgulanır, kişi isimleri yerine Zeyd ve Amr gibi genel adlar kullanılırdı. Cevap ise “Olur” ya da “Olmaz” gibi çok kısa ifadelerle verilir, sorunun şer’î dayanağı ayrıca açıklanmazdı. Bu yöntem fetvanın kısa ve uygulanabilir olmasını sağlıyordu.
Fetvaların derlenmesi de önemli bir gelenekti. Ebüssuûd Efendi, Çatalcalı Ali Efendi ve Feyzullah Efendi gibi şeyhülislamların fetvaları, “fetava mecmuaları” adıyla bir araya getirildi. Bu eserler hem kadılar için kılavuz hem de bugünkü araştırmacılar için dönemin sosyal hayatı, vakıf uygulamaları, evlilik ve ticaret ilişkileri hakkında zengin bir kaynak sunar. Fetva mecmualarındaki sorular, halkın gündelik meselelerine ışık tutar.
Değerlendirme
Tarihçiler şeyhülislamlık makamının rolünü farklı yorumlar. Bir görüşe göre makam, padişah iradesini sınırlayan hukuki bir denge unsuruydu. Diğer görüşe göre ise devlet bürokrasisinin bir parçası olarak çoğu zaman siyasi iradeye uyumlu kalmıştır. Her iki değerlendirmede de makamın Osmanlı hukuk ve toplum hayatındaki merkezî yeri kabul edilir. Mecelle ve Tanzimat gibi hukuk dönüşümlerinde de ulema, kurumsal bir ağırlık taşımıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Şeyhülislam kimdir?
Osmanlı Devleti’nde ilmiye sınıfının başı ve fetva makamının yetkilisidir. Padişaha ve devlet işlerine şer’î görüş bildirir, ulema ve kadılık teşkilatını denetlerdi.
En ünlü Osmanlı şeyhülislamı kimdir?
Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaklaşık yirmi yıl görev yapan Ebüssuûd Efendi, en tanınmış şeyhülislamlardan biri olarak kabul edilir.
Şeyhülislamlık ne zaman kaldırıldı?
Hilafetin kaldırıldığı 1924’te, şeriye ve evkaf vekâleti ile birlikte şeyhülislamlık makamı da kaldırılmıştır.
Şeyhülislam padişahı azledebilir miydi?
Doğrudan bir yetkisi yoktu. Ancak padişahın tahttan indirilmesi gibi olağanüstü durumlarda şeyhülislamın fetvası meşruiyet sağlamak için aranırdı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şeyhülislâm" md.; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebüssuûd Efendi" md.; TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Kemal" md.; Mehmet İpşirli, Osmanlı Devleti'nde İlmiye Teşkilatı
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şeyhülislâm" md.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebüssuûd Efendi" md.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Kemal" md.
- Mehmet İpşirli, Osmanlı Devleti'nde İlmiye Teşkilatı
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.