🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

I. Abdülhamid Döneminde Dinî Hayat, Hamidiye ve Halifelik Vurgusu

Osmanlı Devleti ve PadişahlarıGüncelleme: 2 Ekim 20269 dk okuma

I. Abdülhamid döneminde Hamidiye Külliyesi, Beylerbeyi Camii, Küçük Kaynarca'daki dinî liderlik maddesi, vakıflar ve ilmiye çevresi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Küçük Kaynarca ve dinî liderlik meselesi
  • Hamidiye Külliyesi ve Beylerbeyi Camii
  • İlmiye, kütüphane ve matbaa

I. Abdülhamid döneminin dinî hayatı, Küçük Kaynarca Antlaşması’nda Kırım Müslümanları için padişaha tanınan dinî liderlik, Bahçekapı’daki Hamidiye Külliyesi ve Beylerbeyi Camii gibi eserler, vakıf düzeni, ilmiye çevresi ve tarikatlarla şekillenir. Dönem aynı zamanda halifelik vurgusunun siyasi ve diplomatik bir araç haline gelmeye başladığı bir evredir.

Küçük Kaynarca ve dinî liderlik meselesi

Küçük Kaynarca Antlaşması’nın bir maddesi, Kırım Tatarları siyasi olarak bağımsız olmakla birlikte dinî konularda Osmanlı padişahını “halife” ve dinî lider olarak tanıyacağını belirtiyordu. Bu madde, Osmanlı padişahlarının İslam dünyasındaki dinî konumu ile devletin toprak egemenliğini birbirinden ayıran yeni bir hukuki formüldü. Tarihçiler, bu formülün Osmanlı diplomasisinin ve kavram dünyasının bir uyarlaması olduğunu ve sonraki yüzyılda halifelik vurgusunun uluslararası düzeyde kullanılmasına zemin hazırladığını belirtir. Bu yorumun kapsamı ve etkisi akademik tartışma konusudur. Halifelik kurumu için halifelik kurumunun tarihi ve Osmanlı’ya hilafetin geçişi yazıları okunabilir.

Hamidiye Külliyesi ve Beylerbeyi Camii

İstanbul’da Bahçekapı’da Abdülhamid’in yaptırdığı Hamidiye Külliyesi (Abdülhamid Külliyesi), cami, medrese, kütüphane, sıbyan mektebi, sebil, çeşme ve türbeden oluşan bir yapı topluluğudur. Külliye, yaklaşık 1777-1781 yıllarında inşa edilmiş, Abdülhamid’in kendi türbesi de burada yer almıştır. Barok ve rokoko etkilerin görüldüğü yapılar, Osmanlı külliye geleneğinin 18. yüzyıl sonundaki örnekleri arasındadır. Külliyenin kütüphanesi, vakıf şartlarına göre kitapların korunması ve ilim talebelerine açılması için kurulmuştur.

Boğaziçi’nde Beylerbeyi’ndeki Hamidiye Camii (Beylerbeyi Camii) 1778 civarında yaptırılmıştır. Cami, Boğaz kıyısında yer alan zarif bir yapıdır ve külliyesinde medrese, çeşme ve diğer yapılar bulunur. Bu eserler, padişahın ve sarayın hayır faaliyetlerinin İstanbul’un farklı semtlerine yayıldığını gösterir. Külliyelerin kavramı için külliye nedir yazısı okunabilir.

İlmiye, kütüphane ve matbaa

Abdülhamid döneminde ilmiye teşkilatı olağan işleyişini sürdürdü; şeyhülislamlık makamında farklı âlimler bulundu. Kütüphane hareketi devam etti ve yeni vakıf kütüphaneleri açıldı. 1784’te Müteferrika matbaasının yeniden faaliyete geçirildiği anlatılır; Mühendishane matbaası ise III. Selim döneminde kurulacaktır. Ayrıca Osmanlı ulemasının yabancı dillerdeki eserlerle ilişki kurma çabaları, çeviri faaliyetleri ve Fransızca bilgisinin artması, dönemin yeni eğilimleri arasında sayılır. Bu eğilimler, III. Selim döneminde daha da güçlenecektir. Matbaa tarihi için Osmanlı’da matbaanın gecikmesi yazısına bakılabilir.

Tarikatlar, halk dindarlığı ve Haremeyn

Mevlevîlik, Halvetîlik, Nakşibendîlik (özellikle Mücaddidî kolu) ve Bektaşîlik bu dönemde halk arasında etkin bir konumdaydı. Galata Mevlevîhanesi ve diğer tekkelerde musiki ve edebiyat toplantıları yapılıyor, şeyhler padişahla da ilişki kuruyordu. Abdülhamid’in tasavvufa saygı gösterdiği ve tekkelere ihsanlarda bulunduğu anlatılır. Haremeyn’e giden surre ve hac kafileleri düzenli şekilde yola çıktı; Hicaz’a yapılan yardımlar devam etti. Surre geleneği için surre alayı yazısı okunabilir. Padişahın hayatı için I. Abdülhamid’in hayatı yazısına bakılabilir.

Savaş, göç ve dinî dayanışma

Kırım’ın kaybı ve ardından gelen göç dalgaları, Osmanlı’da dinî dayanışmanın yeni biçimlerini doğurdu. Kırım’dan gelen Müslüman göçmenler Rumeli ve Anadolu’ya yerleştirildi; camiler, vakıflar ve tekkeler göçmenlerin barınma ve geçimine destek sağladı. Padişah, göçmenlere arazi ve yardım tahsis etti. Bu uygulama, Osmanlı’nın Müslüman nüfus için koruyucu bir rol üstlenme anlayışını güçlendirdi ve 19. yüzyılda artacak göç hareketleri için bir emsal oluşturdu. Göçmenlerin kültürel mirası, Anadolu’nun dinî ve gündelik hayatına katkı yaptı.

Savaş yıllarında camilerde zafer duaları yapıldı; padişahın ve vezirlerin katıldığı törenlerde sancak-ı şerif ve Hırka-i Saadet’e saygı gösterildi. Halk arasında dualar ve sadakalar yaygınlaştı. Dönemin vakıf kayıtları, savaş masraflarına katkı amacıyla bazı vakıf gelirlerinin devlet kasasına aktarılmasına ilişkin tartışmaları da içerir. Bu tartışmalar, Osmanlı’da vakıf mülkiyetinin dokunulmazlığı ile devletin mali ihtiyaçları arasındaki gerilimi gösterir.

Hat sanatı, musiki ve kültür

Abdülhamid’in hat sanatına ilgisi ve hattatları koruması, dönemin kültürel hayatında yer eder. Mevlevî musikisinin önemli isimleri bu yıllarda faaliyetteydi; Galata Mevlevîhanesi’nde şeyh Galib Dede (ö. 1799) gibi şairler yetişti. Şeyh Galib’in “Hüsn ü Aşk” mesnevisi (1782), Osmanlı edebiyatının tasavvufî temalı başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bu mesnevi, dönemin dinî-edebî atmosferini yansıtması bakımından önemlidir. Tarikatların sanat ve musikiye katkıları için tarikatların sanat ve musikiye katkıları yazısı okunabilir.

Abdülhamid dönemi, hem dinî liderlik kavramının uluslararası alanda yeniden tanımlandığı hem de külliye geleneğinin 18. yüzyıl sonunda sürdüğü bir evre olarak anılır.

Yine de Küçük Kaynarca’nın dinî maddesi, Osmanlı’da halifelik fikrinin yeniden gündeme gelmesinin dönüm noktalarından biri olarak kalmıştır; bu yorumun kapsamı ise hâlâ tartışılmaktadır.

Böylece Abdülhamid dönemi, hem kurumsal hem kavramsal açıdan din–devlet ilişkilerinin yeniden düşünüldüğü bir eşik olarak okunur.

Sıkça Sorulan Sorular

Hamidiye Külliyesi nerededir?

İstanbul’da Bahçekapı’da yer alır ve I. Abdülhamid’in türbesini de içerir.

Beylerbeyi Camii’ni kim yaptırmıştır?

I. Abdülhamid tarafından 1778 civarında yaptırılmıştır.

Küçük Kaynarca’da dinî liderlik maddesi nedir?

Kırım Müslümanlarının dinî konularda Osmanlı padişahını halife olarak tanıyacağını belirten hükümdür.

Matbaa bu dönemde yeniden açıldı mı?

Anlatılara göre Müteferrika matbaası 1784’te yeniden faaliyete geçirilmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdülhamid I" ve "Hamidiye Külliyesi" maddeleri; Doğan Kuban, Osmanlı Mimarisi; Halil İnalcık, The Ottoman Empire: The Classical Age 1300-1600; Mehmet İpşirli, Osmanlılarda İlmiye Teşkilatı

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdülhamid I" ve "Hamidiye Külliyesi" maddeleri
  2. Doğan Kuban, Osmanlı Mimarisi
  3. Halil İnalcık, The Ottoman Empire: The Classical Age 1300-1600
  4. Mehmet İpşirli, Osmanlılarda İlmiye Teşkilatı

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.