🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Bağdat’ın Düşüşü (1258): Hülâgû ve Abbâsî Hilafetinin Sonu

Önemli Savaşlar ve AntlaşmalarGüncelleme: 15 Temmuz 20269 dk okuma

Bağdat'ın 1258'de Moğolların eline geçişi nasıl gerçekleşti? Hülâgû'nun kuşatması, Halife el-Musta'sım'ın sonu, kütüphanelerin kaybı ve Abbâsî hilafetinin Kahire'ye taşınması.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Bağdat'ın Konumu
  • Hülâgû'nun Seferi
  • Kuşatma ve Düşüş

Bağdat’ın düşüşü, Şubat 1258’de Hülâgû Han komutasındaki Moğol ordusunun Abbâsî başkentini alması ve Halife el-Musta’sım’ı öldürmesiyle gerçekleşen olaydır. Bu olay Abbâsî hilafetinin Bağdat’taki yaklaşık beş yüz yıllık dönemini bitirdi ve İslam dünyasında derin bir sarsıntı yarattı.

Bağdat’ın Konumu

762’de Halife el-Mansûr tarafından kurulan Bağdat, uzun yıllar İslam dünyasının ilim, ticaret ve kültür merkeziydi. Beytü’l-hikme, kütüphaneler, hastaneler ve medreseler burada gelişti. Ancak XIII. yüzyılın ortasında Abbâsî halifeliği siyasi gücünü büyük ölçüde yitirmişti. Selçuklu etkisinin azalması sonrası halife Nâsır-lidînillah (1180-1225) kısmen bağımsız bir siyaset izlemişti. Halife el-Musta’sım (1242-1258) döneminde ise devletin askeri gücü zayıflamış, hazine bozulmuştu. Bağdat’taki Sünnî-Şiî gerilimleri ve vezirlik, ordu komutanlığı rekabetleri ise yönetimi daha da güçsüzleştirmişti.

Hülâgû’nun Seferi

Büyük Han Möngke, Hülâgû’ya İran’daki İsmâilîleri ve Bağdat’ı boyun eğdirme görevi verdi. Hülâgû 1256’da Alamut’u aldı. Ardından halifeye mektup göndererek boyun eğmesini istedi. Halife, Moğolların Bağdat’a saldıramayacağı düşüncesindeydi. Bazı rivayetlere göre halife eşiyle ilgili sorunlar ve ordusunu azaltma kararı nedeniyle savunmasızdı; vezir İbnü’l-Alkamî’nin Moğollarla gizli iş birliği yaptığı iddiası tarihçilerce tartışılır. Bazı tarihçiler bu iddianın sonradan üretildiğini ve mezhep gerginliğiyle ilişkili bir propaganda olduğunu belirtir.

Kuşatma ve Düşüş

Ocak 1258’de Moğol ordusu Bağdat’ı kuşattı. Şehir kuşatma makineleri, mancınıklar ve Çinli mühendislerin kurduğu aletlerle dövüldü. Savunma yetersizdi. 10 Şubat 1258’de halife teslim oldu. Moğol ordusu şehre girdi ve birkaç gün boyunca yağma ve katliam yaşandı. Ölü sayısı hakkında kaynaklarda 90 bin ile 800 bin arasında değişen rakamlar bulunur; modern araştırmacılar daha düşük, ancak yine de çok yüksek bir rakamdan söz eder. Halife el-Musta’sım ailesi ile birlikte öldürüldü. Rivayete göre kan dökülmemesi geleneği nedeniyle halife bir halıya sarılarak ezildi; bu anlatım sonraki dönem kaynaklarında yer alsa da tartışmalıdır.

Kültürel Kayıplar

Şehirdeki kütüphaneler tahrip edildi. Kitapların Dicle’ye atıldığı ve nehrin suyunun mürekkepten renk değiştirdiği anlatılır. Bu anlatım, olayın boyutunu simgeleyen bir hikâyedir; kesinliği tartışılmakla birlikte pek çok kitabın yok olduğu doğrudur. Hastaneler, medreseler ve camiler zarar gördü. Bununla birlikte Hülâgû’nun danışmanı Nasîrüddîn Tûsî birçok kitabı kurtarıp Meraga Rasathanesi’ne taşıdı. Moğollar sonradan Bağdat’ı yeniden imar etti, ancak şehir eski siyasi önemini kaybetti.

Hilafetin Kahire’ye Taşınması

1261’de Memlük Sultanı Baybars, Abbâsî soyundan gelen bir kişiyi (el-Müstansır) halife ilan ederek Kahire’ye getirdi. Böylece sembolik de olsa Abbâsî hilafeti Mısır’da devam etti. Bu yapı Memlüklerin meşruiyetini güçlendirdi. Ancak gerçek siyasi güç Memlük sultanlarındaydı. Hilafet unvanı sonraki yüzyıllarda Osmanlı’ya geçecekti; Mercidâbık ve Ridâniye yazısı bu geçiş sürecini ele alır.

Sonuçlar ve Yorumlar

Bağdat’ın düşüşü Müslümanlar için büyük bir travma olarak hafızalarda yer etti. Birçok âlim bu olayı ahlâkî çözülmenin cezası olarak yorumlarken, bazı modern tarihçiler siyasi ve askerî çöküşü öne çıkarır. Moğol tehdidi karşısında İslam dünyasının dengeleri Ayn Câlût ile değişti. Genel çerçeve için Moğol istilası yazısı okunabilir. Daha sonraki dönemlerde İlhanlı hükümdarlarının Müslüman olması, Bağdat’ın yeniden canlanmasına katkı sağladı.

Bağdat’ın Düşüşünün Hazırlayıcı Nedenleri

Tarihçiler, Bağdat’ın düşüşünü tek bir sebebe bağlamaz. Başlıca etkenler arasında halifenin ordu bütçesini kısması, vezirler arasındaki rekabet, Moğol gücünün yanlış değerlendirilmesi ve çevre Müslüman devletlerin yardım etmemesi sayılır. Hülâgû’nun Hristiyan müttefikleri (Gürcüler, Ermeniler ve Antakya Prensliği) de Moğol ordusuna katıldı. Hülâgû’nun eşi Dokuz Hatun’un Nasturî Hristiyan olması, Bağdat’taki Hristiyanların nispeten korunmasında etkili oldu. Bu ayrıntı, olayın dinî boyutundan çok siyasi ittifaklarla şekillendiğini gösterir.

Sonrasında Bağdat ve Irak

Moğol yönetimi altında Bağdat bir süre bölgesel merkez konumunu korudu ancak Tebriz ve Sultaniye gibi şehirler ön plana çıktı. Dicle ve Fırat üzerindeki sulama sistemleri bakımsızlıktan bozuldu; Irak’ın tarım gücü azaldı. Daha sonra Celayirliler ve Akkoyunlular döneminde Bağdat yeniden önem kazandı. 1534’te Kanûnî Sultan Süleyman Bağdat’ı Osmanlı topraklarına kattı. Böylece şehir yeniden İslam dünyasının önemli bir merkezi olarak ihya edildi. Moğol yıkımının hafızası bugün hâlâ Irak’ın tarihî anlatılarında önemli bir yer tutar.

Bağdat Sonrası Siyasi Tablo

Bağdat’ın düşmesinden sonra Moğollar Suriye’ye yöneldi ve Halep’i aldı. Eyyûbî emirleri çözülürken Memlükler Mısır’da güçlü bir devlet kurmuştu. Kutuz ve Baybars, Moğol tehdidine karşı hazırlık yaptı ve 1260’ta Ayn Câlût’ta Moğolları durdurdu. Bu zafer, Bağdat’ın düşüşünün Mısır ve Kuzey Afrika’ya yayılmasını engelledi. Aynı yıllarda Anadolu’da Ankara Savaşı‘na kadar uzanan süreçte Moğol-Türk siyaseti belirleyici oldu. Bu zincir, İslam dünyasında siyasi merkezin Bağdat’tan Kahire ve sonra İstanbul’a kaymasının yolunu açtı.

Sıkça Sorulan Sorular

Bağdat ne zaman düştü?

Şubat 1258’de, kuşatmanın yaklaşık on iki gün sürmesinin ardından düştü.

Son Abbâsî halifesi kimdi?

Bağdat’taki son halife el-Musta’sım-Billâh’tır; Moğollar tarafından öldürüldü.

Kitaplar gerçekten Dicle’ye atıldı mı?

Anlatı dönem kaynaklarında geçer; ayrıntıları kesin değildir, ancak büyük kitap kaybı yaşandığı kabul edilir.

Abbâsî hilafeti sona erdi mi?

Bağdat’taki hilafet sona erdi; Memlükler Kahire’de sembolik bir Abbâsî hilafeti sürdürdü.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Cüveynî, Târîh-i Cihângüşâ; Reşîdüddîn, Câmiu't-tevârîh; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bağdat" ve "el-Musta'sım-Billâh" md.; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-nihâye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Cüveynî, Târîh-i Cihângüşâ
  2. Reşîdüddîn, Câmiu't-tevârîh
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bağdat" ve "el-Musta'sım-Billâh" md.
  4. İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-nihâye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.