I. Haçlı Seferi ve Kudüs’ün 1099’da Düşüşü
I. Haçlı Seferi nasıl gerçekleşti? Clermont çağrısı, İznik ve Antakya kuşatmaları, Kudüs'ün 1099'da düşmesi, şehirdeki katliam ve Haçlı devletlerinin kuruluşu.
- Clermont Çağrısı ve Hazırlık
- İznik, Dorylaion ve Anadolu Geçişi
- Antakya Kuşatması
I. Haçlı Seferi, 1096-1099 yıllarında Batı Avrupa şövalyelerinin Anadolu üzerinden Suriye ve Filistin’e ilerleyerek Kudüs’ü ele geçirdiği seferdir. Kudüs 15 Temmuz 1099’da alındı ve şehirde Müslüman ve Yahudi halka karşı büyük bir katliam yapıldı. Sefer sonunda Kudüs Krallığı ve diğer Haçlı devletleri kuruldu.
Clermont Çağrısı ve Hazırlık
Papa II. Urbanus, Kasım 1095’te Fransa’daki Clermont Konsili’nde Hristiyanlara Doğu’daki kardeşlerine yardım için silaha sarılma çağrısı yaptı. Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos, Selçuklu baskısına karşı yardım istemişti. Papa’nın çağrısı büyük yankı uyandırdı; Haçlılar haç işareti taşıdı. Önce Pierre l’Ermite’in önderlik ettiği “halk haçlıları” yola çıktı, ancak Anadolu’da Selçuklu kuvvetlerince 1096’da büyük ölçüde yok edildi. Sonra Godefroi de Bouillon, Raymond de Saint-Gilles, Bohemund de Tarente, Tancred ve Baudouin gibi soyluların komutasındaki prens orduları yola çıktı.
İznik, Dorylaion ve Anadolu Geçişi
Haçlılar 1097’de İznik’i kuşattı. Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan’ın ailesi şehirdeydi; kuşatma Bizans ile yapılan bir anlaşmayla sonuçlandı ve şehir Bizans’a teslim edildi. Temmuz 1097’de Dorylaion (Eskişehir) civarında yapılan savaşta Haçlılar ağır kayıp verse de Selçukluları yendi. Selçuklu Devleti’nin Malazgirt’ten sonra parçalı yapısı, Haçlıların Anadolu’yu geçmesini kolaylaştırdı. Sonuçta Haçlılar Kilikya ve Antakya’ya ulaştı. Anadolu’dan geçişin zorluğu kaynaklarda susuzluk, açlık ve hastalık olarak anlatılır.
Antakya Kuşatması
Antakya kuşatması Ekim 1097’den Haziran 1098’e kadar sürdü. Şehrin valisi Yağısıyan sağlam surlar ardında direndi. Kuşatma sırasında Haçlılar kıtlık yaşadı. Haziran 1098’de Bohemund, şehirdeki bir Ermeni muhafızın yardımıyla kuleyi ele geçirip Antakya’ya girdi. Bu sırada Musul atabeyi Kürboğa, şehri kurtarmak için gelmişti, ancak Müslüman komutanlar arasındaki çekişme ve güvensizlik nedeniyle Haçlılar tarafından yenildi. Antakya Prensliği kuruldu ve Bohemund prens oldu. Bu zafer Haçlılar için büyük moral kaynağıydı; Müslüman dünyası ise parçalanmışlığın bedelini ödedi.
Kudüs Kuşatması ve Katliam
Haçlılar 1099 baharında Kudüs’e yürüdü. Şehir, Selçukluların elinden 1098’de Fâtımîler tarafından alınmıştı. Kuşatma 7 Haziran’da başladı. Haçlılar kuşatma kuleleri yaptı ve 15 Temmuz 1099’da surları aştı. Şehirde yapılan katliamda binlerce Müslüman ve Yahudi öldürüldü. Latin kaynaklar kan nehirleri anlatır; İbnü’l-Esîr ise 70 bin sayısını verir, ancak modern araştırmalar bu rakamın çok daha düşük olabileceğini belirtir. Katliamın boyutu tartışılsa da şehir halkının ağır kayba uğradığı kaynaklarda ortaktır. Kudüs’ün alınmasının ardından Godefroi de Bouillon “Kutsal Kabir‘in Koruyucusu” unvanını aldı; kardeşi Baudouin I 1100’de kral oldu.
Haçlı Devletlerinin Kuruluşu
Seferin sonucunda dört Haçlı devleti ortaya çıktı: Urfa Kontluğu, Antakya Prensliği, Trablus Kontluğu ve Kudüs Krallığı. Bu devletler sahil boyunca uzanan kaleler, limanlar ve ticaret merkezleriyle Doğu Akdeniz’deki Latin varlığının üssü oldu. Tapınak Şövalyeleri ve Hospitalier Şövalyeleri gibi askerî tarikatlar bu bölgede kuruldu. Haçlı devletleri yerli Hristiyan, Müslüman ve Yahudi halk üzerinde bir toplum düzeni kurdu. Müslümanlar için bu, uzun süre parçalı kalan siyasi tabloyu birleştirmeye iten bir sarsıntı oldu.
İslam Dünyasının Tepkisi
Haçlıların başarısında Müslüman beylikler arasındaki çekişme önemli rol oynadı. Selçuklu sultanlığı Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasındaki taht kavgası ile meşguldü; Şam, Halep ve Musul yöneticileri birbirine rakipti. Bağdat’ta Abbâsî halifesinin elçileri Haçlı katliamını duyunca öfke gösterdi ancak yardım örgütlenemedi. Bu zayıflığın ardından cihad ve birlik fikri hızla gelişti; Zengî ve Nûreddîn bu fikri siyasi bir programa dönüştürdü. Sonraki gelişmeler Hıttîn Savaşı yazısında anlatılır. Genel çerçeve için Haçlı Seferleri, Selçuklu arka planı için Malazgirt Zaferi yazısı okunabilir.
Kudüs Krallığı’nda İlk Yıllar
Godefroi de Bouillon 1100’de ölünce kardeşi Baudouin I Kudüs Kralı olarak taç giydi. Baudouin, Akka, Sayda ve Beyrut gibi kıyı şehirlerini ele geçirerek krallığın sınırlarını genişletti. Fâtımîler birkaç kez karşı saldırı düzenledi ancak başarılı olamadı. Papalık, krallığın yönetiminde Latin patrikliğine geniş yetki verdi; yerli Ortodoks rahipler yönetimden dışlandı. Bu uygulama yerli Hristiyanların da Haçlı yönetiminden memnun olmaması sonucunu doğurdu.
Seferlerin ardından Kudüs’te kalan Müslümanlar ve Yahudiler çoğunlukla şehirden çıkarıldı veya öldürüldü. Haçlı yönetimi sırasında Müslümanların Kudüs’e girmesi yasaklandı. Mescid-i Aksa bir süre Tapınak Şövalyelerinin merkezi olarak kullanıldı; Kubbetü’s-Sahra ise kiliseye çevrildi. Bu uygulamalar, Müslümanlar için Kudüs’ün geri alınması fikrini güçlendirdi.
Anlatılarda ve Kaynaklarda Farklılıklar
Seferi anlatan Latin kaynaklardan Gesta Francorum ve Fulcher of Chartres, Haçlıların bakışını yansıtır. Müslüman kaynaklarda İbnü’l-Kalânisî ve İbnü’l-Esîr olayları kaydetmiş, ancak yazım tarihleri olaydan sonradır. Bizans kaynaklarında Anna Komnena, Alexiad adlı eserinde Haçlıları “barbar” şövalyeler olarak betimler. Üç farklı bakış açısı, aynı olayların farklı anlatılabileceğini ve her kaynağın kendi önyargısını taşıdığını gösterir. Bu nedenle tarihî değerlendirmede tek kaynağa dayanmak yerine, karşılaştırmalı okuma gereklidir.
Seferin Uzun Vadeli Etkileri
Seferin başarısı Avrupa’da Haçlı fikrini yaygınlaştırdı ve sonraki yüzyıllarda düzenlenen pek çok seferin ilham kaynağı oldu. Bu başarı, Müslümanların bölünmüşlüğünden kaynaklanıyordu; Selâhaddîn’in 1187’deki Kudüs’ü geri alışı, birliğin sağlandığında ne kadar büyük fark yaratabileceğini gösterdi (Hıttîn Savaşı). Haçlıların Doğu’ya yerleşmesi, Venedik ve Cenova gibi İtalyan şehirlerinin ticaret imtiyazlarını artırdı. Bizans için ise seferin sonucu karışıktı: Anadolu’daki bazı şehirlerin geri alınması işe yaradı, fakat Haçlı devletlerinin Antakya gibi şehirlerde bağımsız hareket etmesi imparatorlukla ilişkileri gerginleştirdi. Bu gerilim, IV. Haçlı Seferi‘nde zirveye ulaştı.
Sıkça Sorulan Sorular
Kudüs 1099’da kimin elindeydi?
Fâtımîlerin elindeydi; Haçlılar kuşatma sonunda şehri aldı.
Kudüs’te kaç kişi öldürüldü?
Kaynaklarda binlerce ile on binlerce arasında farklı rakamlar geçer; kesin sayı bilinmez.
Haçlılar hangi devletleri kurdu?
Urfa Kontluğu, Antakya Prensliği, Trablus Kontluğu ve Kudüs Krallığı.
Müslümanlar neden yenildi?
Selçuklu devletinin parçalanması ve Müslüman beyler arasındaki rekabet, ortak bir savunmanın kurulmasını engelledi.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-târîh; Fulcher of Chartres, Gesta Francorum (Latin kaynak); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Haçlı Seferleri" ve "Kudüs" md.; Steven Runciman, A History of the Crusades
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-târîh
- Fulcher of Chartres, Gesta Francorum (Latin kaynak)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Haçlı Seferleri" ve "Kudüs" md.
- Steven Runciman, A History of the Crusades
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.