Gelin Alma ve Mevlitli Düğün Gelenekleri
Gelin alma ve mevlitli düğün gelenekleri: gelin alma töreni, gelin hamamı, ayak basma, mevlit okutma, Süleyman Çelebi'nin Vesîletü'n-Necât eseri ve dinî değerlendirmesi hakkında bilgiler.
- Gelin Alma Töreni
- Yeni Eve Giriş Adetleri
- Mevlid Geleneğinin Kökeni
Gelin alma, Türkiye’de düğünün en önemli aşamalarından biridir: damat tarafı gelini baba evinden alır, yeni eve getirir. Mevlitli düğün ise düğün sırasında veya öncesinde Süleyman Çelebi’nin Mevlid’inin okutulduğu, dua edilen ve ikram sunulan dini ve toplumsal bir gelenektir. Dinî açıdan bu uygulamaların sakıncası yoktur; esas olan israf ve haramdan uzak durmaktır.
Gelin Alma Töreni
Düğün günü damat tarafı kalabalık bir heyetle gelinin evine gider. Bazı yörelerde davul zurna eşliğinde alay yapılır, gelin evinin kapısı kapatılır ve damat arkadaşları kapıyı açmak için “kapı parası” verir. Gelin, babası veya ağabeyi tarafından beline kırmızı kuşak bağlanarak evden çıkarılır; kırmızı kuşak bekâreti ve namusu simgeleyen eski bir gelenektir. Gelin evden çıkarken ailesinin hakkını helal etmesi, ana babanın dua etmesi yaygındır. Gelin bir at, araba veya araçla damadın evine götürülür. Yolda gelin ve damada selam durulur, bazı bölgelerde yola ekmek, buğday ve şeker serpilir.
Yeni Eve Giriş Adetleri
Gelin, damadın evine gelince kapıda karşılanır. Kimi yörelerde kayınvalide gelinin eline bal sürer ya da ağzına şeker koyar; bu, tatlı dilli ve iyi huylu olması için bir dilek niteliğindedir. Eşiğe yağ sürülmesi, kapının önünde tabak kırılması, gelinin ayağının önüne koç kesilmesi ya da yumurtanın kırılması gibi uygulamalar vardır. Bunların bir kısmı bereket ve uğur sembolü kabul edilir ve dinî dayanağı yoktur. İlk girişte besmele ile sağ ayakla girilir ve dua edilir; gelinin kapıda “Allah’ım bu evde bereket ver” demesi uygun görülür. Yeni evde ilk gece gelin ve damat için dua edilir.
Mevlid Geleneğinin Kökeni
Mevlid, Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan dinî-edebî eserlerin ortak adıdır. Türkçedeki en meşhur örnek, Bursa Ulu Camii imamı Süleyman Çelebi’nin 1409 civarında yazdığı Vesîletü’n-Necât’tır. Eser, mesnevi tarzında, Peygamber’in doğumunu, mucizelerini ve göğe yükselişini (miraç) anlatır. Süleyman Çelebi’nin dili sade, sevgi ve coşku doludur. Zamanla doğum, ölüm, sünnet, düğün, askere uğurlama ve yeni ev gibi özel günlerde Mevlid okuma geleneği yaygınlaştı. Kandil gecelerinde ve mevlit kandili adıyla Rebiülevvel ayında özel olarak okunur.
Mevlitli Düğün Nasıl Yapılır?
Düğün öncesi veya düğün günü evde ya da camide mevlit okutulur. Hafız veya mevlithan, Kur’an’dan ayetler okur, Mevlid’in bölümlerini okur, salavat getirir ve dualar eder. Cemaat “salli ve sellim” diyerek eşlik eder. Sonunda şerbet ve lokum ikramı yapılır. Gelin ve damada Allah’tan hayırlı bir evlilik dilenir. Böylece düğünün manevi bir atmosferde başlaması hedeflenir. Mevlit, genellikle aile büyüklerinin ve komşuların katıldığı sade bir toplantıdır.
Dinî Değerlendirme
Diyanet, mevlit okutmayı, Kur’an okumak, dua etmek ve Peygamber sevgisini dile getirmek amacıyla yapıldığında caiz ve güzel bir uygulama olarak değerlendirir. Ancak mevlidin bir ibadet olarak şart koşulması, belirli gün veya şekle bağlanması ve israf yapılması doğru değildir. Peygamber sevgisi ancak onun ahlakına uymakla gerçekleşir. Düğünde müzik ve eğlence konusunda ise Hz. Peygamber, nikâhın ilan edilmesini ve def çalınmasını tavsiye etmiştir (Tirmizî, Nikâh 6). Haram içki, kumar ve ahlaksız eğlencenin bulunmadığı düğünler caizdir.
Gelenek ve Hurafe Ayrımı
Gelin alma törenlerinde bazı hurafeler görülebilir: gelinin ayağını geleneksel bir nesneye basması, ateşin üzerinden atlatılması, aynaya baktırılması ve nazar önlemleri gibi. Bunların dinen bağlayıcılığı yoktur. Nazardan korunmak için Kur’an okumak yeterlidir. Gelin ve damada hakaret edici şakalar ya da gelinin ailesine saygısızlık da yanlıştır. Eş seçiminden düğüne kadar bütün süreçte tarafların rızası ve ailelerin karşılıklı saygısı esastır.
İlgili Yazılar
Düğün sürecinin diğer yönleri için Düğün yemeği (velime), Düğünde damadın namaz kılması (güvey namazı), İmam nikâhı ve resmî nikâh ve Kına gecesi yazılarına bakabilirsiniz. Ölüm sonrası mevlit gelenekleri için cenaze evine yemek götürme yazısı da incelenebilir.
Düğün töreninde esas olan, iki ailenin birbirine saygı göstermesi, gelinin yeni evine huzurla girmesi ve evlilik birliğinin hayırla başlamasıdır. Gelenekler bu amaca hizmet ettiği sürece güzeldir; masraf ve gösteriş yarışına dönüştüğünde ise dinin ve geleneğin ruhundan uzaklaşır.
Hafız ve mevlithanların yetiştirilmesi, bu geleneğin sürmesinde önemli rol oynar.
Sıkça Sorulan Sorular
Mevlid okutmak caiz mi?
Evet. Mevlid, Kur’an okumak, dua etmek, Peygamber’in doğumunu ve sevgisini anlatan metinlerin okunmasından oluşur; dinen sakıncası yoktur. Dinî bir zorunluluk değil, güzel bir gelenektir.
Süleyman Çelebi kimdir?
15. yüzyılın başında Bursa’da yaşayan şair ve imamdır. 1409 civarında yazdığı Vesîletü’n-Necât (Mevlid) Türk edebiyatının en sevilen dinî eserlerindendir.
Gelin alma töreni nasıl yapılır?
Damat tarafı alayla gelinin evine gider, gelin aile duasıyla evden çıkarılır ve damadın evine getirilir. Kapıya bal ya da yağ sürme, yola şeker serpme gibi ayrıntılar yöreye göre değişir.
Düğünde müzik caiz mi?
Hz. Peygamber, nikâhın def çalınarak ilan edilmesini tavsiye etmiştir (Tirmizî, Nikâh 6). Dinî ölçülere uygun müzik caizdir; ahlaksızlık ve alkol bulunan eğlence ise yasaktır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Süleyman Çelebi, Vesîletü'n-Necât (Mevlid); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mevlid" maddesi; Pertev Naili Boratav, Türk Halk Kültürü Çalışmaları; Tirmizî, Nikâh 6; Diyanet İşleri Başkanlığı, Dinî Sorular
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Süleyman Çelebi, Vesîletü'n-Necât (Mevlid)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mevlid" maddesi
- Pertev Naili Boratav, Türk Halk Kültürü Çalışmaları
- Tirmizî, Nikâh 6
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Dinî Sorular
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.