Hediyeleşme ve Davete İcabet Hadisleri: Sevgiyi Artıran Âdâb
“Hediyeleşin, birbirinizi sevin” rivayeti, komşuya hediyeyi küçük görmeme hadisi, davete icabet etmenin hükmü, düğün yemeği adabı ve hediye-rüşvet ayrımı.
- Hediyeleşme hadisleri
- Hediye adabı
- Hediye ile rüşvet arasındaki çizgi
Hediyeleşmek ve davete icabet etmek, İslam’da sevgiyi ve kardeşliği artıran sünnetlerdir. Ebû Hüreyre’den el-Edebü’l-müfred’de nakledilen rivayette Peygamberimiz “Hediyeleşin, birbirinizi sevin” buyurur. Davete icabet ise Müslim’de Müslümanın Müslüman üzerindeki haklarından biri olarak sayılır.
Hediyeleşme hadisleri
“Hediyeleşin, birbirinizi sevin” rivayeti Buhârî’nin el-Edebü’l-müfred adlı eserinde geçer ve hasen kabul edilmiştir. Buhârî’nin Hibe bölümünde Ebû Hüreyre’den nakledilen sahih hadiste ise “Ey Müslüman kadınlar, hiçbir komşu kadın, komşusuna koyun paçası bile olsa hediye etmeyi küçük görmesin” buyrulur. Hz. Âişe’nin rivayetine göre Peygamberimiz hediyeyi kabul eder ve karşılığında hediye verirdi (Buhârî, Hibe). Bu hadisler, hediyenin değerinden çok niyetin ve nezaketin önemli olduğunu gösterir. Küçük bir ikram bile gönülleri yakınlaştırır.
Hediye adabı
- Hediyeyi Allah rızası ve sevgi için vermek, karşılık beklememek.
- Hediyeyi küçük veya büyük diye ayırmadan kabul etmek.
- Hediye edene teşekkür etmek ve mümkünse karşılık vermek.
- Komşuya, akrabaya ve yoksula öncelik vermek.
- Haram bir şey hediye etmemek veya hediye kılığıyla borç yüklememek.
Hediyeyi geri çevirmek, kalp kırıcı olabilir; ancak hediye yoluyla haksız menfaat sağlanıyorsa kabul edilmemelidir. Komşu hakkı yazısında komşuluk ilişkilerindeki karşılıklı ikramın yeri vurgulanır.
Hediye ile rüşvet arasındaki çizgi
Buhârî ve Müslim’de geçen bir olayda, zekât toplamakla görevlendirilen İbnü’l-Lütbiyye, dönüşünde “bu sizin, şu da bana hediye edildi” demiştir. Peygamberimiz minbere çıkıp “Evinde otursaydı da hediye ona gelip gelmeyeceğine baksaydı” buyurmuş ve görevlilerin makamları dolayısıyla aldıkları hediyeleri hak edilmemiş kazanç olarak nitelemiştir. Bu rivayet, kamu görevi, ticaret ve yargı gibi alanlarda hediyenin rüşvete dönüşebileceğini gösterir. Alıcının görevi ile hediye arasında bağlantı varsa, hediye helal olmaz. Ticarette hediye veya komisyon verme konusunda ticaret ahlakı yazısına bakılabilir.
Davete icabet
Ebû Hüreyre’den gelen Müslim hadisinde, “Biriniz davet edilirse icabet etsin; oruçlu ise dua etsin, oruçlu değilse yesin” buyrulur. Fakihler bu emri düğün yemeği (velime) bakımından vacip veya müekked sünnet, diğer davetler bakımından sünnet olarak yorumlar. Ancak davetin haram bir ortamda olması, yemeğin haram olması veya gidecek kişinin mazereti varsa icabet gerekmez. Davet edilen kişi yemek yememe konusunda ısrar edilirse nazikçe dua edebilir. Davet edene yük olmamak, vaktinde gitmek ve teşekkür etmek davet adabındandır.
Düğün yemeği ve ayrım gözetmeme
Buhârî ve Müslim’de “Zenginlerin çağrılıp fakirlerin bırakıldığı düğün yemeği yemeklerin en kötüsüdür” buyrulur. Bu ifade, ikram ve davetlerde sosyal ayrım yapmamayı, ihtiyaç sahiplerini de sofraya dahil etmeyi öğütler. Gösteriş amacıyla yapılan ziyafetler israf ve riya sınırına yaklaşırsa dinî sakınca doğar. Sadaka ve sadaka-i cariye yazısı, paylaşmanın diğer yönlerini kapsar.
Günümüzde uygulama
Kandil, bayram, doğum, düğün ve hasta ziyaretlerinde küçük hediye ve ikramlar sevgiyi artırır. Aşırı pahalı hediyeleşme, karşılıklı yarışa dönüştüğünde israfa sebep olabilir. Hediyenin mütevazı ama düşünceli olması esastır. İş hayatında sınırları belirleyen etik kurallara uymak da sorumluluktur. İslam ahlakının temelleri yazısında karşılıklı saygı ve cömertlik ilkeleri bir arada anlatılır.
Hediyenin psikolojik ve toplumsal etkisi
Hediyenin gönülleri yumuşatıcı etkisi, hadislerde “sevgiyi artırır, kalpteki kini giderir” şeklinde ifade edilmiştir. Bu ifadenin senedi tartışmalı olsa da ilkenin deneyimle de doğrulandığı görülür: Küçük bir ikram kırgınlığı giderir, komşuluğu güçlendirir, yeni tanışanlar arasında ilk bağı kurar. Peygamberimiz hediye getiren herkese teşekkür eder, karşılığını vermeye çalışırdı. Bu davranış, hediyeleşmenin tek yönlü değil, karşılıklı bir nezaket olduğunu gösterir. Fakat hediyeyle birinin gönlünü kırmak veya onu borçlu hissettirmek, hediyenin ruhuna aykırıdır. Maddi imkânı olmayanların güler yüz, güzel söz ve dua ile hediye etmesi de mümkündür; çünkü hadislerde güzel söz sadaka sayılmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Davete icabet farz mıdır?
Düğün yemeğine icabet fakihlerin çoğuna göre vacip veya müekked sünnettir; diğer davetlerde sünnet olduğu görüşü yaygındır. Haram bir şeyin yapıldığı yere gitmek ise gerekmez.
Hediye ile rüşvet nasıl ayrılır?
Görev ve makam nedeniyle alınan, karşılık beklentisi taşıyan pay rüşvet veya hediye kılığında haksız kazançtır. Buhârî’deki İbnü’l-Lütbiyye olayında Peygamberimiz, görevlinin “bu bana hediye edildi” demesini kabul etmemiştir.
Oruçlu iken davete gidilir mi?
Müslim’de oruçlu kişinin davet edildiğinde icabet etmesi, yemezse dua etmesi tavsiye edilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Hibe ve Nikâh; Müslim, Nikâh; Buhârî, el-Edebü’l-müfred; Ebû Dâvûd, Et‘ime
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Hibe ve Nikâh
- Müslim, Nikâh
- Buhârî, el-Edebü’l-müfred
- Ebû Dâvûd, Et‘ime
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.