🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İddet Bekleyen Kadın Evden Çıkabilir mi?

Nikâh, Evlilik ve Boşanma FıkhıGüncelleme: 14 Mayıs 202610 dk okuma

İddet bekleyen kadın evden çıkabilir mi? Boşanma ve vefat iddetinde evden çıkma hükümleri, zorunlu haller, çalışma ve mezheplerin görüşleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Talâk Suresi'ndeki Hüküm
  • Boşanma İddetinde Çıkma Hükümleri
  • Vefat İddetinde Çıkma

İddet bekleyen kadın, zorunlu ihtiyaçları dışında oturduğu evden çıkmamalıdır; koca da onu çıkarmamalıdır. Vefat iddetinde gündüz geçim ve zorunlu işler için çıkma ruhsatı vardır, geceyi kendi evinde geçirmek esastır. Boşanma iddetinde de benzer ölçüler uygulanır.

Talâk Suresi’ndeki Hüküm

Talâk Suresi’nin ilk ayetinde “Onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar; ancak açık bir kötülük işlemeleri hali müstesna” (65/1) buyrulur. Bu ayet, iddet bekleyen kadının oturduğu evde kalması gerektiğini ve kocanın onu bu evden çıkarmaması gerektiğini belirtir. Fakihlerin çoğu bu hükmü, iddet süresince mesken hakkının kadına tanındığı şeklinde yorumlamıştır. Kadının evden çıkması yasak koyan bir hükümden çok, onu koruyan ve kocaya da yükümlülük yükleyen bir düzenlemedir. Çünkü ric’î talakta eşlerin barışması beklenir ve aynı çatı altında kalmak bunu kolaylaştırır.

Boşanma İddetinde Çıkma Hükümleri

Hanefî mezhebine göre boşanma iddeti bekleyen kadın, zorunlu ihtiyaç dışında kocasının evinden çıkamaz. Ric’î talak iddetinde kadının hiç çıkmaması, bâin talak iddetinde ise zorunlu sebeple gündüz çıkmaması gibi ayrıntılar tartışılmıştır. Hanefîler, bâin talakla boşanan kadının iddette gündüz çalışmak veya geçim sağlamak için çıkmasını bir zorunluluk saymaz; geçimi kocadan nafaka olarak alıyorsa dışarı çıkmasına gerek olmadığını söyler. Fakat nafaka yetersizse veya almıyorsa, kadın geçimini sağlamak için çıkabilir. Şâfiî ve Mâlikî mezhepleri ise kadının gündüz ihtiyaç için çıkmasına daha geniş ruhsat tanır. Bu iddet türleri için boşanmış kadının iddeti yazısı okunabilir.

Vefat İddetinde Çıkma

Müslim ve Ebû Dâvûd’da geçen Câbir hadisine göre, bir kadın iddetteyken hurmalarını devşirmek için evinden çıkmak istemiş; Peygamber Efendimiz ona, “Hurmalarını devşir, belki sadaka verirsin veya hayır yaparsın” buyurmuştur. Bu rivayet, geçim ve ihtiyaç için gündüz çıkma ruhsatının delili olarak gösterilir. Hanefîlere göre vefat iddeti bekleyen kadın gündüzleri ihtiyaç için çıkabilir ve geceyi evinde geçirir. Hanbelî mezhebi de aynı yönde hükmeder. Ancak sebepsiz yere ziyaret, gezi ve eğlence için çıkmamak gerekir. Dul kadının yas hükümleri için kocası ölen kadının iddeti ve yas hükümleri yazısına bakılabilir.

Zorunlu Haller ve Mazeretler

  • Geçim sağlamak için çalışmak veya alışveriş yapmak.
  • Tedavi olmak, doktora gitmek.
  • Evin yıkılması, yangın veya sel gibi tehlikeli durumlar.
  • Güvenlik tehdidi ve şiddet tehlikesi.
  • Mahkeme, resmî işlemler veya hukuki zorunluluklar.
  • Ana-babanın ağır hastalığı veya cenazesi gibi önemli ihtiyaçlar.

Bu durumlarda kadının çıkması caizdir ve günah olmaz; ancak mümkün olduğunca kısa sürede dönülmelidir.

Evin Güvenli Olmaması ve Şiddet Durumu

Eğer iddet beklenen evde kadının canı, malı veya namusu için tehlike varsa, kadın başka bir güvenli yere taşınabilir. Fıkıh kaidesi “zarar giderilir” der. Şiddet gören kadın, iddet bahanesiyle zulme maruz bırakılamaz. Kocasıyla aynı evde kalmak, barışma amacıyla tavsiye edilse de, can güvenliği tehlikedeyse bu şart geçerli olmaz. Böyle durumlarda hukuki koruma ve sığınma imkânlarından yararlanmak mümkündür. Bu konuda evlilikte şiddet ve kadının korunması yazısı okunabilir. Ayrıca, kadının güvenliği, dinin temel hedeflerinden “nefsin korunması” ile doğrudan ilişkilidir.

Koca Kadını Evden Çıkarabilir mi?

Koca, iddet süresince eşini evden çıkaramaz. Ayette istisna edilen “açık bir kötülük” ifadesi, fakihlerce zina, hırsızlık gibi ağır bir suç ya da sürekli huzursuzluk ve şiddet çıkarma olarak yorumlanmıştır. Kadın bu tür bir fiil işlediğinde mahkeme veya hâkim kararıyla ayrılması söz konusu olabilir. Ancak kocanın kendi keyfiyle kadını evden atması haramdır. İddet nafakasının ve meskenin sağlanması kocanın sorumluluğudur. Bu konu boşanma sonrası mali haklar açısından boşanmadan sonra nafaka ve mal paylaşımı yazısı ile birlikte değerlendirilebilir.

Kadının Kendi Evinde İddet Bekleme Meselesi

Bazı durumlarda iddet beklenen ev, eşlerin birlikte yaşadığı ev değil, kadının ailesine ait ev olabilir. Fakihlere göre kadın, iddetini bekleyeceği meskene, boşanma veya ölüm anında oturduğu evde beklemelidir. Eğer o ev kiralıksa ve kira süresi doluyorsa ya da ev satılmışsa, uygun bir yere taşınması caizdir. Eşin ölümünden sonra mirasçılar kadını evden çıkarmaya çalışırsa, kadın mesken hakkını ileri sürebilir. Hanefîler iddet için yeni bir ev kiralama masrafını ölen kocanın terekesinden karşılamaz; çünkü kadın mirasçıdır ve kendi payından yararlanır. Ancak ihtiyaç olması halinde aile büyüklerinin ve toplumun destek olması beklenir.

Çağdaş Uygulama ve Türk Hukuku

Türk hukukunda iddet kavramı, kanuni bekleme süresi (300 gün) olarak düzenlenmiştir ve kadının evden çıkma yasağı yoktur. Dinî iddet hükümleri ise vicdani sorumluluk kapsamındadır. Bu nedenle kadınlar çalışma, eğitim gibi sorumluluklarını sürdürürken iddet hükümlerini makul bir şekilde yerine getirebilirler. Diyanet’in yaklaşımı da zorunlu hallerde ruhsat tanımak yönündedir. Böylece kadının geçimi ve sosyal hayatı aksamaz, ancak iddetin amacı olan nesebin korunması ve sürecin ciddiyeti de muhafaza edilir. Ayrıca mahkemede boşanma ile dinî boşanmanın ilişkisi yazısı bu konuyu tamamlayıcı niteliktedir.

Sonuç

İddet bekleyen kadının evden çıkması, kural olarak zorunlu ihtiyaçlarla sınırlıdır; fakat bu hüküm kadına yük olmak için değil, onu ve çocukları korumak için konmuştur. Kocanın da kadını haksız yere çıkarması yasaktır. Her olayın kendine has şartları vardır; bu yüzden müftülük gibi yetkili kurumlardan görüş alınması, uygulamada doğru bir yol izlemeye yardımcı olur.

Pratik Öneriler

İddet sürecindeki kadın, günlük ihtiyaçlarını planlayıp mümkün olduğunca evinde kalarak karşılamaya çalışmalıdır. Alışveriş ve doktor ziyareti gibi işler yakınların desteğiyle yapılabilir. Çalışmak zorunda olan kadınlar, işyerlerine gidip gelirken gereksiz oyalanma yapmamalıdır. Ayrıca iddetteki kadının yalnız kalması durumunda aile ve akrabaların onunla ilgilenmesi, destek olması önemlidir. Kadın dilerse bu süreyi ibadet, dua, Kur’an okuma ve kendini geliştirme faaliyetleriyle değerlendirebilir. Koca da iddet süresince eşine karşı mesuliyetini bilmeli, ona hakaret etmemeli ve baskı kurmamalıdır. Bu hususların hepsi, ayrılık sürecinde bile güzel ahlakın korunması anlamına gelir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma iddeti bekleyen kadın evden çıkabilir mi?

Talâk 1. ayet gereği kadın kocasının evinden çıkarılmaz, kendisi de zorunlu sebep olmadan çıkmamalıdır. Zorunlu ihtiyaçlar için çıkabilir.

Vefat iddetinde çıkma farklı mı?

Hanefîlere göre gündüz çıkabilir, geceleri evinde kalır. Hanbelî ve Şâfiî mezheplerinde de zorunlu ihtiyaç ve gündüz çıkma ruhsatı vardır.

İddetteki kadın işe gidebilir mi?

Geçimini sağlamak zorundaysa, zaruret çerçevesinde çalışma için çıkma ruhsatı tanınmıştır.

Koca iddetteki eşini evden çıkarabilir mi?

Hayır. Açık bir kötülük (fâhişe) yapmadıkça kadını iddet süresince evden çıkarması haramdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İddet" maddesi; Kur'an-ı Kerim, Talâk Suresi (65/1) ve Bakara Suresi (2/240); Müslim ve Ebû Dâvûd, Talâk (Câbir hadisi: iddetteki teyzenin hurma devşirmesi)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İddet" maddesi
  2. Kur'an-ı Kerim, Talâk Suresi (65/1) ve Bakara Suresi (2/240)
  3. Müslim ve Ebû Dâvûd, Talâk (Câbir hadisi: iddetteki teyzenin hurma devşirmesi)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.