İstanbul’daki Sahabe Kabirleri ve Makamları Rehberi
İstanbul’daki sahabe kabirleri ve makamları nelerdir? Ebû Eyyûb el-Ensârî türbesi, 1453 sonrası nispetler, Eyüp çevresi ve ziyaret adabı hakkında rehber.
- Ebû Eyyûb el-Ensârî kimdir?
- İstanbul kuşatması ve vefatı
- Kabrin bulunması ve türbe
İstanbul’daki en bilinen sahabe kabri, Eyüpsultan’daki Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin türbesidir. Sahabi, 52/672 civarındaki Emevî kuşatması sırasında İstanbul surları önünde vefat etmiş; kabrinin 1453’te İstanbul’un fethinden sonra bulunduğu anlatılır. Eyüp çevresindeki diğer makamların bir kısmı ise yalnızca geleneğe dayanır ve ihtiyatla aktarılmalıdır.
Ebû Eyyûb el-Ensârî kimdir?
Hâlid b. Zeyd el-Ensârî, Medine’de Peygamber’in hicretinde evine misafir olduğu sahabidir. Peygamber Efendimiz Medine’ye geldiğinde devesi Ebû Eyyûb’un evi önünde çöktü; Resûlullah Mescid-i Nebevî ve odaları tamamlanıncaya kadar orada kaldı (İbn Hişâm, es-Sîre). Bedir, Uhud ve diğer savaşlara katıldı, Hz. Ali’nin yanında yer aldı ve ömrünü cihatla geçirdi. Yaşlılığında bile sefere çıkma arzusuyla Emevî komutanlarının İstanbul seferine katıldı. Bu sebeple “Ebû Eyyûb” ismi İstanbul’da özel bir yere sahiptir.
İstanbul kuşatması ve vefatı
Muâviye döneminde Yezîd komutasında Bizans başkenti Konstantiniyye’ye yapılan kuşatma (yaklaşık 49-52/669-672) sırasında Ebû Eyyûb hastalandı. Rivayete göre vasiyet ederek, ordunun ilerleyebildiği en uzak noktaya defnedilmesini istedi; kabri şehir surlarının yakınında yapıldı. Bizanslıların kabri çiğnememesi için tedbir aldığı, bilakis saygı gösterdikleri de anlatılır. Bu anlatılar, farklı kaynaklarda ayrıntılı veya farklı şekilde nakledilir. Hadiste Peygamber’in “Kayserin şehrine ilk sefer yapacak ordu mağfiret olunmuştur” dediği rivayet edilir (Buhârî, Cihâd 93); bu ordunun kimler olduğu konusunda yorumlar farklıdır.
Kabrin bulunması ve türbe
Gelenekte, İstanbul’un fethinden sonra (1453) Fatih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddin’in Ebû Eyyûb’un kabrini keşfettiği anlatılır. Fatih, mezarın başına türbe ve yanına cami yaptırdı. Bu cami ve türbe, Osmanlı döneminde kılıç kuşanma törenlerinin yapıldığı kutsal bir merkez hâline geldi. Mevcut Eyüp Sultan Camii 1798-1800 yıllarında III. Selim döneminde yeniden yapılmıştır. Kabrin tam olarak bu sahabiye ait olup olmadığına dair tarihî tartışmalar mevcuttur; ancak Müslümanlar yüzyıllardır burayı Ebû Eyyûb’un kabri olarak ziyaret etmektedir. Bu süreklilik, kültürel ve manevî açıdan kıymetlidir.
Eyüp çevresindeki diğer makamlar
Eyüpsultan çevresinde sahabi veya tâbiîn olarak anılan başka kabirler de zikredilir: Ebû Şeybe el-Hudrî, Câbir b. Abdullah gibi isimler halk arasında anılır. Bu nispetlerin bir kısmı için yalnızca sonraki dönem rivayetleri bulunur. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde İstanbul’daki bu tür makamlar uzun uzun anlatılır; ancak seyyah anlatıları tarihî doğrulama gerektirir. Bu nedenle bu isimleri anarken “geleneksel olarak” ifadesi kullanılmalıdır. Tarihî kayıtlarda İstanbul’da sahabe kabri olarak sağlam biçimde bilinen tek örnek Ebû Eyyûb’dur.
Ziyaret adabı
- Selam vermek, Fâtiha ve Yâsîn gibi sûreleri okuyup sevabını ruhuna bağışlamak.
- Medet umma, adak adama, secde veya tavaf gibi davranışlardan kaçınmak.
- Kabristanın huzurunu bozmamak, gürültü ve gösterişten sakınmak.
- Yalnızca Allah’tan istemek; sahabenin şefaati için dua etmek.
Kabir ziyaretine dair genel esas için sahabe kabirleri nerede yazısı okunabilir. Eyüp Sultan Türbesi’ni ziyaret eden herkes, Hz. Ebû Eyyûb’un Peygamber’e ev sahipliği yapmış bir sahabi olduğunu hatırlayarak ona dua eder.
Osmanlı geleneğindeki yeri
Osmanlı padişahları Eyüp’te kılıç kuşanır ve cülus törenlerine buradan başlardı. Bu uygulama, Ebû Eyyûb’un cihat ve fetih sembolü sayılmasından doğmuştur. Şehir halkı da mevlitlerini, sünnet törenlerini ve hacca gitmeden önceki ziyaretlerini burada yapar; Eyüp, kutsal bir ziyaret merkezi olarak anılırdı. Bu zengin kültürel hafıza, İstanbul’un manevî coğrafyasında önemli bir yer tutar. Cennetü’l-Bakî gibi diğer önemli mezarlıklar için Cennetü’l-Bakî Mezarlığı yazısına bakılabilir. Sahabenin değeri için sahabe kime denir yazısı okunabilir.
Eyüp Sultan Camii ve çevresinin tarihi
Fatih Sultan Mehmed’in 1458 civarında yaptırdığı ilk cami ve türbe külliyesi, zamanla Osmanlı’nın en önemli ziyaret merkezlerinden biri oldu. Çevresinde vezirlerin, âlimlerin ve şeyhlerin mezarları kümelendi; Eyüp Mezarlığı İstanbul’un en köklü mezarlıklarından biri hâline geldi. Pierre Loti Tepesi’ne uzanan bu mezarlıkta çok sayıda Osmanlı büyüğü yatar. Camide bayram namazlarının kılınması, padişah kılıç alayları ve dua törenleri bu mekânın toplumsal yerini gösterir. Bugün de her yıl çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçi burayı ziyaret eder. Ziyaret sırasında camiyle birlikte çevredeki sokakların ve çarşının geleneksel dokusu da dikkat çeker.
Ebû Eyyûb’un faziletleri
Ebû Eyyûb el-Ensârî, hadis rivayet eden bir sahabidir; Kütüb-i Sitte’de kendisinden birçok hadis nakledilmiştir. Peygamber Efendimiz’in kendi evinde misafir olduğu sırada Ebû Eyyûb’un, Resûlullah’ın altında kalmasından çekinerek üst kata çıkmak istemediği, sonunda Peygamber’in tercihiyle alt katta kalındığı rivayet edilir; bu anlatı sahabenin Peygamber’e saygısını gösterir ve ayrıntıları kaynaklara göre değişir. Hz. Ali’nin yanında Cemel ve Sıffîn’de bulunması ise Hz. Ali dönemine tanıklık eder; ayrıntı için Hz. Ali dönemi: Cemel, Sıffîn ve Hakem Olayı yazısı okunabilir.
İstanbul’un manevî coğrafyası
İstanbul’da Ebû Eyyûb dışında birçok evliya, âlim ve devlet adamı da yatar. Sahabe nispetli yerler arasında ayrım yapmak, tarihî ve dinî doğruluk için önemlidir. Bir makam sahabeye nispet ediliyorsa, bunun kaynağını sormak; kaynak yoksa sevgi ve saygı duymakla birlikte kesin hüküm vermemek uygundur. Bu ölçü, hem tarihin doğru aktarılmasını hem de ziyaretin sağlıklı yaşanmasını sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul’daki en önemli sahabe kabri hangisi?
Eyüpsultan’daki Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin türbesidir.
Ebû Eyyûb el-Ensârî kimdir?
Hicret’te Peygamber Efendimiz’e evinde ev sahipliği yapan Ensar’dan bir sahabidir; İstanbul kuşatmasında vefat etmiştir.
Kabrini kim buldu?
Gelenekte Fatih’in hocası Akşemseddin’in 1453’ten sonra bulduğu anlatılır.
Diğer makamlar kesin mi?
Hayır. Bir kısmı yalnızca geleneğe dayanır; “rivayete göre” denilmelidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîre; Taberî, Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Eyüp Sultan Türbesi" ve "Ebû Eyyûb el-Ensârî" maddeleri; Evliya Çelebi, Seyahatname
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Hişâm, es-Sîre
- Taberî, Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Eyüp Sultan Türbesi" ve "Ebû Eyyûb el-Ensârî" maddeleri
- Evliya Çelebi, Seyahatname
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.