Hz. Osman ve Mushafların Çoğaltılması: Kur’an’ın İstinsahı
Hz. Osman döneminde mushafların çoğaltılması nasıl gerçekleşti? Huzeyfe’nin uyarısı, Zeyd b. Sâbit heyeti, Kureyş lehçesi, gönderilen nüshalar ve ümmetin icmâı.
- Sebep: kıraat ihtilafı
- Hafsa'daki suhuf ve heyetin oluşturulması
- Nüshaların gönderilmesi
Hz. Osman, kıraat farklılıkları nedeniyle çıkabilecek ihtilafı önlemek için Hz. Ebû Bekir döneminde toplanan Kur’an nüshasını esas alarak Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki bir heyete yeni mushaflar istinsah ettirdi ve bunları büyük merkezlere gönderdi. Bu uygulama sahabenin geniş desteğiyle gerçekleşti ve Kur’an metninin bugüne kadar tek bir yazım esasına bağlı kalmasını sağladı.
Sebep: kıraat ihtilafı
Ermenistan ve Azerbaycan seferinde Şam ve Irak ordularıyla birlikte savaşan Huzeyfe b. Yemân, askerlerin Kur’an okuyuşlarındaki farklılıklar yüzünden tartıştığını görünce endişelendi. Medine’ye dönerek Hz. Osman’a “Ey müminlerin emiri! Yahudi ve Hıristiyanların kitap konusunda düştüğü ihtilafa bu ümmet düşmeden önce kendisine yetiş” dedi (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 3). Kur’an, yedi harf üzere indirilmiş ve Peygamber döneminde farklı kabilelerin lehçelerine ruhsat tanınmıştı; fakat fetihlerle birlikte farklı bölgelerden insanların bir araya gelmesi, okuyuş farklılıklarını tartışma konusu hâline getirdi. Bu durum, Kur’an metninin tek ve güvenilir bir nüshada toplanması gereğini doğurdu. Hz. Ebû Bekir döneminde yapılan ilk toplama için Hz. Ebû Bekir’in hilafeti yazısına bakılabilir.
Hafsa’daki suhuf ve heyetin oluşturulması
Hz. Osman, Hz. Hafsa’ya haber göndererek Hz. Ebû Bekir döneminde toplanan ve onun yanında saklanan sahifeleri istedi; Hafsa sahifeleri gönderdi. Ardından Zeyd b. Sâbit, Abdullah b. Zübeyr, Saîd b. Âs ve Abdurrahman b. Hâris b. Hişâm’dan oluşan bir heyet görevlendirildi. Heyetteki Kureyşli üyelere Hz. Osman, “Zeyd ile Kur’an’ın herhangi bir kelimesinde ihtilafa düşerseniz, onu Kureyş’in lehçesiyle yazın; çünkü Kur’an onların dili ile indirilmiştir” talimatı verdi (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 3). Heyet, sahifeleri çoğaltıp çeşitli nüshalar hazırladı. Bu çalışma, sahabenin ortak mutabakatıyla ve titiz bir kontrolle yürütülmüştür.
Nüshaların gönderilmesi
Hazırlanan mushaflar önemli merkezlere gönderildi: Mekke, Şam, Basra ve Kûfe bu şehirler arasında sayılır; Medine’ye de bir nüsha ayrıldığı bildirilir (bazı rivayetlerde Yemen ve Bahreyn de zikredilir; sayı hakkında kaynaklarda farklı değerlendirmeler vardır). Her mushafla birlikte, bir kurrâ (okuyucu) gönderilerek halkın doğru okuyuşu öğrenmesi sağlandı. Hafsa’ya sahifeler iade edildi. Hz. Osman, bunun dışındaki şahsî sahife veya mushafların, ihtilafa yol açmaması için yakılmasını veya yok edilmesini emretti (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 3). Bu karar, Kur’an metninin tek bir esasa bağlı kalmasını amaçladı. Aralarında Abdullah b. Mes’ûd gibi bazı sahabilerin ilk başta itiraz ettiği, ancak sonradan ümmetin birliği için bu karara uyum gösterildiği rivayet edilir.
Bu çalışma bir “yeni Kur’an” yazmak mıydı?
Hayır. Osman mushafı, Hz. Ebû Bekir döneminde Peygamber’in huzurunda yazılan ve ezberlenen metinlere dayanan nüshanın çoğaltılması idi. Bu çalışmada Kur’an’a ekleme veya çıkarma yapılmamış, yalnızca birden fazla nüsha hazırlanmış ve okuyuş standardı belirlenmiştir. Bu konuda Müslüman toplumların icmâı vardır; Kur’an’ın korunmuşluğu, Hicr Suresi 9. ayetle de desteklenir: “Zikri (Kur’an’ı) biz indirdik ve onu koruyacak olan da elbette biziz.” Bu sebeple Osman mushafı, İslam dünyasında Kur’an’ın ortak ve kabul edilmiş yazılı metni sayılır. Orijinal mushaflardan bazılarının bugün müzelerde bulunduğu iddiaları ise tarihî ve bilimsel olarak ayrıca incelenmesi gereken konulardır.
Kıraatler ve yedi harf
Osman mushafının tek bir nüshaya dayanması, farklı kıraat vecihlerini ortadan kaldırmamıştır; çünkü mushaf harekesiz ve noktasız yazılmış, mütevâtir kıraatler sözlü öğretimle korunmuştur. Bu sebeple “yedi kıraat” veya “on kıraat” gibi ekoller doğmuş, hepsi Osman mushafının yazım çerçevesine uygun olmak şartıyla kabul edilmiştir. İlk dönem âlimleri, “yedi harf” meselesini farklı şekillerde yorumlamıştır. Bu konu ilim tarihinde Kur’an ilimlerinin önemli başlıklarındandır ve ayrıca incelenebilir.
Hz. Osman’a yönelik bakış
Bu çalışma, Hz. Osman’ın İslam tarihindeki en kalıcı hizmetlerinden biri olarak kabul edilir. Bu sebeple Hz. Osman’a bazı kaynaklarda “Câmiu’l-Kur’ân” (Kur’an’ı bir mushaf etrafında toplayan) denilmiştir; bu ifade, ümmeti tek bir yazılı metin etrafında birleştirmesine işaret eder. Hayatı ve şehadeti için Hz. Osman’ın şehadeti: fitnenin başlangıcı ve sonuçları yazısı okunabilir. Hz. Osman’ın hayatından örnekler ise Hz. Osman hayatından örnek olaylar ve faziletleri yazısında yer alır. Dönemin genel çerçevesi için Hulefâ-yi Râşidîn dönemi yazısına bakılabilir.
Yazım özellikleri ve sonraki gelişmeler
Osman mushafında kelimelerin yazılışı, bugün “resm-i Osmânî” adıyla anılan özel bir imlâ düzenine uyar. Bu yazım, aynı kelimenin farklı kıraatlerle okunabilmesine imkân verecek şekilde harekesiz ve noktasız tutulmuştu. Zamanla Arap olmayan toplulukların Müslüman olması ve okuma hatalarının artması üzerine, mushafa nokta ve hareke konulması gündeme geldi. Bu iş, Emevî döneminde Ebü’l-Esved ed-Düelî ve sonrasında öğrencileri ve Halîl b. Ahmed gibi dil âlimleri eliyle gelişti. Böylece Kur’an’ın yazılı metninin okunması kolaylaşırken, Osman mushafının harf iskeleti korunmuş oldu. Kur’an’ın ezberlenmesi ve yazıyla korunması, bu iki yolun birlikte işlemesiyle gerçekleşir.
Sahabenin tutumu ve itirazlar
Hz. Osman’ın bu icraatına sahabenin büyük çoğunluğu destek verdi. Hz. Ali’nin de bu uygulamayı onayladığı ve mushafın çoğaltılması işinde sahabenin görüş birliği içinde olduğu İbn Ebî Dâvûd gibi kaynaklarda nakledilir. Abdullah b. Mes’ûd’un kendi mushafının alınıp yok edilmesinden rahatsız olduğu rivayet edilir; ancak o da sonraki dönemde ümmetin birliğine uymuştur. Bu örnek, sahabe arasında bile görüş ayrılığı yaşansa da, ortak maslahat için birliğin korunduğunu gösterir. Hz. Osman’a yönelik sonraki eleştirilerin bazıları bu konuyu da kapsamaya çalışsa da, Ehl-i Sünnet bu icraatı onun en değerli hizmetlerinden biri olarak kabul eder.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. Osman Kur’an’ı değiştirdi mi?
Hayır. Hz. Ebû Bekir döneminde toplanan nüshayı esas alarak çoğaltma yaptırdı. Kur’an’a ekleme veya çıkarma yapılmadı.
Mushaflar kaç adet ve nereye gönderildi?
Mekke, Şam, Basra, Kûfe ve Medine gibi merkezlere gönderildi; sayı hakkında kaynaklarda farklı rivayetler bulunur.
Diğer mushaflar neden yakıldı?
İhtilafa yol açmaması ve Kur’an’ın tek bir esasa bağlı kalması için, şahsî nüshaların yok edilmesi emredildi.
Osman mushafı neden Kureyş lehçesiyle yazıldı?
Kur’an Kureyş’in diliyle indirildiği için, kelimelerde ihtilaf olursa Kureyş lehçesi esas alındı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 3; İbn Ebî Dâvûd, Kitâbü’l-Mesâhif; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mushaf" ve "Osman b. Affân" maddeleri; Taberî, Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 3
- İbn Ebî Dâvûd, Kitâbü’l-Mesâhif
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mushaf" ve "Osman b. Affân" maddeleri
- Taberî, Târîhu’r-rusül ve’l-mülûk
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.